Hamas yönetim merkezinin bulunduğu Gazze şehrinin çevresinde göğüs göğüse çatışmalar yaşanıyor

Tel Aviv 25 askerinin öldürüldüğünü açıkladı. Tel Aviv yerinden edilmiş kişiler ile yaralılardan oluşan konvoyları bombaladı.

Hamas yönetim merkezinin bulunduğu Gazze şehrinin çevresinde göğüs göğüse  çatışmalar yaşanıyor
TT

Hamas yönetim merkezinin bulunduğu Gazze şehrinin çevresinde göğüs göğüse çatışmalar yaşanıyor

Hamas yönetim merkezinin bulunduğu Gazze şehrinin çevresinde göğüs göğüse  çatışmalar yaşanıyor

İsrail ordusu tarafından geçtiğimiz Perşembe (2 Kasım) günü şafak vakti kuşatma altına alınan Hamas hareketinin kalesi Gazze şehrinin çevresinde çatışmalar şiddetlendi ve iki gün boyunca şehrin içine ilerleme kaydedilemedi. Evden eve, tünelden tünele çatışmalar yaşanırken, İsrail’e ait uçaklar Gazze'de geniş alanları bombalamaya devam ederek yerinden edilmiş insanlardan ve yaralılardan oluşan bir konvoyu ve hastanelerin çevresini hedef alarak daha fazla can kaybına neden oldu.

İsrail ordusu, savaşın 28. gününde güçlerine karşı mücadelenin yönetilmesinde merkezi bir rol oynayan Kassam Tugayları’na bağlı "Sabra" taburunun komutanı Mustafa Dellul'u öldürdüğünü duyurdu. Ordu aynı zamanda çeşitli cephelerde doğrudan çatışmaya dönüşen şiddetli çarpışmalarda çok sayıda subay ve askerini kaybettiğini itiraf etti.

FOTO: Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Balah'ta bulunan El-Magazi kampında geniş çaplı yıkım (DPA)
Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Balah'ta bulunan El-Magazi kampında geniş çaplı yıkım (DPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün (Cuma) yaptığı açıklamada, askerlerinin yüz yüze şiddetli çatışmalar yürüttüğünü ve "Hamas yerle bir olana" kadar çatışmaların devam edeceğini söyledi. Netanyahu, önceki gün (Perşembe) ordunun Gazze'yi kuşattığını ve hiçbir şeyin bunu durduramayacağını kaydetti. Ancak İsrail güçleri perşembe ve cuma günleri sahada kendilerini mevzilenmekten veya ilerlemekten alıkoyan şiddetli bir direnişle karşılaştı. Kassam Tugayları, savaşçıların tünellerden çıkıp tanklara ve zırhlı araçlara ulaşıp onları sıfır mesafeden patlattığı ve evlerdeki askerlere saldırdığı görüntüleri yayınlıyor. Öte yandan İsrail ordusu da tünellerden çıkan bombalı militanların görüntülerini yayınlarken, çatışma yerlerindeki tünellerin bombalanma görüntülerini de yayınladı.

FOTO: İsrail'in dün (Cuma) Gazze'deki Eş-Şifa Hastanesi'nin girişine düzenlediği bombalı saldırıda yaralananlar oldu (AP)
İsrail'in dün (Cuma) Gazze'deki Eş-Şifa Hastanesi'nin girişine düzenlediği bombalı saldırıda yaralananlar oldu (AP)

İsrail Gazze Şehri'ni kontrol altına almaya çalışıyor; yaklaşık 600 bin Filistinlinin yaşadığı Gazze, Şeridi'n en büyük şehridir. Tel Aviv burayı Hamas'ın Şerit'teki yönetiminin kalesi olarak kabul etmektedir. İsrail ordusunun Kassam Tugayları'nın en güçlü savunmasına maruz kalması nedeniyle Tel Aviv görevin zorlu ve maliyetli olduğunun farkındadır.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel gazetesinden aktardığına göre gazete ordunun görevinin zor olacağı yorumunu yaptı. Çünkü Hamas'ı devirme arzusu İsrail’i, bombalar ve bubi tuzaklarıyla dolu kalabalık bir şehir labirentinde savaşmaya zorlayacak. Şehrin altından militanların pusu kurmak veya güçleri şaşırtmak için kullandığı geniş bir tünel ağı geçiyor.

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, görevin zorluğunu itiraf etti. Halevi, İsrail güçlerinin "profesyonel mücadele ve cesaret gerektiren, yakın mesafe çatışmalarını da içeren yoğun ve karmaşık bir kentsel alanda" savaştığını belirterek, savaşın "zor ve acı bir bedeli" olduğunu bir kez daha hatırlattı.

İsrail ordusu Cuma günü yaptığı açıklamada savaşın başlangıcından bu yana 340 askerinin ve liderinin öldüğünü kara savaşından sadece iki gün sonra ise ordu saflarındaki ölü sayısının 25'e çıktığını bildirdi.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne bugünkü saldırısı (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne bugünkü saldırısı (AFP)

İsrail güçleri, kuzeyden ve güneyden, Beyt Lahya'dan kuzeye, Es-Sudaniye, Et-Tavam, El-Kerame ve El-Atatra'ya kadar birçok eksen üzerinden Gazze Şehri'nin dış mahallelerine ulaştı. Ordu ayrıca Gazze Şehri'nin kuzeybatısındaki Sahil Kampı'nın eteklerine vardı. Gazze Şehri'nin güneydoğusundaki Cuhr ed-Dik'ten güneye, Netzarim'e, ardından 10. Cadde'ye, Ez-Zeytun mahallesine ve Gazze Şehri'nin güneyindeki Tel el-Hava'ya kadar ulaştı.

Gazze Şehri'nin Şeridi'n ve Hamas yönetiminin merkezini temsil etmesinin yanı sıra burada İsrail'in hedef aldığı iki hastane var. Bunlardan ilki, İsrail'in şehrin kuzeyinde, Sahil kampının yakınındaki "El Kassam" komutanlığının karargahı olduğunu söylediği Şifa Hastanesi ve ikincisi daha önce tahliye edilmesinde ısrar ettiği Kudüs Hastanesi. İsrail'in ulaştığı tüm noktalarda Cuma günü şiddetli çatışmalar devam etti.

El Kassam Tugayları, savaşçılarının Beyt Lahya'nın (kuzey Gazze Şeridi) kuzeybatısındaki El Emirikiyye bölgesinde bir İsrail askeri grubunu ansızın yakaladığını duyurdu. Sıfır mesafeden 4 askeri öldürdüler ve bir İsrail askerini “keskin nişancı” ile öldürdüler. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun kasabasındaki bir kuvveti hedef aldılar ve İsrail tanklarını ve zırhlı araçlarını imha ettiler. İsrail ordusu Cuma günü Gazze Şeridi'nin kuzeyinde direniş savaşçılarıyla yaşanan çatışmalarda bir tank komutanının öldürüldüğünü itiraf etti. Ordudan yapılan açıklamada, Çavuş İtay Sadun'un (21 yaşında) Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki çatışmada öldürüldüğü belirtildi. Sadun'un İsrail ordusunun 401'inci Tugayı 52'nci Taburu'nda tank komutanı olduğu ifade edildi.

İsrail güçleri, Gazze'nin kuzeyi ile güneyini birbirine bağlayan tek cadde olan Selahaddin Caddesi'ni kontrol altına aldıktan sonra Er-Raşid Es-Sahel Caddesi'ni de kontrol altına almaya çalışıyor.

Gazze Perşembe günü kordon altına alınırken Netanyahu ordusunu hiçbir şeyin durduramayacağını söyledi. Kassam Tugayları Askeri Sözcüsü Ebu Ubeyde sesli bir konuşmasında şunları söyledi: “Kassamlar Gazze'yi ‘Siyonist varlığın üzerindeki tarihin laneti’ haline dönüştürmeyecek.

İsrail uçakları Gazze Şeridi'nin çeşitli yerlerini bombalamaya devam ederken, Er-Raşid sahil yolunda yerinden edilmiş insanları ve yaralıları taşıyan ambulans konvoyuna saldırılar düzenledi. Ordu, Cuma günü erken saatlerde sokakta yerlerinden edilmiş, vücut parçaları dağılmış insanları bombaladı, ardından yaralıları Mısır'a taşıyan bir ambulans konvoyunu da bombaladı. Filistinli kaynakların söylediğine göre ordu geri döndü ve konvoyu dönüş yolunda tekrar bombaladı, ardından Şifa Hastanesi'ne vardığında üçüncü kez bombaladı. İsrailli bir sözcü, ambulans konvoyunun bombalanması olayının soruşturulduğunu söyledi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, "Uluslararası Kızılhaç, yaralıların tahliye edilerek Refah kapısına nakledildiğini ancak işgalin onları bilinçli olarak hedef aldığını bize bildirdi. İşgal bombası birden fazla lokasyondaki ambulansları hedef aldı ve Şifa Hastanesi önünde katliam gerçekleştirdi."

Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığının bilançosunun "7 Ekim'den bu yana 3 bin 826'sı çocuk ve 2 bin 405'i kadın olmak üzere 9 bin 227 şehide ve 23 bin 516 yaralıya yükseldiğini" duyurdu.

Bu arada ABD Savunma Bakanlığı, Hamas'ın elindeki rehinelerin serbest bırakılması çabalarına katkıda bulunmak için silahsız Amerikan insansız hava araçlarının Gazze Şeridi üzerinde uçtuğunu açıkladı. Pentagon sözcüsü General Pat Ryder yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Rehinelerin serbest bırakılması çabalarına destek olarak, silahsız Amerikan insansız hava araçları Gazze üzerinde uçuyor ve İsrailli ortağımıza tavsiye ve yardım sağlıyor."

İsrail ayrıca Cuma günü “binlerce” Filistinli işçiyi Gazze Şeridi'ne sürmeye başladı. Gazze Geçiş İdaresi Müdürü Hişam Advan, AFP’ye şunları söyledi: “Savaşın başlangıcından bu yana İsrail'de gözaltına alınan binlerce işçi geri gönderildi.” İsrail yetkililerine göre, 7 Ekim'de savaş başladığında Gazze Şeridi'ndeki yaklaşık 18 bin 500 Filistinlinin İsrail'de çalışma izni vardı.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.