Beşli Komite, Lübnan’da cumhurbaşkanlığı krizini sona erdirmek için bir yol haritası hazırlıyor

Berri, yarın büyükelçilerle bir araya gelecek. Hizbullah, misyonunu kolaylaştıracak mı?

Patrik Rai, Beyrut’taki son turunda Fransız temsilci Le Drian ile birlikte (NNA)
Patrik Rai, Beyrut’taki son turunda Fransız temsilci Le Drian ile birlikte (NNA)
TT

Beşli Komite, Lübnan’da cumhurbaşkanlığı krizini sona erdirmek için bir yol haritası hazırlıyor

Patrik Rai, Beyrut’taki son turunda Fransız temsilci Le Drian ile birlikte (NNA)
Patrik Rai, Beyrut’taki son turunda Fransız temsilci Le Drian ile birlikte (NNA)

Lübnan’da cumhurbaşkanlığı krizi, ABD, Fransa, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar’ı içeren Beşli Komite temsilcileri arasında devam eden istişarelerin sonucuna bağlı. Beyrut’taki üst düzey Fransız kaynakların belirttiğine göre istişarelerin amacı, seçimleri canlandıracak ve Fransa’nın Lübnan'daki Özel Temsilcisi Jean-Yves Le Drian’ın Beyrut’a dönüşünün önünü açacak birleşik bir yaklaşım üzerinde anlaşmak. Zira Katar’ın, seçimle ilgili siyasi güçler arasındaki arabuluculuğunu yenilemeye hazır olduğu yönündeki söylentiler ortasında iç çabaların durdurulması gerekiyor. Bu durum, Beşli Komite’nin siyasi örtüsü altında Le Drian’a verilen rolle çelişiyor. Le Drian’ın parlamentodaki blok başkanlarıyla son toplantılarında verdiği sözün aksine liderlerin elinde Le Drian’ın en azından bu ay sonlanmadan Beyrut’a döndüğünü doğrulayacak herhangi bir veri bulunmuyor ve Berri, ziyaretçilerine Komite ile işbirliği yapmaya hazır olduklarını ifade etti. Buna rağmen Fransız kaynaklara göre Fransa’nın Lübnan Büyükelçisi Herve Magro, Le Drian’ın üye ülkelerin temsilcileriyle istişarelerini tamamladıktan sonra geri döneceğini dile getirdi.

Berri’nin, cumhurbaşkanlığı seçimleri meselesini görüşmek üzere yarın (23 Ocak Salı) Beşli Komite’ye üye ülkelerin büyükelçileriyle bir araya gelmesi planlanıyor.

Blok başkanlarına mesajlar

Aynı kaynaklara göre Beşli Komite’ye üye ülkeler arasında devam eden istişareler, kaçınılmaz olarak blok başkanlarına bir mesaj iletmeyi amaçlayan bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varılmasına olanak tanıyacak. Belirtilene göre bu mesaj, cumhurbaşkanlığı seçimleri meselesini kısır döngüden çıkarmaya yönelik yaklaşımında bakış açılarının varlığına dair iddialara yer olmadığını içeriyor. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Bu kez Lübnan parlamentosundaki bölünme nedeniyle içlerinden birini seçme zorluğu göz önüne alındığında, iki geleneksel adayın (Marada Hareketi Başkanı Süleyman Franciyye ve eski Bakan Cihad Azur) dışından üçüncü başkanlık seçeneğini tercih etme yaklaşımı mevcut. Bu bağlamda Le Drian, sahip olması gereken niteliklere ilişkin birleşik bir formüle ulaşmak üzere toplantılarını yoğunlaştıracak” ifadelerini kullandı.

İsim oyunları

Kaynaklar, Le Drian’ın isim oyununa girmeyeceğini söylerken, “Çünkü sadece girişi bile başkanlık boşluğunu sonlandıracak bir cumhurbaşkanını seçerek Baabda Sarayı’nın yolunu açma hususunda kendisine verilen rolü olumsuz etkileyecektir” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı meselesindeki hareketliliğin, öncelikle ‘Gazze’de devam eden savaş ile güney Lübnan’da yaşanan şiddetli çatışma’ arasında ve ikinci olarak da ‘çatışmalar ve cumhurbaşkanının seçilmesi’ arasında bir ayrım yapılması gerektiğine dikkati çekti. Bu durum, Hizbullah’ın, bir cumhurbaşkanının seçilmesi önündeki engelleri ortadan kaldırmak adına iki sürecin birleşiminden vazgeçme konusundaki istekliliğinin boyutu hakkında bir soruyu gündeme getiriyor. Fransız kaynaklara göre Paris ile Hizbullah arasındaki iletişim, genişleme olasılıkları ne kadar yüksek olursa olsun, bir yandan iki sürecin yakınlaşması bir yandan da güney Lübnan’daki hararetli çatışma nedeniyle cumhurbaşkanının seçilmesini etkisiz hale getirmeye ikna etme amacıyla devam ediyor. Önde gelen bir bakanlık kaynağının Şarku’l Avsat’a belirttiğine göre Washington’un Paris’le işbirliği içinde gerçekleştirdiği temaslar İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu savaşı genişletmekten tamamen vazgeçmeye ikna etmedikçe, hiçbir şey güven verici olamaz. Bu noktada şu soru ortaya çıkıyor; ABD- Fransa baskısı, Netanyahu’yu savaşı genişletmeye yanaşmamaya ikna ederse Hizbullah da pozisyonunu yeniden gözden geçirecek mi? Bu, Kuzey Cephesi’nin kontrolden çıkmasını engellemek için bahaneler sunmayarak bir ‘itidallik politikası’ izlemesini mi gerektiriyor?

Koşullar oluşturma

Kaynaklar, Paris ve Washington’un, Meclis Başkanı Nebih Berri’nin bu konuda oynadığı rolden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Berri, Gazze’ye yönelik saldırganlığın sona ermesi ve İsrail’in kuzey cephesinden çekilmesi gerektiği yönünde sürekli çağrıda bulunuyor. Daha önce Hamas’ın Arap ve Batı arabuluculuğu yoluyla Tel Aviv’le vardığı ateşkes döneminde yaşanan da buydu. Ayrıca Hamas, Lübnan ile İsrail arasındaki sınır kontrolünün tek düzenleyicisi olan 1701 sayılı uluslararası kararın yeniden uygulanmasına yönelik koşulları oluşturmak amacıyla Hizbullah liderleriyle günlük temas halinde. Necib Mikati başkanlığındaki geçici hükümet, uluslararası topluma savaş ve barış kararını verenin kendisi olduğu yönündeki belirsizliği ortadan kaldıracak şekilde Hizbullah’ın tonunu kontrol ediyor. Ancak hükümetin rolü, Hizbullah’a siyasi kılıf sağlamakla sınırlı. Lübnanlı kaynakların belirttiğine göre Netanyahu’nun savaşı genişletme yolunu tıkamak için müdahale edilmeden arenanın Hizbullah’a bırakılmasının uygun olmadığı çerçevesinde hükümet, hem uluslararası toplum hem de muhalefet nezdinde yaşadığı utançtan kurtulmuş durumda.

Birleşik okuma

Aynı kaynaklar, Hizbullah’ın, İsrail hükümetinin önceliklerine ilişkin değerlendirmesinde önceliklerini ve Netanyahu’nun kuzey cephesiyle ilişkilerinde izleyeceği yolu belirleyebilmesi için seçimini Gazze’deki savaşın sonucuna bağlamak yerine cumhurbaşkanlığı seçimlerini önceliklendirilmesi gerektiğine dikkati çekti. Hizbullah, savaşı genişletme gibi bir niyet taşımıyor ve bu açıdan en azından İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın söyledikleriyle tutarlı hareket ediyor. Bu noktada şu soru hala ortada; Birden fazla Lübnanlı yetkili, Le Drian’ın dönüşünün Beşli Komite temsilcilerinin Beyrut’a transferiyle aynı zamana denk gelmesinin veya yeni cumhurbaşkanının nitelikleri konusunda parlamento bloklarıyla ortak bir okuma yapılabilmesi için toplantılarda kendisine eşlik etmek üzere Lübnan’daki büyükelçilerin görevlendirilmesinin daha iyi olduğuna inanıyor. Ancak buna rağmen Le Drian, kararını verip Beşli Komite kisvesi altında Beyrut’a dönmeye karar verirse Hizbullah nasıl davranacak?

Hareketlilik

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre Beşli Komite’nin Le Drian’ın toplantılarına katılımı, söylentileri engellemek için toplu olarak hareket etmeye karar verdikleri perspektifinden değerlendiriliyor. Öyle ki bölgede Gazze cephesinde siyasi ve askeri vizyonun netleşmesine kadar beklemeyi tercih ettiği yönünde kendisine atfedilenin aksine, Washington’un cumhurbaşkanı seçimini kötüleşmekten kurtarmada aktif rol oynamaya ne ölçüde hazır olduğu hakkında söylentiler mevcut. Bu bağlamda her ne kadar muhalefet Azur’un adaylığını destekleyerek Özgür Yurtsever Hareket ile hala kesişme noktasında olsa da kaynaklara göre bu yetkililer, başkanlık hareketinin hala birinci aşamada olduğuna ve rekabetin Franciyye ile Genelkurmay Başkanı General Joseph Avn arasında gerçekleştiğine inanıyor. Ayrıca Franciyye adaylığından vazgeçmeyi reddederken, savaşa katılmakta da ısrar ediyor.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.