Filistinliler, Gazze'deki onur kırıcı tutuklamaların detaylarını anlattı: "İsrail, savaş ganimeti gibi sergilenen Filistinli erkekleri küçük düşürmeyi hedefliyor"

Washington, İsrail'i uluslararası insan hakları hukuku kurallarına uymaya çağırırken, Hamas bunu "iğrenç bir suç" olarak nitelendirdi

Onur kırıcı tutuklamalar, Hamas ve Filistin Hükümeti’ni öfkelendirdi / Fotoğraf: AFP
Onur kırıcı tutuklamalar, Hamas ve Filistin Hükümeti’ni öfkelendirdi / Fotoğraf: AFP
TT

Filistinliler, Gazze'deki onur kırıcı tutuklamaların detaylarını anlattı: "İsrail, savaş ganimeti gibi sergilenen Filistinli erkekleri küçük düşürmeyi hedefliyor"

Onur kırıcı tutuklamalar, Hamas ve Filistin Hükümeti’ni öfkelendirdi / Fotoğraf: AFP
Onur kırıcı tutuklamalar, Hamas ve Filistin Hükümeti’ni öfkelendirdi / Fotoğraf: AFP

Gazze Şeridi'nin doğu sınırına yakın bir yerde, İsrail'e ait askeri bir araç, Şadi'yi uzun süren gözaltının ardından indirdi.

Şadi'nin hiçbir taşıta binmesine izin verilmeyip sadece yürümesi istendi. Onunsa üzerinde sadece iç çamaşırı vardı.

O, bacağı ve kolu kanarken hastaneye doğru yavaş yavaş yürümeye başladı.

"Küçük düşürücü bir şekilde talimatlar veriyorlardı"

İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyinde mültecileri barındıran bir bölgede bulunan Birleşmiş Milletler'e ait okula baskın düzenleyerek Şadi'yi tutukladı.

Şadi'nin ifadesine göre, onu hemen gözaltına aldılar ve ellerini yukarı kaldırmasını istediler, ardından herkesin önünde soyunmaya zorladılar.

Şadi o anları şu sözlerle anlattı:

Askerler, Gazze'nin kuzeyinde bulunan bir okulu basarak arama operasyonları gerçekleştirdi. Erkekleri kadınlardan ayırdılar ve ardından erkekleri eğitim tesisinin avlusuna götürdüler. Bize elbiselerimizi çıkarmamızı emrettiler ve bu süreç boyunca bizi küçük düşürücü bir şekilde talimatlar veriyorlardı. Tüm erkeklerin elleri ve ayakları kelepçelendi, ardından askerler bizi yere oturmamız için zorladı ve bizim fotoğraflarımız çektiler. Sonra bizi mahkum taşıma araçlarına benzeyen bir şeylerle bilmediğimiz bir yere götürdüler.

Askerler Şadi'yi sorgulamadan önce dövdü, küfretti ve aşağıladı. Onu birçok kez öldürmekle tehdit etti.

Sorgu sırasında aynı şey birkaç kez tekrarlandı ve bu süreç boyunca Şadi çıplaktı, çünkü işgal askerleri giysilerini vermek istemedi.

50 yaşından fazla olduğu söylenen bu adamın ifadesine göre, hava soğuktu, bir de askerler üzerine soğuk su döktüler.

Şadi'nin herhangi bir siyasi gruba ait olmadığına emin olduktan sonra, onu insanlık dışı bir şekilde serbest bıraktılar.

Şadi, bir grup erkekle birlikte gözaltına alındığını ve hala birçoklarının orada olduğunu söyledi.

İsrail askerlerinin ona medyadan kaçınması ve konuşmaması gerektiğini sıkça tembihlediklerini söylüyor ve eğer buna uymazsa ailesiyle tehdit ettiklerini anlattı.

Tutuklama operasyonları

İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyinde yaşayan sivil halk arasında geniş çaplı bir tutuklama kampanyası başlattı.

Bu, Gazze'nin kuzey bölgesindeki kara operasyonunun derinleştiği ve askeri ekipmanların nüfus yoğun mahallelere ulaştığı bir süreçte gerçekleşti.

Ayrıca halkın barındığı okullara baskınlar düzenlendi.

İsrail ordusu tarafından resmi olarak duyurulan bir rakam olmamakla birlikte, İsrail yayın kurumu 700 kişinin tutuklandığını bildirdi.

Ancak tutuklamaların tam olarak nerede gerçekleştiği belirsiz çünkü bu bölgelere ulaşmak zor ve teyit için iletişim kurmak da güç.

İsrail ordusu bazı tutuklananları aşamalı olarak serbest bıraktı ve bunu birkaç aşamada yaptı.

Serbest bırakılanların birçoğu Gazze'nin güney bölgesine ulaştı ancak çoğunun kıyafeti ve telefonu yoktu.  

Okullara baskın ve toplu tutuklamalar

Baha da sadece iç çamaşırıyla Şifa Hastanesi'nin ana kapısından girdi.

Vücudu dondurucu soğuktan titriyordu ve yüzünde yorgun ve bitkin bir ifade vardı.

Baha, "Lütfen bana giysi verin" diye bağırmaya başladı.

Birkaç saat önce Baha, BM bayrağı altında bulunan Gazze'nin kuzeyindeki bir okula sığınmıştı ve İsrail uçaklarının füzelerle yaptığı saldırılardan korunmak için sınıf odalarında bulunuyordu.

Ancak bu uluslararası koruma sağlanan tesis, ona koruma sağlayamadı. İsrail askerleri kuruma baskın düzenledi. 

Baha yaşadıklarını şöyle anlattı:

Askerler okula girdi ve hoparlörler aracılığıyla erkeklerin kadınlardan ayrılmasını istediler. Sonra sınıf odalarının tümünü işgal ettiler ve karşılarına çıkan herkesi dövmeye başladılar.

"Tüm erkekleri soydular, onları çömelme pozisyonunda oturmaları için zorladılar. Ardından gözlerini bağladılar ve bazılarını demir kelepçelerle kelepçelediler, diğerlerini ise iple bağladılar. Gençlerin çoğunu çıplak bir şekilde tutukladılar" diyen Baha, sözlerine şunları ekledi:

Bir asker bana dönerek 'Yaşlı adam, Şifa Hastanesi'ne kadar koş' dedi. Herhangi bir giysi talep etmedim ve neredeyse çıplak bir şekilde koşmaya başladım. Yolda şiddetli dövme sesleri işittim ve askeri nakil aracının hareket ettiğini fark ettim.

İsrail övünüyor

İsrail, son bir haftadır Gazze'deki tutukluların giysilerini çıkararak gözaltına almayı bir yöntem olarak uyguluyor.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, neredeyse çıplak tutukluların fotoğraflarını ve videolarını yayımladı.

Bu kişiler, sıraya dizilmişler, başlarını öne eğmişler, gözleri bağlı bir şekilde İsrailli askerlerin gözetiminde duruyorlar ve askerler onlara karşı bağırarak emirler veriyor.

Şifa Hastanesi'nde bulunan bazı kadınların ifadesine göre, İsrail ordusu Beyt Lahya bölgesindeki evlere girdi, kadınları çıkardı ve erkekleri sokakta giysilerini çıkarmaları ve çömelmeleri için zorladı.

Tüm gençleri ve yaşlıları tutuklayarak askeri araçlarla bilinmeyen bir yere götürdü.

İnsan hakları

Tutukluların bu şekilde fotoğraflarının yayınlanması, insan hakları kuruluşlarından tepki aldı.

Bu kuruluşlar, İsrail'in bu görüntüleri bir övünme vesilesi olarak gördüğünü belirtti.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi İletişim İlişkileri Danışmanı Jessica Musan, "Gördüğüm şey son derece endişe verici. İsrail'in tüm tutuklulara insanca ve saygılı bir şekilde uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde muamele etmesi gerekiyor" dedi.

Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abduh ise şunları söyledi:

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde onlarca sivili gözaltına alarak sığınmacılara karşı keyfi ve haksız uygulamalara başvurdu. Aralarında doktor, akademisyen, gazeteci ve yaşlıların da bulunduğu rastgele ve keyfi gözaltı operasyonları düzenledi. Fotoğrafları gördüğümde orada, UNRWA'ya bağlı bir okulun müdürü, bir gazeteci ile Birleşmiş Milletler çalışanlarını tanıdım.

Hamas ve Filistin yönetimi rahatsız

Filistinlilerin insan haklarına aykırı olarak gerçekleştirdiği tutuklanmalar, Hamas ve Filistin yetkilileri arasında öfkeye neden oldu.

Hamas liderlerinden İzzet er-Rişk, "Sivilleri giysilerini çıkarmaya zorlama ve onları aşağılama, masum insanlara karşı ciddi bir suçtur. Uluslararası insan hakları örgütlerinden, bu kişilerin durumunu ortaya çıkarmalarını ve serbest bırakılmalarına yardımcı olmalarını talep ettik" dedi.

Filistin'in Londra temsilcisi Husam Zemlat ise şunları söyledi:

Tutukluların fotoğrafları, insanlık tarihindeki en karanlık dönemleri hatırlatıyor. İsrail, evlerinden alınıp savaş ganimeti gibi sergilenen Filistinli erkekleri küçük düşürmeyi hedefliyor.

Amerika kızgın İsrail kendini temize çıkarıyor

Amerika, Gazze'den alınan tutukluların durumu hakkında İsrail'den açıklama yapmasını talep etti.

Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, "İsrail ordusunun Gazze'den onlarca kişiyi neredeyse çıplak bir şekilde tutuklaması son derece rahatsız edici. Biz her zaman uluslararası insan hakları hukukuna tam anlamıyla uyulması gerektiği konusunda İsrail ile net bir şekilde anlaşmıştık. Bu, sivillerin korunması ve tutuklanan bireylerin insanca ve saygılı bir şekilde muamele görmesini gerektiriyor" dedi.

İsrail hükümeti sözcüsü Elon Levy ise şunları söyledi:

Biz, Hamas'ın kalesi olarak bilinen Gazze'nin kuzeyindeki Cebaliye ve Şucaya'da kalan askerlik çağındaki erkeklerden bahsediyoruz. Bu kişiler, birkaç hafta önce siviller tarafından boşaltılması gereken bölgelerde bulundular. Şu anda onların Hamas ile ilişkili olup olmadığını araştırıyoruz.

 

Independent Arabia  - Independent Türkçe



İsrail’in kısıtlamaları Gazze’de uzuvlarını kaybetmiş kişilerin acılarını daha da artırıyor

Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
TT

İsrail’in kısıtlamaları Gazze’de uzuvlarını kaybetmiş kişilerin acılarını daha da artırıyor

Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)

14 yaşındaki Filistinli çocuk Fadıl en-Naci, futbol oynamayı çok seviyordu. Ancak geçtiğimiz eylül ayında İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) düzenlediği saldırıda iki bacağını kaybetmesinin ardından, artık zamanının büyük bölümünü Gazze Şeridi’ndeki evinde geçirmek zorunda kalıyor.

Yüzünde derin bir hüzünle koltukta oturan Naci’nin pantolonunun bir paçası boş şekilde sarkarken, diğer paçası beline doğru katlanmış durumda. Yanında ise aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi bulunuyor.

Anne Necva en-Naci, oğlunun geçmişte futbol oynadığı görüntüleri telefonundan gösterirken, “Kendi içine kapandı, kimseyi görmek istemiyor, arkadaşlarıyla konuşmuyor. Sürekli yalnız oturuyor, sanki yavaş yavaş ölüyor. Tek isteğim Fadıl’a protez, Emir’e ise estetik bir yapay göz takılması” ifadelerini kullandı.

Reuters’a konuşan sağlık ve yardım çalışanı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’ndeki yaklaşık 5 bin ampute için bu tür imkânlar oldukça sınırlı. Bu kişilerin dörtte birini Fadıl gibi çocuklar oluştururken, alçı gibi temel tıbbi malzemelere yönelik İsrail kısıtlamaları durumu daha da zorlaştırıyor.

rrtgb
İsrail saldırısında yaralanan 34 yaşındaki Filistinli Ömer Ebu Ali, Gazze şehrindeki evinde tekerlekli sandalyesinden yatağına geçiyor. (Reuters)

İsrail, Gazze Şeridi’nde Hamas mensuplarına karşı yürüttüğü ve iki yılı bulan askeri operasyon kapsamında uyguladığı kısıtlamaları güvenlik kaygılarıyla gerekçelendiriyor.

Yardım kuruluşu Humanity & Inclusion ise Gazze’de savaş öncesi Filistinli sağlık yetkililerinin açıkladığı ampute sayıları da dikkate alındığında, mevcut amputasyon oranlarının kara mayınları nedeniyle uzun süre en kötü örnek olarak gösterilen Kamboçya’yı dahi aştığını belirtti.

Artan ihtiyaç nedeniyle iki tıp merkezinin, savaşta hayatını kaybedenlerden çıkarılan eski protezleri yeniden kullanmaya çalıştığı ifade edildi. Doktorlar ayrıca bazı hastalar için plastik borular ya da ahşap parçalar kullanılarak geçici protezler üretildiğini, ancak bu yöntemlerin enfeksiyon ve yeni yaralanma riskini artırdığını vurguladı.

Yerine getirilmemiş bir vaat

Gazze Şeridi’nde ampute edilen kişiler, ekim ayında ilan edilen ateşkes ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konan 20 maddelik plan kapsamında verilen ancak hayata geçirilemeyen taahhütlerin sembolü haline gelmiş durumda. Söz konusu plan, yardımların ‘engelsiz’ şekilde bölgeye girişini öngörüyordu.

dfvf
 İsrail hava saldırısında yaralanan 34 yaşındaki Filistinli Ömer Ebu Ali, Gazze şehrinde yaygın yıkımın ortasında tekerlekli sandalyeyle bir sokakta ilerliyor. (Reuters)

Plan ayrıca, Gazze Şeridi’nden Mısır’a açılan tek çıkış noktası olan Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasını da içeriyordu. Ancak amputeler dahil olmak üzere tıbbi tahliyelerin düzensiz şekilde gerçekleştiği belirtiliyor.

İsrail ise sivil ve askeri amaçlarla kullanılabileceğini belirttiği bazı malzemelerin ithalatına, savaş öncesine dayanan politikalar çerçevesinde kısıtlama uygulamayı sürdürüyor. Her ne kadar alçı ve protez yapımında kullanılan bazı plastik bileşenler ‘çift kullanımlı’ malzemeler listesinde yer almasa da, İsrail’in ihracat kısıtlamalarına ilişkin belgelerinde ‘inşaat malzemeleri’ bu kapsamda değerlendiriliyor.

fd fd
Bacağını kaybeden Filistinli Hazım Fure, Gazze şehrindeki evinde oturuyor. (Reuters)

İsrail hükümetine bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT), Gazze’ye giren yardımları kontrol eden askeri birim olarak, tıbbi ekipmanların düzenli girişini kolaylaştırdıklarını, ancak Hamas tarafından ‘terör faaliyetlerinde kullanılabilecek’ malzemelerin geçişine izin vermeyeceklerini açıkladı.

Protezlere ilişkin sorulara yanıt veren birim, Birleşmiş Milletler (BM) ve yardım kuruluşlarıyla uygun tıbbi yanıtın sağlanmasına yönelik görüşmeler yürütüldüğünü bildirdi.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ise Gazze’deki ana protez merkezi olan Protez ve Felç Merkezi’ni desteklediğini belirterek, alçı ithalatına yönelik kısıtlamaların dört aydan uzun süredir neredeyse tamamen uygulandığını ve mevcut stokların yalnızca haziran ya da temmuz ayına kadar yeteceğini açıkladı.

Merkezin sözcüsü Husni Mihna, rakam vermeden yaptığı açıklamada, mevcut üretimin gerçek ihtiyaca kıyasla son derece sınırlı kaldığını ifade etti.

Şeyh Hamad Rehabilitasyon ve Protez Hastanesi ise savaş boyunca yeni malzeme temin edemediğini ve mevcut stoklarının tükendiğini duyurdu. Hastanenin Genel Müdürü Ahmed Naim, şu anda yalnızca mevcut protezlerin bakımını yapabildiklerini ve üretim için yerel alternatif bulunmadığını söyledi.

Humanity & Inclusion, 2025 başından bu yana Gazze’de 118 geçici protez sağladığını, ancak Aralık 2024’te gönderilen son sevkiyattan kalan malzemelerin tükenmek üzere olduğunu bildirdi.

sd
Filistinli işçiler, Gazze şehrinde temel malzeme sıkıntısı yaşanırken, bir atölyede plastik parçalar ve alçı gibi malzemeler kullanarak protez uzuvlar üretiyorlar. (Reuters)

Gazze Barış Kurulu ise Gazze’ye yardımları artırmayı hedeflediklerini ve amputeler başta olmak üzere hastaların durumunu ciddiyetle ele aldıklarını açıkladı.

Kurul, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bunlar acil sivil ihtiyaçlar” ifadesini kullanarak, ateşkes taahhütlerinin insani, ticari ve tıbbi yardımların kesintisiz akışını kapsadığını belirtti.

Açıklamada ayrıca, kısıtlamalar ve gecikmelerin ilgili makamlarla görüşüldüğü, silahlı grupların silah bırakması ve Gazze’de teknokrat bir Filistin hükümetine geçiş sağlanması halinde bu kısıtlamaların hafifletilmesi ve kaldırılmasına yönelik güvenceler bulunduğu ifade edildi.

Uzun süreli şok

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, protezler her hasta için özel olarak üretildiğinden Gazze’ye hazır halde ithal edilemiyor. Bu süreçte, kalan uzvun kalıbını çıkarmak için alçı kullanılıyor ve kişiye özel yuva bu şekilde hazırlanıyor.

Reuters’ın görüştüğü Gazze’deki üç diğer ampute de protez eksikliği nedeniyle savaş öncesi yaşamlarına dönmekte ciddi zorluk yaşadıklarını belirtti. Bazı hastaların bekleme listesinde olduğu ve bir kısmının, kalan uzvun şeklinin düzeltilmesine yönelik cerrahi hazırlıklardan geçtiği ifade ediliyor.

2024 Aralık ayında İsrail’in evine düzenlediği saldırıda sol bacağını diz üstünden kaybeden 40 yaşındaki Hazım Fure, “Lüks bir hayat istemiyorum, insanlığımı geri kazanmak için bir protez istiyorum” dedi.

Protez eksikliğinin, iyileşme sürecini ciddi şekilde aksattığı ve amputelerin yaşadığı travmayı uzattığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yeterli sayıda uzman cerrahın bulunması halinde birçok vakada amputasyonun önlenmesi mümkün olabilirdi.

Filistinli sağlık yetkilileri, bu durumun devam eden İsrail saldırıları karşısında amputeleri daha da savunmasız hale getirdiğini belirtiyor. Ateşkese rağmen düzenlenen saldırılarda 750 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

ICRC ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), tekerlekli sandalye gibi bazı ekipmanlara yönelik kısıtlamaların ateşkes sonrası kısmen hafiflediğini bildirirken, sağlık çalışanları yıkıntılarla dolu Gazze sokaklarında hareket etmenin hâlâ büyük zorluk oluşturduğunu vurguluyor.

Malzeme eksikliğinin yanı sıra uzman personel yetersizliği de dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yalnızca 8 protez uzmanı bulunuyor. Doktorlar, özellikle çocuk hastaların büyümeye bağlı olarak düzenli protez ayarlamalarına ihtiyaç duyması nedeniyle takibin son derece zor olduğunu belirtiyor.

Humanity & Inclusion bünyesinde protez ve ortopedik cihazlar teknik sorumlusu olan Hibe Beşir ise durumu şu sözlerle özetledi: “Amputasyon yalnızca bir uzvun kaybı değil; umut ve bağımsızlığın da kaybıdır. Çocuklar için ise bu, geleceğin kaybı anlamına geliyor.”


Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin bölgesel istikrara yönelik çabalarını takdir ediyoruz

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin bölgesel istikrara yönelik çabalarını takdir ediyoruz

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bugün (çarşamba) yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın bilge ve dengeli çabaları, bölgede istikrarı destekleyen bir ortam oluşturmuştur ve bu çabalar Lübnan tarafından takdir ve gururla karşılanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Aoun, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Lübnan’ın bu çabanın asli bir parçası olmasını umuyoruz. Suudi Arabistan, Taif Anlaşması’nın hamisi olarak Lübnanlıların, bölge ülkelerinin ve dünyanın güvenini kazanmış bir ülkedir” dedi.


Suriye ordusu, koalisyon güçlerinin çekildiği kuzeydoğudaki bir askeri üssün kontrolünü devraldı

Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın, ordunun üssü ele geçirdiği sırada yayınladığı fotoğraf (SANA)
Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın, ordunun üssü ele geçirdiği sırada yayınladığı fotoğraf (SANA)
TT

Suriye ordusu, koalisyon güçlerinin çekildiği kuzeydoğudaki bir askeri üssün kontrolünü devraldı

Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın, ordunun üssü ele geçirdiği sırada yayınladığı fotoğraf (SANA)
Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın, ordunun üssü ele geçirdiği sırada yayınladığı fotoğraf (SANA)

Suriye Savunma Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, Suriye güçlerinin ülkenin kuzeydoğusundaki bir askeri üssün kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre SANA, uluslararası koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından Suriye ordusunun Haseke kırsalındaki Kasrak hava üssünün kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu. Koalisyon güçleri son haftalarda Suriye'deki birçok üsten çekildi.