Gazze'deki Şifa Hastanesi "toplu mezara" dönüştü

Askeri araçlar, hastaneyi kuşattı ve ambulansların geçişini engelleyerek cesetlerin defnedilmesini engelledi

Gazze'deki el Şifa Hastanesi önünde toplanan ölenlerin yakınları (AFP)
Gazze'deki el Şifa Hastanesi önünde toplanan ölenlerin yakınları (AFP)
TT

Gazze'deki Şifa Hastanesi "toplu mezara" dönüştü

Gazze'deki el Şifa Hastanesi önünde toplanan ölenlerin yakınları (AFP)
Gazze'deki el Şifa Hastanesi önünde toplanan ölenlerin yakınları (AFP)

İzzeddin Ebu Ayşe 

İsrail ordusunun son üç gündür çevresindeki saldırıları yoğunlaştırmasının ardından, Gazze'nin merkezindeki Şifa Tıp Kompleksi toplu bir mezar haline geldi.

Savaş uçakları şiddetli hava saldırıları düzenleyerek, cerrahi binası, hastane bahçesi, yerinden edilmiş kişilerin barınma alanı ve sağlık kurumunun giriş kapısı dâhil bazı tesisleri vurdu.

Sürekli bombardıman, hastane yönetiminin kurbanları gömmesine engel oldu ve bu nedenle hastane içinde toplu bir mezar kazılması kararı alındı.

Gece boyunca İsrail ordusu tarafından düzenlenen yoğun hava saldırıları sonucu birçok kişi öldü ve yaralandı.  

Cesetler, Şifa Tıp Kompleksi'nin avlusunda ve koridorlarında yere bırakıldı. Tıbbi ekip ve ambulanslar cesetleri alamıyor. 

Şifa Tıp Kompleksi Genel Müdürü Muhammed Ebu Selmiye'ye göre, İsrail ordusu, hastanenin üzerinde yüzlerce insansız hava aracıyla sağlık kurumunun binaları dışında hareket eden her şeye ateş açıyor.

Gazze Şeridi'ndeki Şifa Tıp Kompleksi, boyutu, uzmanlığı, kapasitesi ve personel sayısı bakımından bölgenin en büyük tıbbi kuruluşlardan biri.

Toplam alanı 45 bin metrekareyi aşarken, yaklaşık 1500 sağlık profesyoneli burada çalışıyor.

Uzmanlaşan bölümleri ve poliklinikler içermesiyle önem arz eden Şifa Hastanesi yaklaşık 700 yatak kapasitesine sahip.

Şifa Tıp Kompleksi özellikle saldırı durumlarında merkezi bir rol oynuyor.

Zira yararlıları tedavi ediliyor ve ameliyatlar burada gerçekleştiriliyor.

Hastane yaklaşık 8 bin 790 yaralıya tedavi sağlayabiliyor.  

Ayrıca, İsrail'in saldırılardan kaçan mültecilere sığınak oluyor.

Ancak şu anda Şifa Tıp Kompleksi, ilaç, tıbbi malzeme ve yakıt eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.

Ayrıca, yoğun çalışma nedeniyle tıbbi personel, 37 gün boyunca sürekli çalışmanın getirdiği yorgunlukla baş etmeye çalışıyor.

Neden bombardıman?

İsrail'in iddiasına göre Hamas, Şifa Hastanesi'ni askeri üs olarak kullanırken tünelleriyle ilgili operasyon merkezi de burada bulunuyor.

Bu nedenle İsrail hastaneyi hedef olarak görüyor ve buraya erişmeyi amaçlıyor.

Şifa Tıp Kompleksi, şimdi savaşın tam merkezine gelmiş durumda ve Gazze'ye ilerleyen askeri araçlar hastaneye giderek yaklaşıyor.

İsrail'in verdiği bilgiye göre en yakın tankın hastaneye uzaklığı sadece 500 metre.

Tanklar dışında İsrail uçakları yol açmak için sağlık kuruluşunun çevresini sürekli bombalıyor.

İsrail İçişleri Bakanlığı'na göre İsrail uçakları, Şifa Tıp Kompleksi'nin çevresini 32 bin ton patlayıcı ile vurdu ve bunun için 13 bin bomba atıldı.

Ayrıca tanklar, sağlık kuruluşunun etrafına doğru ilerlemeye devam ediyor ve Hamas ile ordu arasında şiddetli çatışmalar devam ediyor.

 

Toplu mezar 

Şifa Tıp Kompleksi'nin çevresine yönelik şiddetli bombardıman sonucunda, hastanenin bazı bölümleri zarar gördü.

Saldırıda 100'den fazla ölü ve sayısı belirlenemeyen yaralı, hastane bahçesinde ve koridorlarında bulunuyor.

İsrail askeri araçlarının hastaneyi dört yönden kuşattığını ve ambulansların hareketini engellediğini belirten Şifa Hastanesi Müdürü Selmiye, "Bu nedenle hastane avlusunda bulunan cesetler gömülemedi" dedi.

Selmiye, "Cenazelerin gömülmemesi, salgın hastalıkların yayılmasına neden olabilir ve bu, yaralılar ve sağlık personeli için bir tehdit oluşturabilir. Bu nedenle Şifa hastanesi içinde toplu bir mezar kazma kararı aldık" dedi.

Selmiye, sözlerine şunları ekledi:

Küçük ekipmanlar kullanarak hastane içinde mezar kazmayı planlıyorduk ve bir kepçeyi bu amaçla getirmeye çalıştık, ancak İsrail ordusu bu makineyi hedef aldı ve ulaşmasını engelledi. Bu yüzden sağlık çalışanları, cesetleri kendi imkanlarıyla ve küçük ekipmanlarla gömmek için bugün toplu bir mezar kazacak.

Şifa Hastanesi yönetimi, zorlu koşullar nedeniyle hastane bahçesini bir mezarlık haline getirme kararı aldı.

Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Münir el-Berşh, "Hastane çevresindeki bombardıman son üç gecedir durmaksızın sürüyor ve neredeyse her dakika hava saldırıları düzenleniyor" dedi.

Bombardıman nedeniyle hastane sakinlerinin tahliye edildiğini ve ordu tarafından hareket eden her şeye ateş eden insansız hava araçları kullanıldığını ifade eden Berşh, sözlerine şöyle devam etti:

Hastaneyi kuşatan askeri araçlar, ambulansların giriş ve çıkışını engelledi. Şu anda Şifa Kompleksi içinde sıkışıp kaldık.

Berşh, bombardımanın, daha önce yaralanmış olanları hedef aldığını ve tıbbi ekiplerin hastanenin ve yaralıların üzerine düşmesinden endişe ettiklerini belirtti.

Ayrıca Berşh, yakıt, su, gıda ve ilaç eksikliği nedeniyle kompleksin hizmet dışı kaldığını ve önümüzdeki saatlerde ölü sayısının artmasının beklendiğini vurguladı.

Yakıtın tükenmesi ve elektrik jeneratörlerinin çalışmaması nedeniyle ameliyatların durduğunu belirten Berşh, tamamen elektrik kesintisinin yaşanmasının ardından, solunum cihazlarına bağlı hastaların hepsinin hayatlarını kaybedeceğini ve doktorların ameliyat yapamayacaklarını anlattı.

Uluslararası Doktorlar Örgütü, İsrail'in Şifa Hastanesi'ne yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını ve çalışanlarıyla iletişimin kesildiğini belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Margaret Harris, Şifa Hastanesi'nin yoğun bir şekilde saldırıya uğradığını ve şiddet olaylarına tanıklık ettiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler İnsanî İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Martin Griffiths, "Şifa Hastanesi'ne yönelik dehşet verici saldırılarla ilgili korkunç raporlar alıyoruz ve bu raporlar, binlerce hasta, çalışan ve mültecinin hayatlarının tehlikede olduğunu teyit ediyor" dedi.

İsrail, Hamas'ı suçluyor; Hamas iddiaları inkâr ediyor

İsrail Hükümeti Sözcüsü Elon Levi, Hamas'ın merkezinin Şifa Hastanesi'nin bodrumunda olduğunu belirterek bu durumda hastanenin statüsünü kaybettiğini ve bu nedenle açık bir hedef haline geldiğini iddia etti.

İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Haggari, "Elimizde Hamas'ın Şifa Hastanesi'ni kullanarak merkezi üssünü ve geniş tünel ağlarının giriş noktalarını gizlemek için kullandığını gösteren fotoğraflarımız, grafiklerimiz ve ses kayıtlarımız var" dedi.

Haggari, "Şifa Hastanesi'ne ulaşmaya çalışıyoruz, ancak saldırılar ordumuzdan kaynaklanmıyor. Ordumuzun işletmeleri incelediği ve hastaneye isabet eden mermilerin farklı gruplar tarafından atıldığını belirledi. Bu gruplar hastanenin çevresindeki askerlerimizi hedef alıyor" diye konuştu.

Hamas Sözcüsü Hazım Kassam da, hastane kompleksi altında askeri altyapı olduğu iddiasını reddederek, İsrail ordusunun iddia ettiği gibi, hastanenin altında tünel olmadığını, yalnızca yakıt deposu ve bir oda bulunduğunu söyledi. 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Gazze’de silahlı çeteler Hamas’ın güvenlik baskısı altında taktik değiştiriyor

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, Han Yunus’ta – 20 Şubat 2025 (DPA)
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, Han Yunus’ta – 20 Şubat 2025 (DPA)
TT

Gazze’de silahlı çeteler Hamas’ın güvenlik baskısı altında taktik değiştiriyor

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, Han Yunus’ta – 20 Şubat 2025 (DPA)
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, Han Yunus’ta – 20 Şubat 2025 (DPA)

Gazze Şeridi’nde ortaya çıkan silahlı çeteler, son dönemde örgütlenme ve operasyonel taktiklerini değiştirerek “Hamas” yönetimini güvenlik açısından zorlamaya başladı. İlk aşamada dağınık ve etkisiz yapılar olarak görülen bu gruplar, özellikle son bir ayda gerçekleştirdikleri suikastlarla dikkat çekti.

Başlangıçta dağınık hareket eden çeteler zamanla organize oldular

İlk aşamada “Hamas” yönetimini zorlayabilecek bir güç olarak görülen silahlı çeteler, ilerleyen süreçte beklentilerin gerisinde kaldı. Dağınık yapıları ve sürdürülebilir bir örgütlenme kuramamaları, bu grupların etkisini zayıflattı.

sdfrg
Gazze’de “Hamas” karşıtı silahlı bir gruba liderlik eden Filistinli Yaser Ebu Şebab (Yedioth Ahronoth tarafından yayımlanan fotoğraf)

En fazla ün kazanan yapı, daha önce Hamas yönetimi tarafından adli suçlar nedeniyle tutuklu bulunan Yaser Ebu Şebab’ın liderliğini yaptığı çeteydi. Ebu Şebab, Ekim 2023’te savaşın başlamasıyla serbest kaldıktan sonra, akrabaları ve yakın çevresiyle birlikte insani yardımların yağmalanmasında rol aldı ve Refah’ın doğusunda, İsrail kontrolündeki bölgelerde silahlı bir grup kurdu.

İsrail’in bir süre Ebu Şebab çetesini Hamas’a karşı alternatif bir güç olarak değerlendirdiği, Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’ndan gelen yardımların yağmalanması ve Hamas karşıtı ailelerle yaşanan silahlı gerilimlerde bu grubu dolaylı olarak kullandığı belirtiliyor.

dfrt
Husam el-Esdal (fotoğrafta ortada), Gazze Şeridi’nde çekildiği belirtilen, tarihsiz bir karede silahlı grubunun üyeleriyle birlikte; fotoğraf Facebook’ta yayımlandı (Esdal’ın Facebook sayfası)

Hamas ise her seferinde bu girişimlere sert şekilde karşılık verdi. Çatışmalarda her iki taraftan da kayıplar yaşanırken, özellikle çetelerle iş birliği yaptığı iddia edilen bazı aileler ağır bedeller ödedi. Ateşkes sonrasında Hamasın daha da güçlenerek bazı aşiret ve ailelere yönelik operasyonlar düzenlediği, bunun da İsrail’le iş birliği yapanlara yönelik caydırıcı bir mesaj olarak görüldüğü ifade ediliyor.

Yeni çeteler, yeni yöntemler

Bu süreçte Gazze’nin farklı bölgelerinde başka silahlı çeteler de ortaya çıktı. Güney Han Yunus’ta Husam el-Esdal, Gazze kentinin doğusunda Rami Halis, kuzeyde Eşref el-Mansi ve en son olarak Han Yunus’un kuzeydoğusunda Şevki Ebu Nasira’nın liderliğinde gruplar kuruldu. Bu yapılar kendilerini “terörle mücadele güçleri” veya “halk güçleri” gibi adlarla tanımladı.

sdfvgth
Hamas’a bağlı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları, Gazze’nin güneyindeki Refah’ta (Arşiv – Reuters)

Yaser Ebu Şebab’ın Refah’ın doğusunda ailevi bir anlaşmazlığı çözmeye çalışırken öldürülmesinin ardından, grubun fiili liderliğini yardımcısı Gassan ed-Dehini üstlendi. Ancak Ebu Şebab çetesinin etkisi, liderinin öldürülmesiyle birlikte büyük ölçüde azaldı. Bazı üyeleri Hamas tarafından düzenlenen pusularda öldürüldü ya da yakalandı.

gthyyju
Husam el-Esdal (WAFA)

Son dönemde özellikle Rami Halis’in liderliğindeki çetenin taktik değişikliğine gittiği belirtiliyor. Bu grubun, Şucaiyye ve Tuffah mahallelerinde “sarı hat” olarak bilinen bölgeye yaklaşan sivillere ateş açtığı ve bir konut alanını İsrail talebiyle boşalttığı bildirildi. Bu gelişme, çetelerin daha tehlikeli bir aşamaya geçtiği şeklinde yorumlandı.

Suikastlar alarm zillerini çaldırdı

Son bir ay içinde iki Hamas güvenlik yetkilisinin evlerinin yakınında öldürülmesi, dengeleri değiştirdi. İlk suikast 14 Aralık 2025’te Orta Gazze’deki Megazi Mülteci Kampı’nda, İç Güvenlik Teşkilatı mensubu Ahmed Zemzem’e yönelik gerçekleştirildi. İkinci suikast ise 12 Ocak’ta Han Yunus’ta, Hamas hükümetine bağlı istihbarat müdürü Mahmud el-Esdal’ın öldürülmesiyle yaşandı.

dfgt
Gazze’de Hamas mensubu savaşçılar (Arşiv – Reuters)

Saha kaynaklarına göre bu iki saldırı, Şevki Ebu Nasira ve Husam el-Esdal’ın liderliğindeki gruplar tarafından, uzun süreli takiplerin ardından gerçekleştirildi. Operasyonlarda susturucu takılı tabancalar ve vücuda monte edilmiş küçük kameralar kullanıldığı, bunun da İsrail desteğine işaret ettiği ifade ediliyor.

Aynı kaynaklar, bu çetelerin ilk kez İsrail yapımı yeni silahlar, hatta tanksavar mühimmatları temin ettiğini belirtiyor. Daha önce bu düzeyde bir silah desteği, diğer çetelere verilmemişti.

İsrail’le bağlar ve güvenlik kaygısı

Saha bilgilerine göre Ebu Nasira ve Husam el-Esdal, geçmişte Filistin Yönetimi güvenlik aygıtlarında üst düzey görevlerde bulundu. El-Esdal’ın İsrail istihbarat servisleri tarafından eğitildiği ve 2018’de Malezya’da “İzzeddin el-Kassam Tugayları” mensubu mühendis Fadi el-Batş’ın suikastında rol aldığı iddia ediliyor.

dcfrgty
Gazze kentinde bir bölgeyi koruyan Hamas mensubu iki silahlı kişi (Arşiv – AFP)

Bu iki ismin sahip olduğu güvenlik ve istihbarat tecrübesinin, özellikle Hamasın yeni kadroları arasından eleman devşirmelerini kolaylaştırdığı belirtiliyor.

Hamas alarmda

Yaşanan gelişmeler, Hamasın güvenlik alarm seviyesini yükseltmesine yol açtı. Hareket, lider kadrosu ve güvenlik mensuplarına yönelik yeni talimatlar yayımlayarak, günlük hareket güzergâhlarının değiştirilmesini, kişisel güvenliğin artırılmasını ve cep telefonu kullanımının sınırlandırılmasını istedi.

cdfgt
Gazze kentindeki bir caddede Hamas’a bağlı polis unsurları, 1 Ekim 2025 (Reuters)

Hamas kaynakları, İsrail’in istihbarat faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde, bu silahlı çetelerin yeni suikastlar düzenleyebileceği endişesiyle önlemlerin sıkılaştırıldığını vurguluyor.


Aden, güvenlik, temizlik ve kapsamlı organizasyon kampanyalarıyla sivil yaşamın yeniden tesis edilmesini teşvik ediyor

Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
TT

Aden, güvenlik, temizlik ve kapsamlı organizasyon kampanyalarıyla sivil yaşamın yeniden tesis edilmesini teşvik ediyor

Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)

Yemen’in geçici başkenti Aden, sivil kimliğini yeniden kazanmak, devletin ve kurumlarının varlığını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir dizi adımı hızla hayata geçiriyor. Güvenlik düzenlemeleri, geniş çaplı temizlik kampanyaları, trafik ve ulaşımın yeniden organize edilmesi ile ekonomik ve kültürel öncelikli dosyaların canlandırılmasını kapsayan bu adımlar, kentin genel görünümünü iyileştirmeyi hedefliyor.

Söz konusu çalışmalar, hizmet kalitesini artırmayı, istikrarı pekiştirmeyi ve Aden’i birlikte yaşam kenti olarak yeniden konumlandırmayı amaçlayan bütüncül bir vizyon çerçevesinde yürütülüyor.

Bu kapsamda Amalika Tugayları, Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mahrami’nin talimatları doğrultusunda, askeri güçlerin Aden dışına yeniden konuşlandırılmasına yönelik planın ikinci aşamasını uyguladı. Buna göre, diplomatik bölgenin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin görevler ulusal güvenlik güçlerine devredildi. Bu adım, askeri birliklerin şehir dışına çıkarılması ve kurumsal güvenlik yapısının güçlendirilmesi sürecinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.

Teslim edilen bölgeler arasında, çok sayıda büyükelçilik, konsolosluk ve uluslararası kuruluşun merkezlerine ev sahipliği yapan Büyükelçilikler Mahallesi ile el-Urud Meydanı da yer aldı. Bu durum, diplomatik öneme sahip hayati bölgelerde en üst düzey güvenliğin sağlanmasına verilen önemi ortaya koyuyor.

fdvedrv
Aden'deki kampların kaldırılması planının ikinci aşamasının uygulanmasına başlandı. (Hükümet medyası)

Bu adımlar, askeri birliklerin şehirlerin dışına konuşlandırılmasını öngören daha geniş kapsamlı bir planın parçası olarak gerçekleştiriliyor. Amaç, silahlı görüntüleri azaltmak, vatandaşların güvenini artırmak ve sivil yaşam için istikrarlı bir ortam hazırlamak.

Amalika Tugayları, bu ayın başında, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ve yerel yönetim ile koordineli olarak, kamu düzeninin korunması ve kamu ile özel çıkarların güvence altına alınmasını desteklemek için müdahalede bulunmuştu. Bu süreçte Suudi Arabistan liderliğindeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, askeri kamp ve birliklerin şehir dışına çıkarılmasını, güvenlik düzenlemelerinin denetlenmesini ve askeri yapılanmanın yeniden yapılandırılmasını sürdürüyor.

Temizlik ve topluluk ortaklığı

Güvenlik çalışmalarının paralelinde, Aden yerel yönetimi, vilayetin tüm ilçelerinde ‘Güçlü ve Sivil Yeni Aden İçin Birlikte’ sloganıyla kapsamlı bir temizlik kampanyası başlattı. Aden Valiliği Birinci Vekili Muhammed Şazeli’nin başkanlık ettiği geniş katılımlı toplantıda, kampanyanın uygulanma mekanizmaları ele alındı. Toplantıya geniş bir toplum kesimi dahil edilirken, tüm ilçelerde ayda bir gün temizlik günü olarak belirlenmesi kararlaştırıldı.

frgthy
Aden, Yemen'de medeniyetin ve birlikte yaşamanın sembolünü temsil ediyor. (Yerel medya)

Şazeli, kampanyanın temizlik kültürünü ortak bir sorumluluk olarak yerleştirmeyi, toplum temelli çalışmaları güçlendirmeyi, kentin genel görünümünü iyileştirmeyi ve çevrenin korunmasını hedeflediğini vurguladı. Şazeli, gençler, öğrenciler ve kadınlar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti; okullarda farkındalık programlarının desteklenmesi, medyanın aktif rol oynaması ve yerel sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün kampanyanın başarısına katkıda bulunması gerektiğini belirtti.

Buna karşılık, Temizlik ve Kent Geliştirme Fonu’nun İcra Direktörü Kaid Raşid, kampanyanın düzenli ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi için gerekli teknik ve lojistik imkanları sağlayacağını ve ilgili kurumlarla koordinasyonu üstleneceğini taahhüt etti.

Toplantıda ayrıca, kampanyayı hazırlamak ve denetlemek üzere küçük bir komite kurulması kararlaştırıldı. Kampanya, önce pilot uygulama olarak bir ilçede başlatılacak ve değerlendirme sonrasında diğer ilçelere genişletilecek.

Dosyaları düzenleme ve taşıma

Sivil yaşamın normalleşmesi ve Aden’in sivil kimliğinin yeniden kazanılması çerçevesinde, Aden Valisi ve Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh el-Yafei, kara ulaşımı ofisi ve trafik polisi yönetimi yetkililerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, ulaşım ve trafik sektörlerinin düzenlenmesi ele alındı. Vali, kurumsal performansın yükseltilmesinin, özellikle vatandaşların hizmet alma kalitesini artırmada önemli rol oynayacağını vurguladı ve mevcut yaşam zorlukları göz önünde bulundurularak hizmetlerin iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.

fvgfr
Aden'deki trafik ve yolcu taşımacılığı istasyonlarının yeniden düzenlenmesi toplantısından (Hükümet medyası)

Toplantıda, yolcu taşımacılığı istasyonlarının düzenlenmesi, bazı istasyonların şehrin dış mahallelerine taşınarak trafik yoğunluğunun azaltılması ele alındı. Ayrıca, yetkililer resmi taksi plakalarının belirlenmesi, etiketlenmesi ve tüm ulaşım araçlarının güzergâhlarının tespit edilmesi konularını görüştü. Araçların teknik muayene süreçleri ve farklı kategorilere göre ücretlendirme mekanizmaları da değerlendirildi; bu adımların trafik güvenliğini artıracağı ve sektörde düzeni sağlayacağı vurgulandı.

Toplantıda ayrıca, farklı ilçelerden öğrencilere ücretsiz taşımanın yeniden başlatılması planları da ele alındı. Bu uygulamanın, ailelerin ekonomik yükünü hafifletmek ve eğitim sürecini desteklemek amacıyla hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Aden Valisi, Aden Rafinerileri Şirketi’nin mevcut durumunu ve yeniden işletilmesini engelleyen sorunları da inceledi. Vali, karşılaşılan zorlukların Başkanlık Konseyi ve hükümete iletilerek çözülmesini ve rafinerinin faaliyetlerinin hızla yeniden başlatılmasını talep etti.

Kültürel alanda ise Vali, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) projesi yöneticisi Nuno Oliveira ile Aden’in kültürel mirasının korunması ve tarihi mirasının yaşatılması için ortaklığın güçlendirilmesini görüştü. Toplantıda, UNESCO’nun gelecek planları, tarihi evlerin restorasyon projesinde kaydedilen ilerleme ve erken uyarı sisteminin yeniden aktive edilerek risk ve felaketlerin önlenmesine yönelik olasılıklar değerlendirildi.


İsrail, son rehinenin cesedinin bulunmasından bir gün sonra Gazze Şeridi'nde dört Filistinliyi öldürdü

Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
TT

İsrail, son rehinenin cesedinin bulunmasından bir gün sonra Gazze Şeridi'nde dört Filistinliyi öldürdü

Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)

İsrail güçlerinin bugün Gazze Şeridi’nde açtığı ateş sonucu 4 Filistinli hayatını kaybetti, birkaç kişi de yaralandı. Bu olay, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hamas’ın elinde bulunan son asker Ran Gvili’nin cesedinin bulunduğunu açıklamasının hemen ardından yaşandı.

Şarku’l Avsat’ın Filistin Enformasyon Merkezi’nden aktardığına göre bir sağlık kaynağı, “Gazze şehrinin doğusundaki et-Tuffah mahallesi yakınlarındaki el-Batş Mezarlığı civarında İsrail işgal güçlerinin ateşi sonucu 4 vatandaş şehit oldu, 3 kişi de yaralandı” dedi.

Dün de Gazze’de İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybetmişti.

Filistin Enformasyon Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “Söz konusu ihlaller, ateşkese uyumu sağlamak için etkili herhangi bir mekanizmanın bulunmadığı bir ortamda devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, öldürmelerin, bombardımanların ve yıkımların sürmesinin anlaşmanın içeriğini boşalttığını ve sivil yaşamının korunması yerine cezadan kaçma politikasını pekiştirdiğini belirtiyor” denildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise işgal güçlerinin bugün erken saatlerde güneydeki Refah kentine hava saldırıları düzenlediğini ve aynı zamanda yoğun kara ateşi açtığını bildirdi.

WAFA ayrıca, işgal güçlerinin Gazze ve Han Yunus’un doğu bölgelerini topçu ateşiyle hedef aldığını, deniz kuvvetlerinin ise Han Yunus açıklarında balıkçı teknelerine saldırdığını ve topçu bombardımanı gerçekleştirdiğini aktardı.

WAFA, 11 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana, İsrail ordusunun gerçekleştirdiği bin 300’ün üzerinde ihlal sonucu bin 850’den fazla Filistinlinin yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını bildirdi.

Askeri kaynaklara göre İsrail, birkaç ay önce Ran Gvili’nin cesedinin İslami Cihad Hareketi tarafından kurulan bir toplu mezara yanlışlıkla gömüldüğüne dair istihbarat bilgisine sahipti. Ordu, mezarda arama yapılmasını talep etti ancak siyasi liderlik bunu engelledi. İsrail, Hamas’tan cesedi teslim etmesini istedi; Hamas, cesedi, müzakerelerde pazarlık kozu olarak kasıtlı şekilde tutmakla suçlandı.

ABD yönetimi ise İsrail’in cesedin serbest bırakılmasını Refah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla ilişkilendirme yaklaşımını kabul etmedi. Geçtiğimiz cumartesi günü danışmanlar Steve Witkoff ve Jared Kushner’ı Tel Aviv’e gönderen Washington, bu yetkililerin Netanyahu ile görüşmesinin ardından, ceset bulunmadan önce Refah Sınır Kapısı’nın açılmasına onay verdi.