Filistinliler, Gazze'deki onur kırıcı tutuklamaların detaylarını anlattı: "İsrail, savaş ganimeti gibi sergilenen Filistinli erkekleri küçük düşürmeyi hedefliyor"

Washington, İsrail'i uluslararası insan hakları hukuku kurallarına uymaya çağırırken, Hamas bunu "iğrenç bir suç" olarak nitelendirdi

Onur kırıcı tutuklamalar, Hamas ve Filistin Hükümeti’ni öfkelendirdi / Fotoğraf: AFP
Onur kırıcı tutuklamalar, Hamas ve Filistin Hükümeti’ni öfkelendirdi / Fotoğraf: AFP
TT

Filistinliler, Gazze'deki onur kırıcı tutuklamaların detaylarını anlattı: "İsrail, savaş ganimeti gibi sergilenen Filistinli erkekleri küçük düşürmeyi hedefliyor"

Onur kırıcı tutuklamalar, Hamas ve Filistin Hükümeti’ni öfkelendirdi / Fotoğraf: AFP
Onur kırıcı tutuklamalar, Hamas ve Filistin Hükümeti’ni öfkelendirdi / Fotoğraf: AFP

Gazze Şeridi'nin doğu sınırına yakın bir yerde, İsrail'e ait askeri bir araç, Şadi'yi uzun süren gözaltının ardından indirdi.

Şadi'nin hiçbir taşıta binmesine izin verilmeyip sadece yürümesi istendi. Onunsa üzerinde sadece iç çamaşırı vardı.

O, bacağı ve kolu kanarken hastaneye doğru yavaş yavaş yürümeye başladı.

"Küçük düşürücü bir şekilde talimatlar veriyorlardı"

İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyinde mültecileri barındıran bir bölgede bulunan Birleşmiş Milletler'e ait okula baskın düzenleyerek Şadi'yi tutukladı.

Şadi'nin ifadesine göre, onu hemen gözaltına aldılar ve ellerini yukarı kaldırmasını istediler, ardından herkesin önünde soyunmaya zorladılar.

Şadi o anları şu sözlerle anlattı:

Askerler, Gazze'nin kuzeyinde bulunan bir okulu basarak arama operasyonları gerçekleştirdi. Erkekleri kadınlardan ayırdılar ve ardından erkekleri eğitim tesisinin avlusuna götürdüler. Bize elbiselerimizi çıkarmamızı emrettiler ve bu süreç boyunca bizi küçük düşürücü bir şekilde talimatlar veriyorlardı. Tüm erkeklerin elleri ve ayakları kelepçelendi, ardından askerler bizi yere oturmamız için zorladı ve bizim fotoğraflarımız çektiler. Sonra bizi mahkum taşıma araçlarına benzeyen bir şeylerle bilmediğimiz bir yere götürdüler.

Askerler Şadi'yi sorgulamadan önce dövdü, küfretti ve aşağıladı. Onu birçok kez öldürmekle tehdit etti.

Sorgu sırasında aynı şey birkaç kez tekrarlandı ve bu süreç boyunca Şadi çıplaktı, çünkü işgal askerleri giysilerini vermek istemedi.

50 yaşından fazla olduğu söylenen bu adamın ifadesine göre, hava soğuktu, bir de askerler üzerine soğuk su döktüler.

Şadi'nin herhangi bir siyasi gruba ait olmadığına emin olduktan sonra, onu insanlık dışı bir şekilde serbest bıraktılar.

Şadi, bir grup erkekle birlikte gözaltına alındığını ve hala birçoklarının orada olduğunu söyledi.

İsrail askerlerinin ona medyadan kaçınması ve konuşmaması gerektiğini sıkça tembihlediklerini söylüyor ve eğer buna uymazsa ailesiyle tehdit ettiklerini anlattı.

Tutuklama operasyonları

İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyinde yaşayan sivil halk arasında geniş çaplı bir tutuklama kampanyası başlattı.

Bu, Gazze'nin kuzey bölgesindeki kara operasyonunun derinleştiği ve askeri ekipmanların nüfus yoğun mahallelere ulaştığı bir süreçte gerçekleşti.

Ayrıca halkın barındığı okullara baskınlar düzenlendi.

İsrail ordusu tarafından resmi olarak duyurulan bir rakam olmamakla birlikte, İsrail yayın kurumu 700 kişinin tutuklandığını bildirdi.

Ancak tutuklamaların tam olarak nerede gerçekleştiği belirsiz çünkü bu bölgelere ulaşmak zor ve teyit için iletişim kurmak da güç.

İsrail ordusu bazı tutuklananları aşamalı olarak serbest bıraktı ve bunu birkaç aşamada yaptı.

Serbest bırakılanların birçoğu Gazze'nin güney bölgesine ulaştı ancak çoğunun kıyafeti ve telefonu yoktu.  

Okullara baskın ve toplu tutuklamalar

Baha da sadece iç çamaşırıyla Şifa Hastanesi'nin ana kapısından girdi.

Vücudu dondurucu soğuktan titriyordu ve yüzünde yorgun ve bitkin bir ifade vardı.

Baha, "Lütfen bana giysi verin" diye bağırmaya başladı.

Birkaç saat önce Baha, BM bayrağı altında bulunan Gazze'nin kuzeyindeki bir okula sığınmıştı ve İsrail uçaklarının füzelerle yaptığı saldırılardan korunmak için sınıf odalarında bulunuyordu.

Ancak bu uluslararası koruma sağlanan tesis, ona koruma sağlayamadı. İsrail askerleri kuruma baskın düzenledi. 

Baha yaşadıklarını şöyle anlattı:

Askerler okula girdi ve hoparlörler aracılığıyla erkeklerin kadınlardan ayrılmasını istediler. Sonra sınıf odalarının tümünü işgal ettiler ve karşılarına çıkan herkesi dövmeye başladılar.

"Tüm erkekleri soydular, onları çömelme pozisyonunda oturmaları için zorladılar. Ardından gözlerini bağladılar ve bazılarını demir kelepçelerle kelepçelediler, diğerlerini ise iple bağladılar. Gençlerin çoğunu çıplak bir şekilde tutukladılar" diyen Baha, sözlerine şunları ekledi:

Bir asker bana dönerek 'Yaşlı adam, Şifa Hastanesi'ne kadar koş' dedi. Herhangi bir giysi talep etmedim ve neredeyse çıplak bir şekilde koşmaya başladım. Yolda şiddetli dövme sesleri işittim ve askeri nakil aracının hareket ettiğini fark ettim.

İsrail övünüyor

İsrail, son bir haftadır Gazze'deki tutukluların giysilerini çıkararak gözaltına almayı bir yöntem olarak uyguluyor.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, neredeyse çıplak tutukluların fotoğraflarını ve videolarını yayımladı.

Bu kişiler, sıraya dizilmişler, başlarını öne eğmişler, gözleri bağlı bir şekilde İsrailli askerlerin gözetiminde duruyorlar ve askerler onlara karşı bağırarak emirler veriyor.

Şifa Hastanesi'nde bulunan bazı kadınların ifadesine göre, İsrail ordusu Beyt Lahya bölgesindeki evlere girdi, kadınları çıkardı ve erkekleri sokakta giysilerini çıkarmaları ve çömelmeleri için zorladı.

Tüm gençleri ve yaşlıları tutuklayarak askeri araçlarla bilinmeyen bir yere götürdü.

İnsan hakları

Tutukluların bu şekilde fotoğraflarının yayınlanması, insan hakları kuruluşlarından tepki aldı.

Bu kuruluşlar, İsrail'in bu görüntüleri bir övünme vesilesi olarak gördüğünü belirtti.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi İletişim İlişkileri Danışmanı Jessica Musan, "Gördüğüm şey son derece endişe verici. İsrail'in tüm tutuklulara insanca ve saygılı bir şekilde uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde muamele etmesi gerekiyor" dedi.

Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abduh ise şunları söyledi:

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde onlarca sivili gözaltına alarak sığınmacılara karşı keyfi ve haksız uygulamalara başvurdu. Aralarında doktor, akademisyen, gazeteci ve yaşlıların da bulunduğu rastgele ve keyfi gözaltı operasyonları düzenledi. Fotoğrafları gördüğümde orada, UNRWA'ya bağlı bir okulun müdürü, bir gazeteci ile Birleşmiş Milletler çalışanlarını tanıdım.

Hamas ve Filistin yönetimi rahatsız

Filistinlilerin insan haklarına aykırı olarak gerçekleştirdiği tutuklanmalar, Hamas ve Filistin yetkilileri arasında öfkeye neden oldu.

Hamas liderlerinden İzzet er-Rişk, "Sivilleri giysilerini çıkarmaya zorlama ve onları aşağılama, masum insanlara karşı ciddi bir suçtur. Uluslararası insan hakları örgütlerinden, bu kişilerin durumunu ortaya çıkarmalarını ve serbest bırakılmalarına yardımcı olmalarını talep ettik" dedi.

Filistin'in Londra temsilcisi Husam Zemlat ise şunları söyledi:

Tutukluların fotoğrafları, insanlık tarihindeki en karanlık dönemleri hatırlatıyor. İsrail, evlerinden alınıp savaş ganimeti gibi sergilenen Filistinli erkekleri küçük düşürmeyi hedefliyor.

Amerika kızgın İsrail kendini temize çıkarıyor

Amerika, Gazze'den alınan tutukluların durumu hakkında İsrail'den açıklama yapmasını talep etti.

Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, "İsrail ordusunun Gazze'den onlarca kişiyi neredeyse çıplak bir şekilde tutuklaması son derece rahatsız edici. Biz her zaman uluslararası insan hakları hukukuna tam anlamıyla uyulması gerektiği konusunda İsrail ile net bir şekilde anlaşmıştık. Bu, sivillerin korunması ve tutuklanan bireylerin insanca ve saygılı bir şekilde muamele görmesini gerektiriyor" dedi.

İsrail hükümeti sözcüsü Elon Levy ise şunları söyledi:

Biz, Hamas'ın kalesi olarak bilinen Gazze'nin kuzeyindeki Cebaliye ve Şucaya'da kalan askerlik çağındaki erkeklerden bahsediyoruz. Bu kişiler, birkaç hafta önce siviller tarafından boşaltılması gereken bölgelerde bulundular. Şu anda onların Hamas ile ilişkili olup olmadığını araştırıyoruz.

 

Independent Arabia  - Independent Türkçe



Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
TT

Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Başbakan Nevvaf Selam bugün yaptıkları görüşmede, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakerelere hazır olup olmadığını ele aldı. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre görüşme, ülkenin güneyine yerinden edilenlerin akınının sürdüğü ve Hizbullah ile İsrail arasında ikinci gününe giren ateşkes süreciyle eş zamanlı gerçekleşti.

Açıklamada, Avn ve Selam’ın ‘ateşkes sonrası aşamaya ve bunun kalıcı hale getirilmesine yönelik çabalara dair değerlendirme’ yaptığı, ayrıca İsrail ile yapılması beklenen müzakereler için ‘Lübnan’ın hazırlık durumunu’ ele aldığı belirtildi.

Görüşme, Avn’ın bir gün önce Lübnan halkına ve adını anmadan Hizbullah’a hitaben yaptığı sert tonlu konuşmanın ardından geldi. Avn konuşmasında, Lübnan’ın İsrail ile ‘kalıcı anlaşmalar’ hedefiyle yeni bir aşamanın eşiğinde olduğunu ifade ederken, doğrudan müzakerelerin ‘taviz’ anlamına gelmediğini vurguladı.

Hizbullah ile İsrail arasında, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen 10 günlük ateşkes kapsamında, perşembeyi cumaya bağlayan gece yarısından itibaren kırılgan bir ateşkes yürürlükte bulunuyor. 2 Mart’ta başlayan çatışmalarda yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybederken, özellikle Lübnan’ın güneyi ve Beyrut’un güney banliyölerinden olmak üzere 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

Hizbullah ve destekçileri, İsrail ile doğrudan müzakerelere karşı çıkmayı sürdürürken, daha önce de 2024 savaşı sonrasında Lübnan hükümetinin örgütün silahsızlandırılmasına yönelik kararını reddetmişti.

Öte yandan Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati Al Jadeed TV’ye verdiği demeçte, “Cumhurbaşkanı’nın sözleri şok ediciydi” ifadesini kullanarak, konuşmada İran’a teşekkür edilmemesini eleştirdi. İran, Lübnan’daki ateşkesin Washington ile varılan ateşkes mutabakatının ‘bir parçası’ olduğunu açıklamıştı.

Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)

Ateşkesin ikinci gününde, özellikle Lübnan’ın güneyine doğru, yerinden edilenlerin akını sürüyor. Güneyi birbirine bağlayan sahil yolu, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun trafikle kilitlendi.

Lübnan ordusu ile yerel yetkililer, İsrail bombardımanı nedeniyle kapanan yolları yeniden ulaşıma açmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Beyrut’un güney banliyösünde ise geniş çaplı yıkımın yaşandığı bölgede aileler, evlerini kontrol etmek ve ihtiyaçlarını almak üzere geri dönüyor. Ancak AFP muhabirlerine göre, bölgenin iç kesimlerindeki bazı mahalleler hâlâ büyük ölçüde boş durumda; birçok kişi geri dönmek için beklemeyi tercih ediyor.

Bu kişilerden biri olan ve dört çocuğuyla birlikte Beyrut sahilinde kurulu bir çadırda kalan Semah Haccul, güvenlik endişeleri nedeniyle henüz evine dönmeye hazır olmadıklarını söyledi.

Haccul, “Gece bir şey olmasından ve çocuklarımı alıp kaçamamaktan korktuğumuz için kendimizi güvende hissetmiyoruz” dedi.

Evine kısa süreliğine gittiğini belirten Haccul, Beyrut’un güneyindeki el-Leyleki bölgesindeki evinde hafif hasar tespit ettiğini, ‘çocukları yıkamak ve artan sıcaklıklar nedeniyle yazlık kıyafetler almak’ için eve uğradığını ifade etti. Ateşkesin gidişatını izlemek istediklerini vurgulayan Haccul, “Ateşkes kalıcı hale gelirse evlerimize döneceğiz” dedi ve çevredeki çadırlarda kalan onlarca ailenin de aynı yaklaşımı benimsediğini aktardı.

Selam ise Avn ile görüşmesinde, ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda yerinden edilenlerin en kısa sürede güvenli şekilde evlerine dönebilmesini umduğunu dile getirdi. Selam, Lübnan devletinin bu dönüşü kolaylaştırmak için ‘yıkılan köprülerin onarılması, yolların açılması ve geri dönüşün mümkün olduğu bölgelerde gerekli ihtiyaçların sağlanması’ yönünde çalıştığını belirtti.


Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
TT

Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan'ın güneyinde düzenlenen saldırıda bir Fransız askerinin öldüğünü duyurarak, ölümünden Hizbullah'ı sorumlu tuttu.

Macron, X internet sitesinde yayınladığı paylaşımda, üç askerin de yaralandığını ve tahliye edildiğini belirterek, Lübnan hükümetini saldırıdan sorumlu olanlara karşı harekete geçmeye çağırdı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise Fransız güçlerini hedef alanlardan sorumlu olanların yargılanacağını belirtti.


Hamas'a Gazze'nin silahsızlandırılmasına razı olması için yoğun baskı uygulanıyor

Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
TT

Hamas'a Gazze'nin silahsızlandırılmasına razı olması için yoğun baskı uygulanıyor

Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)

Hamas, Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren grupların, özellikle de silahlı kanadı "Kassam Tugayları"nın silahsızlandırılması planı üzerinde müzakereye başlamadan önce, arabulucular ve diğer taraflardan "Barış Konseyi" belgesini, en azından prensipte de olsa, kabul etmesi yönünde büyük bir baskıyla karşı karşıya.

Gazze Şeridi dışındaki iki Hamas kaynağı Şarku’l Avsat’a, bazı arabulucu ülkelerin, Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov tarafından yaklaşık iki hafta önce hareketin liderliğine sunulan ve şartlarının daha sonra başka bir aşamada müzakere edileceği anlayışıyla hazırlanan plana ilk yazılı onayı vermeleri için hareketi ikna etme girişimleri olduğunu söyledi.

İki kaynak, İsrail'i ateşkes anlaşmasının ilk aşamasını uygulamaya mecbur eden net garantiler alınmadan önce bu onayın alınması yönünde girişimler olduğunu açıkladı. Müzakere ekibinin, ikinci aşamayı müzakere etmeye geçmeden önce ilk aşamanın tamamının uygulanmasını sağlamayı amaçlayan pozisyonuna bağlı kalmakta ısrar ettiğini belirttiler.

Gazze'deki yıkım (Arşiv- AFP)Gazze'deki yıkım (Arşiv- AFP)

İki kaynak, “Arabulucular ve çeşitli taraflar, birinci aşamanın istisnasız olarak eksiksiz bir şekilde uygulanması karşılığında, ikinci aşamanın da eş zamanlı olarak derhal uygulanmaya başlanmasını sağlamaya yönelik girişimlerde bulunuyorlar. Bu hareket bir anlaşmaya yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin, hareketin ikinci aşamayla ilgili belgeyi imzalama konusundaki ilk anlaşmasını istismar ederek, hareketin orijinal planda hâlâ reddettiği ve açık değişiklikler talep ettiği adımlara zorlayacakları yönünde ciddi endişeler taşıdığını belirtti.

Kaynak, bazı arabulucu ülkelerin Hamas'ın pozisyonunu ve endişelerini anladığını ve bu konuda güven verici mesajlar iletmeye çalıştığını, ancak hareket içindeki ve Filistinli gruplarla olan iç temasların ve görüşmelerin hala devam ettiğini kaydetti.

Şarku’l Avsat'a konuşan bir fraksiyon kaynağına göre bazı gruplar, arabulucuların desteğiyle, Gazze Şeridi'ndeki nüfusun insani ve yaşam koşullarındaki iyileşmeden faydalanmak amacıyla ikinci aşamanın 8 aydan 3 veya 4 aya indirilmesini önerdi. Özellikle, evleri yıkılan ve çok zor ve çetin koşullarda yaşayan yerinden edilmiş kişilerin yaşamlarının giderek kötüleşmesi göz önüne alındığında, yeniden yapılanma aşamasının acilen başlatılması gerektiği vurgulandı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta bir kız çocuğu su taşıyor (Arşiv- AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta bir kız çocuğu su taşıyor (Arşiv- AFP)

Etkili kaynak, ikinci aşamanın uygulama süresinin kısaltılma amacının, başta iç işlerini düzene koymaya, halkın ihtiyaçlarına dikkat etmeye ve bütünleşik bir Filistin ulusal sistemi inşa etmeye çalışan Filistinliler olmak üzere tüm taraflara hizmet edecek daha ileri aşamalara geçmek olduğunu değerlendiriyor. Ayrıca, Arap ülkelerinin yanı sıra Türkiye de dahil olmak üzere İslam ülkelerinden de Filistin ulusal diyaloğuna geri dönülmesi yönünde çabalar sarf edildiğini, ancak şu ana kadar yakın zamanda toplantı yapılacağına işaret edebilecek bir ilerleme olmadığını, buna rağmen çabaların devam ettiğini belirtti.

Silahların kısıtlanması konusunda gruplar arasında bir mutabakat olduğunu, ancak önerilen şekilde olmadığını ifade etti. Grupların temel teklife eklemek istedikleri değişiklikler olduğunu ve ikinci aşamaya ilişkin ciddi görüşmeler başlarsa, değişikliklerini sunmak için mevcut temasların nereye varacağını bekleyeceklerini söyledi.

Bu durum, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki gerilimi artırmaya devam ettiği ve Filistinli kayıpların sayısının arttığı bir dönemde yaşandı.

Bu sabah, Gazze Şehri'nin doğusunda ve Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'nin doğusunda açılan ateş sonucu birinin durumu ağır, 4 Filistinli yaralandı.

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta ve kuzeydeki bölgelerde sivilleri ve yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan bir dizi saldırısında dün 3 Filistinli öldürüldü. Kurbanlar arasında, UNICEF'in desteğiyle yerinden edilmiş kişilere su taşıyan kamyonu kullanan iki Filistinli kardeş de bulunuyordu. Olayın ardından UNICEF, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu.

10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ardından Gazze Şeridi'ndeki Filistinli kurbanların sayısı 773 kişiyi aşarken, 2 bin 15'ten fazla kişi de yaralandı. 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam ölü  sayısı ise 72 bin 500 kişiyi geçti.