Şin Bet: Yerleşimci şiddeti Batı Şeria'yı alevlendirecek ve savaş çabalarına zarar verecek

İsrail Batı Şeria'da beş Filistinliyi öldürürken Kudüs'te bir polis bıçaklandı.

İsrail askerleri, Batı Şeria'daki Ramallah şehrinin kuzey girişinde güvenlik önlemleri aldı. (EPA)
İsrail askerleri, Batı Şeria'daki Ramallah şehrinin kuzey girişinde güvenlik önlemleri aldı. (EPA)
TT

Şin Bet: Yerleşimci şiddeti Batı Şeria'yı alevlendirecek ve savaş çabalarına zarar verecek

İsrail askerleri, Batı Şeria'daki Ramallah şehrinin kuzey girişinde güvenlik önlemleri aldı. (EPA)
İsrail askerleri, Batı Şeria'daki Ramallah şehrinin kuzey girişinde güvenlik önlemleri aldı. (EPA)

İsrail, dün (pazartesi) Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda dört Filistinliyi, Batı Şeria'nın güneyindeki el-Halil kentinde ise bir Filistinliyi öldürdü. Diğer yandan bir Filistinli ise Kudüs'te İsrail polisine saldırarak onu defalarca bıçakladı. İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet (Şabak), Batı Şeria cephesini alevlendirecek yeni bir gerilim konusunda uyardı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Cenin Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda 25 yaşındaki Emir Şerbeci, 28 yaşındaki Nevres Becavi, 27 yaşındaki Viam el-Hanun ve 23 yaşındaki Musa Cabbarin'in öldürüldüğünü bildirdi. Kampta meydana gelen saldırıda dokuz vatandaş da yaralandı.

(FOTO ALTI) Batı Şeria'daki İsrail askerleri (AFP)
Batı Şeria'daki İsrail askerleri (AFP)

İsrail ordusunun Cenin Mülteci Kampı’na baskın düzenlemesinin ardından kampta şiddetli çatışmalar yaşandı. Bu sırada İsrail ordusu, son birkaç haftadır yaygınlaşan bir prosedürle militanları bombalamak için insansız hava araçları (İHA) kullandı. İsrail ordusu, silahlı Filistin hücrelerinden birine saldırmak için kampa baskın düzenlediğini bildirdi. El-Halil'de ordu, şehrin güneyindeki Yatta girişinde öğrenci yürüyüşünü bastırırken bir genci öldürdü.

Filistin Sağlık Bakanlığı, el-Halil'in güneyindeki Yatta kasabasında yaşayan 23 yaşındaki Fuad İsmail Ebu Subha adlı gencin işgal askerlerinin kurşunlarıyla öldürüldüğünü ve onlarca kişinin zehirli gaz soluması sonucu boğulma tehlikesi yaşadığını duyurdu.

Batı Şeria'da gerginlik

İsrail, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Aksa Tufanı operasyonuyla kendisini şaşırttığı ve Gazze Şeridi'ni çevreleyen bölgelerde bin 400 kişiyi öldürdüğü 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria'daki gerilimi artırdı. İsrail, Aksa Tufanı operasyonunun ardından Gazze Şeridi'nde 9 binden fazla Filistinliyi öldürdüğü ve 20 bin kişiyi yaraladığı amansız bir savaş başlattı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria'da 122 Filistinliyi öldürdüğünü, 2 bin 50 Filistinliyi de yaraladığını bildirdi. İsrail, Gazze'deki savaşın uzamasıyla birlikte Batı Şeria'da gerilimin artmasından korkuyor. Bu nedenle alarmı yükseltti, Batı Şeria'yı tamamen kapattı, şehirleri ve köyleri demir kapılar, beton bloklar ve toprak bariyerlerle kuşatıp adeta gettolara çevirdi. Ayrıca uzun süredir kapalı olan askeri kontrol noktalarındaki prosedürlerini de sıkılaştırdı.

(FOTO ALTI) Geçtiğimiz Perşembe günü Batı Şeria'nın Nablus kentinde Gazze halkıyla dayanışma amacıyla bir gösteri düzenlendi. (AFP)
Geçtiğimiz Perşembe günü Batı Şeria'nın Nablus kentinde Gazze halkıyla dayanışma amacıyla bir gösteri düzenlendi. (AFP)

Ancak dün (Pazartesi) bir Filistinli, Kudüs'te bir İsrail polisine bıçakla saldırdı. Ardından başka bir polis onu kurşunla ağır şekilde yaraladı.

Polis sözcüsü, konuya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Pazartesi günü bıçaklı bir Filistinli, Kudüs'teki Mandelbaum benzin istasyonuna gelerek bir polisi vücudunun üst kısmından bıçakladı ve silahını ele geçirdi. Daha sonra ateş etmeye çalıştı ancak başarılı olamadı ve olay yerinden kaçtı. İsrail askerleri şüpheliyi takip ederek, silahla etkisiz hale getirdi.”

Batı Şeria'da yüksek gerilim

İsrailli sağlık görevlileri, polisin vücudunun üst kısmından ciddi bıçak yaralarıyla hastaneye nakledildiğini doğruladı.

Söz konusu saldırı, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırılarını sürdürdüğü ve Batı Şeria'daki yerleşimcilerin de katıldığı bir savaşta birçok Filistinliyi öldürdüğü gergin bir dönemde gerçekleşti. Yerleşimcilerin 7 Ekim'den bu yana silahlanmalarının ardından Batı Şeria'da en az altı Filistinliyi öldürmesi, İsrail istihbaratı içinde endişelere yol açtı.

Şin Bet, Gazze'de devam eden savaş sırasında yerleşimcilerin karıştığı şiddet olayları ve Filistinlilerle çatışmalardaki artışla birlikte Batı Şeria'da şiddet olaylarının patlak vereceği uyarısında bulundu. İsrail Kanal 12 televizyonu, Şin Bet Başkanı Ronen Bar'ın Savaş Kabinesi'ni, hükümeti ve orduyu konu hakkında uyardığını bildirdi. ABD ve Fransa da Batı Şeria'daki durumun kaynama noktasına ulaştığı konusunda uyardı.

(FOTO ALTI) Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki Filistinli mahkumların aileleri, 22 Ekim 2023'te Gazze sakinleriyle dayanışma içinde olduklarını ifade ederek, mahkumların serbest bırakılmasını talep ettiler. (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki Filistinli mahkumların aileleri, 22 Ekim 2023'te Gazze sakinleriyle dayanışma içinde olduklarını ifade ederek, mahkumların serbest bırakılmasını talep ettiler. (AFP)

Kanal 12, İsrailli kaynakların “Bu olayların bölgede yangına yol açması ve Hamas’a karşı savaş çabalarına zarar vermesi muhtemel” ifadelerine yer verdi. Bazı İsrailli karar vericilerin aşırı sağcı bakanlar Bezalel Smotrich ve Itamar Ben Gvir'i “sorumluluk almaya ve işleri sakinleştirmeye” çağırdığını bildirdi.

Yerleşimci şiddetine karşı savunma

İki bakan, geçmişte yerleşimci şiddetini meşru müdafaa olarak savunmuş ve buna karşı harekete geçmekte direnmişti.

İsrail Kanal 13 televizyonunun haberine göre Şin Bet Başkanı Ronen Bar ve İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, Cumartesi günü gerçekleştirilen Savaş Kabinesi toplantısında yerleşimci şiddeti konusunu ele aldı.

İki ismin toplantıda, Hamas saldırısı ve bunun İsrail toplumu üzerindeki feci sonuçları karşısında, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in Yahudi yerleşimcilerin eline silah verme yönünde attığı adımın bölgede şiddeti artırmaya yönelik olduğu şikayetinde bulunduğu da ifade edildi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın şu ifadeleri kullandığı aktarıldı: “Olay gayet iyi biliniyor. Bölgenin alev almamasını sağlamalıyız. Şiddetin büyük kısmı, yerleşim yerlerinde yaşamayan kişiler tarafından uygulanıyor.”

Yesh Din örgütü tarafından dün yapılan açıklamada, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısından bu yana Batı Şeria'daki 62 Filistin kasaba ve köyünde yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik 100'den fazla şiddet ve saldırı olayı gerçekleştirdiği ifade edildi.

Daha önce ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'in Gazze'de Hamas’a karşı yürüttüğü askeri operasyonları desteklemeye devam ederken yerleşimci şiddetini frenlememesi nedeniyle eleştirerek, şiddetin ateşi körüklediğini ifade etmişti.

Biden, son günlerde yaptığı telefon görüşmelerinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, Batı Şeria'da artan gerilimin Gazze'deki mevcut savaşı önemli ölçüde kötüleştirebileceğinden korktuğunu belirterek İsrail yetkililerinin artan yerleşimci şiddeti olaylarını önlemesini sağlama çağrısında bulundu.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.