İsrail Gazze Şeridi'nin güneyine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı: Hedef Sinvar

İsrail ordusu, savaşın siyasi hedefleri olmadığı için kazanımlarının boşa gitmesinden korkuyor

Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde savaşın yol açtığı yıkımdan 30 Aralık 2023 (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde savaşın yol açtığı yıkımdan 30 Aralık 2023 (AFP)
TT

İsrail Gazze Şeridi'nin güneyine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı: Hedef Sinvar

Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde savaşın yol açtığı yıkımdan 30 Aralık 2023 (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde savaşın yol açtığı yıkımdan 30 Aralık 2023 (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki savaşın 85'inci gününde İsrail ordusu ile Filistinli silahlı gruplar arasında Gazze Şeridi'nin orta ve güney bölgelerinde yaşanan çatışmalar yoğunlaştı. Öte yandan İsrail ordusu, savaşın açık siyasi hedefleri olmaması nedeniyle elde ettiği kazanımların boşa gitmesinden korkuyor. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, Gazze’deki savaşın sürdürülme gerekçesinin ya da yakında savaşın hedeflerini belirleyecek siyasi bir eylem olmamasının orduda endişe yarattığını bildirdi.

Askeri kaynaklar, ordunun siyaset sahnesinin savaşın sürdürülmesi için hedeflerini henüz belirlememiş olmasından rahatsız olduğunu ve siyasi eylem olmadan sahada elde edilen kazanımların zamanla yitip gideceğine inandığını belirttiler. Bu durum, İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin kuzey bölgelerini hedef aldığı, Hamas Hareketi ve İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın birinci sınıf liderlerine ulaşmayı başaramadığı ilk aşamadan sonra, savaşın ikinci aşaması olan güney bölgelerinin hedef alınarak saldırıların kapsamının genişlediği bir dönemde ortaya çıktı.

def
Gazze Şeridi sınırı yakınlarındaki bir İsrail tankı (EPA)

Güneye karadan saldırı

İsrail ordusu dün (Cumartesi), Gazze'de savaşmaya devam ettiğini, silahlı kişileri öldürdüğünü, binalara ve altyapı tesislerine baskınlar düzenlediğini ve Gazze Şeridi'nin kuzeyinde, orta kesiminde ve güneyinde şiddetli çatışmalara girdiğini ve kara harekâtının kapsamını genişlettiğini duyurdu. Güneyde Hamas Hareketi’nin Han Yunus şehrinin merkezindeki askeri karargahına baskın düzenledi. Baskın düzenlenen noktalar arasında bölgedeki tüm istihbarat faaliyetlerinden sorumlu olan Askeri İstihbarat Teşkilatının Özel Harekât Odası da bulunuyor. Baskın yapılan hedef bölgelerde çok önemli belgeler ele geçirildi.

İsrail ordusu sözcüsü tarafından yapılan açıklamaya göre Hamas’ın askeri karargahında İslami Cihad Hareketi tarafından kullanılan bir başka operasyon odası da bulundu. Sözcü, ordunun birçok altyapı tesisine baskın düzenlediğini, silahlı kişileri öldürdüğünü, silah ve mühimmat üretim tesisleri gibi çeşitli hedefleri imha ettiğini belirtti.

Han Yunus'ta önemli belgelerin ele geçirildiğini açıklanmasından bir gün önce İsrail ordusunun Gazze'nin kuzeyinde Hamas’ın Gazze lideri Yahya Sinvar'a ait olan ve sığınak olarak kullanılan bir evin, altındaki geniş tünel ağıyla birlikte imha edildiği duyurulmuştu.

ef
Hamas Hareketi’nin Gazze Şeridi lideri Yahya es-Sinvar (Arşiv - AP)

İsrail ordusunun Sinvar'a yaklaşma çabaları

İsrail ordusu haftalardır Sinvar'a yaklaştığını iddia etse de gerçek bir ilerleme sağlayamadı. Bu durum İsrail'in savaşın başlamasından bu yana üç aydır umutsuzca aradığı moral yükseltici operasyonel bir başarıya ulaşmasını engelliyor. İsrail ordusu, evde Sinvar'ın burayı saklanma yeri olarak kullandığını gösteren önemli kanıtlar bulduğunu açıkladı.

İsrail ordusuna göre ev, genişliği yaklaşık 20 metre olan ve birkaç kola ayrılan 218 metre uzunluğa sahip bir tünele açılıyor. Tünelde elektrik, hava filtreleme sistemleri, su boruları, dinlenme noktaları ve ibadet edilecek odaların yanında Hamas’ın üst düzey üyelerinin bu tünellerde uzun süre kalmasını sağlayacak başka ekipmanlar da bulundu.

febfe
Gazze’deki İsrail askerleri (Reuters)

İsrail, Gazze Şeridi’nin kuzeyine kara harekâtı başladığında Sinvar’a ulaşmayı umuyordu. Ancak bugün, savaşın başlarında güneye giden bir insani konvoyda gizlenerek Gazze Şeridi'nin güneyine kaçtığını ve Han Yunus'ta olduğuna inandığını söylüyor. Sinvar'ı 7 Ekim saldırısının beyni olmakla suçlayan İsrail, Sinvar’ın şu anda insani ateşkes anlaşmaları ve mahkûm takasına ilişkin müzakerelere liderlik ettiğini belirtiyor. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgilere göre İsrail, Sinvar'ı öldürmek ya da tutuklamak için İsrailli rehineleri canlı kalkan olarak almış olabileceği ve bunun uzun süren müzakerelere yol açabileceği ihtimallerinin göz önüne alındığı planlar yaptı.

İsrail kayıpları

İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki saldırılarını yoğunlaştıracağını duyururken, İzzettin el-Kassam Tugayları, sahada İsrail askerleriyle karşı karşıya geliyor ve İsrail saflarında çok sayıda zayiat verdiriyor.

Bureyc Mülteci Kampı’na ve Han Yunus'a giren İsrail güçleriyle çatışan Kassam Tugayları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus’ta işgalci İsrail’e ait askeri araçları ve askerlerin toplandığı iki noktayı havan toplarıyla hedef aldı. Kassam Tugayları, Han Yunus'ta çok sayıda işgalci İsrail askerinin saklandığı evi patlayıcılarla havaya uçurdu. Patlama sonucunda çok sayıda İsrail askeri öldü veya yaralandı. Bunun yanında Han Yunus’un doğusunda yer alan Huza beldesinde İsrail ordusuna ait bir Merkava tankını Yasin 105 roketi ile hedef aldı.

sd
İsrail’in Gazze Şeridi'nin ez-Zavayda'da bölgesinde bir eve yapılan hava saldırısında yaralanan çocuğu taşıyan bir Filistinli (AFP)

Kassam Tugayları, Gazze'nin batısındaki Şeyh Acleyn mahallesinde İsrail askeri araçlarını hedef aldığını, İsrail askerleriyle çatıştığını, çatışma sonucunda İsrail askerlerinin öldüğünü ya da yaralandığını duyurdu. Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Huza beldesinin doğusundaki İsrail askerlerinden ve askeri araçlarından oluşan bir topluluğu da havan toplarıyla hedef aldığını bildirdi.

14 katliam

Öte yandan Kudüs Tugayları, Han Yunus’a giren işgalci İsrail ordusuyla çatıştığını duyurdu. Kudüs Tugayları, Han Yunus'un doğusundaki Beni Suheyla bölgesindeki İsrailli askerlerin toplandığı noktaları 60 kalibrelik havan toplarıyla hedef aldığını bildirdi. Sahada çatışmalar devam ederken İsrail, Gazze Şeridi'nin kuzey, orta ve güney kısımlarına saldırılarını daha da yoğunlaştırdı.

gtrht
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bir çadırda kalan iki Filistinli çocuk (Reuters)

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Eşref el-Kudra, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırısının 85'inci gününde İsrail işgal güçlerinin 24 saat içinde ailelere karşı 14 katliam gerçekleştirdiğini söyledi. Dr. Kudra, “165 kişi şehit oldu ve 250 kişi yaralandı” dedi.

Dr. Kudra, İsrail’in saldırıları sonucu 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürülenlerin sayısının 21 bin 672'ye, yaralananların sayısının ise 56 bin 165'e ulaştığını açıkladı.

İsrail’in kurbanlarının yüzde 70'ini çocukların ve kadınların oluşturduğunu söyleyen Dr. Kudra, yerinden edilen 1,9 milyondan fazla Gazzelinin yeterli barınma, su, gıda, ilaç ve güvenlik gibi temel ihtiyaçlara ulaşamadığını belirterek, kıtlık ve susuzluk tehdidiyle karşı karşıya oldukları uyarısında bulundu.

Psikolojik rahatsızlıklar

Dr. Kudra, çocukların ve kadınların şiddetli bombardımanlar, yıkımlar, parçalanan bedenler, ailelerini ve evlerini kaybetme gibi çok sayıda psikolojik travmaya maruz kaldıklarını, bunun yanında 900 binden fazla çocuğun kaldığı barınma merkezlerindeki aşırı soğuk, dehidrasyon, yetersiz beslenme, solunum ve cilt hastalıkları ve yeni doğanların aşılarının yapılamaması gibi sorunlarla karşı karşıya olduklarını söyledi. İçme suyu, hijyen, gıda ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle barınma merkezlerinde yetersiz beslenme ve sağlık sorunları yaşanırken burada kalanlar arasında yüksek riskli gebeliği olan 50 bin hamile kadın bulunuyor. Dr. Kudra, uluslararası kuruluşlara çocukların, hamile kadınların ve kronik hastalıkları olanların hayatlarının kurtarılması, barınma merkezlerinde yaşanan sağlık, insani ve psikolojik felaketin önlenmesi için derhal müdahale edilmesi çağrısında bulundu.



Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
TT

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) kentinde Nevruz kutlamaları sırasında Suriye bayrağının indirilmesi, cumartesi akşamı ülkenin kuzey ve doğusundaki birçok bölgede geniş çaplı öfkeye yol açtı. Olayların ardından güvenlik noktalarına saldırılar düzenlenirken, protesto hareketleri ve bazı bölgelerde halk eylemleri görüldü. Terör örgütü PKK bağlantılı Devrimci Gençlik Hareketi unsurlarının Kamışlı kentinde iç güvenlik merkezine baskın düzenleyerek Suriye bayrağını indirdiği bildirildi.

Haseke İç Güvenlik Komutanı Mervan el-Ali dün, söz konusu binanın üzerine Suriye bayrağını yeniden çekti. Bu anlar, Suriye Enformasyon Bakanlığı bünyesindeki Haseke Medya Müdürlüğü tarafından sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yer aldı. Yaşanan gelişmelerin ardından Suriye hükümeti yetkilileri ile Kürt liderler, kuzey ve doğu Suriye’de yükselen tansiyonu düşürmek için temaslarda bulundu. Gerginliğin, 29 Ocak’ta hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmayı riske atabileceği değerlendirilirken, olayın anlaşmadan rahatsız olan kesimler tarafından ‘fitne çıkarma’ girişimi olduğu öne sürüldü. Kürt kaynaklar ise yaşananların münferit bir olay olduğunu ve herhangi bir sonuç doğurmayacağını belirtti.

Gerginliğin, Halep’in kuzey kırsalındaki Ayn el-Arab’ta Nevruz kutlamaları sırasında bir Kürt gencin Suriye bayrağını indirmesiyle başladığı ifade edildi. Kürt yetkililer bu davranışı ‘bireysel’ olarak nitelendirirken, sosyal medyada geniş çaplı kışkırtma kampanyalarının başlatıldığı ve bunun bazı bölgelerde Araplar ile Kürtler arasında yer yer çatışmalara yol açtığı aktarıldı. Yetkililer, sahadaki durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını bildirdi.

Kürt siyaset araştırmacısı Mehdi Davud, yaşanan gerginliğin bazı Kürt çevrelerinde etkili olan PKK ideolojisinden kaynaklandığını savundu. Olayı ‘münferit bir hadise’ olarak tanımlayan Davud, bu tür durumların büyük kalabalıkların bulunduğu etkinliklerde yaşanabileceğini belirtti. Sosyal medyada olayın abartıldığını ifade eden Davud, bazı tarafların kasıtlı olarak gerilimi tırmandırmaya çalıştığını söyledi.

Sahada belirli bir gerginliğin varlığını kabul eden Davud, bunun sosyal medyada yansıtıldığı kadar büyük olmadığını vurguladı.

Bölgede uzun yıllardır birlikte yaşayan toplulukların birbirini tanıdığını dile getiren Davud, kışkırtma faaliyetlerinin arkasındaki aktörlerin bilindiğini ve mevcut gelişmelerin entegrasyon anlaşmasının uygulanmasına etkisi olmayacağını ifade etti.

sdfvfd
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın uygulanmasından sorumlu Suriye Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü Ahmed el-Hilali (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını denetlemekle görevlendirilen ekibin sözcüsü Ahmed el-Hilali, ‘herhangi bir gerekçeyle sivillere yönelik intikam eylemleri veya saldırıları kesin şekilde reddettiklerini’ açıkladı. El-Hilali, güvenlik ve yargı kurumlarıyla devletin, yasayı uygulama ve ihlallerde bulunanları cezalandırma konusunda tek yetkili merci olduğunu vurgulayarak, herkesi sükûnete, sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve kışkırtma çağrılarına kapılmamaya davet etti.

El-Hilali ayrıca, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve entegrasyon sürecine yönelik çabaların ‘bu tür münferit olaylardan etkilenmeyeceğini’ belirtti. Mevcut aşamada herkesin sağduyu ve aklıselimi öne çıkarması gerektiğini ifade eden el-Hilali, ‘elde edilen olumlu kazanımların korunmasının önemine’ dikkat çekti.

Öte yandan siyasi analist Halef Ali Halef, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan son anlaşmadan rahatsız olan kesimlerin bulunduğunu söyledi. Halef, söz konusu anlaşmanın olası bir iç çatışmayı engellediğini, SDG güçlerinin Suriye ordusuna, güvenlik unsurlarının ise İçişleri Bakanlığı bünyesine entegre edilmesini öngördüğünü belirtti. Söz konusu kesimlerin yeniden kriz çıkarmaya ve dengeleri bozacak hamleler yapmaya çalıştığını ifade etti.

dvdcfv
Suriye’deki Kürtler cuma akşamı Şam’da Nevruz’u kutladı. (Reuters)

Halef, entegrasyon sürecinin ‘iyi ve sorunsuz şekilde ilerlediğini’ belirterek, SDG içinde ağırlığı olan isimlerin üst düzey devlet görevlerine atanmasının bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Halef, bu adımı ‘engellerin aşılmasına katkı sağlayan isabetli bir karar’ olarak nitelendirdi.

Halef, Ayn el-Arab ve Afrin bölgelerinde yaşananların ‘anlaşmadan zarar gören kesimlerin ürünü’ olduğunu savunarak, bunu ‘elde edilen kazanımlarla kıyaslandığında küçük bir sorun’ olarak değerlendirdi. Beklentilerinin daha büyük olaylar yönünde olduğunu dile getiren Halef, buna karşın en önemli gelişmenin Kürt sivil oluşumların bayrağın indirilmesini açık şekilde kınaması olduğunu söyledi. Halef’e göre, anlaşmaya karşı olan bazı Arap çevreler bu olayı büyütmeye çalıştı. Ayrıca Kürt kökenli Suriyeli hükümet yetkililerinin de sert kınama açıklamaları yaptığını belirten Halef, kamuoyunu kışkırtma girişimlerine karşı uyardıklarını aktardı. Suriye güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesinin olası toplumsal çatışmaları önlemede etkili olduğunu vurgulayan Halef, tüm bu gelişmelerin ‘entegrasyon sürecinin geri döndürülemez olduğunu ve taraflar arasında tam iş birliği bulunduğunu’ gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Ali Asu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bazı mahallelerde Kürtlerin münferit bir olay nedeniyle darp edilip aşağılandığını bildirdi. Bu tür olayların Suriye halkının bileşenleri arasında fitneye yol açtığını belirten Asu, sükûnet çağrısında bulunarak ulusal birlik ruhuna bağlı kalınması ve kışkırtmalara kapılınmaması gerektiğini vurguladı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da gelişmelere ilişkin bir paylaşımda bulunarak, söz konusu açıklamayı hesabından yeniden yayımladı ve “Kritik bir anda önemli sözler ve bilge liderlik” ifadesini kullandı.

Öte yandan SDG bünyesindeki özerk yönetimin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, Ayn el-Arab’ta Suriye bayrağının indirilmesini ‘münferit bir davranış’ olarak nitelendirdi. Ahmed, bu yıl Nevruz kutlamalarının Suriye’de ilk kez resmi şekilde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, Suriyelilere fitneden uzak durma, sükûneti koruma ve herhangi bir gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çağrısında bulundu. Ahmed, “Bölgede yeni bir çatışmanın başlamasına ihtiyaç yok” dedi.

dfvfdfd
Suriyeli Kürtler, cumartesi günü Halep kırsalındaki Afrin’de düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında yerel bayraklarını dalgalandırdı. (Reuters)

Bu çerçevede el-Cezire bölgesindeki iç güvenlik güçleri dün yayımladığı açıklamada, Afrin ve Halep kentlerinde Nevruz kutlamalarına katılan Kürtlere yönelik saldırıları ve fitne çıkarma girişimlerini kınadı. Açıklamada ayrıca, bir kişinin bireysel davranışla Suriye bayrağını indirmesi de eleştirildi. Olayın hemen ardından Ayn el-Arap İç Güvenlik Müdürlüğü’nün harekete geçerek şüpheliyi gözaltına aldığı ve dosyanın ilgili yargı mercilerine sevk edildiği bildirildi. Açıklamada, Suriyelilerin ortak değerlerini temsil eden sembollere yönelik her türlü saldırının kesin şekilde reddedildiği vurgulandı.

Öte yandan Kobani’de Nevruz etkinliklerini düzenleyen hazırlık komitesi de bir açıklama yaparak, toplumsal istikrara zarar veren davranışlara müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Komite, söz konusu olayların halkın farklı kesimleri arasında ayrışma ve fitne yaratmak amacıyla kullanılmasına karşı olduklarını ifade ederek, Suriye’de güvenlik ve istikrarı tehdit eden her türlü girişime karşı durma çağrısında bulundu.


Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
TT

Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)

Şam'da yüzlerce Suriyeli dün, yetkililerin alkollü içeceklerin satışını kısıtlama, restoranlarda ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklama kararını protesto etmek amacıyla sessiz bir oturma eylemi düzenledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre protestocular, sivil toplum aktivistlerinin çağrısı üzerine, sıkı güvenlik önlemleri altında, çoğunluğu Hristiyan olan Bab Tuma mahallesinin meydanına akın etti. Bu eylem, 2024 yılının sonlarında Başkan Beşşar Esed'in devrilmesinin ardından iktidara gelen yeni yetkililerin kişisel özgürlükleri ihlal edeceğine dair artan endişeleri yansıtıyor.

Protestocular Suriye bayrağı ile Arapça ve İngilizce pankartlar açtılar; bunlardan birinde “Kişisel özgürlük kırmızı çizgidir” yazıyordu.

“Anayasanın maddeleri bir talep değil, bir haktır” yazılı pankart taşıyan 60 yaşındaki üniversite öğretim üyesi Hanan Ası, AFP’ye verdiği demeçte, Suriyelilerin “yoksulluktan yerinden edilmişlere, evsizlere ve mültecilere kadar binlerce unutulmuş sorunu” olduğunu belirterek, “Biz bir inşa aşamasındayız, bölünme aşamasında değiliz” ifadelerini kullandı.

Tartışma, geçtiğimiz aylarda alınan ve özgürlükler konusunda endişelere yol açan bir dizi karar ve önlemin ardından ortaya çıktı; bunlar arasında plajlarda ve havuzlarda «daha mütevazı» kıyafet kuralları ile Lazkiye’de kadın memurların makyaj yapmasının yasaklanması konusundaki tartışma yer alıyor.

Bir komedyen olan Melki Mardanyal (31), Instagram sayfasında yayınladığı videoda, kararı alaycı bir şekilde ele aldıktan sonra programa katıldı ve şunları söyledi: “Komedi, yetkililere karşı elimizdeki hafif bir silahtır ve onların aldığı kararlar, bizim yaptığımız komediden daha çok insanı güldürüyor” diyerek, “insanları meydanlara toplayanın, yetkililerin kararları olduğunu” vurguladı.

Televizyon yazarı Rami Kousa (37 yaşında) ise “Bu kararların amacı, şehrin kimliğini değiştirmek için kamu özgürlüklerini kısıtlayacak benzer kararları geçirmek üzere nabız yoklamaksa, mesaj yerine ulaşmış olmalı” dedi ve “Bu tür kararlar geçmeyecek” vurgusunda bulundu.

Bu protesto, özellikle Suriye'deki azınlıklar arasında endişelerin giderek arttığı bir dönemde gerçekleşiyor; Hıristiyanların endişeleri, haziran ayında Şam'ın Duveyle semtinde bir kilisenin bombalanmasının ardından, temmuz ayında kanlı şiddet olaylarına sahne olan Dürzilerin kalesi Süveyda'ya ve zaman zaman yetkililerle çeşitli sorunlar nedeniyle gerginliklerin yaşandığı ülkenin kuzeydoğusundaki Kürtlere kadar uzanıyor.

Şam Valiliği 17 Mart'ta, mühürlü alkollü içeceklerin satışını çoğunluğu Hristiyan olan üç bölgeyle sınırlayan bir karar yayınladı. Bu bölgeler el-Kassa, Bab Tuma ve Bab Şarki'dir. Karar, alkolün restoran ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklıyor. Valilik bu kararla, "kamu ahlakını ihlal eden olayları" azaltmayı amaçladığını ve kararın yerel halktan gelen şikayetler üzerine alındığını belirtti.

Hükümetteki tek Hristiyan bakan olan Sosyal İşler Bakanı Hind Kabavat, alkolün Hristiyan bölgeleriyle sınırlandırılmasını eleştirerek, bu bölgelerin "içki ve alkol yerleri değil, Şam'ın kalbi, parlak tarihi ve bir arada yaşama yeri" olduğunu ifade etti.

Valilik dün yaptığı açıklamada, yeni önlemlerin yıllar önce çıkarılan kararnamelerle "uyumlu" olduğunu ve amacının "alkol satış noktalarında yaşanan kaosu" düzenlemeyi amaçladığını bildirdi.

Kararda belirtilen üç alanın, taraflardan hiçbirini incitmeyecek şekilde yeniden değerlendireceğini duyurdu.


Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
TT

Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Hamas'ın yeni lider seçimi sürecini altüst etti. Kaynaklar, çeşitli karmaşıklıklar ve ‘bölgedeki güvenlik ve siyasi değişiklikler’ nedeniyle sürecin dondurulmasının planlandığını bildirdi.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas'ın işlerini bir ‘liderlik konseyi’ yönetiyor. Son iki aydır hareketi yönetecek yeni bir lider seçmek için bir süreç başlatıldı. Şarku’l Avsat'a konuşan Gazze’nin içinden ve dışından Hamaslı dört bilgili kaynak, bölgedeki mevcut durum nedeniyle hareketin başkanlık seçimini geçici olarak askıya alma eğilimi olduğunu aktardı.

Hamas’ın liderliği için rekabet, hareketin yurtdışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ile Gazze Şeridi'ndeki muadili ve ateşkes müzakere ekibi başkanı Halil Hayye arasında sürüyor. Hem Meşal, hem de Hayye, Hamas’ın liderlik konseyinde yer alıyor.

Hamas’tan biri Gazze Şeridi içinde, diğeri dışındaki iki kaynak, önümüzdeki günlerde seçimlerin iptal edilmesi ve siyasi büro seçimlerinin bu yılın sonunda yapmayı planlandığını teyit etti.