İsrail'in iftihar çabası: Aruri suikastı, Gazze savaşındaki "en büyük başarı"

Şin Bet, yurtdışındaki Hamas liderlerinin isimlerinden oluşan bir listeyi özel bir suikast birimine teslim ediyor

Hizbullah'ın sivil savunma üyesi, Beyrut'un güney banliyösünde Aruri'ye düzenlenen suikastın ardından yanmış bir arabayı inceliyor / Fotoğraf: AP
Hizbullah'ın sivil savunma üyesi, Beyrut'un güney banliyösünde Aruri'ye düzenlenen suikastın ardından yanmış bir arabayı inceliyor / Fotoğraf: AP
TT

İsrail'in iftihar çabası: Aruri suikastı, Gazze savaşındaki "en büyük başarı"

Hizbullah'ın sivil savunma üyesi, Beyrut'un güney banliyösünde Aruri'ye düzenlenen suikastın ardından yanmış bir arabayı inceliyor / Fotoğraf: AP
Hizbullah'ın sivil savunma üyesi, Beyrut'un güney banliyösünde Aruri'ye düzenlenen suikastın ardından yanmış bir arabayı inceliyor / Fotoğraf: AP

Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri'ye düzenlenen suikast, İsrail İç İstihbarat Teşkilâtı (Şin Bet) Başkanı Ronen Bar, Hamas hareketinin liderlerini Gazze ve Batı Şeria dışında takip etmek ve hedef almak amacıyla hazırladığı planın ilk adımı olarak değerlendiriliyor.

İsrail Hamas liderlerinin hepsini Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'in güneyindeki kasabalara ve Gazze çevresine gerçekleştirdiği saldırıyı planlamak ve bu saldırıya yardım etmekle suçluyor.

Aksa Tufanı'nın başlamasından iki hafta sonra, Şin Bet'in Başkanı Ronen Bar tarafından kurulan özel birimi Hamas hareketinin liderlerini Gazze ve Batı Şeria dışında takip etmek ve hedef almak üzere görevlendirdi ve bu bağlamda bir liste hazırlandı.

Lübnan, Katar, Türkiye ve Batı Şeria ile Gazze dışındaki çeşitli bölgelerde bulunan Hamas liderleri listeye dahil edildi.

İsrail'in 7 Ekim saldırısının ana mimarı ve planlayıcısı ve Hamas-Hizbullah ile Hamas-İran arasındaki koordinasyon ekseni olarak gördüğü Salih el-Aruri bu listede ilk sırada yer alıyor.

Aruri'ye suikast planı, Şin Bet'in özel biriminin kurulmasından sonra, askeri istihbarat birimleri, güvenlik güçleri, Mossad ve Şin Bet'in çeşitli ülkelerde ve bölgelerde faaliyet gösteren ajanlarını yeniden etkinleştirmek için yoğun çaba sarf ettiği bir dönemde ortaya çıktı.

Bu çaba, Gazze ve Batı Şeria'dan başlayarak Lübnan'a kadar uzanan, dünya genelindeki çeşitli ülkeleri içeriyordu.

Bu, aralarında Şin Bet Başkanı Bar, Başbakan Benjamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Galant'ın da bulunduğu birden fazla İsrailli güvenlik ve siyasi yetkilinin değindiği bir husus.

Bu isimler, İsrail'in 7 Ekim saldırısından sorumlu herhangi bir yetkiliyi hesap vermeden bırakmayacağını ve ‘bedel ödeteceğini’ söyleyerek tehdit ettiler.

DAHA FAZLA OKU

10 yıldır tehdit ve takip ediliyordu: Salih el-Aruri kimdir?

Salih el-Aruri ve cinayet teknolojisi

İsrail Aruri suikastını kutluyor

Resmi İsrail hükümeti, yurtdışında gerçekleşen bu tür operasyonlardan sonra sorumluluğu hemen üstlenmeye yanaşmaz.

Her ne kadar Hamas liderlerini hedef alma tehditleri Aksa Tufan’ı savaşı başladığından bu yana hiç durmasa da İsrail bu kez de Aruri suikastinde aynı tutumu benimseyip sorumluluğu üstlenmekte acele etmedi.

Ancak Gazze savaşından 3 ay geçmesine rağmen İsrail belirgin bir zafer elde etmeden, bazıları bu operasyonu Tel Aviv'in gerçekleştirdiğini duyurmakta acele ettiler.

Bu kişilerin ilki, Likud Partisi mensubu Knesset üyesi Dani Danon'du. Danon, operasyonun gerçekleşmesinden yarım saat kadar sonra sosyal medya üzerinden bir paylaşım yaparak güvenlik ve istihbarat birimlerine ve bu operasyonun gerçekleştirilmesine yardımcı olan herkese teşekkürlerini sundu.

Ayrıca, İsrail’in, Hamas'ın güney kasabalara ve Gazze'nin sınırına yönelik saldırısına katılan ve katkıda bulunan her sorumluya ulaşacağını ve bu kişilerin sonlarının ölüm olacağını belirtti.

Dani Danon'un açıklamaları, Likud Partisi lideri Netanyahu'nun parti üyelerinden ve milletvekillerinden Aruri suikastıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmamalarını talep ettiği bir dönemde geldi.

Ayrıca hükümet de bakanlarından bu konuda konuşmaktan kaçınmalarını istedi.

Resmi olarak İsrail'in bu suikastı gerçekleştirdiğini ilk kez açık bir şekilde kabul eden Mossad Başkanı David Barnea oldu.

Barnea, "İsrail, Ekim olaylarını gerçekleştirenleri takip etmekten çekinmeyecek ve uzun bir süre alsa da Gazze ve Batı Şeria'daki Hamas liderlerine ve dışarıdakilere ulaşacaktır" dedi.

David Barnea, eski Mossad Başkanı Meir Dagan'ın cenaze töreninde yaptığı konuşmada, "İsrail, bu eylemleri gerçekleştirenleri her yerde takip etmekten kaçınmayacak. Bugün savaşın zirvesindeyiz ve Mossad, 50 yıl önceki gibi, 7 Ekim'de Gazze'ye saldıran katillerle ve saldırının planlayıcılarıyla, onları gönderenlerle hesaplaşma planları yapıyor. Bu planı uygulamak zaman alabilir, ancak şüphesiz ellerimiz, bulundukları her yerde onlara ulaşacaktır. Her Arap annesi bilmeli ki, eğer oğlu 7 Ekim katliamına doğrudan veya dolaylı olarak katıldıysa, onun kanı mübahtır" ifadelerini kullandı.

İsrail, Hamas liderlerini yurtdışında takip etmek için geliştirdiği operasyonların detaylarını açıklamayacak; en azından bu dönemde.

Ancak güvenlik ve siyasi kaynaklar, bu operasyonların merkezi noktalarını belirten bilgileri sızdırmada istekli.

Bu durum, İsrail'in suikast operasyonunun başarısı ile iftihar etme çabasının bir parçası olarak ortaya çıkıyor.

Operasyon gerçekleştirildiğinde iki insansız hava aracı kullanıldığı ve ilk başta bir tanesinin Güney Banliyösü'ndeki bir binayı hedef aldığı diğerinin ise bir arabayı hedef aldığı ileri sürüldü.

Ancak daha sonra operasyonun "intihar dronu" olarak nitelendirilen bir insansız hava aracı ile gerçekleştirildiği anlaşıldı.

İsrailliler, bu dronun hedefe hassas bir koordinasyonla yönlendirilen ve hava kuvvetleri ile özel istihbarat birimi arasında veri paylaşımı yapan bir tür olduğunu ifade ettiler.

Aruri suikast planının önemli unsurlarından biri, yalnız ona yönelik olmaması, aksine başka önemli kişileri de hedef alarak yapılmasıydı.

Yanındaki kişilerin "Hizbullah" veya İran'dan olmaması kaydıyla operasyonun gerçekleştirilmesi planlanmıştı.

Eski askeri istihbarat başkanı Amos Yadlin, Aruri suikastınn temelde hava kuvvetleri ve istihbarat arasındaki koordinasyona dayanan yüksek düzeyli bir operasyon olduğunu ifade etti.

Yadlin, eşi benzeri görülmemiş derecede hassas istihbarat bilgilerinin toplandığını belirtti.

Amos Yadlin'e göre, Aruri ve yırt dışındaki diğer Hamas liderleri hedef olduklarının farkındalar.

Yadlin, şunları söyledi:

Başbakan, Savunma Bakanı ve Şin Bet başkanı, beyanlarıyla Hamas liderlerinin hedef olduğunu ve İsrail'in onlara nerede olursa olsun ulaşacağını önceden bildirdi. Ayrıca, Hamas arananlar listesi mevcut. Bu listedeki isimlerin hepsi bedel ödeyecek.

Amos Yadlin, "Aruri arananlar arasında olduğunu biliyordu. Sürekli olarak ev değiştirip farklı yerlere saklanıyordu. İsrail, onun tam olarak nerede olduğunu tespit eden bir istihbarata sahipti ve açıkça anlaşılıyor ki İsrail'in planı, Hizbullah'tan hiç kimsenin bulunmadığı bir zamanda ve yerde gerçekleşti. Ayrıca, İstihbarat son derece kesindi. Çok kesindi, çünkü hedef Hamas'tı ve istihbaratın yaptığı da buydu. Operasyon, hava kuvvetleri tarafından gerçekleştirildi. Dünyadaki hiçbir hava kuvvetinin gerçekleştiremeyeceği operasyonu gerçekleştirdi" dedi.

Kendisiyle iftihar etmesine rağmen Gazze'deki savaş hedeflerini henüz gerçekleştiremeyen Tel Aviv'in Lübnan'a karşı güvenlik açısından bir tırmanış tehlikesiyle karşı karşıya olduğu endişesi artıyor. Suikast operasyonundan sonra, askeri liderlik Kuzey cephesinde çabalarını artırdı ve bölgeye takviye kuvvetler gönderdi, ordusunun hazırlık seviyesini yükseltti.

Aruri suikastına karşı güçlü bir yanıt ihtimaline ilişkin hem Lübnan'a saldırı hem de geniş çaplı bir saldırıya karşı savunma açısından ordusunun hazırlık durumunu artırdı.

İsrail Kuzey'deki tüm kasabalarda ve Hayfa'da sığınaklarını açma kararı aldı. İsrail’in bu ani kararı Hayfa Körfezi bölgesindeki kimyasal maddelerin bulunduğu alanda roketlerin düşmesi nedeniyle bir tehlike uyarısı yapıldıktan sonra geldi.

Aruri suikastının ardından, Gazze'deki esirlerin kaderi üzerine endişeler artıyor.

Çünkü operasyon, kadınlar, hastalar, yaralılar ve yaşlılar dahil en az kırk mahkumun serbest bırakılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varma yolunda ilerleyen müzakerelerin yapıldığı bir dönemde gerçekleşti.

Suikastın ardından, esir aileleri, serbest bırakılmamalarının hayatlarını tehlikeye atabileceğini düşünerek endişeye kapıldılar.

Ayrıca birçok güvenlik ve siyasi yetkili İsrail yetkililerinin aksine bu adımın anlaşmayı engelleyeceğini ifade etti.

İsrail yetkililer Gazze'deki baskıyı artırmanın ve Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar'ın tutumunu yumuşatmanın esir takası anlaşmasına doğru ilerlemeye katkı sağlayacağını ifade etmişlerdir.

Askeri uzman Nahum Barnai, İsrailli yetkililerin ve medyanın iddia ettiği gibi Aruri suikastının esir değişim anlaşmasına yönelik olasılıkları artıracağına dair düşünceyi reddetti.

Barnai, "Herhangi bir yetkilinin, suikastın Sinvar'ın başka bir anlaşma konusundaki tutumunu değiştireceğine dair inancı olduğunu düşünmüyorum. Bu, kendi kendimize anlattığımız hikayelerdir. Daha olası olan, suikastın müzakerelerin devamını geciktireceği ve belki de engelleyeceğidir. Gazze'deki esirlerin hayatı açısından herhangi bir gecikme büyük bir öneme sahip. Herhangi bir infaz karşı bir infazı tetikleyebilir. Hamas, Batı Şeria ve Kudüs'te silahlı saldırılarla intikam almayı deneyebilir. Hizbullah da er ya da geç yanıt verecektir. Hamas'ın tepkisi Hizbullah'ın tepkisinden daha sınırlı olacaktır. Tek kesin şey, Aruri ve yardımcılarının ölümünün kısa vadeli olarak Beyrut'taki Hamas şubesine zarar verdiği, ancak gerçeği değiştirmeyeceğidir" şeklinde konuştu.

Independent Arabia - Independent Türkçe



İsrail, Lübnan'da Gazze senaryosunu tekrarlamaya doğru ilerliyor

İsrail askerleri, Lübnan sınırına yakın kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bir toplanma alanında tank paletlerini tamir ediyor (AFP) 
İsrail askerleri, Lübnan sınırına yakın kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bir toplanma alanında tank paletlerini tamir ediyor (AFP) 
TT

İsrail, Lübnan'da Gazze senaryosunu tekrarlamaya doğru ilerliyor

İsrail askerleri, Lübnan sınırına yakın kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bir toplanma alanında tank paletlerini tamir ediyor (AFP) 
İsrail askerleri, Lübnan sınırına yakın kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bir toplanma alanında tank paletlerini tamir ediyor (AFP) 

Axios sitesinin İsrailli ve Amerikalı yetkililere dayandırdığı habere göre İsrail, Litani Nehri’nin güneyindeki tüm bölgeyi kontrol altına almak ve “Hizbullah”ın askeri altyapısını çökertmek amacıyla Lübnan’daki kara operasyonunu büyük ölçüde genişletmeyi planlıyor.

Üst düzey bir İsrailli yetkili “Axios”a, “Gazze'de yaptığımızı yapacağız” dedi. Bu sözlerle, İsrail'in “Hizbullah”ın silah depolamak ve saldırılar düzenlemek için kullandığını iddia ettiği binaların yıkılmasına atıfta bulundu.

2006'dan sonra olası en büyük kara harekatı

Bu operasyon, 2006'dan bu yana Lübnan'da gerçekleştirilen en büyük İsrail kara harekatı olabilir ve bu durum, ülkeyi İran'la savaşla bağlantılı artan bölgesel gerginliğin merkezine yerleştirebilir.

Siteye göre bu büyüklükteki bir operasyon, İsrail'in Lübnan'ın güneyini uzun süreli olarak işgal etmesine yol açabilir.

Lübnan hükümeti, “Hizbullah”ın İsrail'e roket atmasının ardından yeniden alevlenen savaşın ülkede geniş çaplı yıkıma yol açmasından derin endişe duyuyor.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (solda) ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (İsrail Savunma Bakanlığı)İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (solda) ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (İsrail Savunma Bakanlığı)

Axios'un haberine göre ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Hizbullah'ı silahsızlandırmak için büyük bir İsrail operasyonunu desteklerken, aynı zamanda Lübnan devletine verilebilecek zararı sınırlamaya çalışıyor. Trump yönetimi, savaş sonrası bir anlaşmaya varmak için İsrail ile Lübnan arasında doğrudan görüşmeler yapılmasını da teşvik ediyor.

İsrail’in hesaplarında değişiklik

İsrailli yetkililere göre İsrail hükümeti birkaç gün öncesine kadar İran’la olan çatışmaya odaklanabilmek için Lübnan’daki gerginliği kontrol altına almaya çalışıyordu.

Ancak bu hesaplar çarşamba günü, “Hizbullah”ın “Yenilen Fırtına” adını verdiği operasyonda 200'den fazla roket fırlatmasıyla değişti. Bu, İran'ın da onlarca roket fırlattığı geniş çaplı koordineli bir saldırıydı.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre üst düzey bir İsrailli yetkili, “Bu saldırıdan önce Lübnan'da ateşkes yapmaya hazırdık, ancak saldırıdan sonra geniş çaplı bir operasyondan geri dönüş yolu kalmadı” ifadelerini kullandı.

Askeri Hareketler

İsrail ordusu, İran ile savaşın patlak vermesinden bu yana Lübnan sınırına 3 zırhlı ve piyade tümeni konuşlandırmış, bazı birlikler ise son iki hafta içinde küçük çaplı sınır ihlalleri gerçekleştirmişti.

Ordu, dün kara operasyonunun genişletilmesine hazırlık amacıyla sınıra takviye güçler gönderildiğini ve daha fazla yedek askerin çağrıldığını duyurdu.

Bir İsrailli yetkili Axios'a verdiği demeçte, hedefin “bölgeleri kontrol altına almak, (Hizbullah'ı) sınırdan uzak kuzeye itmek ve köylerdeki askeri mevzilerini ve silah depolarını imha etmek” olduğunu söyledi.

İsrail, Washington ile «durum bazında» istişarede bulunuyor

ABD yönetimi, dün İsrail’den operasyon sırasında Beyrut Uluslararası Havalimanı’nı veya Lübnan devletine ait tesisleri bombalamamasını istedi. İsrail tarafı havalimanını hedef almaktan kaçınmayı kabul etti, ancak devlet altyapısını korumaya tam olarak uymadı.

İsrail ordusu dün, “Hizbullah”ın askerlerini ve silahlarını taşımak için kullandığını söylediği Güney Lübnan'daki bir köprüyü bombaladı.

Bir İsrailli yetkili “Axios”a, İsrail'in Washington ile “duruma göre” istişare edeceğini belirterek, “Bu operasyon için ABD'den tam destek aldığımızı hissediyoruz” dedi.

Öte yandan, bir ABD'li yetkili siteye yaptığı açıklamada, “İsrailliler, (Hizbullah'ın) bombardımanını durdurmak için gerekli gördükleri her şeyi yapmalıdır” ifadesini kullandı.

İsrail Stratejik İşler eski Bakanı Ron Dermer (İsrail medyası)İsrail Stratejik İşler eski Bakanı Ron Dermer (İsrail medyası)

Netanyahu, Ron Dermer'i görevlendirdi

Buna ek olarak, Netanyahu, savaş süresince Lübnan dosyasını yönetmesi için eski bakan Ron Dermer'i görevlendirdi. Axios'un aktardığına göre Dermer, önümüzdeki haftalarda doğrudan görüşmeler başlarsa, Trump yönetimi ile iletişimi ve Lübnan hükümeti ile olası müzakereleri yürütecek.

Washington Boulos'u görevlendiriyor

ABD tarafında ise bu konuyu, Başkan Trump'ın danışmanı ve ABD'nin Afrika Özel Temsilcisi olan Lübnan asıllı Massad Boulos yönetiyor.

“Axios”un haberine göre Boulos son günlerde İsrailli, Lübnanlı ve Arap yetkililerle temas kurarak İsrail ile Lübnan arasında doğrudan görüşmelerin yapılmasını kolaylaştırmaya çalıştı.

Son günlerde Lübnan hükümeti, ateşkes şartları konusunda İsrail ile doğrudan görüşmeler yapmaya istekli olduğunu belirtti.

Axios'a göre, Trump yönetimi bu müzakereleri, 1948'den beri süregelen İsrail ve Lübnan arasındaki savaş halini resmen sona erdirebilecek daha geniş bir anlaşma için temel olarak kullanmayı umuyor.

Dün Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile devam eden savaşını durdurmaya yönelik bir girişim kapsamında bu hafta önerdiği müzakere teklifine henüz bir yanıt almadığını açıkladı.

ABD'li “Axios” sitesi kaynaklara dayandırdığı salı günkü haberinde, İsrail'in Lübnan'ın önerisini reddettiğini aktardı ve ABD ile İsrail'in tepkilerinin “soğuk ve oldukça şüpheci” olduğunu ifade etti.


İsrail ordusu: Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlangıcından bu yana 350 militan öldürüldü

 İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
TT

İsrail ordusu: Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlangıcından bu yana 350 militan öldürüldü

 İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ordunun, Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlamasından bu yana 350’den fazla militanı öldürdüğünü açıkladı. Adraee, öldürülenler arasında Hizbullah’tan 15 üst düzey komutanın da bulunduğunu söyledi.

Adraee yazılı açıklamasında, “Öldürülen komutanlar, örgüt içinde farklı birimlerde görev yapıyordu ve son dönemde İsrail’e yönelik saldırı girişimlerinde yer almışlardı” ifadesini kullandı.

İsrail ordusunun geçen hafta boyunca hava, deniz ve kara unsurlarının katılımıyla bir dizi hedefli operasyon düzenlediğini belirten Adraee, bu saldırılarda Lübnan topraklarından faaliyet gösteren çeşitli gruplara mensup militanların ve aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu kişilerin öldürüldüğünü kaydetti.

Adraee, öldürülen önde gelen komutanlar arasında şu isimlerin bulunduğunu belirtti:

Zeyd Ali Cuma, Hizbullah’ın ateş gücü yönetiminden sorumlu yetkili.

Ali Rıza Bi Azer, Kudüs Gücü’ne bağlı Lübnan Kolordusu’nun istihbarat birimi komutanı.

Ahmed Resuli, yine Kudüs Gücü’ne bağlı Filistin Kolordusu’nun istihbarat sorumlusu.

Ali Müslim Tabace, İmam Hüseyin Tümeni’nin komutanı.

Adraee, operasyonlar sonucunda ayrıca Hizbullah’tan yedi üst düzey komutanın, Kudüs Gücü’ne bağlı Filistin ve Lübnan kolordularından beş komutanın ve İmam Hüseyin Tümeni’nden üç komutanın öldürüldüğünü söyledi. Ölenler arasında tümen komutanının yanı sıra İslami Cihad Hareketi’nden üst düzey bir komutanın da bulunduğu ifade edildi.

Adraee, İsrail ordusunun ‘İran rejimiyle bağlantılı askeri liderlik kademesine ağır darbeler indirdiğini’ belirterek, bunun Tahran’ın Lübnan ve bölgedeki nüfuzunu zayıflattığını savundu.

Silahlı örgütleri Lübnan’da yerleşim bölgelerinden faaliyet göstermekle suçlayan Adraee, bu grupların İsrail’e yönelik operasyonlar yürütürken ‘sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını’ öne sürdü.


Hamas, İran'ı komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı

Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
TT

Hamas, İran'ı komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı

Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)

Hamas bugün yaptığı açıklamada, İran'ı, ABD ve İsrail'in kendisine yönelik saldırılarına karşılık olarak Körfez bölgesindeki komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı ve bölge ülkelerini savaşı durdurmak için iş birliği yapmaya davet etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Hamas, İran'ın bu saldırıya uluslararası normlar ve yasalara uygun olarak bütün araçlarla karşılık verme hakkını teyit ederken, İran'daki kardeşlerine komşu ülkeleri hedef almamaları çağrısında bulundu.

Hareket ayrıca, bölgedeki bütün ülkeleri bu saldırıyı durdurmak ve aralarındaki kardeşlik bağlarını korumak için iş birliği yapmaya davet etti.

Bu açıklama, İran'ın müttefiki olarak kabul edilen ve Tahran'dan askeri ve mali destek alan Hamas'ın tutumunda önemli bir değişimi temsil ediyor.

Hamas, "bu savaşı durdurmanın İslam ümmetinin ve bölgenin çıkarına olduğunu" vurgulayarak, tüm ülkeleri ve uluslararası kuruluşları "derhal savaşı durdurmak için çalışmaya" çağırdı.

"Çeşitli ülkelerin salgının yayılmasını önlemek ve diyalog ile diplomasiye öncelik verme konusunda gösterdiği tüm çabaları takdir ettiğini" ifade etti.

İran'a karşı "Amerikan-Siyonist saldırganlığını" şiddetle kınadığını yineleyerek, bunun "uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk kurallarını ihlal ettiğini ve bölgede ve dünyada güvenlik ve barışı tehdit ettiğini" belirtti.