Gazze'deki savaşın seyri

Gazze’yi hedef alan bir İsrail topçusu, 28 Ekim 2023 (AFP)
Gazze’yi hedef alan bir İsrail topçusu, 28 Ekim 2023 (AFP)
TT

Gazze'deki savaşın seyri

Gazze’yi hedef alan bir İsrail topçusu, 28 Ekim 2023 (AFP)
Gazze’yi hedef alan bir İsrail topçusu, 28 Ekim 2023 (AFP)

Gazze'de savaşın gidişatını farklı zamanlarda ve farklı koşullarda tekrarlanmasından dolayı tahmin etmek zor değil. Hem Filistin hem İsrail, savaşı, stratejiden taktiğe ve uygulamaya kadar tüm boyutlarıyla öğrendi. Tüm bu tekrarlar nedeniyle nasıl Hamas İsrail’den savaşmayı öğrendiğiyse İsrail de Hamas’tan savaşmayı öğrendi. Aralarındaki tek fark olarak İsrail, kalıcı ve köklü müttefikinin kim olduğunu bilirken Hamas, şimdiye kadar ittifak yaptığı tarafları çokça değiştirdi.

Gelinen nokta ise Hamas için bir ölüm-kalım savaşı. Peki Hamas, Aksa Tufanı Operasyonu’nda başarısından sonra askeri olarak en yüksek olgunluğa ulaştı mı? Bu başarıyı bekliyor muydu? Bu etkileyici askeri başarı sınırların dışındaki bir aktörün gözünden kaçacak mı?

En iyi askeri planlar ilk atıştan sonraki ilk dakikalarda bile işlemez hale gelir. Savaşın planlayıcısı sürprizlerin yaşanmaması için savaş başladığında ortaya çıkar. Ardından askerler plan çerçevesinde büyük bir gayretle savaşmaya çalışırlar. Hamas’ın beklenmeyen bile olsa başarısı inkar edilemez. Başarı başlı başına bir sorumluluktur.  Zamanla aşındığından başarının korunması ve ondan faydalanılması gerekir. Öyleyse Hamas elde ettiği bu askeri zaferi nasıl sürdürecek? Bu başarıyı nerede kullanacak?

sdfveg
Gazze sınırında uçan bir İsrail askeri helikopteri, 28 Ekim 2023 (AFP)

İsrail ile Hamas arasındaki savaş, temel olarak Gazze Şeridi ve yakın çevresinde yaşanıyor. Ne zaman taraflardan biri üstü kapalı olarak üzerinde anlaşmaya varılan angajman kurallarının sınırlarını aşsa diğer taraf eski sınırları yeniden çizmek için tüm sahip olduklarıyla birlikte ancak bu kez yeni angajman kurallarıyla karşılık veriyor.

Aksa Tufanı Operasyonu

Aksa Tufanı Operasyonu, önceden çizilen tüm sınırları değiştirdi ve akla gelebilecek tüm angajman kurallarını altüst etti. Bu yüzden İsrail'in tepkisi Hamas’ın saldırısına paralel olmalıydı. Hamas’ın Aksa Tufanı Operasyonu’nun İsrail’in ulusal güvenlik kavramlarına ne kadar zarar verdiğini anlamak için operasyonun sonuçlarının bölgesel ve uluslararası yansımalarını şöyle bir düşünelim.

Tepkinin sınırları

İsrail’in tepkisini kısıtlayan birçok faktör var. Ana savaş alanında rehinelerin bulunmasının yanı sıra, şehirlerde savaşın zorluğu da vardır; çünkü büyük çaba ve büyük fedakarlıklar, teçhizat ve teçhizat gerektirir ve görevi yerine getirmek ve başarılı olmak için uzun bir süre gerekir. ve bu önceden garanti edilmeyen bir şeydir.

İsrail'in tepkisini sınırlayan birçok faktör var. Bunların başında Hamas ile savaşın ana sahasında rehinelerin olması gelirken buna bir meskun mahal savaşının zorluğu eşlik ediyor. Çünkü meskun mahal savaşı için büyük çabalar, büyük fedakarlıklar ve çok fazla teçhizatın yanı sıra bu görevi yerine getirmek ve başarmak için uzun bir süreye ihtiyaç var. Çünkü bir meskun mahal savaşının ne kadar süreceği önceden kestirilemez. Bu kısıtlamaların yanında bir de özellikle Hizbullah'ın İran'ın talimatıyla Güney Lübnan cephesini açması durumunda savaşın bölgeye yayılması korkusu var.

zscdfr
Gazze sınırına doğru hareket eden İsrail’e ait bir Merkava tankı, 28 Ekim 2023 (AFP)

En önemli kısıtlamayı faktörü olarak ise ‘Biden etkisi’ (Biden Effect) ortaya çıkıyor. ABD Başkanı Joe Biden, bölgede bir caydırıcı sistem kurmaya çalışıyor. Biden etkisi, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonuna koruma sağlarken, Gazze savaşına dahil olmak isteyenleri caydırmayı ve savaşı kendi coğrafi bağlamı içinde tutmayı amaçlıyor ve caydırıcılık için gövde gösterisinde bulunmak gerek. ABD ordusu, bölgede konuşlu askerlerine ve üslerine eşi benzeri görülmemiş takviyelerde bulundu.

Caydırıcılık, caydırıcılığın başarısız olması durumunda caydırıcı gücün yeteneklerini kullanacağına caydırılmak istenen tarafın ikna edilmesini gerektirir. Bu yüzden ABD, bölgedeki askeri üslerine yönelik saldırılara askeri olarak yanıt vermeye çalışıyor. Ancak ABD için en büyük sınav, bölgedeki üslerine ve askerlerine yönelik vekil gruplar tarafından yapılan askeri tacizlerin gerçek boyuta ulaşması oldu.

cdvfg
Gazze sınırı yakınlarındaki topçu mevzisinde konuşlu iki İsrail askeri, 28 Ekim 2023 (DPA)

ABD, Gazze Şeridi'ndeki tüm cephelerini kapsayan bir askeri operasyon yerine İsrail'in çeşitli noktalarda Hamas'ın altyapısını, özellikle de lider kadrosunu vurmayı amaçlayan sınırlı operasyonlar gerçekleştirmesini istiyor.

Üçüncü operasyon Gazze Şeridi ile sınırlı

İsrail, savaşın başlamasından bu yana Gazze Şeridi'nde üçüncü kara operasyonunu gerçekleştirdi. Peki yeni olan ne?

Üçüncü kara operasyonunun, birinci ve ikinci operasyonlardan farkı hava saldırılarının artırılması ve Gazze’nin denizden de bombalanmasında yatıyor. Yine internet ve iletişimin kesilmesi de üçüncü operasyonla görülen ilklerden biri. Bu, tam ve kapsamlı bir karartma durumudur.

İsrail’in kısa sürede üç defa sınırlı kara operasyonu gerçekleştirmesinin ana nedeni, zamanın başta 1973 Arap-İsrail Savaşı’nda olmak üzere ABD’nin baskısıyla defalarca kez ateşkes yapmak zorunda kalan İsrail'e karşı zaman işliyor olması.

İsrail, ABD’nin istediğini tam olarak uyguluyor. Hamas'ın bazı liderlerine suikastlar düzenliyor, ortadan kaldırıyor. İsrail son olarak Hamas’ın hava sisteminden sorumlu komutan İsam Ebu Rukba'ya suikast düzenledi.

İsrail ordusunun birkaç cepheyle sınırlı bir operasyon yapmasının nedeni, ana saldırının yeri ve zamanlaması konusunda Hamas'ı kandırmayı amaçlıyor olabileceği gibi, ana saldırı da olmayabilir.

İsrail, çeşitli cephelerden operasyonlar düzenleyerek geniş kapsamda Hamas güçlerini istikrarsızlaştırmayı ve dağıtmayı amaçlıyor.

İsrail operasyonlarını genellikle gece saatlerinde gerçekleştiriyor. Askerlerinin gece savaşları için gerekli teçhizatla donatılmış olmaları da İsrail ordusuna avantaj sağlıyor.

İsrail’in sınırlı operasyonları, Hamas'ın hazır olup olmadığı hakkında bilgi toplamayı, nabız tutmayı ve aynı zamanda hedefe yönelik hazırlıkları test etmeyi amaçlıyor. İsrail ordusu, karadan ilerleme durumunda Gazze Şeridi'nde kalabilir ve Hamas güçlerinin zayıf olduğu cephelere yeniden saldırı başlatabilir.

İsrail ordusu, savaşın şeklini ve özelliklerini Hamas'ın belirlemesine izin vermiyor. Hamas ise Gazze Şeridi’nin sokaklarında, binalarında ve ara sokaklarında önceden şehir savaşı (urban warfare) için hazırlıklarını yaptığı biliniyor.

Son, ancak en önemli nokta olarak İsrail’in Gazze Şehri çevresindeki saldırıları yoğunlaşıyor. Bu da Hamas Hareketi’nin ağırlık merkezinin kentte ya da kentin altındaki tünellerde olduğunu gösteriyor. Aksi halde İsrail'in Hamas liderleri savaşı bu hastanenin altındaki tünellerden yürütüyor diye Şifa Hastanesi'nin tahliye edilmesini istemesinin ne anlamı var?

 *Bu analiz, Şarku’l Avsat için bir askeri analist tarafından yapıldı



Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
TT

Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)

The Times of Israel gazetesi, iki hafta önce Suriye'deki İsrail askerlerinin yaklaşık 250 keçiden oluşan bir sürüyü çaldığını ve Batı Şeria yerleşim yerlerindeki çiftliklere kaçırdığını bildirdi.

Gazete, Channel 12'nin kolluk kuvvetlerinden aldığı bilgiye göre askerlerin Golan Tepeleri'nde görev yapan birliklere mensup olduğunu ve Suriye topraklarında görev yaparken, Suriyeli çiftçilere ait olan keçi sürüsünü fark edip Batı Şeria'daki çiftliklere kaçırdıklarını belirtti.

Habere göre keçiler önceden hazırlanmış gibi görünen kamyonlara yüklendi ve hayvancılığın yaygın olduğu Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim yerlerindeki birkaç çiftliğe nakledildi.

Ordu, kanala yaptığı açıklamada, olayla bağlantılı olarak manga komutanının görevden alındığını, bölük komutanının kınama cezası aldığını ve askerlerin uzun süre görevden uzaklaştırıldığını belirtti.

İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)

Kanalın haberine göre olay, sürünün kaçırılmasından sonraki sabah, Golan Tepeleri'ndeki çiftçiler yol üzerinde dolaşan onlarca keçiyi fark edip orduya bildirdiklerinde ortaya çıktı ve soruşturma başlatıldı.

Haberlere göre keçilerin aranması halen devam ediyor. Yaklaşık 200 keçinin Batı Şeria'da damgasız ve aşısız olduğu düşünülürken, sürünün geri kalanı Suriye topraklarına dağılmış durumda.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, İsrail güçleri, Beşar Esad rejiminin Aralık 2014'te devrilmesinden bu yana Suriye'nin güneyinde dokuz noktaya konuşlandırıldı, bunların çoğu iki ülke arasındaki sınır boyunca BM gözetimindeki tampon bölge içinde.

Güçler, Suriye topraklarının 15 kilometre (yaklaşık 9 mil) içindeki bölgelerde faaliyet gösteriyor ve İsrail'in “düşman güçlerin” eline geçmesi halinde ülkeye tehdit oluşturabileceğini söylediği silahları ele geçirmeyi hedefliyor.


Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)

Lübnan Televizyonu’nun haberine göre Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Bakanlığın halk sağlığı acil durum operasyon merkezi açıklamasında, ölen iki kişiden birinin bu sabah Tire bölgesindeki Mansuri kasabasında bir kamyonu hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini belirtti.

Açıklamada, ikinci kişinin ise dün gece Nebatiye bölgesindeki bir arabayı hedef alan İsrail saldırısında öldürüldüğü belirtildi.


Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
TT

Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)

Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, yaklaşık iki yıl süren yıkıcı bir savaşın ardından Gazze Şeridi’nin 7 yıl içinde yeniden imar edilebileceğine dair dikkat çekici bir iyimserlik ortaya koydu. Bu açıklama, İsrail’in Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasının başlatıldığına ilişkin duyuruları ‘sembolik’ olarak nitelendirmeye çalıştığı bir dönemde geldi.

ABD destekli bir anlaşma kapsamında Gazze Şeridi’nin yönetimiyle görevlendirilen Şaas, dün bir Filistin radyosuna verdiği demeçte, savaş enkazının Akdeniz’e taşınmasını ve tahrip edilen altyapının 3 yıl içinde yeniden inşa edilmesini öngören iddialı bir planı anlattı.

Eski Planlama Bakan Yardımcısı ve inşaat mühendisi olan Şaas’ın atanması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ndeki İsrail savaşını sona erdirmeye yönelik planının bir sonraki aşamasına geçildiğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Şaas, Hamas’ın yıllar süren yönetiminin ardından Gazze Şeridi’nin idaresinden sorumlu olacak 15 Filistinli uzmandan oluşan bir ekibe başkanlık edecek.

Trump’ın planı kapsamında İsrail, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısından çekildi. Ancak İsrail güçleri, neredeyse tüm binaların yerle bir edildiği diğer kısmı kontrol etmeyi sürdürüyor. Trump daha önce Gazze’yi ‘Ortadoğu’nun Rivierası’na’ dönüştürme fikrini gündeme getirmişti.

68 milyon ton moloz

Ali Şaas’ı bekleyen görev ise belirsizliklerle çevrili. Bu görev, İsrail ile Hamas arasında ateşkesin kırılganlığını koruduğu ve karşılıklı çatışmaların sürdüğü bir ortamda, Gazze Şeridi’nde yıkılan altyapının yeniden inşa edilmesini ve yaklaşık 68 milyon ton olduğu tahmin edilen enkaz ile patlamamış mühimmatın temizlenmesini kapsıyor.

Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler, İsrail ile önceki çatışmaların ardından savaş enkazını, Gazze kentindeki tarihi limanın inşasında ve çeşitli projelerde temel malzeme olarak kullanmıştı. Şaas, benzer bir yaklaşımın yeniden uygulanabileceğini dile getirdi. Şaas, “Buldozerleri getirip enkazı denize döker, denizde yeni adalar oluşturursak yeni bir toprak kazanırız; Gazze için alan yaratır ve enkazı temizleriz. Bu iş üç yıldan fazla sürmez; enkazın tamamı ortadan kalkar” ifadelerini kullandı.

xsdcf
İsrail hava saldırıları sonucu Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de meydana gelen yıkımdan (Reuters)

Şaas, kendisi açısından en acil önceliğin insani yardımın sağlanması olduğunu belirterek, bunun yerinden edilmiş Filistinliler için geçici barınma alanlarının kurulmasını da kapsadığını söyledi. İkinci önceliğin ise ‘temel ve hayati altyapının’ rehabilitasyonu olacağını, bunun ardından konutların ve diğer binaların yeniden inşasına geçileceğini ifade etti. Şaas, “Gazze 7 yıl içinde eskisinden daha iyi bir duruma gelecek” dedi.

Ancak Birleşmiş Milletler’in (BM) 2024 tarihli bir raporuna göre, Gazze Şeridi’nde yıkılan konutların yeniden inşasının en erken 2040 yılına kadar sürebileceği, sürecin onlarca yıl devam edebileceği belirtiliyor.

Zorluklar ve engeller

Şaas’ın Gazze Şeridi’nin yeniden imarına ilişkin iyimser takvim değerlendirmesinin ciddi zorluklarla karşılaşmasının neredeyse kesin olduğu belirtiliyor. Bu süreçte arabulucular, silah bırakmayı reddeden Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’ne barış gücü konuşlandırılması gibi konularda uzlaşı sağlamaya çalışıyor.

Öte yandan Şaas başkanlığındaki komitenin yeniden imar sürecini hangi koşullarda ve nasıl yürüteceği, ayrıca İsrail’in genellikle yasakladığı ağır iş makineleri ve ekipmanların ithalatı ile kullanımına ilişkin izinlerin nasıl temin edileceği de belirsizliğini koruyor.

sdefrt
Geçtiğimiz yıl şubat ayında Refah Sınır Kapısı’ndan geçmek için beklerken, Gazze Şeridi'ne giden yeniden inşa ekipmanlarıyla dolu tırının yanında oturan bir şoför (EPA)

Şaas, komitenin yetki alanının başlangıçta Hamas’ın kontrolündeki bölgelerle sınırlı olacağını, İsrail ordusunun kademeli çekilmesini öngören Trump planı doğrultusunda bu alanın zamanla genişleyeceğini söyledi. Şaas, “İkinci aşama başlar başlamaz, Gazze Şeridi’nin doğu sınırlarına doğru kademeli bir askeri çekilme süreci başlayacak. Çekilme ilerledikçe, komitenin Filistin topraklarındaki yetki alanı da genişleyecek. Şu anda yetkilerimiz, sarı hattın batısında kalan ve yaklaşık yüzde 50’yi oluşturan alanla sınırlı. Diğer anlaşmalar tamamlandıkça sarı hat aşamalı olarak geri çekilecek ve komisyonun yetkisi, denizden doğu sınırına kadar 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi’nin tamamını kapsayacak” ifadelerini kullandı.

Sembolik bir adım

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Gazze Şeridi’nde savaşı sona erdirmeye yönelik planın ikinci aşamasına geçildiğini duyurdu. İsrail hükümetiyle tam koordinasyon içinde yapılmasına rağmen, Başbakan Binyamin Netanyahu bu açıklamanın önemini küçümsemeye çalışarak, bunu ‘sembolik bir adımdan ibaret’ olarak nitelendirdi.

İsrail basınına sızan bir talimat notunda, bakanlardan konuya ilişkin yorum yapmamalarının istendiği, kamuoyuna ise ‘bu sürecin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için önünde çok uzun bir yol olduğu’ mesajının verilmesinin talep edildiği belirtildi.

Söz konusu belgede, Amerikan tarafının açıklamasının etkisini azaltma amacıyla, planın ikinci aşamasına geçildiğini bizzat Başkan Trump’ın değil, danışmanını görevlendirerek bu duyurunun sosyal medya üzerinden ve daha düşük profilli bir şekilde yapılmasını sağladığına dikkat çekildi.

cdfrgt
Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

İsrailli yorumcular, Witkoff’un açıklamalarında İsrail’in sahadaki uygulamalarına değinmediğine ve Tel Aviv’den, Gazze Şeridi’nde her gün Filistinli sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan günlük bombardımanları durdurmasını beklemediğine dikkat çekti. Yorumlarda, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana geçen üç ayda 446 Filistinlinin öldürüldüğü, bin 200’den fazlasının da yaralandığı hatırlatıldı.

Witkoff’un açıklamasına İsrail’den gelen ilk tepkinin ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, cenazesi hâlâ Gazze’de bulunan asker Ran Gvili’nin ebeveynleri ile temasa geçmesi olduğu belirtildi. Washington’da bulunan aile, aralarında Witkoff’un da yer aldığı ABD’li yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Ailenin, oğullarının cesedi teslim edilene kadar Trump planının uygulanmasının durdurulmasını talep ettiği ifade edildi.

Netanyahu’nun, Ran’ın cesedinin iadesinin önceliklerinin başında geldiğini ilettiği ve ‘teknokrat bir komite kurulmasına ilişkin sembolik medya adımının, Ran’ın İsrail’de defnedilmesi için yürütülen çabaları etkilemeyeceğini’ söylediği aktarıldı.

Netanyahu ayrıca, “Hamas bugün, anlaşmanın gereklerini yerine getirerek kaçırılan tüm kurbanların geri getirilmesi için yüzde 100 çaba göstermek zorundadır; İsrail’in kahramanı Ran Gvili de buna dahildir” ifadelerini kullandı.

Tel Aviv’den gelen ikinci tepki ise Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas’ın, komitenin Kahire’de yapılacak ilk toplantısına katılmak üzere Ürdün’e çıkışının engellenmesi oldu. İsrail’in bu kararını, Witkoff’un devreye girmesinin ardından değiştirdiği belirtildi.

Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, Netanyahu hükümetinin Amerikan planına karşı geleneksel tutumunu koruduğunu ortaya koydu. Buna göre hükümet, planın ilerlemesini mümkün olduğunca engellemeye çalışıyor, ancak Başkan Trump ile bu konuda açık bir çatışmaya girmeye cesaret edemiyor.

İsrail medyasının büyük bölümü dün, yönlendirilmiş haberlerle Hamas’ın Filistin sahnesinden çekilme konusunda samimi olmadığı yönünde değerlendirmelere yer verdi. Yorumlarda, Hamas’ın Şaas liderliğindeki geçiş komitesini kabul ederek bir adım geri attığı, ancak bununla iki adım ileri gitmeyi hedeflediği öne sürüldü.

İsrailli Hamas uzmanlarından Eyal Ofer, Gazze Şeridi’nde yürütülen sürecin Hamas’ın stratejik planının temel unsurlarından biri olduğunu iddia etti. Ofer’e göre Hamas, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde, Gazze ve Batı Şeria dahil olmak üzere Filistin Yönetimi’nin tamamını kontrol altına almayı hedefliyor ve bugün yaşanan gelişmeler bu amaca hizmet ediyor.

Yediot Aharonot ve Maariv gazeteleri ise silahların teslimi gündeme geldiğinde Hamas’ın çıkmaza gireceğini savundu. Gazetelere göre Hamas silahlarını bırakmayacak ve bu durumda İsrail’in müdahale ederek savaşı yeniden başlatması gerekecek.

Söz konusu kaynaklar, İsrail ordusunun, hükümetten talimat alması halinde Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın yeniden başlatılmasını öngören kapsamlı bir askeri planı hazır tuttuğunu da belirtti.