IKBY Başbakanı, İran’ın Erbil'e saldırısı hakkında konuştu: Bu dayanaksız saldırılar hiçbir şekilde cevapsız kalmamalı

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun Erbil'e yönelik balistik füze saldırılarını “hiçbir nedeni olmayan namertçe bir saldırı” olarak niteleyerek, “Biz bu çatışmanın bir parçası değiliz” dedi.

Mesrur Barzani (AA)
Mesrur Barzani (AA)
TT

IKBY Başbakanı, İran’ın Erbil'e saldırısı hakkında konuştu: Bu dayanaksız saldırılar hiçbir şekilde cevapsız kalmamalı

Mesrur Barzani (AA)
Mesrur Barzani (AA)

Barzani, İsviçre'nin Davos kasabasında gerçekleştirilen 54. Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) Erbil’de dün gerçekleşen füze saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Katılımcı şirketler ve yetkililerle IKBY ekonomisinin gelişmesini görüşmek ümidiyle Davos'a geldiklerini belirten Barzani, muhtelif ülkelerle ve küresel firmalarla ticari ilişkileri geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Barzani, Erbil’e yapılan saldırının “hiçbir nedeni olmayan namertçe bir saldırı” olduğunu vurgulayarak, saldırıda Iraklı iş adamı Peşrew Dizeyi, kızı ile birkaç vatandaşın hayatını kaybettiğini ve yaralananların da bulunduğunu aktardı.

ABD’nin Irak Hükümetinin daveti üzerine Irak’ta bulunduğunu ve görevlerinin de terörizmle mücadele olduğuna işaret eden Barzani, “Terörizmin sona erdiğini düşünmüyoruz. Dün gece olanlar, bölgedeki istikrarın hala tehlikede olduğunun göstergesidir. Irak’ta ve bölgede bütün olarak istikrarı sağlamak için uluslararası iş birliğine ve desteğe ihtiyacımız var.” diye konuştu.

Barzani, IKBY'ye yönelik bu saldırılar ve düşmanlığın hiçbir gerekçesi olmadığını belirterek, şunları söyledi:

Kürdistan Bölgesi olarak halka hizmet edebilmek ve komşu ülkelerle de barışçıl ilişkilerimizi güçlendirmek için üzerimize düşeni yaptık. Gerçekleşen bu dayanaksız saldırılar da hiçbir şekilde cevapsız kalmamalıdır. Irak Dışişleri Bakanlığının açıklaması da memnuniyet verici. Uluslararası kamuoyunun da bu günahsız ve çaresiz sivil halka yönelik bu saldırıların durması için yardımcı olmasını bekliyoruz. Ülkemizde barış ve özgürlük içinde yaşamak istiyoruz. Bu saldırıların hedeflerimize ulaşmamız için engel oluşturmamasını temenni ediyorum.

"Biz bu çatışmanın bir parçası değiliz"

Barzani, Irak hükümetinin saldırıyı kınayan bir açıklama yayınladığını ve Erbil’de saldırıları soruşturan bir soruşturma ekibinin bulunduğunu belirterek, “Onlar, Ulusal Güvenlik’e taşıyabileceklerine işaret ettiler. Soruşturmanın sonucunu göreceğiz ve sonrasında daha iyi bir fikrimiz olacak.” ifadelerini kullandı.

“Şaşırtıcı olan, biz bu çatışmanın bir parçası değiliz.” diyen Barzani, İran’ın neden IKBY’de, özellikle Erbil’deki sivillere misilleme yaptığını bilmediklerini kaydetti.

Barzani, özellikle İran olmak üzere hiçbir komşularına karşı bir düşmanlık beslemediklerini dile getirerek, “Bu son yıllardaki saldırılardan biri. Geçtiğimiz yıllarda Kürdistan Bölgesine karşı saldırılar da olmuştu. Sebeplerinin ne olduğunu bilmiyoruz fakat öne sürdükleri tüm iddiaları asılsız.” diye konuştu.

Barzani, IKBY’nin barışçıl bir yer olduğunu ve tek umursadıklarının halka nasıl hizmet verebilecekleri ve bölgeyi nasıl geliştirecekleri olduğunu belirterek, Irak’taki federal hükümetin ve uluslararası toplumun, gelecekte bu saldırıların tekrarını engellemek için gerekli tüm tedbirleri alacağını umduklarını vurguladı.

Barzani, sözlerini şöyle sürdürdü:

Irak araştırma heyeti Erbil'de incelemelerde bulunuyor. Saldırıyı kınadı ancak kınamakla yetinilmemesini ümit ediyoruz. Bu saldırılar bir daha Irak ve Kürdistan Bölgesinin egemenliğini ihlal etmemelidir. Hedef alınanlar hiçbir siyasi ya da askeri ilişki içinde olmamıştır. Öldürülenler başarılı iş adamlarıydı. Sivil ve masum insanlara bu saldırıları neden yaptıkları sorulmalıdır.

Barzani, bir gazetecinin, İran’ın dünkü saldırıda kimi hedef aldığına ilişkin sorusuna ise “Umarım onlara sorabilirsiniz çünkü şimdiye kadar gördüğümüz tek şey, İran tarafından hedef alınan masum siviller.” cevabını verdi.



Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’nden Irak'a seyahat uyarısı

Güvenlik güçleri, Bağdat'ta ABD büyükelçiliğinin bulunduğu Yeşil Bölge'ye giden köprüde düzenlenen protestoyu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı (AP)
Güvenlik güçleri, Bağdat'ta ABD büyükelçiliğinin bulunduğu Yeşil Bölge'ye giden köprüde düzenlenen protestoyu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı (AP)
TT

Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’nden Irak'a seyahat uyarısı

Güvenlik güçleri, Bağdat'ta ABD büyükelçiliğinin bulunduğu Yeşil Bölge'ye giden köprüde düzenlenen protestoyu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı (AP)
Güvenlik güçleri, Bağdat'ta ABD büyükelçiliğinin bulunduğu Yeşil Bölge'ye giden köprüde düzenlenen protestoyu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı (AP)

Türkiye, Ortadoğu'daki savaşın devam etmesi nedeniyle vatandaşlarına Irak'a zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınmaları konusunda uyarıda bulundu.

Bağdat'taki Türk Büyükelçiliği'nin yaptığı açıklamada, "Zorlayıcı bir sebep olmadıkça vatandaşlarımızın bu dönemde Irak'a seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edilir" denildi.

Büyükelçilik ayrıca vatandaşlara Bağdat'taki Yeşil Bölge çevresindeki kalabalık meydanlardan ve toplanma alanlarından, Bağdat ve Erbil Uluslararası Havaalanlarından, Musul ve çevresindeki yerleşim bölgelerinden, Basra'ya bitişik bölgelerden ve Irak genelindeki askeri bölgeler ve petrol sahaları gibi hayati altyapı tesislerinden uzak durmalarını tavsiye etti.

Yeşil Bölge ve özellikle Erbil, Irak'taki İran destekli grupların Amerikan çıkarlarını hedef alan saldırılarına maruz kaldı.


Lübnan... Hizbullah’ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklemesi nedeniyle öfke giderek artıyor

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
TT

Lübnan... Hizbullah’ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklemesi nedeniyle öfke giderek artıyor

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)

Beyrut’un yoğun nüfuslu Aişe Bekkar mahallesinde çarşamba günü düzenlenen İsrail saldırısının ardından hüzün ile artan öfke iç içe geçmiş durumda. Savaşın başlamasından bu yana birçok Lübnanlı, ülkeyi yeni bir savaşa sürüklediğini düşündükleri Hizbullah’a tepki gösteriyor.

Hedef alınan binaya birkaç metre uzaklıktaki küçük sebze dükkânında AFP’ye konuşan Rande Harb, öfkeyle “Hizbullah silahlarını devlete teslim etmeli. Silahlar yalnızca meşru güvenlik güçlerinin elinde olmalı. Nokta” dedi.

İsrail’in binadaki bir daireyi hedef alan saldırısı çevredeki binalarda da hasara yol açtı. Sebze dükkânının karşısında bulunan, siyah başörtüsü ve abaya giyen bir kadın ise gözyaşları içinde, “Biz sadece barış içinde yaşamak istiyoruz” ifadesini kullandı.

Hizbullah, Kasım 2024’te İsrail ile arasında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail’in Lübnan’a yönelik aralıksız saldırılarına bir yıldan fazla süre boyunca karşılık vermemişti. Ancak örgüt, 2 Mart gecesi Tahran’da ABD-İsrail ortak saldırısında İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine yanıt olarak İsrail’e doğru bir dizi füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlattı.

Art arda yaşanan savaşlar ve süregelen ekonomik kriz nedeniyle yorgun düşen birçok Lübnanlı ise bu savaşın kendilerine ait olmadığını düşünüyor.

Lübnan hükümetinin son verilerine göre İsrail saldırılarında 13 gün içinde 634 kişi hayatını kaybetti, bin 500 kişi yaralandı. Ayrıca 800 binden fazla kişi de yerinden edildi.

Hedef kim?

Yaralıların tahliye edilmesinin hemen ardından, yoğun nüfuslu ve yerinden edilmiş kişilerin de bulunduğu mahallede hedef alınan dairedeki kişilerin kimliğine dair söylentiler yayılmaya başladı. Yakındaki bir mağazada çalışan bir kişi hedef alınan kişinin Hizbullah mensubu olduğunu söylerken, elektrik işiyle uğraşan ve bir gıda dükkânı bulunan Muhammed ise “Onun Hamas mensubu olduğunu söylüyorlar” dedi. Muhammed, söz konusu kişinin yaklaşık üç haftadır bu binada yaşadığını belirtti.

efthyj

Muhammed, hedef alınan kişinin kimliğinin önemli olmadığını, asıl sorunun ‘Hizbullah ve Hamas’ın varlığının Lübnanlıları büyük bir tehlikeye sürüklemesi’ olduğunu ifade etti. Muhammed, “Onlar hedef alındıkları için buraya geldiler. Eğer şehit olmak istiyorlarsa kendi yerlerinde kalsınlar. Yalnız başlarına şehit olsunlar” diye konuştu.

Kucağında bir çocuk taşıyan Azize Ahmed ise 2024’teki savaş sırasında evinde sekiz yerinden edilmiş aileyi ağırladığını, ancak bu kez İsrail’in ağır yıkıma yol açan saldırılar düzenlediği Beyrut’un güney banliyölerinden yeni bir göç dalgası yaşanmasından endişe ettiğini söyledi.

Hristiyanların çoğunlukta olduğu Mar Mikhael bölgesinde ise genellikle restoran ziyaretçileriyle dolu olan sokakta bir bakkal işleten 68 yaşındaki Tony Saab, savaşın ‘hayatımızı ve geleceğimizi etkilediğini’ belirterek durumu eleştirdi. Saab, “Hizbullah ülkesini ya da kendi destekçilerini düşünmeden kararlar alıyor” dedi. Örgütün ‘anlamsız savaşlar yürüttüğünü’ savunan Saab, “Bir roket atarsanız size yüz roketle karşılık verirler... Bu savaş dengeli değil” ifadelerini kullandı.

“Kim intihar etmek ister?”

Uzun yıllar boyunca Hizbullah, İsrail’e karşı mücadele eden silahlı güç olarak hem Lübnan’da hem de Arap dünyasında geniş bir popülariteye sahipti. 2006 yılında 33 gün süren savaş sırasında Lübnanlılar, güneyden gelen yerinden edilmiş kişilere evlerinin kapılarını açmıştı. Ancak örgüt, Suriye’de Beşşar Esed güçlerinin yanında savaşması ve önceki yönetim döneminde Tahran ile Şam’ın desteğiyle Lübnan’daki siyasi hayatın önemli noktalarını kontrol etmesi nedeniyle zamanla popülaritesini kaybetmeye başladı.

Mevcut savaşın başlamasından bu yana dikkat çeken gelişmelerden biri de, üyelerinin büyük bölümü Hizbullah’a bağlılık duyan Şii toplumunun içinden eleştirel seslerin yükselmeye başlaması oldu. Sosyal medya platformlarında da bu kesimden çok sayıda video ve yorum paylaşılırken, savaş ve Hizbullah’ın performansı eleştiriliyor.

55 yaşındaki Sünni Lübnanlı Gade, “Biz hiçbir zaman onlardan ya da Seyyid’den (Hizbullah’ın eski genel sekreteri Hasan Nasrallah) nefret etmedik. İsrail’i durduran ve geri püskürten oydu” dedi. Ancak Gade’ye göre ‘artık durum değişti’.

Gade, Hizbullah’ın popülaritesini ‘Şiiler arasında bile’ kaybetmeye başladığını belirterek, “İnsanlar yoruldu” ifadesini kullandı.

Şii bir aileden gelen avukat Lina Hamdan ise “Kimse bu savaşı istemiyor. Kim intihar etmek ister? İlk kurbanlar onlar (Şiiler) olur” diye konuştu.

Hizbullah’a muhalif olan Hamdan, mevcut savaşın örgütün siyasi ve askeri geleceği açısından ‘bir dönüm noktası’ olacağını düşünüyor.

Beyrut’ta yerinden edilmiş kişiler için barınağa dönüştürülen bir okulda yaşayan 53 yaşındaki Hiyam ise “Bu savaşın amacı ne? Hiçbir şey mantıklı görünmüyor” dedi.

Genellikle geniş yardım kuruluşları, hastaneler ve okullardan oluşan bir ağ üzerinden yerinden edilmiş kişilere destek sağlayan Hizbullah’ın bu kez aynı desteği sunmadığını söyleyen Hiyam, “Bu defa kendi başımızın çaresine bakmaya bırakıldık” ifadesini kullandı.


Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
TT

Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan

Irak, batı sınırlarından güneydeki karasularına kadar uzanan çok cepheli, benzeri görülmemiş bir askeri gerilim evresine girdi. Dün ülkenin batısındaki Akaşat bölgesinde ve Bağdat'ın güneyindeki Sakr kampında bulunan Haşdi Şabi Güçleri’nin mevzilerine düzenlenen hava saldırılarında can kayıpları çok sayıda yaralı olduğu belirtildi.

Irak Silahlı Kuvvetleri ve Ortak Operasyonlar Komutanlığı, saldırıları "belirli bir hedef gözetmeyen sistematik bir saldırganlık" olarak nitelendirerek, güvenlik kazanımlarını baltalamayı ve egemenliği ihlal etmeyi amaçladıklarını belirtti. Sorumlu uçakların belirlenmesi için de alarm durumu ilan edildi.

Daha sonraki bir gelişmede ise patlayıcı yüklü insansız hava araçları (İHA), Bağdat'ın kuzeyindeki Mahmur Kampı'nda bulunan Irak Ordusu'nun 14. Tümeni karargahını hedef aldı, ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

Buna paralel olarak, patlayıcı yüklü teknelerin iki yabancı petrol tankerini hedef aldığı bir saldırının ardından çatışma Basra'daki Faw kıyılarına da sıçradı. İran Devrim Muhafızları, tankerlerden birini hedef alma sorumluluğunu üstlendi.

Olay, büyük yangınlara ve Irak limanlarından ham petrol sevkiyatının geçici olarak durmasına neden olarak, ülkenin tam teşekküllü bir bölgesel savaşa sürüklenmesi korkusunu derinleştirdi.