CIA Direktörü Burns'ün Kahire ziyareti ‘Gazze ateşkesi’ sorununu çözebilecek mi?

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kampına yönelik bombalaması sonucu oluşan yıkımın bir kısmı (EPA)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kampına yönelik bombalaması sonucu oluşan yıkımın bir kısmı (EPA)
TT

CIA Direktörü Burns'ün Kahire ziyareti ‘Gazze ateşkesi’ sorununu çözebilecek mi?

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kampına yönelik bombalaması sonucu oluşan yıkımın bir kısmı (EPA)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kampına yönelik bombalaması sonucu oluşan yıkımın bir kısmı (EPA)

Kahire, salı günü CIA Direktörü ile Mısır ve Katar'daki istihbarat servisleri liderlerinin katılımıyla bir toplantıya ev sahipliği yapacak. İsrail ise Gazze Şeridi'nde İsrail ile Filistinli direniş grupları arasında tutuklu değişimini de içeren ateşkes anlaşmasına ulaşma yollarını araştırmak için düzenlenen toplantıya katılımını henüz resmi olarak duyurmadı.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığı habere göre CIA Direktörü William Burns, Başkan Joe Biden tarafından geçen hafta görevlendirildi ve "Gazze'de kalan rehinelerin serbest bırakılmasını güvence altına alacak yeni bir anlaşmaya" varma çabalarını desteklemek amacıyla Kahire'yi ziyaret edecek.

Burns'ün Mısır ziyareti, Gazze Şeridi'ndeki savaşın beşinci ayına girmesinden sonra Mısır-Katar arabuluculuğunun Gazze Şeridi'nde ateşkes sağlanmasına yönelik çabalarının tökezlemesi ve Hamas hareketinin Paris toplantısında önerilen çerçeveye verdiği yanıtları İsrail’in reddetmesi gölgesinde gerçekleşiyor.

Çelişen mesajlar

İsrail Yayın Kurumu'nda (KAN) pazar günü yer alan bir haberde, İsrail Savaş Konseyi'nin bugün Kahire'de Mısır, ABD ve Katar’ın katılımıyla İsrail ile Hamas hareketi arasında olası bir mahkûm takası anlaşmasına ilişkin görüşmeleri tamamlamak üzere planlanan toplantıya katılmayı şimdiye kadar reddettiği belirtilirken, İsrail'in toplantıya katılımıyla ilgili Tel Aviv'den çelişkili mesajlar geldi.

KAN'ın haberinde, "bu aşamada İsrail'in kararı, bu hafta Kahire'de yapılacak zirveye katılmamak yönündedir, Mossad başkanı ve iç güvenlik servisi başkanının da katılması beklenmiyor. Savaş Kabinesi üyeleri arasındaki görüş ayrılıkları azalırsa Shin Bet eninde sonunda katılacaktır” denildi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Velid Ebu Hayye, yakın zamanda herhangi bir İsrail heyetinin Hamas'la esir değişimi anlaşması müzakeresi için Kahire'yi ziyaret ettiğini yalanladı. Ebu Hayye, Arap Dünyası Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, "İsrail, Hamas hareketinin koyduğu şartlar üzerine her türlü müzakereyi reddediyor" dedi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Hamas'ın müzakere şartlarının kabul edilemez olduğunu birkaç kez açıkladığını" ifade etti.

Buna rağmen İsrail medyası, ismini açıklanmadığı yetkililerden “İsrail'in toplantıya katılmak ve Gazze Şeridi'nde kalan tutukluların serbest bırakılmasını güvence altına alacak  anlaşma için Mısır'ın başkenti Kahire'ye bir heyet göndermeye hazırlandığını” aktardı.

Hamas’ın her biri 45 gün süren 3 aşamalı mahkûm değişimini içeren, Gazze’deki savaşı bitirmek ve tüm İsrailli rehinelerin binlerce Filistinli mahkumla takas edilmesiyle ilgili son teklifindeki taleplerin çoğunu İsrail reddetti. İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu daha önce, "Hamas tarafından önerilen teslim olma koşulları" olarak tanımladığı maddeleri reddetmiş ve pazar günü yaptığı açıklamada "tüm tutukluları geri getirmekle yükümlüyüz, ancak açık olmak gerekirse teslim olma koşullarını kesinlikle reddediyorum” dedi.

Tutarlı formül

Kahire Üniversitesi ve Mısır Amerikan Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler Profesörü Dr. Tarık Fehmi ise İsrail'in toplantıya katılmamasını uzak ihtimal olarak, İsrail medyasında gündeme getirilenleri de "bir tür manevra, nabız testi ve bazen de diğer taraflara baskı yapmak" olarak değerlendirdi.

Fehmi, Şarku'l Avsat'a, Gazze Şeridi'nde ateşkesin sağlanmasına yönelik şu anda aktif olan iki yolun bulunduğunu, bunlardan ilkinin Burns'ün Mısırlı, Katarlı ve İsrailli yetkililerle görüşmesinin de yer aldığı “Gazze'de çözüm için tutarlı ve güçlü bir formüle sahip” olan Paris yolu olduğunu, belirtti. Fehmi, bu yolun aynı zamanda iki uluslararası tarafın (ABD ve Fransa) varlığıyla da ivme kazandığını ve bölgede rol oynamak isteyen diğer Avrupa ülkelerini kapsayacak şekilde bu yola katılım kapsamının da değişmesinin muhtemel olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Profesör Fehmi, özellikle İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki operasyonlarını artırma arzusunun gerilimi artırdığını belirterek, ikinci yolun, durumun kaymasını önlemek için ilgili taraflar arasındaki iletişimin devam etmesine bağlı olduğunu açıkladı. Ancak işgal güçlerinin, Mısır'ın çıkarlarına zarar verecek, atmosferi gerginleştirecek ve Paris yolunun sekteye uğramasına yol açabilecek benzeri görülmemiş bir gerginlik yöntemiyle "aptalca bir eylem" olarak tanımladığı şeyi yapmasını bekliyordu.

Fehmi, Burns'ün katılımının Amerika'nın işleri daha ileriye taşıma arzusunu gösterdiğini ve Washington'un bölgede başarılı olmak için bölge ülkeleriyle birlikte çalışma konusundaki ısrarını vurguladığını belirtti ve İsrail'in gerilimi tırmandırmaya yönelik motivasyonuna karşı da uyarıda bulundu. İşgal güçlerinin özellikle Refah'ta iki tutukluyu kurtarmayı başarmasının ardından, “Bu durum İsraillileri manevi  zafer arayışı içinde hesaplanmamış bir maceraya itebilir” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı'nın, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'a saldıracağını çok kez vurgulaması ve Hamas hareketinin, hareketin önde gelen bir kaynağı aracılığıyla, İsrail'in Refah kentine yönelik herhangi bir saldırısı konusunda uyarması dikkat çekicidir. Yani bu, “takas müzakerelerini dinamitlemek” anlamına gelecektir ve bu ikaz saldırıyla ilgili BM ve uluslararası uyarıların ortasında geldi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından pazar günü yayınlanan bildiride, İsrailli yetkililerin Refah'a askeri operasyon başlatılmasına ilişkin açıklamaların tamamen reddedildiği ve saldırının vahim sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulunuldu.

Şalit'in deneyimini tekrarlamak

 Hamas medya yetkilisi Velid el-Keylani ise "İsrail, Şalit'in deneyimini tekrarlıyor. Sonunda İsrailliler teslim olacak, tutuklular serbest bırakılacak, İsrail şehirlerin içinden çekilecek, ateşkes sağlanacak ve yardımlar gelecek. Gazze halkı Gazze’nin kuzeyine, evlerine ve yurtlarına dönecekler” dedi.

Keylani, Arap Dünyası Haber Ajansı'na verdiği röportajda, İsrail'in direnişin güçlü kartını, yani mahkumları almak istediğini ve mahkumlar serbest bırakılır bırakılmaz, Gazze Şeridi’nde girmediği kentler dahil geriye kalan her yere yeniden saldıracağını ifade etti. Keylani “Dolayısıyla direniş, garantör ülkeler olan Türkiye, Rusya, Birleşmiş Milletler, Katar, Mısır ve ABD'den ateşkes konusunda garantiler alınmasında kararlıdır. Böylece tam bir ateşkese gider ve geri kalan konuları ele alırız” dedi.

Hamas Medya yetkilisi Velid el-Keylani, Netanyahu'nun anlaşmanın ilk aşamasını yani ateşkesi istemediğini, bunun yerine mahkumların serbest bırakılması olan ikinci aşamaya başlamak istediğini, Hamas için ilk şartın kapsamlı ve tam bir ateşkes olduğunu, bundan sonra geri kalan konulara geçeceklerini belirtti. İsrail'in müzakereler kanalıyla uygulamak istediği "kötü niyetli" fikirler konusunda uyarıda bulundu. Keylani, bu nedenle direniş, tüm grupları ve bileşenleriyle birlikte ateşkes anlaşmasında ısrar ediyor ve diğer konulara ondan sonra geçme aşamasındadır.



Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.


Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.