Maruni Piskoposlar Konseyi’nden Lübnan Genelkurmay Başkanı’nın görev süresinin uzatılmasına tepki

Rai, Berri ve Mikati ile toplantı düzenlenmesi bekleniyor.

Patrik Rai, Le Drian. (NNA)
Patrik Rai, Le Drian. (NNA)
TT

Maruni Piskoposlar Konseyi’nden Lübnan Genelkurmay Başkanı’nın görev süresinin uzatılmasına tepki

Patrik Rai, Le Drian. (NNA)
Patrik Rai, Le Drian. (NNA)

Maruni Patriği Beşara er-Rai’nin, ‘askeri kuruma bir halef atayıp General Joseph Avn’ı emekliye sevk ederek genelkurmay başkanlığındaki boşluğu doldurma’ konusunda esneklik göstermeye başladığını iddia edenler yanılıyor. Bu, Avn’ın görev süresini uzatmaya kararlı olduğunu ve bazı tarafların teşvik etmeye başladığı koşulların aksine konumunu yeniden gözden geçirmesine yer olmadığını bildiren bazı ziyaretçilerinin ortaya attığı bir fikir.

Son iki gün içerisinde Rai’nin bazı ziyaretçileri, Rai’nin General Avn’un görev süresinin uzatılmasına sadık kaldığını ve başkanlık koltuğunun boş olması nedeniyle yeni bir genelkurmay başkanının atanmasına izin verilmediğini açıkladı. Ancak onlara göre siyasi hesaplaşma güdüsü nedeniyle tavrını yumuşattı.

Aynı ziyaretçiler, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bunun anayasal kurumların düzenini yeniden tesis etmenin tek anahtarı olduğu için Rai’nin hala bir cumhurbaşkanı seçme konusunda ısrar ettiğini belirttiler.

Ayrıca ziyaretçilere göre Rai, cumhurbaşkanlığı yokluğunda yeni bir genelkurmay başkanının atanmasının uygun olmadığını söyledi. Rai’nin General Avn’un görev süresinin uzatılması konusunda tavrından taviz vermeyeceğini belirten ziyaretçiler, “Bu, Maruni Piskoposlar Konseyi’nin gelecek çarşamba günü yapacağı aylık toplantıda ikinci kez odaklandığı bir konu” dedi.

Rai’nin Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri ve yeni bir genelkurmay başkanı atamayı reddetme ve Bakanlar Kurulu kararıyla General Avn’un görevini altı ay süreyle uzatma tutumuna ilişkin anlayışını ilettiği geçici Başbakan Necib Mikati ile sürekli temas halinde olduğunu belirttiler.

Aynı şekilde ziyaretçilere göre Rai, Hizbullah ile de temasını kesilmediğini ve Meclis Başkanı Berri’nin ve Hizbullah’ın teşvikiyle kendisini ziyaret eden Yüksek Şii İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib ile görüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rai, yeni bir genelkurmay başkanının atanmasına karşı çıkmasının nedenlerini ve General Avn’un görev süresinin uzatılmasına ilişkin tavırları da anladığını bildirdi.

Ziyaretçiler, Rai’nin Meclis Başkanı Berri ve Başbakan Mikati ile temasa geçerek Maruni Piskoposlar Konseyi’nin aylık toplantısını beklediğini aktarırken Rai’nin Konsey Başkanı’nın tavrını anlamış olduğunu gösterdiğini ve artık hükümete zaman tanıdığını söylediğini bildirdiler. Ziyaretçilere göre kesin bir karara varılamaması halinde ise genelkurmay başkanlığındaki boşluğun doldurulması meselesi, gelecek ayın ilk yarısında toplanacak olan yasama döneminin gündemine alınacak. Ayrıca bu konuyla ilgili olarak çeşitli parlamento blokları tarafından sunulan bir dizi kanun teklifi bulunuyor ve boşluğun doldurulması için uygun gördüğü noktayı oylamak ise Parlamento Genel Kurulu’na kalmış bir durum.

Ancak aynı ziyaretçiler, Başbakan Mikati’nin Bakanlar Kurulu’na General Avn’un görevden alınmasının ertelenmesi yönünde bir karar alma çağrısında bulunarak kendi gerekliliklerini yerine getirebilirken, Hizbullah’ın ise kendi tavrını belirginleştirmede gecikme yaşadığını söyledi. Her ne kadar Hizbullah’ın gecikmesi ortasında hükümetin zamanı daralmaya başlasa da bu durum, parlamentonun müdahale etmesinin ve ordu liderliğindeki boşluğu doldurmasının yolunu açıyor.



Bakan: Lübnan, finansman krizi ortasında mülteci krizine hazırlanıyor

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında geçici sığınak olarak kullanılan ortaokulun bahçesinde bir grup yerinden edilmiş çocuk (Reuters)
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında geçici sığınak olarak kullanılan ortaokulun bahçesinde bir grup yerinden edilmiş çocuk (Reuters)
TT

Bakan: Lübnan, finansman krizi ortasında mülteci krizine hazırlanıyor

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında geçici sığınak olarak kullanılan ortaokulun bahçesinde bir grup yerinden edilmiş çocuk (Reuters)
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında geçici sığınak olarak kullanılan ortaokulun bahçesinde bir grup yerinden edilmiş çocuk (Reuters)

Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin el-Sayid, yaptığı açıklamada, Lübnan'ın İsrail saldırıları ve tahliye emirleri nedeniyle yerinden edilen yüz binlerce kişinin uzun vadede evlerine dönmeme ihtimaline hazırlandığını belirtti.

El-Sayid, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın ordunun Lübnan-İsrail sınırı boyunca tüm evleri yıkacağını ve Güney Lübnan'dan kaçan 600 bin kişinin köylerine dönmesini engelleyeceğini açıklamasının ardından Reuters'a konuştu.

2 Mart'tan bu yana, Lübnanlı silahlı grup “Hizbullah”ın İsrail'e ateş açarak Lübnan'ı bölgesel çatışmanın içine sürüklemesi ile 1 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı ve bin 200 kişi İsrail saldırılarında hayatını kaybetti.

Bakan dün yaptığı açıklamada, “Uzun süreli yerinden edilme elbette endişe verici bir durum. Bunun olmaması umuduyla, ancak hükümet olarak hazırlıklı olmalı ve bu konuyu düşünmeliyiz” dedi.

Bakan, hükümetin nakit karşılığı kira programları ve barınma imkanları sağlanması gibi seçenekleri değerlendirdiğini, ancak şu aşamada kamplar kurmayı planlamadığını ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Bakan sözlerine şöyle devam etti: «Her şey İsraillilerin toprakları ele geçirme konusundaki ısrarına bağlı ve elbette bu bizim için kabul edilemez bir durum... Bu, egemenliğimizin açık bir ihlalidir ve elimizden gelen her şeyi yaparak bunu engellemek için çalışacağız.»

Katz dün, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde, Lübnan'ın İsrail sınırının yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde bulunan Litani Nehri'ne kadar kontrolünü sürdüreceğini söyledi. Bu nehrin güneyindeki topraklar, Lübnan topraklarının yaklaşık onda birini oluşturuyor.

İki gönüllü, Lübnan'ın güneyindeki Sur (Tire) şehrinde yerinden edilmiş insanlara dağıtılmak üzere meyve ve sebze dolu çuvallar taşıyor (Reuters)İki gönüllü, Lübnan'ın güneyindeki Sur (Tire) şehrinde yerinden edilmiş insanlara dağıtılmak üzere meyve ve sebze dolu çuvallar taşıyor (Reuters)

İhtiyaçları karşılamak için fonlar «yetersiz»

Şu anda yaklaşık 136 bin kişi toplu barınaklarda yaşarken, geri kalanlar ya akrabalarının yanında ya da nadir durumlarda sokaklarda kalıyor.

Uzun süreli yerinden edilme, Lübnan'daki farklı gruplar arasındaki sosyal gerilimleri daha da artırabilir, zira “Hizbullah”ın savaşa girme kararıyla eski siyasi ve mezhepsel bölünmeler alevlendi.

El-Sayid, “Gerçekten çok büyük sayıda yerinden edilmiş kişi var ve onlara ayrılan alan giderek daralıyor” dedi.

Ayrıca, 2024’teki «Hizbullah» ile İsrail arasındaki savaş sırasında yerinden edilmiş kişileri barındırmaya hazır olduğunu belirten bazı bölgelerin, okullar veya diğer kamu binaları da dahil olmak üzere, bu sefer daha az hazırlıklı olduğunu belirtti.

Bakan şöyle devam etti: «Bu, sosyal uyumu sağlamak ve halkın, tabiri caizse, hâlâ kardeşlik içinde olduğundan emin olmak gibi yeni bir zorluktur... Lübnanlıların bu duyguyu paylaştığına yürekten inanıyorum. Gördüğümüz örneklerin çoğu harika ve her yerde misafirperverlik sergileniyor. Ancak aynı zamanda, insanların kaynakları son derece sınırlı.”

Sosyal İşler Bakanlığı, yerinden edilmiş ailelerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak için üç ay önceden planlama yapıyor, ancak finansman eksikliği hâlâ zorluk teşkil ediyor.

Bakan, Birleşmiş Milletler’in iki aydan biraz fazla süren 2024 savaşı sırasında, Lübnan’ın insani krizle başa çıkmasına yardımcı olmak için 700 milyon dolar topladığını ve çeşitli ülkelerin 110’dan fazla yardım uçağı gönderdiğini ifade etti.

Lübnan yeni savaşın ikinci ayına girerken, Birleşmiş Milletler'in son çağrısının ardından sadece 30 milyon dolar aldı ve bağışçılar yaklaşık 60 milyon dolar daha taahhüt etti. Sadece yedi yardım uçağı ulaştı.

El-Sayid, “Hedefimize ulaşmaktan çok uzağız. Son savaşta, sadece ilk ay içinde en az 50 uçak gelmişti” dedi.

Bakan, 2024 yılındaki durumun aksine, Körfez’deki bazı geleneksel bağışçıların çatışmanın sonuçlarından doğrudan etkilendiğini belirterek, petrol fiyatlarındaki hızlı artışın yardımların etkinliğini etkilediğine dikkat çekti.

Bakan, mevcut yardımların bakanlığın ihtiyaçlarının yalnızca yüzde 30’unu karşıladığını belirtti.

Şöyle devam etti: “Elbette, barınaklardaki tüm sakinlerin ihtiyaçlarının en azından karşılanmasını sağlamak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Diğer soru ise zaman çerçevesi, yani bu durum ne kadar sürecek?” 


Körfez ülkeleri, herhangi bir güvenlik anlaşmasına katılmakta ısrar ediyor

Kuveyt'in dev ham petrol tankeri «el-Salimi», dün İran'ın saldırısına uğradı (Kuveyt Petrol Kurumu- Reuters)
Kuveyt'in dev ham petrol tankeri «el-Salimi», dün İran'ın saldırısına uğradı (Kuveyt Petrol Kurumu- Reuters)
TT

Körfez ülkeleri, herhangi bir güvenlik anlaşmasına katılmakta ısrar ediyor

Kuveyt'in dev ham petrol tankeri «el-Salimi», dün İran'ın saldırısına uğradı (Kuveyt Petrol Kurumu- Reuters)
Kuveyt'in dev ham petrol tankeri «el-Salimi», dün İran'ın saldırısına uğradı (Kuveyt Petrol Kurumu- Reuters)

Katar Dışişleri Bakanlığı dün, gerginliğin sona erdirilmesini amaçlayan Körfez ülkelerinin ortak tutumunu teyit ederek, bölgenin güvenliği ile ilgili imzalanacak her türlü anlaşmada Körfez ülkelerinin temel taraf olarak yer alması gerektiği konusunda Körfez ülkeleri arasında mutabakat olduğunu belirtti.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgilere göre sahada gerçekleşenler ise şu şekilde gerçekleşti: Suudi Arabistan savunma güçleri, Riyad bölgesine doğru fırlatılan 12 insansız hava aracı (İHA) ve 7 balistik füzeyi önleyerek imha etti; bir füze ise doğu bölgesine doğru fırlatıldı. Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bölgede yaşanan olaylar doğrultusunda, Rahman'ın misafirlerinin gelişini kolaylaştırmak için özel bir operasyon odası kurdu.

“Kuveyt Petrol Kurumu”, dev tanker “el-Salimi)”nin mürettebatının “İran'ın alçakça saldırısı sonucu gemide çıkan yangını söndürmeyi başardığını” belirtirken, Kuveyt güçleri ise 5 balistik füze ve 7 İHA’yı tespit ederek müdahale etti. BAE savunma güçleri ise 8 balistik füze, 4 seyir füzesi ve 36 İHA ile mücadele etti.


Starmer, Şara ile göç ve sınır güvenliğini görüştü

Başbakan Starmer dün Cumhurbaşkanı el-Şara'yı kabul etti (Reuters)
Başbakan Starmer dün Cumhurbaşkanı el-Şara'yı kabul etti (Reuters)
TT

Starmer, Şara ile göç ve sınır güvenliğini görüştü

Başbakan Starmer dün Cumhurbaşkanı el-Şara'yı kabul etti (Reuters)
Başbakan Starmer dün Cumhurbaşkanı el-Şara'yı kabul etti (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da gerçekleştirdikleri görüşmede ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler konularını ele aldılar.

Downing Street sözcüsü, Starmer'ın Suriye hükümetinin DEAŞ'a karşı attığı adımları ve terörle mücadelede ikili iş birliğinde kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşıladığını söyledi. İki taraf ayrıca bölgesel istikrar, ekonomik konular, göç ve sınır güvenliği ile ilgili daha geniş kapsamlı konuları da görüştü.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, “X” platformundaki hesabından yaptığı iki paylaşımda, el-Şara'nın Birleşik Krallık'a yaptığı resmi ziyaret sırasında Başbakan Starmer ile görüştüğünü, görüşmede Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani ve Ekonomi Bakanı Nidal el-Şaar'ın da hazır bulunduğunu ve “kalkınma ve yatırım alanlarında iş birliğinin geliştirilmesinin öneminin” vurgulandığını