Libya efsanesi "Silphium" bitkisi yoklaması

Yunanlılar çok fazla vergi koyuyordu ve ödeme yöntemlerinden biri de para yerine ot da ödeme yöntemi olarak kabul ediliyordu, bu da insanların onu cömertçe toplamasına yol açtı

Silphium bitkisi, Libya'nın doğusundaki ünlü Kirene kenti dışında dünyanın hiçbir yerinde yetişmedi (Libya Turizm Eski Eserler Ofisi)
Silphium bitkisi, Libya'nın doğusundaki ünlü Kirene kenti dışında dünyanın hiçbir yerinde yetişmedi (Libya Turizm Eski Eserler Ofisi)
TT

Libya efsanesi "Silphium" bitkisi yoklaması

Silphium bitkisi, Libya'nın doğusundaki ünlü Kirene kenti dışında dünyanın hiçbir yerinde yetişmedi (Libya Turizm Eski Eserler Ofisi)
Silphium bitkisi, Libya'nın doğusundaki ünlü Kirene kenti dışında dünyanın hiçbir yerinde yetişmedi (Libya Turizm Eski Eserler Ofisi)

2000 yıl önce nesli tükenmiş olmasına rağmen, hâlâ Libya'nın sembolü olarak kabul edilen efsanevi "silphium" bitkisinin resmi, para birimlerinin ve posta pullarının üzerine basılıyor ve meydanların ortasındaki sütunlara işleniyor.

Bunun birçok nedeni var ve en önemlisi bilinmeyen nedenlerden dolayı yalnızca ülkenin doğusundaki Yeşil Dağ'daki ünlü tarihi şehir Kirene de yetişmiş olması. Böylece şehir, bu bitkiyle ilişkilendirildi.

Ayrıca şehir, bitkinin gerçekle efsanenin karıştığı harika tedavi edici özellikleriyle ilişkilendirildi.

Milattan sonra birinci yüzyılda ortadan kayboluşundan bu yana silphium bitkisini çevreleyen bu efsaneler, eski ve ünlü tarihi kaynaklar ve şahsiyetler tarafından doğrulanmasaydı, birçok kişinin onun varlığının gerçekliğinden şüphe etmesine yol açabilirdi.

Söz konusu kaynaklar ve şahsiyetler Yunanlıların şu anda Shattah olarak bilinen Kirene şehrini inşa ettikten sonra bu bitkinin tıbbi ve ekonomik önemine yaptıkları yatırımlardan da bahsediyor.

Silphium bitkisinin yetiştiği Libya'daki Kirene
Silphium bitkisinin yetiştiği Libya'daki Kirene

Yunan ve Roma tutkusu

Silphium bitkisinin kendi dönemindeki tıbbi ve ekonomik önemi, antik Yunan kaynaklarında en çok bahsedilen bitki olmasına neden oldu.

Mitlerinde bunun, tanrı Apollo'nun oğlu olan tanrı Aristaeus'un perisi Kirene'den bir armağan olduğu belirtilmekte.

Bu nedenle bu efsanevi bitki, şair Aristofanes tarafından şiirsel oyunu Plutos'ta ölümsüzleştirilmiş ve Aristoteles de "Hayvanların Tarihi" adlı eserinde bundan bahsetmişti.

Bu bitkiden bahseden ve bu bitkiyle en çok ilgilenen ünlü tarihçi Pliny gibi ünlü Roma kaynaklarında da bu bitkiden bahsedilmişti.

O döneme ait pek çok madeni parada bu bitkinin resminin bulunduğu da tespit edildi.

Bu bitkinin efsane olması her türlü hastalığı etmesine inanılmasından kaynaklanmakta.

Bitki, öksürük, farenjit ve ateşi tedavi eder, kolik, eklem ağrıları ve vücut ağrılarını hafifletir, çıbanları ve cilt lezyonlarını giderir.

Tıbbi kullanımlarının yanı sıra Romalılar ve Yunanlılar da onu yemek pişirmede iştah açıcı olarak kullandılar.

Romalı tarihçi Pliny, ünlü tarih kitabında, bu tuhaf bitkinin kendi döneminde sahip olduğu öneme dair kanıtlardan bahsederek şunları söyler:

Julius Caesar, MÖ 1. yüzyılın ortalarında iç savaşın sonunda devlet hazinesinde altın ve gümüşün yanı sıra bin 500 ratl ağırlığında silphium stoku buldu. Zalim Nero'nun zamanı geldiğinde Kirene'de bu bitkinin yalnızca bir sapı bulunmuştu. Eşsiz bir hediye olarak alınıp bu imparatora gönderilmişti.

Pliny şunu ekledi:

Bu bitkinin bulunması yüksek bir statüye işaret ettiğinden çoğunlukla uygun olmayan hasat yapılması nedeniyle MS 1. yüzyılda çok nadir bulunur hale geldi. Bu bitki gümüş fiyatına satılmış ve faydalı tıbbi özellikleri nedeniyle altın ve gümüşle birlikte Roma'da devlet hazinesinde saklanmıştır.

Libya para birimine Silphium bitkisi kazınmıştır (Independent Arabia)
Libya para birimine Silphium bitkisi kazınmıştır (Independent Arabia)

Bitkinin özellikleri

Bu bitkinin genel tanımı ve yetiştirilme yöntemi, milattan önce 4'üncü yüzyılda Yunanistan'ın en ünlü bilim adamlarından biri olan Theophrastus'un eserlerinde de yer alıyor.

O, bu değerli bitkinin nispeten uzun bir sapa sahip olduğunu ve yanlarından sarkan

yapraklara sahip olduğunu söyleyen Aristoteles'in en ünlü öğrencilerinden biri.

Bitkinin baş kısmında, onu diğerlerinden ayıran, tacı andıran bir çiçek var.

Bu, antik Yunan sikkeleri üzerinde bulunan yazıtlarla doğruluğu teyit edilen bir özellikle.

Theophrastus ve diğer birçok kaynak, Silphium'u değişken topraklı ıslah edilmiş tarım alanlarında değil, Kirene'nin yarı çöl bölgelerinde yetişen kalın köklü yıllık bir bitki olarak tanımlanıyor.

Hıristiyanlığın ortaya çıkışından kısa bir süre önce, henüz nesli tükenmeden, Yeşil Dağ'ın merkezi platosunda, bereketli "Hilal Kuruni" ile çöl alanları arasında bulunuyordu.

Aynı kaynaklar, eski Yunanlıların ve Romalıların bu Libya bitkisinin hem taze hem de kurutulmuş haline değer verdiklerini belirtti.

Önemli bir baharat olarak kabul edildi ve içi boş sapları sirkeye batırılarak salamura edildi.

Hayvancılıkta da kullanılan, hastalıklara şifa veren, müshil, iştah açıcı, dezenfektan, tüm hastalıklara panzehir olarak kullanılan suyu çok değerli ve pahalıydı.

Silphium bitkisinin resmini taşıyan, 19'uncu yüzyılın sonlarına ait bir İtalyan parası (Sosyal paylaşım siteleri)
Silphium bitkisinin resmini taşıyan, 19'uncu yüzyılın sonlarına ait bir İtalyan parası (Sosyal paylaşım siteleri)

Tıbbi özellikleri

2000 yıl önce nesli tükendikten sonra bile şöhreti devam eden Silphium bitkisinin en büyük sırrı, Antik Yunan'ın en ünlü doktoru Galen'in "silphium bitkisi kafa kuruluğunu tedavi eder ve vücuda ısı yayar" diye sıraladığı nadir görülen birçok tıbbi özelliğinde yatıyor.

Ünlü Yunan Doktor Dioscorides, vücuttaki nemi uyarmak için ve genel kellik, göz hastalıkları, diş ağrısı, köpek ısırıkları, yaralar ve bronşit durumlarında bu bitkiyi tavsiye etti.

Romalı tarihçi Pliny, ölü bir fetüsün alınmasında, bronşit, kanın süzülmesi ve hemoroit tedavisinde bu bitkinin faydalı olduğundan bahsetti.

Bu bitkinin suyuyla yağ karıştırılarak morluklar tedavi edilir, ayrıca sinir hastalıklarına ve kadınlardaki adet kanamasına faydalıdır.

Silphium'un neslinin tükenmesinin gizemi

Efsanevi Libya Silphium bitkisiyle ilgili birçok gizemli sırdan biri, onun tamamen yok olmasıydı; bununla ilgili pek çok bilimsel varsayım yanında efsaneler de vardı.

Bu bağlamda en mantıklı teori, o dönemde Libya'nın bir Yunan kolonisi olması ve Yunanlıların Libyalılara birçok vergi uygulaması olarak görülüyor.

Yunanlıların ödeme yöntemlerinden biri de paraya alternatif olarak "silphium"u kabul etmekti.

Bu da insanları vergilerini ödemek için aşırı miktarda toplamaya sevk etti. Hatta bu bitkinin yaşam döngüsünün tamamlanmasını bile beklemiyorlardı.

Bu da onun neslinin tükenmesine yol açtı. Çünkü hasat doğanın sağladığından fazlaydı ve dolayısıyla bitkiye olan yoğun talep onun tamamen yok olmasına neden oldu.

Yunan ve Romalı tarihçilerin "silphium"un neslinin tükenmesini açıklamak için öne sürdüğü bir diğer iyi neden ise bu bitkinin tarlalarda yetiştirilmesinin zorluğu ve başarısızlığı.

Özel şartlara ve toprağa ihtiyaç duyan bir bitki olduğundan, doğadan yoğun şekilde toplanması neslinin tükenmesine neden oldu.

Günümüz bilim insanları silphiumun yok oluşunu açıklamak için bir teori daha geliştirdiler.

Söz konusu teori, bu büyülü bitkinin neslinin tükenmesinin ana nedeninin Kuzey Afrika kıyılarındaki iklim değişikliği ile ilgili olduğundan bahsediyor.

Yoklama

Silphiumun neslinin tükenmesinin ve ortadan kaybolmasının ardındaki sebep ne olursa olsun, bu milattan sonra birinci yüzyılda meydana geldi, ancak hala ölümsüz ve Libyalıların yaşamlarında sembolik olarak mevcut.

Çünkü Libyalılar her gün kullandıkları bakır dinarların üzerine bu bitkinin resmini çizmeyi tercih ettiler.

Silphiumun işlemeleri Libya meydanlarını doldurmuş, hatta Libyalılar ikinci büyük şehirleri Bingazi'deki meşhur bir meydana bu bitkinin adını vermişler, ayrıca ülkelerinin bildiği en meşhur bitkinin çiçeğiyle taçlandırılmış bir anıt dikmişler.

Ne yazık ki bu meydan, şehrin 2014-2017 yılları arasında tanık olduğu savaş sırasında yıkılan en önemli simge yapılardan biriydi.

En büyük şok ise kentin merkezindeki ünlü anıttan 'silphium' çiçeğinin kimliği belirsiz kişilerce çalınması oldu ve çiçek, bugüne kadar bulunamadı ve kurtarılamadı.

Çalınan çiçeğin önemi, Bingazi Eski Eserler Kurumu'nun 2018 yılında çiçeğin kurtarılması için çağrı yapmasına neden oldu ve bugüne kadar herhangi bir yanıt alınamadı.

Kurum, söz konusu çağrıda şu ifadeleri kullandı:

Tüm Libyalılar için kadim bir tarihi sembol olan, paranın üzerine basılan ve çömlek kaplarına çizilen Silphium ağacının numunesini alan kişi/ler, orijinal yerine koyabilmemiz için lütfen onu bize iade eder misiniz? Bitkiyi iade ettikten sonra size bedelini vermeye hazırız ya da vatanseverliğiniz ve Libya'nın kültürel ve insani mirasına olan takdiriniz için teşekkür ederiz.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.