İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın nefesi ve Gazze savaşının sembolü: Ebu Ubeyde kimdir?

İsrail'e karşı medya savaşı ve psikolojik savaşa öncülük eden Kassam Tugayları'nın sesi

Ebu Ubeyde (Kassam Tugayları medyası)
Ebu Ubeyde (Kassam Tugayları medyası)
TT

İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın nefesi ve Gazze savaşının sembolü: Ebu Ubeyde kimdir?

Ebu Ubeyde (Kassam Tugayları medyası)
Ebu Ubeyde (Kassam Tugayları medyası)

Hamas hareketinin silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde bugünlerde başta Filistin olmak üzere tüm dünyanın dilinde. Bu kişiyi önemseyen sadece Filistinliler değil. O, zorlu, karmaşık ve şiddetli bir savaşın ortasında kendisini İsraillilere de dayattı. Bu durum onu Arap ve Batı dünyasındaki pek çok Hamas destekçisi için bir ilham kaynağına, Tel Aviv ve müttefikleri arasında da nefret edilen bir düşmana dönüştürdü.

Ebu Ubeyde, Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Dayf'ın Aksa Tufanı operasyonunun başladığını duyurmasının ardından Ekim ayının 7'sinden bu yana görünürde. Yeşil kamuflajlı asker üniforma ve kırmızı kefiye ile Kassam’ın pozisyonunu sunuyor ve savaştaki gelişmelerden bahsediyor.

Hamas'ın Filistinli destekçilerine göre, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki savaşa başlamasından bu yana Ebu Ubeyde her kritik durumun öncesinde veya sonrasında ortaya çıktı ve İsrail sözcüleri karşısında medya savaşını dikkate değer bir profesyonellikle yönetti. Bazen İsraillilere önemli bilgiler verdi. Tel Aviv'de resmi rakamlar yayınlanmadan önce ölen veya esir alınan İsraillilerin sayısını açıklayarak onları zor durumda bıraktı. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre, Ebu Ubeyde ayrıca Kassam'ın bazı esirleri serbest bırakmak istediğini İsrail'in ise onları teslim almayı reddettiğini açıklayarak Tel Aviv’i zor duruma soktu. Ayrıca Ebu Ubeyde savaşta sahadaki gelişmeleri anlatırken İsraillilerden daha gerçekçiydi. İsrail askerlerinin öldürüldüğünü İsrail ordusundan önce duyurdu (İsrail ordusunun medyanın haberi olmadan önce ölen askerlerinin ailelerine haber vermesi gerekiyor).

İsrail'in bugün Cibaliye kampına düzenlediği bombalı saldırının ardından meydana gelen yıkım, Çarşamba (AFP)
İsrail'in bugün Cibaliye kampına düzenlediği bombalı saldırının ardından meydana gelen yıkım, Çarşamba (AFP)

Filistinlilerin 2002'de tanımaya başladığı Ebu Ubeyde, şarkılara malzeme oldu. Filistinliler onun adına, “Ey maskeli adam, Ey Ebu el-Kufiye... Ey Ebu Ubeyde, azmin güçlü, açıklamaların barut, Ey Ebu Ubeyde, Ey onların işkencecisi... Her gece onları korkutuyor...” şeklinde sloganlar atmaya başladılar.

Ebu Ubeyde kimdir?

İlk kez 2002 yılında Kassam'ın saha yetkililerinden biri olarak ortaya çıkan Ebu Ubeyde, neredeyse tüm medya açıklamaları ve basın toplantılarında konuştu, ancak İsrail tarafından 1993 yılında öldürülen Kassam'ın eski lideri İmad Akl örneğini takip ederek hiçbir zaman yüzü açık olarak kameraların karşısına geçmedi. Akl operasyonlarını kırmızı kefiye giyerek gerçekleştiriyordu.

İsrail'in 2005 yılında Gazze'den çekilmesinin ardından Ebu Ubeyde resmi olarak Kassam'ın sözcüsü olarak atandı.

İsrail'in 1948'de işgal ettiği Gazze'nin Na'alia kasabasından olan Ebu Ubeyde İsrail'den gelen sınırlı bilgilere göre şu anda Gazze'nin kuzeydoğusundaki Cibaliye’de yaşıyor. Evi 2008, 2012, 2014 yıllarında ve Gazze'deki mevcut savaşta birden fazla kez bombalandı.

Ebu Ubeyde, İsrail askeri Şaul Aron'un çatışma esnasında kaçırıldığını ilan ettiği açıklaması ile 2014 savaşında ön plana çıktı. O sıralarda Filistinliler Batı Şeria'da sokaklara çıkıp gelişigüzel yürüyüşler düzenleyerek kendisi ve ‘direniş’ lehine sloganlar attılar.

Hamas tarafından tutulan mahkumların resimlerini taşıyan protestocuların yer aldığı İsrail yanlısı bir gösteri, Prag, Çarşamba (EPA)
Hamas tarafından tutulan mahkumların resimlerini taşıyan protestocuların yer aldığı İsrail yanlısı bir gösteri, Prag, Çarşamba (EPA)

Ebu Ubeyde’nin daha önce Twitter'da (şu anda X platformu) ve Facebook'ta bir hesabı vardı. Bugün Ebu Ubeyde resmi ‘El-Kassam’ hesabından tweet atıyor. Çeşitli uydu kanalları ve medya kuruluşları tarafından yeniden yayınlanan videolarını Telegram uygulamasını ve Hamas'a bağlı El Aksa kanalını kullanarak yayınlıyor.

Gizemli kişiliğine rağmen İsrail onun gerçek kimliğini bildiğini iddia ediyor. İsrail Ordusu Sözcüsü Avichay Adraee, Ubeyde hakkında şunları söyledi:

“Maskeli kişi Huzeyfe Kahlot, kefiyenin arkasına saklanıyor. Takma adı Ebu Ubeyde.”

Adraee, Kahlot'un bir resmini yayınladı ve onu ‘yalancı ve korkak’ olarak tanımladı. Bu açıklama Hamas ya da El Kassam tarafından dikkate alınmadı ve söz konusu açıklamaya cevap verilmedi.

2014 savaşı öncesinde Ebu Ubeyde, İslam Üniversitesi Din Temelleri Fakültesi'nde ‘Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam’daki Kutsal Topraklar’ başlıklı yüksek lisans tezi kaleme aldı. Bugün ‘İsrail'e karşı psikolojik savaşın öncüsü’ olarak kabul ediliyor. Konuşmalarına genellikle ‘Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla’ diyerek başlıyor ve ardından bir Kuran ayeti okuyor. Konuşmasını “Bu bir zafer ya da şehadet cihadıdır” sözleriyle bitiriyor.

Üslubu, giyimi, askeri üniforması ve sıvadığı kollarıyla Ebu Ubeyde’nin bugün pek çok Filistinli için olduğu kadar Filistin toprakları dışındaki Hamas destekçileri için de bir sembol haline geldiği açıkça görülüyor. İki yıl önce, yaklaşık 5 yaşlarındaki Filistinli bir çocuk Mescid-i Aksa'ya girdi ve İsrail askerlerine İbranice şu sloganları attı:

"Ebu Ubeyde Yolda"

Batı Şeria'nın Beytüllahim kentinde iki gün önce düzenlenen Gazze ile dayanışma yürüyüşü sırasında Ebu Ubeyde’nin bir konuşması araç hoparlöründen yayınlandı, bunun üzerine göstericiler aracın etrafında toplanıp onun adını haykırmaya başladı.

Savaşın başladığı ilk zamanlarda bir spor yorumcusu Real Madrid'in teknik direktörü İtalyan Carlo Ancelotti'den ve Manchester City'nin teknik direktörü İspanyol Pep Guardiola'dan daha güçlü yeni bir teknik direktör keşfettiğini söyledi. Açıklaması şaşkınlık yaratan yorumcu o teknik direktörün Ebu Ubeyde olduğunu söyledi. Söz konusu spor yorumcusu “Bize kapsamlı futbolu ve hücum futbolunu öğretti” dedi.

Mısırlı sanatçı Muhammed Ramazan ise sıradaki dizide kendisine ‘Ebu Ubeyde’ adını verme sözü verdi. Ramazan’ın Filistin'e destek çağrısının ardından İsrailli bir kanal onun çalışmalarını boykot çağrısı yaptı. Ramazan söz konusu kanalı alaya aldığı videosunda şunu söyledi:

"Bir sonraki dizide benim adım Ebu Ubeyde."



Irak, 350 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiği haberlerini reddediyor

Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
TT

Irak, 350 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiği haberlerini reddediyor

Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi

Irak İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriyeli mültecilere sınırlarını açtığı ve 350 bin mülteciyi kabul edeceği yönündeki haberleri yalanladı.

Irak İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "Bu haberleri kesinlikle yalanlıyoruz, ancak bilgi aktarımında doğruluğa ve haberlerin yalnızca resmi kaynaklardan alınmasına, kötü niyetli söylentilerden kaçınılması gerektiğini uyarıyoruz" denildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre bakanlık açıklamasında ayrıca, "blog yazarlarının yanlış bilgi yaymaktan kaçınmaları ve yetkili kurumların resmi web sitelerini takip etmenin önemini" vurguladı.


Maliki, Irak Başbakanlık yarışında çekilmenin eşiğinde

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
TT

Maliki, Irak Başbakanlık yarışında çekilmenin eşiğinde

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)

Irak’ta Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki’nin üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturma ihtimali, artan Amerikan baskısı ve Koordinasyon Çerçevesi içindeki derinleşen bölünmeler nedeniyle giderek zayıflıyor. Buna karşılık Kürt tarafı, cumhurbaşkanlığı makamının akıbetinin, bir sonraki başbakanın ismi netleşmeden karara bağlanamayacağı görüşünde.

Koordinasyon Çerçevesi’nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Nuri el-Maliki’nin üçüncü dönem şansı ciddi biçimde geriliyor” dedi. Kaynağa göre Maliki’nin adaylıkta ısrarı, “fiilen yeniden başbakan olmak istemesinden ziyade, Muhammed Şiya es-Sudani’nin bu makama gelmesini engelleme” amacını taşıyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Sudani’nin daha önce Maliki lehine geri adım attığını, bunun karşılığında ise Maliki’nin hükümet kuramaması hâlinde kendisini destekleyeceği yönünde bir taahhütte bulunduğunu, Maliki’nin bugün bu durumu siyasi bir koz olarak kullanmaya çalıştığını belirtti. Kaynak, Kanun Devleti Koalisyonu liderinin, kazanamasa bile “alternatif adayın belirlenmesinde etkili bir söz sahibi olmak” istediğini vurguladı.

cfgthy
Bağdat’ta ABD Büyükelçiliği yakınında Maliki’ye destek amacıyla düzenlenen gösteride, Maliki taraftarları (DPA)

Aynı kaynak, Maliki’nin adaylığına karşı olduğu yönündeki Amerikan mesajlarının, resmi adaylık açıklamasından önce bile Koordinasyon Çerçevesi içindeki herkes tarafından bilindiğini ifade etti.

Maliki, televizyon röportajında, Sudani’nin destek karşılığında kendisinden herhangi bir güvence talep etmediğini savunarak, başbakanlıktan çekilme kararının Sudani’ye ait olduğunu ve bunun kendisini şaşırttığını söyledi.

Koordinasyon Çerçevesi’nin Kürdistan çıkarması

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak, Muhammed Şiya es-Sudani başkanlığında ve Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri ile El-Esas İttifakı Başkanı Muhsin el-Mandalavi’nin de yer aldığı Koordinasyon Çerçevesi heyetinin Erbil ve Süleymaniye’ye yaptığı ziyaret, cumhurbaşkanlığı dosyasında Kürt tutumunu yumuşatmayı başaramadı.

Siyasi kaynaklara göre heyet, cumhurbaşkanlığıyla ilgili tek bir krizi çözmek için gitti, ancak Kürt bakış açısıyla birbirine bağlı iki krizle — cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık — geri döndü. Kürtler , “Şii siyasi liderliğin başbakanlık makamını fiilen belirlediği” kanaatine varmış durumda.

Kaynaklar, Erbil ve Süleymaniye’de Kürt tarafının tek bir tutum ortaya koyduğunu; bunun da, özellikle ABD baskısının arttığı bir ortamda, başbakanın ismi netleşmeden cumhurbaşkanlığı meselesinin karara bağlanamayacağı yönünde olduğunu aktardı. Bu baskılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Maliki’nin başbakan olarak atanmasının sonuçlarına dair uyarı içeren paylaşımının ardından daha da belirginleşti.

Kürt partiler, ABD ile doğrudan bir cepheleşmenin ön safında yer almaktan endişe ediyor. Bu kaygılar, yeni ABD özel temsilcisinin Bağdat’ı ziyaret ederek geçici hükümet başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile görüşmesi ve Trump’ın paylaşımından bir gün sonra Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani ile telefon görüşmesi yapmasıyla daha da arttı.

İki günlük süre ve Kürt belirsizliği

Heyetin Bağdat’a dönüşünün ardından Koordinasyon Çerçevesi, Kürtlere cumhurbaşkanı adayları konusunda tutumlarını netleştirmeleri için iki günlük ek süre tanıma kararı aldı. Aksi hâlde “parlamenter çoğunluk” seçeneğine gidilebileceği, bunun da Kürt partilerden birinin bu makamı kaybetmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Buna karşılık Kürt siyasi ve medya söylemi giderek daha muğlak bir hâl aldı. Kürdistan Demokrat Partisi ile Kürdistan Yurtseverler Birliği, cumhurbaşkanlığı makamının “sabit bir Kürt hakkı” olduğu görüşünde ısrar ediyor.

Irak Meclisi İkinci Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Demokrat Partisi yöneticilerinden Ferhad Etruşi, partisinde cumhurbaşkanlığı konusunda herhangi bir görüş ayrılığı olduğu iddialarını reddederek, medyada yer alan haberleri “gerçeklikten uzak” olarak niteledi. Etruşi, Kürdistan liderliği ve Mesud Barzani’den çıkacak her karara bağlı kalacaklarını ve bunun kamu yararına hizmet edeceğini vurguladı.

Maliki, Koordinasyon Çerçevesi’ni zorluyor

Siyasi kulislerde, Maliki’nin son televizyon açıklamalarının Koordinasyon Çerçevesi içinde dengeleri yeniden sarstığı ve “çelişkili ve dağınık” bir tablo yarattığı belirtiliyor. Bazı çerçeve bileşenleri Trump’ın paylaşımını küçümsemeye ve bunun “satın alınmış” ya da “Irak içinden yazılmış” olabileceğini öne sürmeye çalışsa da, çerçeve içindeki kaynaklara göre asıl zarar, dış baskılardan ziyade Maliki’nin kendi açıklamalarından kaynaklandı.

sdfvgthy
Nuri el-Maliki (Reuters)

Dikkat çekici bir gelişme olarak Bloomberg, Washington’un Maliki’nin başbakan olması hâlinde, İran’a yakınlığı gerekçesiyle Irak’ın petrol ihracat gelirlerine erişimini kısıtlayabileceği uyarısını Iraklı yetkililere ilettiğini bildirdi. Bu uyarının, geçen hafta Türkiye’de Irak Merkez Bankası Başkanı Ali el-Allak ile üst düzey Amerikalı yetkililer arasında yapılan bir toplantıda iletildiği, bunun Trump’ın “Iraklı siyasetçiler Maliki’yi seçemez” ifadeleriyle eş zamanlı olduğu aktarıldı.

Buna karşılık İran’a yakın kaynaklar, Tahran’ın Irak’taki müttefiklerine Trump’ın baskılarına direnme çağrısı yaptığını, İran lideri Ali Hamaney’in geçen ay Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’yi Bağdat’a Maliki’nin adaylığı dolayısıyla bir tebrik mesajıyla gönderdiğini ve bunun Washington’da rahatsızlık yarattığını belirtti.

“Şartlı olarak çekilmeye hazırım”

Maliki ise televizyon röportajında, Koordinasyon Çerçevesi’nin çoğunluğunun talep etmesi hâlinde adaylıktan çekilmeye hazır olduğunu söyledi ve adaylığının Irak’a Amerikan yaptırımları getireceği iddiasını reddetti. Adaylığın “tamamen Irak’a ait bir mesele” olduğunu savunan Maliki, ABD Başkanı’nın iç ve dış aktörler tarafından “yanıltıldığını” ileri sürdü; söz konusu paylaşımın “muhtemelen Irak içinden yazıldığını” iddia etti.

Siyasi tıkanıklığın sürmesiyle birlikte, Irak’ta başbakanlık mücadelesinin, dış baskılar ile iç hesapların kesiştiği bir zeminde daha da karmaşık hâle gelmesi bekleniyor. Özellikle Şii siyasi blok içindeki uzlaşma ihtimalinin zayıflaması, süreci daha da belirsiz kılıyor.


İsrail'in Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, en az 40 kişi yaralı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, en az 40 kişi yaralı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)

Gazze Şeridindeki Sivil Savunma'ya göre, bugün İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, çok sayıda Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusu ise bir subayının silahlı saldırı sonucu yaralanmasına karşılık olarak "hassas" vuruşlar yapıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gazze Şeridi Sivil Savunma Sözcüsü Muhammed Basal, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve topçu bombardımanı sonucu ilk belirlemelere göre, aralarında çok sayıda çocuk, bir bebek ve çok sayıda kadının da bulunduğu 17 şehit ve 40'tan fazla yaralı " olduğunu bildirdi.

Filistin Haber Ajansı (WAFA), tıbbi kaynaklara dayanarak, Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde İsrail ordusunun vatandaşların çadırlarına yönelik topçu bombardımanı sonucu, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 9 vatandaşın öldüğünü ve birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Haberde, Han Yunus şehrinin güneyindeki Kizan Raşvan bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan topçu bombardımanı sonucunda 3 Filistinlinin öldüğü ve birçok Filistinli’nin ise yaralandığı bildirildi.

Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 530'dan fazla Filistinlinin öldürüldüğü ve bin 460'tan fazla kişinin de yaralandığını belirtildi.

Filistin kaynaklarına göre, İsrail yetkilileri bugün yaralı ve hasta Filistinlilerden oluşan üçüncü grubun Refah kara sınır kapısından geçiş düzenlemelerini iptal etti.

Filistin Kızılayı sözcüsü Raid el-Nims, Alman Basın Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle, bugün Rafah kara sınır kapısından hasta ve yaralıların geçişi için planlanan geçiş koordinasyonunun iptal edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.

Refah sınır kapısından geçiş yapacak hastalar ve yaralılar için yapılan geçiş düzenlemeleri iptal edildi

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)

Gazze: “Al-Sharq Al-Awsat”

Gazze Şeridindeki Sivil Savunma'ya göre, bugün İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, çok sayıda Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusu ise bir subayının silahlı saldırı sonucu yaralanmasına karşılık olarak "hassas" vuruşlar yapıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gazze Şeridi Sivil Savunma Sözcüsü Muhammed Basal, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve topçu bombardımanı sonucu ilk belirlemelere göre, aralarında çok sayıda çocuk, bir bebek ve çok sayıda kadının da bulunduğu 17 şehit ve 40'tan fazla yaralı " olduğunu bildirdi.

Filistin Haber Ajansı (WAFA), tıbbi kaynaklara dayanarak, Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde İsrail ordusunun vatandaşların çadırlarına yönelik topçu bombardımanı sonucu, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 9 vatandaşın öldüğünü ve birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Haberde, Han Yunus şehrinin güneyindeki Kizan Raşvan bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan topçu bombardımanı sonucunda 3 Filistinlinin öldüğü ve birçok Filistinli’nin ise yaralandığı bildirildi.

Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 530'dan fazla Filistinlinin öldürüldüğü ve bin 460'tan fazla kişinin de yaralandığını belirtildi.

Filistin kaynaklarına göre, İsrail yetkilileri bugün yaralı ve hasta Filistinlilerden oluşan üçüncü grubun Refah kara sınır kapısından geçiş düzenlemelerini iptal etti.

Filistin Kızılayı sözcüsü Raid el-Nims, Alman Basın Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle, bugün Rafah kara sınır kapısından hasta ve yaralıların geçişi için planlanan geçiş koordinasyonunun iptal edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.