Mısır eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Filistin'le ilgili eski açıklamaları neden sosyal medyada büyük ilgi gördü?

Mısır eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Filistin'le ilgili eski açıklamaları neden sosyal medyada büyük ilgi gördü?
TT

Mısır eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Filistin'le ilgili eski açıklamaları neden sosyal medyada büyük ilgi gördü?

Mısır eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Filistin'le ilgili eski açıklamaları neden sosyal medyada büyük ilgi gördü?

Mısır eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Filistin meselesiyle ilgili eski açıklamaları, son birkaç saat içinde sosyal medyada büyük ilgi gördü. Bu açıklamalar, Facebook ve X platformunda farklı videolar aracılığıyla paylaşıldı. Bu durum, takipçiler arasında şu soruları gündeme getirdi: “Neden Mübarek'in açıklamaları bu zamanda öne çıkarıldı?”

Mübarek'in büyük oğlu Ala Mübarek isminde doğrulanmış bir hesap tarafından "X" platformunda paylaşılan kısa videoda, 2006 Temmuz'una tarihlenen konuşmadan bir kesit bulunmakta. Videoda Mübarek, İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırısında taraflar arasında ateşkese varılamamasının muhtemel sonuçları konusunda uyarılarda bulunuyor. Mübarek aynı konuşmada, uluslararası toplumun İsrail'in Filistin'e yönelik saldırısını etkili bir şekilde ele alma konusundaki başarısızlığından da bahsediyor.

Gözlemcilere göre, eski videolarda yer alan Mübarek'in açıklamaları, büyük ölçüde Gazze'deki mevcut durumu oldukça doğru bir şekilde yansıtmaktadır. Bu nedenle bazı takipçiler daha önce yapılmış bu açıklamalara ilgi gösterdi ve paylaştılar.

Mısır'daki Britanya Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Dr. Muhammed Şuman, eski liderlerin videolarından kesit paylaşılmasının 'olumlu bir fenomen' olduğunu belirtti. Şuman, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu videoların "İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarını reddeden ulusal duruşu yansıttığını ve bu nedenle gurur verici olduğunu" ifade etti.

Aynı bağlamda, eski lider Mübarek'e ait bir dizi video, "Ala Mübarek'i Sevenler" adlı bir Facebook sayfasında geniş şekilde paylaşıldı. Bu videolar, Arap dünyasının iki devletli çözüm taleplerine vurgu yaparken, aynı zamanda İsrail'in Filistin meselesindeki inatçı duruşuna ve bölge üzerindeki potansiyel tehlikelere de dikkat çekiyor.

Mısır’daki El-Gad Mısır Partisi'nin Başkan Yardımcısı Nebil Azmi, “Videolar, Mübarek döneminden günümüze Filistin meselesinin durumunu gösteriyor ve trajedinin köklü bir çözüm olmadan tekrarlandığına işaret ediyor," dedi. Azmi, "Mevcut İsrail manevralarının, Mübarek döneminde de olduğunu" belirterek, Şarku’l Avsat’a, "sorunun temelini oluşturan bir çözüm olmadan trajedinin devam edeceği" değerlendirmesinde bulundu.

Mübarek'in, "İsraillilerin, Filistin meselesinde çözüm ve barış istemedikleri" şeklinde açıklamalarda bulunduğu başka bir video takipçiler arasında büyük ilgi gördü. Videoda Mübarek'in şu sözleri yer alıyor: “Eğer barış sağlanmazsa, bu yıkım sadece Filistin halkını değil, aynı zamanda İsrail halkını da etkileyecek. İsrail vatandaşları, saldırılara, öldürülmelere ve patlamalara maruz kalacak.”

Mısır'daki El Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Eymen Abdulvahhab, Mübarek'e ait eski videoların tekrar gündeme taşınmasına ilişkin olarak şunları söyledi: “Bu, bazı takipçilerin farklı dönemlere ait görüşleri ortaya çıkarmak için başvurduğu bir araç veya yöntemdir, ki bu da aynı durumun devam ettiğini göstermeyi ve tarihin kendini tekrar ettiğini vurgulamayı amaçlamaktadır.”

Dr. Eymen Abdulvahhab, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu videoların net bir siyasi mesajı var. Mısır'ın Filistin meselesinde en büyük rolü üstlendiği ve duruşunun yıllardır değişmediği vurgulanıyor.”

Mısır'daki Britanya Üniversitesi'nin İletişim Fakültesi Dekanı Dr. Muhammed Şuman ise bu kısa videoların bazılarını ele almanın riskli olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu videolar yapay zekâ teknolojileri kullanılarak kolayca sahte hale getirilebilir. Takipçiler bu tür içerikleri paylaşmadan önce özel sitelerde doğrulama yapmalılar.”



Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.