Sudan'da çatışmalar yeniden canlanırken Darfur iç savaşa sürükleniyor

Troyka grubu, Hızlı Destek Kuvvetleri saldırılarının ardından sorunlu bölgede yaşanan toplu katliamları kınadı.

Sudan’daki savaşın gidişatını ve sonunu tahmin etmek zor. / Fotoğraf: Reuters
Sudan’daki savaşın gidişatını ve sonunu tahmin etmek zor. / Fotoğraf: Reuters
TT

Sudan'da çatışmalar yeniden canlanırken Darfur iç savaşa sürükleniyor

Sudan’daki savaşın gidişatını ve sonunu tahmin etmek zor. / Fotoğraf: Reuters
Sudan’daki savaşın gidişatını ve sonunu tahmin etmek zor. / Fotoğraf: Reuters

İsmail Muhammed Ali

Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalar, başkent Hartum’da ve özellikle de Hartum'un merkezinde bulunan Ordu Genel Komutanlığı civarında devam ediyor. Diğer yandan Hartum'a 30 kilometre uzaklıkta bulunan ve bir süredir sükunetin hâkim olduğu el-Aylafun şehrinde iki taraf arasındaki şiddetli çatışmalar yeniden başladı. HDK, üyelerinin zafer kutlaması yaptığı video klipleri yayınlarken askeri kaynaklar, savaş uçaklarının şehirdeki ordu kamplarına yönelik saldırıyı püskürttüğünü, çok sayıda savaş aracını imha ettiğini ve söz konusu müdahalenin HDK milislerinin ölümüne neden olduğunu belirtti.

Görgü tanıklarının ifadesine göre, Cumartesi günü sabahın erken saatlerinden itibaren Hartum'un doğusundaki bölgelere, özellikle de Hartum'u Nil'in doğusuna bağlayan el-Menşiye Köprüsü yakınındaki bölgelere doğru top atışları duyuldu. Şiddetli patlama sesleri Ordu Genel Komutanlığı yakınlarında da işitildi.

Şarku’l Avsat’ıın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre görgü tanıkları, Omdurman'ın batısındaki Umbada bölgesinin, ordunun bu bölgedeki HDK mevzilerini hedef alan topçu bombardımanına tanık olduğunu bildirdi. Mühendisler Birliği civarında ve Omdurman'ın güneyindeki el-Fiteyhab ve el-Murabbaat bölgelerinde de aralıklı çatışmalar meydana geldi.

Ordunun Facebook sayfasında, Özel Kuvvetler askerlerinin Cebra bölgelesinde ve Zırhlı Birlikler’e komşu mahallelerde kapsamlı tarama operasyonları gerçekleştirdiğini ve HDK’ye ait mühimmat yüklü bir kamyonun imha edildiğini gösteren videolar yayınlandı. Ayrıca Omdurman'ın eski mahallelerinde de birtakım özel operasyonlar yürütülüyor.

Savaş uzuyor

Bu arada Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) Merkez Konseyi, son göstergelere ve gelişmelere göre Sudan'da halihazırda sürmekte olan savaşın genişlediği ve bunun güvenlik ve insani açıdan daha feci sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulundu.

ÖDBG, yaptığı açıklamada, savaşı bölgenin halk bileşenleri arasında kapsamlı bir sivil çatışmaya dönüştürmek için dikkat çekici ve izlenen adımlarla Darfur'daki çatışmayı körüklediğine ve artırdığına dair göstergelere dikkat çekti. Konsey, Darfur bölgesindeki tüm toplumsal kesimleri bu plana uymamaya çağırdı.

ÖDBG, ülke genelinde silahlı çatışmaların tırmanmasından duyduğu derin endişeyi dile getirdi. Ayrıca, HDK’nin silahlı kuvvetlerin bombalaması sonrasında el-Cuneyne'ye baskın yapıp Hartum'daki altyapıyı hedef almasının ardından bu savaşta, özellikle Batı Darfur'da işlenen suçları ve ihlalleri kınadı.

ÖDBG, savaşan iki tarafın işlediği tüm bu suçların, cinayet, yağma, yerinden etme ve tecavüzü de içeren uzun bir ihlal listesine eklendiğini ve bunun da uluslararası araştırma komitesinin çabalarının desteklenmesini gerektirdiğini belirtti.

ÖDBG, mevcut savaşı bir iç savaşa dönüştürmek, Sudan, toprak ve halk birliğine bağlı kalmak da dahil olmak üzere Sudan'ı bölmeye yönelik tüm planlara karşı çıktığını duyurdu. 15-18 Kasım tarihleri ​​arasında gerçekleştirilen ÖDBG Yürütme Komitesi toplantısında, savaşın süresinin kısaltılmasına yardımcı olacak, kapsamlı barışı ve sürdürülebilir demokratik dönüşümü tesis edecek siyasi sürecin önünü açacak bir pratik fikir paketi geliştirildiğine dikkat çekti.

Daha iyi araçlar

Diğer yandan Cebel Evliya Köprüsü'nün yıkılması olaylarına ilişkin Sudanlıların sosyal medya üzerinden tepkileri devam etti. Bu olay, altyapının tahrip edilmesinin ülkenin gelişimine ve ekonomisine zarar vereceğini düşünen Sudanlı çevrelerin çoğunluğunda yaygın bir öfkeyi ortaya çıkardı.

Sudan Gaziler Derneği üyesi Tümgeneral Mutasım el-Aceb, İndependent Arabia’ya yaptığı açıklamalarda, HDK’nin köprüleri yıkmak gibi operasyonlar için yıkıcı güce sahip olmadığını ifade etti. El-Aceb, bu tür saldırıların büyük miktarda patlama gerektirdiğini belirtti.

El-Aceb, köprüleri yıkmaktan daha iyi yolların bulunduğunu, bunun da keskin nişancıların kullanılması ve köprüden geçen araçların aranarak yakın gözetim yapılması olduğunu belirtti.

El-Aceb, Sudan ordusunun hava kuvvetleri ve insansız hava araçlarından (İHA) büyük destek almasına rağmen tüm bunların savaşı çözmediğini, çünkü Hartum'da yaşananların yalnızca yüksek ve ileri eğitime sahip piyade kuvvetleri tarafından çözülebilecek bir şehir savaşı olduğunu belirtti. El-Aceb, “Bu nedenle, bu tür bir savaşa tam hazırlıklı olması ve başkente dair kesin bilgisi nedeniyle saha durumu halen HDK lehine. Zira HDK, savaşın başlamasından birkaç yıl önce orada bulunuyordu” ifadelerini kullandı.

El-Aceb, bu savaşın gelişimi ve bitişi açısından ne olacağını tahmin etmenin zor olduğunu belirterek “HDK, mülklerin yağmalanması ve çalınmasının yanı sıra başta tecavüz olmak üzere bazı insan hakları ihlalleri göz önüne alındığında vatandaşların ona karşı sempatisinden yoksun” dedi.

Tehlikeli gelişme

ÖDBG Merkez Konseyi lideri Misbah Ahmed, altyapıyı yok etme ve bunu savaş aracı olarak kullanma eğiliminin uluslararası yasaları ihlal eden ve savaş suçu sayılan tehlikeli bir gelişme olduğuna dikkat çekti. Ahmed, çatışmanın iki tarafı arasında devam eden çatışmaların, özellikle de eski rejimin kalıntılarının köprüleri ve hayati tesisleri yıkma yönündeki artan çağrılarıyla birlikte daha tehlikeli yönlere doğru gittiği konusunda uyarıda bulundu.

Ahmed, Independent Arabia’ya şu açıklamalarda bulundu: “Dolayısıyla savaşın her iki tarafı da, Sudan halkına yönelik bu müdahaleyi durdurmazlarsa, tüm cezai, siyasi, ahlaki ve dini sorumluluğu üstleniyor. Bu lanet savaşın bir an önce durdurulması için ciddi ve dürüst bir şekilde müzakereye devam etmeliler ve ülkeyi daha fazla yıkımdan ve kan dökülmesinden kurtaracak barışçıl çözümlere doğru ilerlemeliler.”

Köprülerin yıkılmasına ilişkin iki taraf arasında karşılıklı suçlamaların onları sorumluluktan kurtarmadığını vurgulayan Ahmed “Savaş suçları kapsamına giren bu suçların ciddi ve şeffaf bir şekilde soruşturulması, sorumluluğun belirlenmesi ve faillerin hesap vermesi açısından gerekli ve önemlidir. Ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutmak için çalışmalıyız” ifadelerini kullandı.

Ahmed, sivil güçlerin de saflarını ve vizyonlarını birleştirme, savaşın her iki tarafıyla iletişimi yoğunlaştırma, iç ve dış girişimleri koordine etme, kalıcı bir ateşkese ulaşmak için Cidde müzakere platformunu destekleme sorumluluğunun bulunduğunu belirtti.

Zararsızlık

Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkilinin açıklamasına göre, 1937 yılında inşa edilen Cebel Evliya rezervuarı, üzerine inşa edilen ve otomatik olarak kontrol edilen hareketli köprünün yıkılması nedeniyle herhangi bir zarar görmedi.

Yetkili, Nil gemilerinin geçişini sağlamak için kullanılan demir köprünün hareketli kısmının, HDK’nin geçişini engellemek amacıyla yükseltildiğini anlattı.

Sudanlı yetkili, HDK’nin köprüyü bombaladığını, bunun da köprünün yıkılmasına yol açtığını belirtti. Barajın herhangi bir hasar görmediğini ve herhangi bir patlama belirtisinin olmadığını doğruladı.

Sudan Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada isyancı milislerin dün şafak vakti Cebel Evliya rezervuar köprüsünü bombalayarak bu köprünün yıkılmasına yol açan iğrenç terör suçunu kınadı.

Bakanlık açıklamasında, “Bu terör suçu, terörist milislerin ülkenin farklı bölgelerindeki sivillere ve güvenli kasaba ve köylere yönelik kitlesel katliamlarının devam etmesiyle örtüşmektedir” ifadesini kullandı. HDK, Omdurman'ın güneybatısındaki köylere saldırmak ve çok sayıda insanı öldürmekle suçlanıyor.

Toplu katliam

Troyka grubu ise, HDK’nin gerçekleştirdiği saldırıların ardından sorunlu Darfur bölgesinde meydana gelen toplu katliamları güçlü bir şekilde kınadı.

Aralarında ABD, İngiltere ve Norveç'in bulunduğu bir grup ülkeden oluşan Troyka, yaptığı açıklamada bu ihlallerin toplu katliam eylemlerini de içerdiğini doğruladı. Arap olmayanların ve diğer toplulukların etnik olarak hedef alınması ve yerli liderlerin öldürülmesi de söz konusu eylemlere dahil.

Grup, Sudan'da artan şiddet ve insan hakları ihlallerini, özellikle de HDK’nin Batı, Orta ve Güney Darfur'da başlattığı saldırıları kınadı.

Saldırıların toplu katliamları, keyfi tutuklamaları ve insani erişimin engellenmesini içerdiğini belirten güvenilir raporlara atıfta bulunuldu.

Grup ayrıca, Hartum'un güneyindeki Cebel Evliya bölgesinde şiddet eylemleri ve sivillerin hedef alındığı yönündeki haberlerden duyduğu derin kaygıyı da dile getirdi.

Çatışmaya kabul edilebilir bir askeri çözüm bulunmadığını belirten grup, çatışmalara son verilmesi çağrısında bulundu ve HDK ile silahlı kuvvetlere, Sudan'ı etnik çizgilerde daha fazla bölecek veya diğer güçleri aralarında devam eden çatışmanın içine sürükleyecek eylemlerden kaçınmaya çağırdı.

Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan tercüme edilmiştir



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.