Gazze'de kaybolan Kanadalı gazetecinin dehşet verici son mesajı paylaşıldı

Mansour Shouman, İsrail'in Gazze'deki Filistinli gazetecileri hedef almasına dair endişelerini The Independent'a anlattıktan sonra ortadan kayboldu

(Canadian Press)
(Canadian Press)
TT

Gazze'de kaybolan Kanadalı gazetecinin dehşet verici son mesajı paylaşıldı

(Canadian Press)
(Canadian Press)

Gazze'de kayıp olduğu bildirilen Kanada-Filistin vatandaşı bir gazetecinin gönderdiği tüyler ürpertici son mesaj paylaşıldı.

5 çocuk babası Mansour Shouman, 2022'de ailesiyle birlikte Kanada'dan Gazze'ye taşınmıştı. Eşi ve çocukları, 7 Ekim Hamas katliamından sonra İsrail ordusunun Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından Kanada'ya dönmüş ancak Shouman olanları haberleştirmeye yardımcı olmak için orada kalmıştı. 

Ekibiyle en son 21 Ocak'ta görüşen Shouman'dan o tarihten bu yana haber alınamaması güvenliğinden endişe edilmesine yol açtı.

Kanada'da yaşayan ve Shouman'ın internette videolar yayımlamasına yardımcı olan gönüllü Shadi Sakr, gazetecinin Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinde olduğunu ve kendisine bir video gönderdiğini söyledi.

Filistinli-Kanadalı gazeteci Mansour Shouman ekibiyle en son 21 Ocak'ta temas kurmuş (Reddit)
Filistinli-Kanadalı gazeteci Mansour Shouman ekibiyle en son 21 Ocak'ta temas kurmuş (Reddit)

Shouman görüntülerde "Lütfen bu videoya geri dönüş yapın" diyor.

Çok fazla zamanım yok.

Duygusal bir çağrıda bulunan annesi, oğlunun bulunmasına yardımcı olmaları için uluslararası topluma yalvaran bir mesaj kaydetti.

X'teki profilinde yayımlanan bir videoda şunları söyledi:

Kalbim yanıyor. Onunla ilgili bir haber duymak istiyorum. Lütfen, ekibi hakkında bir şey biliyorsanız, gece gündüz onu aramaya çalışan ekibine bildirmeye çalışın.

Shouman'ın kaybolması, The Independent'a İsrail güçlerinin Gazze'deki Filistinli gazetecileri hedef aldığına dair endişelerini dile getirmesinden ve birkaç meslektaşının saldırılarda öldürülmesinden yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti.

Han Yunus'taki Nasser hastanesinin doğum servisinin yanındaki bir çadırda barınırken, 19 Aralık'ta şunları söylemişti:

İsrail bize bunu yaparak diz çöktüreceğini sanıyorsa yanılıyor.

Shouman, "Bir erkek ve Müslüman olarak, doğam gereği Gazze'deki yurttaşların hayatını korumaya ve muhafaza etmeye odaklanmış durumdayım" demişti.

İsrail'in bize saldırdığı her gün, halka özgürlük yolunda daha fazla mücadele etmesi için güç ve umut veriyor. 40 günden fazla süren baskı, açlık, yetersiz beslenme, elektrik kesintileri, sevdiklerini ve mal varlığını kaybetme gibi durumlardan sonra bile halk 'Elhamdülillah' diyor çünkü burada tarihin doğru tarafında olduğumuzu hissediyoruz.

Shouman'ın destek olduğu yardım kuruluşlarının çalışanlarından gelen haberlere göre, kendisi İsrail askerleri tarafından gözaltına alınmış.

Sakr, CBC News'e şunları söyledi:

Oradakiler, onu Refah'a gitmek üzere Nasır Hastanesi'nden çıkarken gördüklerini ve yolda İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) onu gözaltına aldığını söyledi.

Kanada'daki ekibin bir başka üyesi de The Canadian Press'e yaptığı açıklamada üç görgü tanığının Shouman'ın Refah'a gitmek üzere Han Yunus'tan ayrılırken IDF tarafından götürüldüğünü gördüklerini belirtti. The Independent bu haberleri doğrulayamadı. 

Shouman'ın kaybolması hem sosyal medyada hem de Kanada sokaklarında öfke ve endişe yarattı. Shouman'ın derhal serbest bırakılmasını talep eden bir dilekçe internette 120 binden fazla imza toplarken, Ottawa ve Calgary'de de serbest bırakılmasını talep eden protestolar düzenlendi.

İsrail ordusu Shouman'ın kaybolmasıyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı ancak daha önce gazetecileri hedef aldığını reddetmiş ve Hamas'a karşı yürüttüğü savaşta sivillere zarar vermemek için her türlü çabayı gösterdiğini söylemişti.

Independent Türkçe



İsrail ordusu: Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlangıcından bu yana 350 militan öldürüldü

 İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
TT

İsrail ordusu: Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlangıcından bu yana 350 militan öldürüldü

 İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ordunun, Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlamasından bu yana 350’den fazla militanı öldürdüğünü açıkladı. Adraee, öldürülenler arasında Hizbullah’tan 15 üst düzey komutanın da bulunduğunu söyledi.

Adraee yazılı açıklamasında, “Öldürülen komutanlar, örgüt içinde farklı birimlerde görev yapıyordu ve son dönemde İsrail’e yönelik saldırı girişimlerinde yer almışlardı” ifadesini kullandı.

İsrail ordusunun geçen hafta boyunca hava, deniz ve kara unsurlarının katılımıyla bir dizi hedefli operasyon düzenlediğini belirten Adraee, bu saldırılarda Lübnan topraklarından faaliyet gösteren çeşitli gruplara mensup militanların ve aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu kişilerin öldürüldüğünü kaydetti.

Adraee, öldürülen önde gelen komutanlar arasında şu isimlerin bulunduğunu belirtti:

Zeyd Ali Cuma, Hizbullah’ın ateş gücü yönetiminden sorumlu yetkili.

Ali Rıza Bi Azer, Kudüs Gücü’ne bağlı Lübnan Kolordusu’nun istihbarat birimi komutanı.

Ahmed Resuli, yine Kudüs Gücü’ne bağlı Filistin Kolordusu’nun istihbarat sorumlusu.

Ali Müslim Tabace, İmam Hüseyin Tümeni’nin komutanı.

Adraee, operasyonlar sonucunda ayrıca Hizbullah’tan yedi üst düzey komutanın, Kudüs Gücü’ne bağlı Filistin ve Lübnan kolordularından beş komutanın ve İmam Hüseyin Tümeni’nden üç komutanın öldürüldüğünü söyledi. Ölenler arasında tümen komutanının yanı sıra İslami Cihad Hareketi’nden üst düzey bir komutanın da bulunduğu ifade edildi.

Adraee, İsrail ordusunun ‘İran rejimiyle bağlantılı askeri liderlik kademesine ağır darbeler indirdiğini’ belirterek, bunun Tahran’ın Lübnan ve bölgedeki nüfuzunu zayıflattığını savundu.

Silahlı örgütleri Lübnan’da yerleşim bölgelerinden faaliyet göstermekle suçlayan Adraee, bu grupların İsrail’e yönelik operasyonlar yürütürken ‘sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını’ öne sürdü.


Hamas, İran'ı komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı

Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
TT

Hamas, İran'ı komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı

Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)

Hamas bugün yaptığı açıklamada, İran'ı, ABD ve İsrail'in kendisine yönelik saldırılarına karşılık olarak Körfez bölgesindeki komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı ve bölge ülkelerini savaşı durdurmak için iş birliği yapmaya davet etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Hamas, İran'ın bu saldırıya uluslararası normlar ve yasalara uygun olarak bütün araçlarla karşılık verme hakkını teyit ederken, İran'daki kardeşlerine komşu ülkeleri hedef almamaları çağrısında bulundu.

Hareket ayrıca, bölgedeki bütün ülkeleri bu saldırıyı durdurmak ve aralarındaki kardeşlik bağlarını korumak için iş birliği yapmaya davet etti.

Bu açıklama, İran'ın müttefiki olarak kabul edilen ve Tahran'dan askeri ve mali destek alan Hamas'ın tutumunda önemli bir değişimi temsil ediyor.

Hamas, "bu savaşı durdurmanın İslam ümmetinin ve bölgenin çıkarına olduğunu" vurgulayarak, tüm ülkeleri ve uluslararası kuruluşları "derhal savaşı durdurmak için çalışmaya" çağırdı.

"Çeşitli ülkelerin salgının yayılmasını önlemek ve diyalog ile diplomasiye öncelik verme konusunda gösterdiği tüm çabaları takdir ettiğini" ifade etti.

İran'a karşı "Amerikan-Siyonist saldırganlığını" şiddetle kınadığını yineleyerek, bunun "uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk kurallarını ihlal ettiğini ve bölgede ve dünyada güvenlik ve barışı tehdit ettiğini" belirtti.


Bağdat'ta Ketaib Hizbullah'ı hedef alan saldırılarda iki kişi öldü

Bağdat'ta, Haşdi Şabi karargahını hedef alan hava saldırısında öldürülen Irak Hizbullah üyeleri için düzenlenen cenaze töreni (Arşiv- Reuters)
Bağdat'ta, Haşdi Şabi karargahını hedef alan hava saldırısında öldürülen Irak Hizbullah üyeleri için düzenlenen cenaze töreni (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat'ta Ketaib Hizbullah'ı hedef alan saldırılarda iki kişi öldü

Bağdat'ta, Haşdi Şabi karargahını hedef alan hava saldırısında öldürülen Irak Hizbullah üyeleri için düzenlenen cenaze töreni (Arşiv- Reuters)
Bağdat'ta, Haşdi Şabi karargahını hedef alan hava saldırısında öldürülen Irak Hizbullah üyeleri için düzenlenen cenaze töreni (Arşiv- Reuters)

AFP'nin güvenlik yetkililerine dayandırdığı habere göre bu sabah Bağdat'ta düzenlenen iki saldırıda, İran yanlısı Irak Hizbullah Tugayları'nın iki üyesi öldürüldü; bunlardan biri "önemli bir şahsiyetti." Bu saldırılar, Ortadoğu'daki savaşın başlamasından sonra Irak başkentinde düzenlenen ilk saldırılar oldu.

Güvenlik yetkilisi, “Bu sabah 2:15’te Ketaib Hizbullah'ın karargahı olarak kullanılan bir eve füze saldırısı düzenlendi ve saldırıda önde gelen bir şahsiyet hayatını kaybetti (...) ve iki kişi de yaralanarak hastaneye kaldırıldı” dedi.

Bugün erken saatlerde Bağdat'ın merkezinde patlamalar meydana geldi ve ardından ambulans sirenleri duyuldu. Görgü tanıkları, İran'a bağlı Irak silahlı gruplarının karargahların bulunduğu Arasat bölgesinden duman yükseldiğini bildirdi.

Bir güvenlik yetkilisi, "Bağdat'ın doğusundaki Nehrevan bölgesinde Halk Haşdi Şabi mensubu bir kişinin, bulunduğu araca düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybettiğini" bildirdi.

Bir başka güvenlik yetkilisi ölü sayısını doğrularken, Haşdi Şabi yetkilisi ölen kişinin Ketaib Hizbullah üyesi olduğunu belirtti.

28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail-İran savaşı başından bu yana, İran yanlısı gruplara ait Irak üsleri, Haşdi Şabi üslerine yönelik saldırıların hedefi oldu.

Washington bu grupların birçoğunu "terörist" olarak sınıflandırıyor.