Mısır, Ramazan'dan önce Gazze’de ateşkes için zamanla yarışıyor

Kahire Görüşmeleri’ne ‘zorlu’ bir atmosfer hakim oldu

İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
TT

Mısır, Ramazan'dan önce Gazze’de ateşkes için zamanla yarışıyor

İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)

Mısır arabuluculuk çabalarıyla, Ramazan ayından önce İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi’nde ‘ateşkes’ sağlamak için zamana karşı yarışıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan ateşkes müzakerelerini takip eden bir gözlemci, salı günü Kahire’de düzenlenen müzakere turunu ‘zorlu’ olarak nitelendirirken, İsrail medyası ‘toplantının sona erdiğini ve İsrail heyetinin Mısır’dan ayrıldığını’ bildirdi.

Kahire salı günü Gazze’deki ateşkes durumu tartışmak amacıyla dörtlü bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Toplantıya ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, İsrail dış istihbarat servisi MOSSAD Başkanı David Barnea, Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Âl Sani ve Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Abbas Kamil katıldı.

Al Qahera News kanalı salı (13 Şubat) akşamı üst düzey bir resmi kaynaktan “Toplantıda İsrailli tutukluların serbest bırakılması karşılığında Filistinli tutukluların serbest bırakılması ve Gazze’de ateşkes tartışıldı” ifadelerini aktardı. Kaynağın “Toplantı olumlu bir atmosferde gerçekleşti” ifadelerine de yer veren kanal, ismi verilmeyen kaynağın ‘toplantıda anlaşmazlıkların olduğunu’ reddettiğini ve bu konudaki toplantıların ‘üç gün boyunca devam ettiğini’ de aktardı.

Bu arada bilgi sahibi başka bir Mısırlı kaynak çarşamba günü İsrail heyetinin Mısır’dan ayrıldığını doğruladı. Kaynak “Özellikle her iki tarafın da (İsrail ve Hamas) kendi pozisyonunda ısrarcı olması ve anlaşmanın uygulanmasına yönelik diğer tarafın kabul etmediği koşulları öne sürmesi nedeniyle tartışmalar zorlu geçti” dedi. Ramazan ayına kadar bir anlaşmaya varılması umuduyla görüşmelerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine dikkat çekti.

Mısırlı kaynak “İsrail, Kahire toplantısına katılmak istemedi ancak ABD’nin baskısı altında, Hamas’ın ateşkesle ilgili öne sürdüğü önerilere ilişkin tutumunda herhangi bir değişiklik yapmadan sadece dinlemek üzere bir heyet gönderdi” ifadelerine yer verdi.

İsrail gazetesi Haaretz ise dörtlü toplantının ‘sona erdiğini’ ve İsrail heyetinin Kahire’den ayrıldığını bildirdi. Tel Aviv’in Hamas hareketinin mahkum değişimi teklifine resmi bir yanıt vermediğini belirten gazete, +İsrail heyetinin Kahire toplantısına yalnızca “dinlemek” için katıldığını vurguladı.

Filistin El Aksa Radyosu’nun bildirdiğine göre, Hamas siyasi bürosu üyesi Hüsam Badran salı akşamı Kahire müzakerelerinde olup bitenlerin ayrıntıları hakkında konuşmak için ‘çok erken’ olduğunu söyledi.

Dörtlü Kahire toplantısı

Toplantı, geçen ay Paris’te düzenlenen benzer bir istihbarat toplantısında anlaşmaya varılan öneri çerçevesinde yanıt olarak İsrail’in Hamas’ın önerdiği şartları reddetmesinin ardından, Gazze Şeridi’ndeki savaşın beşinci ayına girerken Mısır-Katar’ın arabuluculuk çabalarının ‘ateşkesin’ sağlanması konusunda bocaladığı sırada düzenlendi.

Mısırlı kaynak “Mısır ve ABD, özellikle Ramazan ayının Batı Şeria’daki ve İslam dünyasındaki Müslümanların duygularını alevlendirebileceği ve bölgenin istikrarını büyük ölçüde etkileyebileceğini göz önüne alarak, Ramazan ayından önce bir anlaşmaya varmak üzere birlikte baskı uyguluyor” ifadelerine yer verdi.

Fotoğraf altı: Sağlık görevlileri bir araçtan Gazze Şeridi’nin kuzeyinde öldürülen Filistinlilerin cesetlerini indiriyor (AP)
Sağlık görevlileri bir araçtan Gazze Şeridi’nin kuzeyinde öldürülen Filistinlilerin cesetlerini indiriyor (AP)

Bu bağlamda Axios haber sitesi, salı akşamı ABD’li ve İsrailli iki yetkiliden ‘ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya herhangi bir yeni tutuklu değişim anlaşmasında Hamas tarafından serbest bırakılan her tutukluya karşılık daha fazla Filistinli tutukluyu serbest bırakması gerektiği konusunda bilgi verdiğini’ aktardı. Yetkililere göre, Biden ve Netanyahu, Hamas’ın İsraillileri öldürmekten suçlu bulunanlar da dahil olmak üzere binlerce mahkumun serbest bırakılması talebini abartılı buluyor.

Axios internet sitesine göre, iki yetkili ayrıca Netanyahu’nun ‘ülkesinin serbest bırakılan her İsrailli tutukluya karşılık üç Filistinliyi serbest bırakmaya hazır olduğunu, bu oranın, daha önceki esir değişimi anlaşmasında da kullanılan oranla aynı olduğunu’ söylediğini belirtti. Site ayrıca İsrailli bir yetkiliden “Kahire görüşmeleri somut bir ilerleme kaydedilmeden sona erdi, ancak bir anlaşmaya yol açabilecek müzakerelere başlanması için doldurulması gereken boşlukların anlaşılmasında ilerleme kaydedildi” ifadelerini aktardı. 

İsrail Yayın Otoritesi toplantının başlarında ‘Netanyahu’nun, MOSSAD şefinin Hamas’la esir takası anlaşması müzakereleri konusunda kendisine verilen yetkiyi aşmasını önlemek için danışmanı Ophir Falk’ı Kahire toplantısına gönderdiğini’ belirtmişti. Otorite, Falk’ın “Netanyahu’nun görüşüne uymayan tavizleri önlemek için’ heyet arasında yer aldığını söyledi.

Bilgi sahibi Mısırlı kaynağa dönersek, “Şu anda yürütülen müzakereler, Mısır’ın geçen Aralık ayında Paris toplantısı sırasında çözüm için öne sürdüğü girişim çerçevesinde gerçekleşiyor” dedi. Durumu çözmek ve ortak bir fikir birliği formülüne ulaşmak için bir dizi toplantı yapılmasının planlandığını da açıkladı.

Geçtiğimiz Aralık ayında Mısır, Gazze’deki savaşı durdurmak için bir çerçeve önerisi sunduğunu duyurdu. Mısır Basın Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan o dönemde İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların serbest bırakılması karşılığında uzatılabilir ateşkesleri ve Hamas tarafından tutulan düzinelerce mahkumun kademeli olarak serbest bırakılmasını öngören üç aşamalı bir teklif sunduğunu ve bunun sonuçta düşmanlıkların sona ermesine yol açacağını söyledi.

Fransız haber ajansı AFP çarşamba günü (14 Şubat) Hamas hareketinden bir kaynaktan “Hamas’tan bir heyet, hareketin siyasi büro yetkilisi Halil el-Hayya başkanlığında, çarşamba günü Mısır ve Katar istihbarat başkanlarıyla olası bir toplantı yapmak üzere Kahire’ye gitti” ifadelerini aktardı.

Fotoğraf altı: İsrail’in Tubas yakınındaki el-Fara mülteci kampına düzenlediği baskının ardından yanmış bir motosikleti inceleyen Filistinliler (EPA)
 İsrail’in Tubas yakınındaki el-Fara mülteci kampına düzenlediği baskının ardından yanmış bir motosikleti inceleyen Filistinliler (EPA)

Mısırlı kaynağa göre Hamas, Kahire’deki dörtlü toplantıya katılmadı. Kaynak ‘hareketten bir heyetin toplantıdan önce Kahire’de olduğunu’ belirtti. Ayrıca “Ateşkesle ilgili şu anda herhangi bir tartışma yok ancak yakında yeni bir toplantı daha yapılacak” dedi ve söz konusu toplantının büyük olasılıkla önümüzdeki haftanın başında yapılacağını belirtti.

İlgili bağlamda, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken salı akşamı Washington’da “Rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir teklif üzerinde Mısır ve Katar ile yoğun bir şekilde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail, 7 Ekim’de kaçırılan yaklaşık 250 kişiden, öldüğüne inanılan 29 kişi de dahil olmak üzere yaklaşık 130 rehinenin tutulduğunu tahmin ediyor. Kasım ayında bir hafta süren ateşkes, İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli tutuklu karşılığında 105 rehinenin serbest bırakılmasını sağlamıştı.



Batı Şeria’da İran roket saldırısı: 3 Filistinli kadın öldü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Batı Şeria’da İran roket saldırısı: 3 Filistinli kadın öldü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Filistin Kızılayı, Çarşamba akşamı Batı Şeria’yı hedef alan İran roket saldırısında üç kadının hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu saldırı, bölgede gerçekleşen ilk ölümcül İran saldırısı ve ABD-İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana Filistinlilerin hayatını kaybettiği ilk olay oldu.

Filistin resmi haber ajansı Wafa’nın bildirdiğine göre, roketler Hebron’un güneybatısındaki Beit Awa kasabasındaki bir berberi salonunu vurdu. Saldırıda bir Filistinli ağır yaralandı.

İsrail ordusu, saldırının küme mühimmat türü bir başlık kullanılarak gerçekleştirildiğini ve başlığın küçük bombalara ayrılarak farklı noktalara saçıldığını düşündüklerini açıkladı.

Şubat ayı sonunda İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarından bu yana, İsrail’de en az 14 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.


Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne İHA saldırısı düzenlendi

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
TT

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne İHA saldırısı düzenlendi

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)

Güvenlik kaynakları, bu sabah erken saatlerde ABD Büyükelçiliği’nin Bağdat’taki binasının insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını ve bölgede patlama seslerinin duyulduğunu açıkladı. Saldırının, önceki gün gerçekleşen bir dizi saldırının ardından geldiği belirtildi.

Güvenlik yetkilileri, dün de füze ve İHA saldırılarının büyükelçiliğe yöneldiğini, bunun sonucunda alarm sistemlerinin devreye girdiğini ve diplomatik kompleks yakınlarında patlama seslerinin duyulduğunu bildirmişti.

er
Bağdat’taki Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği’nin genel görünümü (EPA)

Kaynaklar, en az üç patlayıcı yüklü İHA’nın Bağdat Uluslararası Havalimanı yakınındaki Amerikan diplomatik tesislerini hedef aldığını, bunun üzerine C-RAM hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini aktardı.

Tahran destekli silahlı grupların, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail savaşı kapsamında İran’a karşı yürütülen operasyonlara yanıt olarak Irak’taki Amerikan çıkarlarına saldırılar düzenlediği bildirildi.

Şu ana kadar olayda yaralanma veya maddi hasar ile ilgili resmi bir rapor yayınlanmadı.


Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnanlı üst düzey bir resmi kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 10 gün önce bir ateşkes önerisinde bulunduğunu ve bu önerinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a iletildiğini açıkladı. Ancak Hizbullah'ın iletişim kanallarını kapatması ve ardından ‘El-Asf el-Me'kul’ (Yutan Fırtına) adını verdiği askeri operasyonunu başlatması, bu girişimi boşa çıkardı. İsrail, buna karşılık saldırılarını daha da sertleştirdi.

Ateşkes sağlama yönündeki siyasi çabaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Lübnan hükümetinin Ramazan Bayramı'nda bir ‘insani ateşkes’ talebinde bulunmaktan başka bir seçeneği kalmadı. İsrail, ateş altında müzakereleri dayatmak için ‘karadan baskıyı’ derinleştirmeye çalışırken, Cumhurbaşkanı Avn, ‘Lübnan ulusal yelpazesini’ temsil eden 4 kişilik müzakere heyetini oluşturmaya çalışıyor. Ancak buna paralel olarak Tel Aviv, Macron ve Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert aracılığıyla Lübnan'a mesajlar göndermeye devam ediyor. Bu mesajlarda temel bir soru olan ‘Eğer çatışmayı durdurursak, Hizbullah roket atışlarını durduracak mı?’ sorusu yer alıyor.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot, Netanyahu tarafından Lübnan ile müzakereleri yürütmek üzere görevlendirilen Ron Dermer'in “Lübnan ile bir anlaşma mümkün, çünkü meseleler o kadar da karmaşık değil” dediğini aktardı. İsrail'in ‘Lübnan'da herhangi bir toprak talebinde bulunmak istemediğini’ vurgulayan Dermer, “Lübnan'ı işgal etmek veya saldırmak istemiyoruz, ancak Hizbullah'ın kuzey sınırımızda doğrudan faaliyet göstermesine izin vermeyeceğiz” diye ekledi.