Gazze’de ateşkes çabaları engellerle karşı karşıya

ABD’nin durumu sakinleştirmek için Mısır ve Katar ile çalışmaya devam edeceği yönündeki güvenceleri arasında

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus şehrine düzenlediği hava saldırıları sonucu oluşan yıkım (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus şehrine düzenlediği hava saldırıları sonucu oluşan yıkım (AFP)
TT

Gazze’de ateşkes çabaları engellerle karşı karşıya

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus şehrine düzenlediği hava saldırıları sonucu oluşan yıkım (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus şehrine düzenlediği hava saldırıları sonucu oluşan yıkım (AFP)

Filistin’in Gazze Şeridi’nde bir hafta süren insani aranın son bulmasının ardından işgalci İsrail güçleri, Gazze Şeridi’ndeki saldırılarına cuma günü kaldığı yerden devam etti. Bunun sonucunda yüzlerce kişi şehit olup yaralanırken Gazze’ye yardım girişleri de durduruldu. Bunun ışığında Mısır ve Katar ateşkesin tekrar sağlanması çabasıyla farklı taraflarla temaslarını ve çabalarını sürdürürken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, MOSSAD Heyeti’ni Katar’dan geri çağırdı. Böylece Gazze Şeridi’nde sakinliği sağlamaya çalışan Mısır-Katar arabuluculuk çabaları yeni engellerle karşılaştı.

xascdfe
İsrail’in Hamas’la yaptığı takas anlaşması kapsamında 30 Kasım’da serbest bırakılan Filistinli bir kadın (AP)

İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan açıklamada, “Gazze hakkındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi” sebebiyle MOSSAD Heyeti’nin Katar’dan çağrıldığı bildirildi. Söz konusu açıklamada Hamas “kabul ettiği listede yer alan çocuk ve kadın rehinelerin hepsini serbest bırakma sözünü tutmamakla” suçlandı. Netanyahu’nun ofisine göre MOSSAD Başkanı ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Direktörü’ne, Mısır İstihbarat Başkanı’na ve Katar Başbakanı’na çabalarından dolayı teşekkür etti.

Yeni rehine gruplarının salınması

Geçtiğimiz birkaç gün içinde Katar’ın başkenti, 24 Kasım’da başlatılan ilk insani arayı uzatmanın yollarını tartışmak üzere Katarlı yetkililerin yanı sıra Mısır, ABD ve İsrail’deki istihbarat servislerinin başkanları arasında yapılan güvenlik toplantılarına ev sahipliği yaptı.

Reuters’a konuşan güvenilir bir kaynağa göre İsrail güvenlik heyetinin Doha’dan ayrılmasının hemen öncesinde müzakerelerin kadınlar ve çocuklar dışında İsrailli yeni rehine gruplarının salınma olasılığına odaklandığını söyledi. Kaynak, heyet ayrılmadan önce üzerinde tartışılan insani aranın şartlarının cuma günü ‘çöken’ insani ara anlaşmasından farklı olduğunu söyledi.

sdefr
Yemek almaya çalışan Gazzeli çocuklar (Reuters)

Bir hafta süren insani ara sırasında İsrail ve Filistinli direniş örgütleri, 210 Filistinli tutuklu karşılığında 70 İsrailli esirin takasını gerçekleştirmişti. Hamas ayrıca İsrail’de çalışan ve insani ara anlaşmasına dahil olmayan çoğu Taylandlı yaklaşık 30 yabancıyı da serbest bırakmıştı. İnsani ara aynı zamanda, kuşatılmış ve harap olmuş Gazze Şeridi’ne daha fazla insani yardımın, özellikle de yakıt kamyonlarının girmesini de sağlamıştı. İsrail’in haftalarca Gazze Şeridi’ne yakıt girmeyeceği konusundaki ısrarı, başta hastaneler ve kamu hizmeti tesisleri olmak üzere hayati önem taşıyan tesislerin çoğunun durmasına neden olmuştu.

Karşılıklı suçlamalar

İsrail ve Hamas, birbirlerini insani aranın bozulmasına neden olmakla suçladı. İsrail, Hamas’ı esir aldığı tüm kadınları serbest bırakmayı reddetmekle suçlarken, Filistin direniş hareketi yaptığı açıklamada İsrail’i önerdiği alternatiflere yanıt vermemekten sorumlu tuttu ve savaşı yeniden başlatmaya çalışmakla suçladı. Öte yandan Filistinli bir yetkili Reuters’e, anlaşmanın çökmesinin “İsrail'in Hamas’ın kadın askerleri serbest bırakmasını talep etmesinden sonra gerçekleştiğini” söyledi.

Kahire’deki Amerikan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi ve Orta Doğu Araştırmaları Ulusal Merkezi’nin İsrail Çalışmaları Birimi Başkanı Prof. Dr. Tarık Fehmi, “Mısır-Katar arabuluculuğunun karşılaştığı zorlu koşullara ve baskıcı engellere rağmen devam ettiğini” söyledi.

dvferb
Mısır’a açılan Refah Sınır Kapısı’ndan cumartesi günü Gazze Şeridi’ne giren bir yardım tırı (Reuters)

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda Fehmi, Mısır-Katar arabuluculuğunun zorlu koşullardan geçmesini “tamamen İsrail’in inatçılığına ve Hamas tarafından salınacak kişilerin isimlerinin tam listesini alma konusunda ısrar ederken salınacak Filistinli esirlerin listeleri üzerinde oynama yapmasına” bağladı.

İsrail’in iç koşulları

“İsrail’in iç koşullarının sükunet yolunda ilerlemek için yeterli siyasi iradeyi sağlamadığına” dikkat çeken Fehmi sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrail’in içi insani aranın sürdürülmesi konusunda çekinceliydi. Ateşkesin devamının kaçınılmaz sonucu, hükümetin dağılması ve İsrail’in bilinmeyen bir tünele sürüklenmesiydi. Çünkü bu durumda hükümet, egemen nitelikte kararlar alamayan işgüder bir hükümete dönüşecekti.”

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir liderliğindeki Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) Partisi geçen hafta, Gazze Şeridi’nde insani aranın 10 günden fazla uzatılması yönünde yeni bir anlaşmaya varılması halinde partinin altı Knesset üyesinin tamamının hükümet koalisyonundan çekileceği tehdidinde bulunmuştu. Ben-Gvir, X platformundaki (eski adıyla Twitter) hesabında yaptığı paylaşımda “savaşı durdurmanın hükümeti dağıtmakla eşdeğer olduğunu” ifade etmişti.

sreg
Filistinli bir çocuk Gazze’deki bir hastanede tedavi görüyor (AP)

Fehmi, “İsrail hükümetinin ateşkesi bozmak için dalavere yapmasının nedenlerinden birinin savaş sonrası aşamada Gazze Şeridi’yle ilgilenme konusunda net bir güvenlik veya siyasi vizyona sahip olmaması” olduğuna dikkat çekti.

Fehmi “Kuzey Gazze’de tampon bir bölgeden söz etmek belirsiz bir şey ve İsrail’in şu anda sahip olmadığı bir güvenlik ve stratejik planı gerektiriyor. Ayrıca ABD tarafı, ABD yönetiminin özel hesapları olduğundan ötürü Netanyahu hükümetine yeterince baskı uygulamıyor” dedi.

Yeni taktikler

Fehmi, “Mısırlı ve Katarlı arabulucuların çatışmanın bir sonraki aşamasına uygun yeni taktikler ile çalışmalarına devam etmesini” beklediğini söyledi. Fehmi, “mevcut savaşın her iki tarafının da Mısırlı ve Katarlı arabuluculara ihtiyacı olduğunu, çünkü Kahire ve Doha’nın oynadığı rolün alternatifi olmadığını” vurguladı.

Cuma günü Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan bir açıklamada, insani aranın çökmesi ve İsrail’in şiddetli bir şekilde Gazze Şeridi’ni bombalamaya dönmesi kınanarak “Bu, ciddi bir gerileme teşkil etmektedir ve masum Filistinlilerin akan kanını durdurmak ve Gazze Şeridi sakinlerinin acilen ihtiyaç duyduğu yardımların daha fazla teminini sağlamak için ateşkesi uzatma yönünde günlerdir verilen çabaların hepsinin İsrail tarafından küçümsenmesi demektir” ifadeleri kullanılmıştı. Ayrıca Filistinlilerin zorla topraklarından göç ettirilmesinin sonuçları hakkında uyarıda bulunulmuştu.

Öte yandan Katar Dışişleri Bakanlığı, ateşkesin sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada, Katar devletinin “tüm arabulucu ortaklarıyla birlikte insani araya yol açan çabaları sürdürmeye kararlı olduğunu ve sükunete dönmek için ne gerekiyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğini” vurgulamıştı.



İsrail ordusu, Hamas’ın mali sorumlusunu öldürdüğünü açıkladı

Şubat ayında Han Yunus’ta dört İsrailli rehinenin cenazelerinin teslimi sırasında İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (DPA)
Şubat ayında Han Yunus’ta dört İsrailli rehinenin cenazelerinin teslimi sırasında İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (DPA)
TT

İsrail ordusu, Hamas’ın mali sorumlusunu öldürdüğünü açıkladı

Şubat ayında Han Yunus’ta dört İsrailli rehinenin cenazelerinin teslimi sırasında İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (DPA)
Şubat ayında Han Yunus’ta dört İsrailli rehinenin cenazelerinin teslimi sırasında İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (DPA)

İsrail ordusu, bugün (Çarşamba) yaptığı açıklamada, Gazze’de Hamas’ın askerî kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın finans bölümünde görevli olduğu belirtilen Abdülhay Zakkut’un öldürüldüğünü duyurdu.

Ordunun sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail Savunma Kuvvetleri ile iç istihbarat servisi Şin Bet’in ortak faaliyeti kapsamında, yaklaşık iki hafta önce Gazze kentinde yaşayan ve Hamas’ın askerî kanadının mali yapılanmasında yer alan Abdülhay Zakkut etkisiz hâle getirildi” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Zakkut’un Raid Saad adlı kişiyle birlikte bulunduğu sırada aracında hedef alındığı belirtildi. Son bir yıl içinde Zakkut’un, Hamas’ın askerî kanadına aktarılmak üzere onlarca milyon dolar toplamak ve transfer etmekten sorumlu olduğu, bu kaynakların İsrail’e karşı yürütülen çatışmaların sürdürülmesi amacıyla kullanıldığı öne sürüldü.

İsrail ordusu, yaklaşık iki hafta önce Gazze kentinde bir araca düzenlenen hava saldırısında Raid Saad’ın da öldürüldüğünü açıklamış, Saad’ı 7 Ekim 2023’teki saldırıların planlayıcılarından biri olarak tanımlamıştı.

Saad’ın, ekim ayında ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana Hamas içinde öldürülen en üst düzey isim olduğu belirtilirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz, söz konusu saldırının Gazze’nin güneyinde iki İsrail askerinin el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu yaralanmasına misilleme olarak gerçekleştirildiğini ifade etmişti.

Cibaliya’da bir kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı

Filistin kaynakları, İsrail ordusunun bugün Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya’da düzenlediği saldırılarda bir Filistinlinin hayatını kaybettiğini, dört kişinin de yaralandığını bildirdi.

Filistin haber ajansı SAFA’ya göre İsrail güçleri Cibaliya beldesindeki el-Curn bölgesinde bir Filistinliyi ateş açarak öldürdü. Ayrıca İsrail topçusunun sabah saatlerinde Gazze Şeridi’nin doğusundaki bölgelere yoğun atışlar yaptığı, savaş uçaklarının ise Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’un doğusuna iki hava saldırısı düzenlediği aktarıldı.

Ajans, Han Yunus’ta çok sayıda sivil yerleşimin geniş çaplı yıkıma uğradığını da kaydetti.


Türkiye: Libya Genelkurmay Başkanı'nın uçağı düşmeden önce elektrik arızası bildirdi

Dibeybe hükümetine bağlı kuvvetlerin Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed el-Haddad, Ankara'da Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede, (Türk Savunma Bakanlığı)
Dibeybe hükümetine bağlı kuvvetlerin Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed el-Haddad, Ankara'da Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede, (Türk Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye: Libya Genelkurmay Başkanı'nın uçağı düşmeden önce elektrik arızası bildirdi

Dibeybe hükümetine bağlı kuvvetlerin Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed el-Haddad, Ankara'da Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede, (Türk Savunma Bakanlığı)
Dibeybe hükümetine bağlı kuvvetlerin Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed el-Haddad, Ankara'da Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede, (Türk Savunma Bakanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Başkanı Burhanettin Duran, bugün yaptığı açıklamada, Libya Genelkurmay Başkanı'nı taşıyan özel uçağın Ankara yakınlarında düşmeden önce elektrik arızası bildirdiğini ve acil iniş talebinde bulunduğunu söyledi.

Açıklamada ayrıca, Dassault Falcon 50 tipi uçağın dün TSİ 17:17'de Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a doğru havalandığı ve TSİ 17:33'te elektrik arızası nedeniyle hava trafik kontrolüne acil durum bildirdiği belirtildi.

Libya ve Türk yetkililer, kazada üç mürettebat da dahil olmak üzere 8 kişinin öldüğünü açıkladı.

Duran, hava trafik kontrolünün uçağı Esenboğa Havalimanı'na yönlendirdiğini ve acil durum prosedürlerinin uygulandığını, ancak uçağın iniş sırasında 17:36'da radar ekranlarından kaybolduğunu ve iletişimin kesildiğini söyledi.

gthyu
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, dün Ankara'da Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali el-Haddad ile görüşmesi sırasında (Türkiye Savunma Bakanlığı- X)

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya daha önce yaptığı açıklamada, uçağın Ankara'nın Haymana ilçesi üzerinde uçarken acil iniş talebinde bulunduğunu ve enkazın daha sonra aynı ilçenin Kesik Kavak köyü yakınlarında bulunduğunu belirtmişti.

Duran, İçişleri Bakanlığı'nın operasyonu başlatmasının ardından arama kurtarma ekiplerinin kaza yerine ulaştığını ve kazanın nedenine ilişkin soruşturmanın tüm ilgili makamların katılımıyla devam ettiğini kaydetti.

Uluslararası alanda tanınan Libya hükümeti, ölenler arasında Ordu Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad, Kara Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı, Askeri Üretim Otoritesi Direktörü, Libya Ordusu Genelkurmay Başkanının danışmanı ve Genelkurmay Başkanının medya ofisinden bir fotoğrafçının bulunduğunu açıkladı.

Libyalı yetkililer, uçağın Malta'dan kiralandığını ve orada kayıtlı olduğunu belirterek, olayla ilgili soruşturma kapsamında uçağın sahipliği, önceki sorun kayıtları ve teknik özellikleri gibi bilgilerin inceleneceğini ifade etti.


Sudan hükümeti ‘bin günlük savaşı’ sona erdirmek için girişimde bulundu

TT

Sudan hükümeti ‘bin günlük savaşı’ sona erdirmek için girişimde bulundu

Sudan hükümeti ‘bin günlük savaşı’ sona erdirmek için girişimde bulundu

Birleşmiş Milletler’in (BM) ‘tarif edilemez ölçüde büyük insani acı’ uyarıları yaptığı bir dönemde, Sudan’da geçiş hükümetinin başbakanı Kâmil İdris, ülkesinde bin gündür süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan kapsamlı bir barış girişimini BM Güvenlik Konseyi üyelerine sundu. Aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu’yu (Hamideti) derhal insani ateşkesi kabul etmeye çağırdı.

Burhan ile Hamideti’nin bu önerileri kabul edip etmeyeceği henüz netlik kazanmazken, HDK’nin geçtiğimiz kasım ayı başında bir insani ateşkesi kabul ettiği hatırlatıldı.

İdris, pazartesi akşamı New York’ta düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunda yaptığı konuşmada, “Sudan, savaş nedeniyle varoluşsal bir krizle karşı karşıya” dedi. Söz konusu girişimin ‘bir yanılsamadan değil, bir zorunluluktan; bir zaferden değil, bir sorumluluktan’ doğduğunu ifade eden İdris, planın BM, Afrika Birliği (AfB) ve Arap Birliği gözetiminde ateşkes ilan edilmesini, HDK’nin kontrol ettiği tüm bölgelerden çekilmesini, kamplara taşınmasını ve silahsızlandırılmasını öngördüğünü belirtti.

Zorunlu değil

ABD, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’dan oluşan Uluslararası Dörtlü’nün desteklediği ateşkese dolaylı bir gönderme yapan Kâmil İdris, hükümetin önerisinin ‘yerel olarak hazırlandığını ve dışarıdan dayatılmadığını’ vurguladı. HDK’nin kamplarla sınırlandırılmaması halinde ateşkesin ‘başarı şansının olmadığını’ belirten İdris, BM Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesine girişimine destek çağrısında bulundu. İdris, “Bu girişim, Sudan’ın uçurumun kenarından geri döndüğü ve uluslararası toplumun tarihin doğru tarafında yer aldığı bir an olabilir” dedi. İdris, BM Güvenlik Konseyi’nin ‘çöküşün tanığı olarak değil, toparlanmanın ortağı olarak anılması gerektiğini’ ifade etti.

frgt
New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi oturumundan (BM)

Öte yandan, İdris’ten önce BM Güvenlik Konseyi üyelerine hitap eden ABD’nin BM Daimî Temsilci Yardımcısı Jeffrey Bartos, Trump yönetiminin ilerlemenin yolu olarak insani ateşkes önerdiğini söyledi. Bartos, “Savaşan iki tarafı bu planı ön koşulsuz ve derhal kabul etmeye çağırıyoruz” dedi. Bartos, Trump yönetiminin Darfur ve Kordofan bölgelerindeki dehşet verici şiddeti ve Sudan ordusu ile HDK tarafından işlenen, hesap sorulması gereken vahşetleri şiddetle kınadığını belirtti.

Bu açıklamalar, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun geçtiğimiz cuma günü yaptığı değerlendirmeleri de hatırlattı. Rubio, yeni yılın Sudan’da insani ateşkes için bir fırsat sunduğunu belirterek, “Odaklanmamızın yüzde 99’u bu insani ateşkese ve ona mümkün olan en kısa sürede ulaşmaya yönelik” dedi. Yeni yılın iki taraf için de anlaşmaya varmak adına büyük bir fırsat oluşturduğunu ifade eden Rubio, bu yönde azami çaba gösterdiklerini söyledi. Rubio, “Orada yaşananlar dehşet verici, gerçekten korkunç” diye konuştu.

sxdcfg
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'da düzenlediği basın toplantısında (AFP)

Silah tedariki konusunda Rubio, “Bu konuda bazı ilerlemeler kaydedebileceğimizi umuyoruz, ancak ilerleme kaydetmek için dış aktörlerin nüfuzlarını kullanmaları gerektiğini biliyoruz” dedi.

Silah tedariki

BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Halid Hıyari, gelişmiş silahların kesintisiz sevkiyatıyla körüklenen Sudan’daki savaşa ilişkin artan endişelerini dile getirdi. Hıyari, silah tedarikini durdurmayı reddeden ülkeleri eleştirirken, uzlaşmaya yanaşmayan ve gerilimi düşürme iradesi göstermeyen hükümet güçleri ile yarı askerî unsurları da hedef aldı.

Hıyari, “Bu ülkeler petrol gelirlerini korumak için çatışmaları durdurmayı başarabildi, ancak kendi halklarını korumak söz konusu olduğunda bunu yapmayı başaramadı” dedi. Her iki tarafın destekçilerine nüfuzlarını ‘katliamı durdurmaya yardımcı olmak için kullanmaları’ çağrısında bulundu.

Son gelişmelerin, ‘çatışmanın giderek daha karmaşık bir nitelik kazandığını ve bölgesel boyutlarının genişlediğini’ gösterdiği uyarısında bulunan Hıyari, bu eğilimlere müdahale edilmemesi halinde Sudan’ın komşularının ülke içinde ve çevresinde bölgesel bir çatışmaya sürüklenebileceğini söyledi. Çatışmanın özellikle kaygı verici yönlerinden birinin, her iki tarafın da insansız hava araçlarını (İHA) yoğun şekilde kullanarak rastgele saldırılar düzenlemesi olduğunu belirten Hıyari, bunun çok sayıda sivil can kaybına yol açtığını ifade etti. Silah akışının, daha gelişmiş ve daha ölümcül hâle gelerek sürmesinin çatışmanın temel itici gücü olmaya devam ettiğini vurgulayan Hıyari, “Bu akışın durdurulması yönündeki çağrılar görmezden gelindi ve kimse hesap vermedi” dedi.

Hıyari, durumun daha fazla kötüleşmesini önlemek, Sudan’ın birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için ‘hızlı ve eşgüdümlü bir hareketin’ gerekli olduğunu kaydetti.

BM Genel Sekreteri’nin Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra’nın, şiddeti azaltmaya ve sivillerin korunmasını güçlendirmeye yönelik somut ve uygulanabilir tedbirler üzerinde görüşmeler yapılması için çatışmanın taraflarıyla temas hâlinde olduğunu bildiren Hıyari, odağın şu anda AfB öncülüğünde yürütülecek kapsamlı bir Sudan diyaloğuna destek vermek olduğunu söyledi. Bu sürecin, sivil liderliğinde güvenilir ve kapsayıcı bir siyasi geçişin önünü açmasının hedeflendiğini ifade etti.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Operasyonlar ve Savunuculuk Bölümü Direktörü Edem Wosornu ise “Bu çatışmanın vahşeti sınır tanımıyor” diyerek, Kordofan eyaletinin şiddet ve acının yeni merkezi hâline geldiğine dikkat çekti. Wosornu, BM’nin, HDK’nin el-Faşir’i ele geçirmesi sırasında ve sonrasında uluslararası insancıl hukukun ağır ihlallerine ilişkin yeni raporlar almaya devam ettiğini, bunlar arasında toplu katliamlar ve cinsel şiddet vakalarının da bulunduğunu söyledi.

BAE'nin pozisyonu

BAE'nin BM Daimî Temsilcisi Muhammed Ebu Şihab, insani ateşkesin derhal hayata geçirilmesi ve buna en acil şekilde ihtiyaç duyan Sudanlı sivillere yardımların ulaştırılması için acil bir fırsat bulunduğunu söyledi. Tarihten çıkarılan dersler ile mevcut gerçeklerin, savaşan taraflardan herhangi birinin tek başına yürüteceği çabaların sürdürülebilir olmadığını ve yalnızca savaşın uzamasına yol açacağını ortaya koyduğunu vurguladı. Ebu Şihab, insani ateşkesin ardından kalıcı bir ateşkes sağlanması ve ‘çatışan taraflardan bağımsız, sivil yönetime giden bir sürecin’ başlatılması gerektiğini ifade etti.