Hizbullah, hasar için tazminat ödeyerek Güney Lübnan'daki gerginliği önlemeye çalışıyor

Lübnanlı bir vatandaş İsrail bombardımanına maruz kalan güney bölgesinde yer alan Kafr Kila kasabasındaki evinde meydana gelen hasarı inceliyor. (AP)
Lübnanlı bir vatandaş İsrail bombardımanına maruz kalan güney bölgesinde yer alan Kafr Kila kasabasındaki evinde meydana gelen hasarı inceliyor. (AP)
TT

Hizbullah, hasar için tazminat ödeyerek Güney Lübnan'daki gerginliği önlemeye çalışıyor

Lübnanlı bir vatandaş İsrail bombardımanına maruz kalan güney bölgesinde yer alan Kafr Kila kasabasındaki evinde meydana gelen hasarı inceliyor. (AP)
Lübnanlı bir vatandaş İsrail bombardımanına maruz kalan güney bölgesinde yer alan Kafr Kila kasabasındaki evinde meydana gelen hasarı inceliyor. (AP)

Ülkenin güneyindeki halk gerginliğini önlemeye çalışan Hizbullah, İsrail bombardımanından kaynaklanan hasarı onarmaya başlayacağını ve bunu mali olarak telafi edeceğini bildirdi. Lübnan devletinin içinde bulunduğu mali kriz, hasarın tespit edilip değerlendirilmesine rağmen tazminat ödemesini engelliyor.

İsrail'in sınır köy ve kasabalarını bombalaması sonucu güney Lübnan'daki sivil tesisler zarar gördü. Bombalar bazı sivil evlere, arabalara, yollara ve tarım alanlarına isabet etti. Fosfor bombalarıyla yapılan bombardıman, 40 binden fazla zeytin ağacının yanı sıra sınır bölgesinin bitki örtüsünün büyük oranda yanmasına neden oldu.

Lübnan hükümeti, yardım fonları ve organlarına hasarın tespit edilmesi için resmi bir talimat vermemiş olsa da Lübnanlı resmi kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre, Güney Lübnan Konseyi, ateşkesin ilk gününden itibaren kamu malları, altyapı, evler, arabalar ve tarım alanları da dahil olmak üzere özel mülklere verilen zararı tespit etmek için harekete geçti. Güney Konseyi’nin, sayımını salı günü tamamlaması bekleniyor.

Direnişe Sadakat Bloğu üyesi Milletvekili Hasan Fazlullah'ın söylediğine göre, Hizbullah, zarar görenlere doğrudan tazminat ödemeye hazırlanıyor. Fazlullah, “Hizbullah oluşumları köylerde, kasabalarda ve yangın hatlarında hasar tespiti yapmak üzere faaliyet gösteriyor” dedi.

Fazlullah, “Hizbullah’ın ilgili makamları hasarı incelemeye karar verdi ve doğrudan çatışma hattında kalan bazı bölgelerde incelenmesi gereken çok az şey kaldı. Halkımızın metanetini güçlendirmek için açık ve şeffaf standartlar belirledik. Zarar görenlere sunduğumuz şey Hizbullah'ın parası, imkânları ve çabalarıdır” ifadelerini kullandı.

Fazlullah, tazminatın sadece doğrudan hasarın onarımı için mi ödeneceği yoksa atölye, tarla, çiftlik ve işletmelerde işlerin 45 gün boyunca durmasından kaynaklanan dolaylı hasarı da kapsayıp kapsamayacağı konusuna açıklık getirmedi. Lübnanlı siyasi araştırmacı Ali Emin, “Savaştan doğrudan etkilenenlerin yüzde 80'i Hizbullah yandaşları” dedi. Pazar günü sınır bölgelerini dolaşan Emin, “2006'daki Temmuz Savaşı'nda yaşananlara benzer ciddi bir maddi hasar varmış gibi görünmüyor. Çünkü İsrail, 2006 savaşında meydana gelen sistematik ve büyük yıkımın ötesinde bu sefer güvenlik noktalarını hedef aldı. Mevcut hasarlar, teorik olarak Hizbullah’ın telafi edebileceği zararlardır” değerlendirmesinde bulundu.

Lübnanlılar Fazlullah’ın açıklamasını, Hizbullah’ın savaş tazminatı ödemek suretiyle güney Lübnan'daki çevreleriyle herhangi bir çatışmaya girmekten kaçınma çabası olarak değerlendirdi. Ekonomik kriz nedeniyle devlet kurumlarının bu görevi yerine getiremeyeceği düşünüldüğünde, Güney Lübnan'dan Hizbullah’a karşı sesler yükselecektir. Özellikle de savaş, evlerde ve özel mülklerde yaralanmalar gibi doğrudan zararlara ve bölge sakinlerinin işlerinin durmasıyla ilgili dolaylı zararlara yol açtığı için bu sesler duyulacaktır.

Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda bu açıklamanın siyasi boyutlarına değinen Emin, hasarın onarılması ya da doğrudan etkilenenlere tazminat ödenmesinin yaratacağı mali külfete atıfta bulundu. Bunu, “ucuz bir iç siyasi mesaj” olarak nitelendiren Emin, Hizbullah’ın Filistin dosyasını destekleme konusundaki siyasi mücadelesinin “güney bölgesiyle ilişkisini pekiştirme çabasını temsil ettiğini” açıkladı. Emin, “Hizbullah, bu ortamın sarsılmamasını ve bütünlük içinde olmasını istiyor. Bu nedenle zararları telafi etme taahhüdünü açıkladı. Hizbullah, bu çevrenin saflarında daha fazla kontrol, denetim ve sadakat kontrolü ile sonuçlanacak taahhüdünü doğruladı. Hizbullah, duruma hızlı bir şekilde tepki vermesini sağlayan içerideki meydan okumayı tedavi etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Lübnan'ı etkisi altına alan mali kriz ve 2006 savaşında olduğu gibi döviz kurunun bin 500 liradan dolar karşısında yaklaşık 90 bin liraya düşmesinin ardından hükümet bütçelerinin rekor seviyelere gerilemesi ışığında, Lübnan devletinin yok edilenleri geri getirebilecek doğrudan ve etkili bir tazminat ödemesi beklenmiyor.

Güney Meclis Başkanı Haşim Haydar, pazar günü güneydeki sınır bölgesinde meydana gelen hasarı incelemek üzere gerçekleştirdiği tur sırasında bu ikileme işaret etti. Haydar, saha engeli gibi bazı engellerin yanı sıra halkın tazmin edilmesi için esas alınan değerlerin değiştirilmesi gerekliliğine de dikkat çekti. “Çünkü tazmin edilmesi gerekenler halen bin 500 liralık bir fiyat üzerinden dolar kuruna dayanıyor” diyen Haydar, “zararların tazmin edilmesi amacıyla Bakanlar Kurulu'nun ilk oturumunda bu rakamların değiştirilmesi için kurula bir teklif sunulacağına” işaret etti.

Haydar ayrıca, “yaralılar ve şehit aileleriyle ilgili insani boyutun ertelenemeyeceğini, onların hakkı olan yardımın sağlanması gerektiğini ve bunun halihazırda yapıldığını” vurguladı. Haydar, “Altyapı ve su gibi ertelenemeyecek bazı şeyler olduğunu ve bunların engeller ne olursa olsun, işlerin daha da kötüye gitmemesi için güvence altına alınacağını” belirtti.



İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hizbullah’ın askeri komuta yapısını yeniden yapılandırıyor

Beyrut’un güney banliyösünde yıkılmış bir binanın yakınında, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Humeyni ile Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah’ın posteri görülüyor. (AP)
Beyrut’un güney banliyösünde yıkılmış bir binanın yakınında, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Humeyni ile Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah’ın posteri görülüyor. (AP)
TT

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hizbullah’ın askeri komuta yapısını yeniden yapılandırıyor

Beyrut’un güney banliyösünde yıkılmış bir binanın yakınında, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Humeyni ile Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah’ın posteri görülüyor. (AP)
Beyrut’un güney banliyösünde yıkılmış bir binanın yakınında, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Humeyni ile Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah’ın posteri görülüyor. (AP)

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) faaliyetlerine aşina iki kaynak, örgütün 2024 yılında İsrail’in ağır darbesine maruz kalan Hizbullah’ın askeri komuta yapısını yeniden inşa ettiğini bildirdi. Kaynaklara göre DMO boşlukları İranlı subaylar atayarak doldurdu, ardından Lübnan’daki örgütü yeniden yapılandırarak şu anda Tahran’a destek amacıyla yürüttüğü savaş için planlar hazırladı.

Bu yeniden yapılanma, 1982 yılında DMO tarafından kurulan Şii Hizbullah için bir ilk olarak değerlendiriliyor. Söz konusu adım, 2024 savaşında aldığı darbelerin ardından daha pragmatik bir yaklaşım benimsendiğine işaret ediyor. Bu süreçte örgütün genel sekreteri Hasan Nasrallah ile birlikte birçok üst düzey lider hayatını kaybetmişti.

Eğitim ve silahlanma

DMO’nun faaliyetlerine aşina iki kaynak, kuruluşundan bu yana Hizbullah içinde derin bir rol oynayan yapının, örgüt savaşçılarını yeniden eğitmek ve yeniden silahlandırma sürecini denetlemek üzere subaylar gönderdiğini belirtti. Kaynaklar ayrıca, DMO subaylarının, İsrail istihbaratı tarafından sızılmış olan Hizbullah’ın komuta yapısını da yeniden düzenlediğini aktardı. Bu sızıntının, İsrail’in örgütün çok sayıda üst düzey liderini öldürmesine katkı sağladığı ifade edildi.

İsrailli bir askeri sözcü ise 12 Mart’ta yaptığı açıklamada, son üç yılda verilen zararlara rağmen Hizbullah’ın hâlâ etkili ve tehlikeli bir güç olmayı sürdürdüğünü söyledi.

FVDVF
Hizbullah’ın kuzey İsrail’e doğru fırlattığı roketlerin hasar verdiği bölgede çalışmalarını sürdüren arama-kurtarma ekipleri (Reuters)

Hizbullah, 2 Mart’ta bölgesel savaşa dahil olmasından bu yana İsrail’e yüzlerce roket fırlattı. Bu durum, İsrail’in Lübnan’da binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açan saldırılar düzenlemesine neden oldu. Hizbullah savaşçıları, güneyde kontrol altına alınan bölgelerde İsrail askerlerine karşı koymayı sürdürüyor.

Buna karşın, birkaç yıl öncesine kıyasla kapasitesi daha düşük seviyede olan Hizbullah’ın, olası kapsamlı bir İsrail işgali karşısında nasıl bir performans sergileyeceği henüz netlik kazanmadı. Hizbullah’ın medya ofisi, İran Dışişleri Bakanlığı ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi, yorum taleplerine yanıt vermedi.

Netanyahu, geçtiğimiz ocak ayında yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın İran desteğiyle yeniden silahlanma ve altyapısını yeniden inşa etme çabası içinde olduğunu ifade etmişti.

Hiyerarşiyi ortadan kaldırmak

Kaynaklar, Hizbullah’ın toparlanmasına yardımcı olmakla görevlendirilen DMO subaylarının, Kasım 2024’te ilan edilen ateşkesten kısa süre sonra bölgeye ulaştığını ve İsrail’in hava saldırıları sürerken dahi çalışmalarına başladığını belirtti. Kaynaklardan biri, konuşlandırmanın yaklaşık 100 subayı kapsadığını ifade etti. Bu süreçte, talepleri doğrultusunda yapılan değişiklikler arasında, merkezi olmayan yapının hiyerarşik bir komuta sistemine dönüştürülmesi de yer aldı. Yeni yapı, birbirlerinin operasyonları hakkında sınırlı bilgiye sahip küçük birimlerden oluşuyor ve bu sayede operasyonel gizliliğin korunması amaçlanıyor.

Kaynaklar ayrıca, DMO subaylarının İran ve Lübnan’dan eş zamanlı roket saldırıları düzenlenmesine yönelik planlar hazırladığını, bu senaryonun ilk kez 11 Mart’ta uygulandığını aktardı.

CSDV
Tahran’da, eski Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Komutanı Abbas Nilfuruşan, Hizbullah’ın eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ve merhum Hamas lideri İsmail Heniyye’nin fotoğraflarının yer aldığı bir reklam panosu (Arşiv – Reuters)

Üst düzey bir Lübnanlı güvenlik kaynağı, İranlı yetkililerin Hizbullah’ın askeri kadrolarını yeniden eğitme ve organize etme sürecine destek verdiğini söyledi. Aynı kaynak, İran’ın hedef seçiminin ayrıntılarına doğrudan dahil olmak yerine, örgütün mevcut çatışmayı yürütmesine yardımcı olduğuna inandığını ifade etti.

Konuya yakın bir başka kaynak ise DMO’nun 2024 yılında Lübnan’a subaylar göndererek savaş sonrası Hizbullah’a yönelik bir değerlendirme yaptığını ve örgütün askeri kanadı üzerinde doğrudan denetim üstlendiğini belirtti.

Diğer iki kaynak da DMO’nun geçen yıl Hizbullah’a askeri işleyişin yönetiminde yardımcı olmak üzere özel danışmanlar gönderdiğini aktardı.

Merkezi olmayan model

King’s College London Güvenlik Çalışmaları Bölümü öğretim görevlisi Andreas Krieg, DMO’nun Hizbullah’ı ‘temelde çok daha yatay bir yapıya’ dönüştürecek şekilde yeniden organize ettiğini söyledi. Krieg, bunu Hasan Nasrallah’ın ölümünden önce etrafında şekillenen hiyerarşik siyasi yapıyla karşılaştırdı.

Yaklaşık 15 yıldır örgüt üzerine araştırmalar yürüten Krieg, “Uyguladıkları bu merkeziyetsiz model, bir ölçüde 1980’lerdeki Hizbullah’ın yapısına benziyor; çok küçük hücrelerden oluşuyor” dedi. Krieg, bu yapıyı DMO’nun İran’da da kullandığı ‘mozaik savunma’ modeli olarak tanımladı.

Lübnan, DMO’dan ülkeyi terk etmesini istiyor

DMO’nun çabaları, Beyrut hükümeti ve Lübnan ordusunun Hizbullah’ı silahsızlandırma yönünde ilerlemeye çalıştığı bir dönemde de sürdü. Bu durum, söz konusu hedefin karşı karşıya olduğu büyük karmaşıklığı gözler önüne serdi.

Lübnanlı bir yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, ülkenin tahminlerine göre Lübnan’da diplomatik görevlerin ötesinde Tahran yönetimiyle bağlantılı yaklaşık 100 ila 150 İran vatandaşının bulunduğunu, bunlar arasında DMO ile bağlantılı kişilerin de yer aldığını söyledi. Yetkili, hükümetin bu kişilerden mart ayı başında ülkeyi terk etmelerini istediğini belirtti.

DMO’nun faaliyetlerine aşina iki kaynak ise 7 Mart’ta Beyrut’tan Rusya’ya yapılan bir uçuşla ülkeden ayrılan 150’den fazla İranlı arasında DMO’ya bağlı unsurların da bulunduğunu aktardı. Aynı kaynaklar, 2024’teki ateşkesten yeni savaşın patlak vermesine kadar geçen 15 aylık süreçte İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden yaklaşık 500 kişi arasında DMO üyelerinin de bulunduğunu ifade etti. Ayrıca, savaşın başlamasından bu yana İsrail saldırılarında yaklaşık 10 DMO mensubunun daha öldüğü, bunlar arasında 8 Mart’ta Beyrut’taki bir otele düzenlenen saldırıda hayatını kaybedenlerin de yer aldığı belirtildi.


Irak İstihbarat Servisi’ne İHA’lı saldırı, Bağdat’ta ateşkesi ihlal etti

Irak İstihbarat Servisi tarafından, dün bir saldırıda hayatını kaybeden subayın cenaze töreninden bir fotoğraf paylaşıldı
Irak İstihbarat Servisi tarafından, dün bir saldırıda hayatını kaybeden subayın cenaze töreninden bir fotoğraf paylaşıldı
TT

Irak İstihbarat Servisi’ne İHA’lı saldırı, Bağdat’ta ateşkesi ihlal etti

Irak İstihbarat Servisi tarafından, dün bir saldırıda hayatını kaybeden subayın cenaze töreninden bir fotoğraf paylaşıldı
Irak İstihbarat Servisi tarafından, dün bir saldırıda hayatını kaybeden subayın cenaze töreninden bir fotoğraf paylaşıldı

Bağdat'ta dün yeni bir güvenlik krizi yaşandı. Irak’ın başkentinin orta kesimlerinde bulunan Mansur bölgesinde yer alan Milli İstihbarat Teşkilatı Servisi merkezine düzenlenen saldırıda, bir insansız hava aracı (İHA) iletişim kulesini ve sunucu sistemlerini vurdu. Saldırı sonucunda bir istihbarat subayı hayatını kaybetti, bazıları ise ağır yaralandı.

Irak İstihbarat Servisi, saldırı sonucu hayatını kaybeden bir subay için taziye mesajı yayınlarken, saldırıyı ‘bir terör eylemi’ olarak nitelendirdi ve bunun kanun dışı unsurlar tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Irak İstihbarat Servisi, bu eylemin çalışmalarını engellemeye yönelik başarısız bir girişim olduğunu vurgulayarak, sorumluları yakalayıp adalete teslim edeceğine dair söz verdi.

Öte yandan ‘Ashab-ı Kehf’ adlı silahlı bir grup, Bağdat Uluslararası Havalimanı yakınlarındaki Victory Askeri Üssü’nü hedef aldığını açıkladı. Bu, Hizbullah Tugayları’nın iki gün önce duyurduğu ve sadece ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği ile sınırlı olan gayri resmi ateşkesi fiilen sona erdiren bir gelişme oldu.

Bir diğer gelişmede ise Tuzhurmatu ilçesindeki el-Helva Askeri Havaalanı’nda Haşdi Şabi’ye bağlı birimlere yönelik saldırılar düzenlendi. Bu saldırılar sonucunda bir Haşdi Şabi üyesi öldü, diğerleri yaralandı.


İsrail, Lübnan'ın Nakura beldesi sınırlarında

İsrail tankları Lübnan'ın kuzey sınırında konuşlandırılıyor (EPA)
İsrail tankları Lübnan'ın kuzey sınırında konuşlandırılıyor (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'ın Nakura beldesi sınırlarında

İsrail tankları Lübnan'ın kuzey sınırında konuşlandırılıyor (EPA)
İsrail tankları Lübnan'ın kuzey sınırında konuşlandırılıyor (EPA)

İsrail'in Güney Lübnan'daki kara harekâtı dün, bu eksende gerçekleştirilen ilk saldırılarda, sahil kasabası Nakura’nın eteklerine kadar ulaştı. Beldenin çevresinde İsrail ordusu ile Hizbullah üyeleri arasında hafif ve orta kalibreli makineli tüfekler ve roketlerle doğrudan çatışmalar çıktı.

Nakura'nın yanı sıra Lübnan'ın güneyindeki çatışmalar, el-Hayam kenti cephesinde de ‘doğrudan temas’ aşamasına ulaştı. Şarku’l Avsat’a konuşan Merciyun ilçesindeki saha kaynakları, çatışmaların orta ve hafif makineli tüfeklerle şiddetlendiğini ve bölgede bu yoğunlukta çatışma seslerinin duyulmasının nadir görülen durumlardan biri olduğunu belirtti.

Öte yandan savaşı durdurmaya yönelik diplomatik çabalar sonuçsuz kaldı. Fransa, Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barou’nun Lübnan ve İsrail’e yaptığı kısa ziyaretin somut bir sonuç getirmediğini değerlendirdi. Fransız kaynaklar, “Müzakere zamanı henüz gelmedi” açıklamasında bulundu.