Mısır, Ramazan'dan önce Gazze’de ateşkes için zamanla yarışıyor

Kahire Görüşmeleri’ne ‘zorlu’ bir atmosfer hakim oldu

İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
TT

Mısır, Ramazan'dan önce Gazze’de ateşkes için zamanla yarışıyor

İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)

Mısır arabuluculuk çabalarıyla, Ramazan ayından önce İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi’nde ‘ateşkes’ sağlamak için zamana karşı yarışıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan ateşkes müzakerelerini takip eden bir gözlemci, salı günü Kahire’de düzenlenen müzakere turunu ‘zorlu’ olarak nitelendirirken, İsrail medyası ‘toplantının sona erdiğini ve İsrail heyetinin Mısır’dan ayrıldığını’ bildirdi.

Kahire salı günü Gazze’deki ateşkes durumu tartışmak amacıyla dörtlü bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Toplantıya ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, İsrail dış istihbarat servisi MOSSAD Başkanı David Barnea, Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Âl Sani ve Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Abbas Kamil katıldı.

Al Qahera News kanalı salı (13 Şubat) akşamı üst düzey bir resmi kaynaktan “Toplantıda İsrailli tutukluların serbest bırakılması karşılığında Filistinli tutukluların serbest bırakılması ve Gazze’de ateşkes tartışıldı” ifadelerini aktardı. Kaynağın “Toplantı olumlu bir atmosferde gerçekleşti” ifadelerine de yer veren kanal, ismi verilmeyen kaynağın ‘toplantıda anlaşmazlıkların olduğunu’ reddettiğini ve bu konudaki toplantıların ‘üç gün boyunca devam ettiğini’ de aktardı.

Bu arada bilgi sahibi başka bir Mısırlı kaynak çarşamba günü İsrail heyetinin Mısır’dan ayrıldığını doğruladı. Kaynak “Özellikle her iki tarafın da (İsrail ve Hamas) kendi pozisyonunda ısrarcı olması ve anlaşmanın uygulanmasına yönelik diğer tarafın kabul etmediği koşulları öne sürmesi nedeniyle tartışmalar zorlu geçti” dedi. Ramazan ayına kadar bir anlaşmaya varılması umuduyla görüşmelerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine dikkat çekti.

Mısırlı kaynak “İsrail, Kahire toplantısına katılmak istemedi ancak ABD’nin baskısı altında, Hamas’ın ateşkesle ilgili öne sürdüğü önerilere ilişkin tutumunda herhangi bir değişiklik yapmadan sadece dinlemek üzere bir heyet gönderdi” ifadelerine yer verdi.

İsrail gazetesi Haaretz ise dörtlü toplantının ‘sona erdiğini’ ve İsrail heyetinin Kahire’den ayrıldığını bildirdi. Tel Aviv’in Hamas hareketinin mahkum değişimi teklifine resmi bir yanıt vermediğini belirten gazete, +İsrail heyetinin Kahire toplantısına yalnızca “dinlemek” için katıldığını vurguladı.

Filistin El Aksa Radyosu’nun bildirdiğine göre, Hamas siyasi bürosu üyesi Hüsam Badran salı akşamı Kahire müzakerelerinde olup bitenlerin ayrıntıları hakkında konuşmak için ‘çok erken’ olduğunu söyledi.

Dörtlü Kahire toplantısı

Toplantı, geçen ay Paris’te düzenlenen benzer bir istihbarat toplantısında anlaşmaya varılan öneri çerçevesinde yanıt olarak İsrail’in Hamas’ın önerdiği şartları reddetmesinin ardından, Gazze Şeridi’ndeki savaşın beşinci ayına girerken Mısır-Katar’ın arabuluculuk çabalarının ‘ateşkesin’ sağlanması konusunda bocaladığı sırada düzenlendi.

Mısırlı kaynak “Mısır ve ABD, özellikle Ramazan ayının Batı Şeria’daki ve İslam dünyasındaki Müslümanların duygularını alevlendirebileceği ve bölgenin istikrarını büyük ölçüde etkileyebileceğini göz önüne alarak, Ramazan ayından önce bir anlaşmaya varmak üzere birlikte baskı uyguluyor” ifadelerine yer verdi.

Fotoğraf altı: Sağlık görevlileri bir araçtan Gazze Şeridi’nin kuzeyinde öldürülen Filistinlilerin cesetlerini indiriyor (AP)
Sağlık görevlileri bir araçtan Gazze Şeridi’nin kuzeyinde öldürülen Filistinlilerin cesetlerini indiriyor (AP)

Bu bağlamda Axios haber sitesi, salı akşamı ABD’li ve İsrailli iki yetkiliden ‘ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya herhangi bir yeni tutuklu değişim anlaşmasında Hamas tarafından serbest bırakılan her tutukluya karşılık daha fazla Filistinli tutukluyu serbest bırakması gerektiği konusunda bilgi verdiğini’ aktardı. Yetkililere göre, Biden ve Netanyahu, Hamas’ın İsraillileri öldürmekten suçlu bulunanlar da dahil olmak üzere binlerce mahkumun serbest bırakılması talebini abartılı buluyor.

Axios internet sitesine göre, iki yetkili ayrıca Netanyahu’nun ‘ülkesinin serbest bırakılan her İsrailli tutukluya karşılık üç Filistinliyi serbest bırakmaya hazır olduğunu, bu oranın, daha önceki esir değişimi anlaşmasında da kullanılan oranla aynı olduğunu’ söylediğini belirtti. Site ayrıca İsrailli bir yetkiliden “Kahire görüşmeleri somut bir ilerleme kaydedilmeden sona erdi, ancak bir anlaşmaya yol açabilecek müzakerelere başlanması için doldurulması gereken boşlukların anlaşılmasında ilerleme kaydedildi” ifadelerini aktardı. 

İsrail Yayın Otoritesi toplantının başlarında ‘Netanyahu’nun, MOSSAD şefinin Hamas’la esir takası anlaşması müzakereleri konusunda kendisine verilen yetkiyi aşmasını önlemek için danışmanı Ophir Falk’ı Kahire toplantısına gönderdiğini’ belirtmişti. Otorite, Falk’ın “Netanyahu’nun görüşüne uymayan tavizleri önlemek için’ heyet arasında yer aldığını söyledi.

Bilgi sahibi Mısırlı kaynağa dönersek, “Şu anda yürütülen müzakereler, Mısır’ın geçen Aralık ayında Paris toplantısı sırasında çözüm için öne sürdüğü girişim çerçevesinde gerçekleşiyor” dedi. Durumu çözmek ve ortak bir fikir birliği formülüne ulaşmak için bir dizi toplantı yapılmasının planlandığını da açıkladı.

Geçtiğimiz Aralık ayında Mısır, Gazze’deki savaşı durdurmak için bir çerçeve önerisi sunduğunu duyurdu. Mısır Basın Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan o dönemde İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların serbest bırakılması karşılığında uzatılabilir ateşkesleri ve Hamas tarafından tutulan düzinelerce mahkumun kademeli olarak serbest bırakılmasını öngören üç aşamalı bir teklif sunduğunu ve bunun sonuçta düşmanlıkların sona ermesine yol açacağını söyledi.

Fransız haber ajansı AFP çarşamba günü (14 Şubat) Hamas hareketinden bir kaynaktan “Hamas’tan bir heyet, hareketin siyasi büro yetkilisi Halil el-Hayya başkanlığında, çarşamba günü Mısır ve Katar istihbarat başkanlarıyla olası bir toplantı yapmak üzere Kahire’ye gitti” ifadelerini aktardı.

Fotoğraf altı: İsrail’in Tubas yakınındaki el-Fara mülteci kampına düzenlediği baskının ardından yanmış bir motosikleti inceleyen Filistinliler (EPA)
 İsrail’in Tubas yakınındaki el-Fara mülteci kampına düzenlediği baskının ardından yanmış bir motosikleti inceleyen Filistinliler (EPA)

Mısırlı kaynağa göre Hamas, Kahire’deki dörtlü toplantıya katılmadı. Kaynak ‘hareketten bir heyetin toplantıdan önce Kahire’de olduğunu’ belirtti. Ayrıca “Ateşkesle ilgili şu anda herhangi bir tartışma yok ancak yakında yeni bir toplantı daha yapılacak” dedi ve söz konusu toplantının büyük olasılıkla önümüzdeki haftanın başında yapılacağını belirtti.

İlgili bağlamda, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken salı akşamı Washington’da “Rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir teklif üzerinde Mısır ve Katar ile yoğun bir şekilde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail, 7 Ekim’de kaçırılan yaklaşık 250 kişiden, öldüğüne inanılan 29 kişi de dahil olmak üzere yaklaşık 130 rehinenin tutulduğunu tahmin ediyor. Kasım ayında bir hafta süren ateşkes, İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli tutuklu karşılığında 105 rehinenin serbest bırakılmasını sağlamıştı.



Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnanlı üst düzey bir resmi kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 10 gün önce bir ateşkes önerisinde bulunduğunu ve bu önerinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a iletildiğini açıkladı. Ancak Hizbullah'ın iletişim kanallarını kapatması ve ardından ‘El-Asf el-Me'kul’ (Yutan Fırtına) adını verdiği askeri operasyonunu başlatması, bu girişimi boşa çıkardı. İsrail, buna karşılık saldırılarını daha da sertleştirdi.

Ateşkes sağlama yönündeki siyasi çabaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Lübnan hükümetinin Ramazan Bayramı'nda bir ‘insani ateşkes’ talebinde bulunmaktan başka bir seçeneği kalmadı. İsrail, ateş altında müzakereleri dayatmak için ‘karadan baskıyı’ derinleştirmeye çalışırken, Cumhurbaşkanı Avn, ‘Lübnan ulusal yelpazesini’ temsil eden 4 kişilik müzakere heyetini oluşturmaya çalışıyor. Ancak buna paralel olarak Tel Aviv, Macron ve Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert aracılığıyla Lübnan'a mesajlar göndermeye devam ediyor. Bu mesajlarda temel bir soru olan ‘Eğer çatışmayı durdurursak, Hizbullah roket atışlarını durduracak mı?’ sorusu yer alıyor.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot, Netanyahu tarafından Lübnan ile müzakereleri yürütmek üzere görevlendirilen Ron Dermer'in “Lübnan ile bir anlaşma mümkün, çünkü meseleler o kadar da karmaşık değil” dediğini aktardı. İsrail'in ‘Lübnan'da herhangi bir toprak talebinde bulunmak istemediğini’ vurgulayan Dermer, “Lübnan'ı işgal etmek veya saldırmak istemiyoruz, ancak Hizbullah'ın kuzey sınırımızda doğrudan faaliyet göstermesine izin vermeyeceğiz” diye ekledi.


İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarında en az 6 kişi öldü, 24 kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
TT

İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarında en az 6 kişi öldü, 24 kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)

Lübnan Sağlık Bakanlığı, bu sabaha karşı İsrail tarafından önceden herhangi bir uyarı yapılmaksızın Lübnan'ın başkenti Beyrut'un orta kesimlerine düzenlenen saldırılarda en az altı kişinin öldüğünü, 24 kişinin yaralandığını açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Düşman İsrail, iki hava saldırısı düzenledi. İlk bilançoya göre saldırılar, altı vatandaşın şehit olmasına ve 24 kişinin yaralanmasına yol açtı. Ayrıca olay yerinden ceset parçaları çıkarıldı” denildi.

İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un orta kesimlerindeki bir yerleşim bölgesini hava saldırılarıyla hedef alırken, Beyrut'un güney banliyölerine yönelik saldırılar da devam etti.

Yerel basında yer alan haberlere göre hükümet binası ve bazı elçiliklerin yakınlarında bulunan ve yoğun nüfuslu Zukak el-Blat bölgesi hedef alındı. Bu saldırı, İsrail ordusunun Hizbullah'a bağlı Karz-ı Hasen adlı finans kurumunu hedef aldığını söylediği aynı mahalleye yönelik saldırıdan birkaç gün sonra gerçekleşti.

İsrail, bir diğer saldırıda, 2024 yılında Hizbullah ile arasında yaşanan önceki savaşta da saldırdığı el-Basta yerleşim bölgesini hedef aldı.

Lübnan’ın güneye verilen tahliye emirleri

İsrail ordusu bu sabah, Lübnan'ın güneyindeki Sayda ilçesine bağlı el-Akbiye köyündeki bir binanın tahliye edilmesi yönünde bir uyarı yayınladı. Bu uyarıdan birkaç saat önce, güneydeki sahil kenti Sur'un tahliye edilmesi uyarısı yapılmıştı.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee dün gece, sosyal medya üzerinden yayınladığı ‘acil’ kodlu uyarıda, ‘Sur şehri sakinlerinden, mülteci kamplarında ve çevresindeki mahallelerde yaşayanların evlerini derhal tahliye etmelerini’ istedi. Adraee, tahliye edilmesi gereken bölgelerin isimlerini belirterek, ayrılma noktalarını ve yolları da açıklandı.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin haberine göre Sur İlçesi Belediyeler Birliği Afet Yönetimi Birimi Medya Koordinatörü Bilal Kaşmar, İsrail ordusunun verdiği tahliye emrinin ardından Sur şehri ve çevresinde büyük bir kaos yaşandığını, insanların panik içinde, trafik sıkışıklığı ve uyarı amaçlı havaya ateş açılması gibi olayların yaşandığı bir ortamda aceleyle bölgeden ayrılmaya çalıştıklarını söyledi. Kaşmar, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki geniş alanların tahliye edilmesi yönünde daha önce uyarılar yayınlamasına rağmen, birçok ailenin, aralarında bazı Filistin mülteci kamplarının da bulunduğu bölgede kaldıklarını belirtti.

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sınırdan 40 kilometreden fazla derinliğe uzanan geniş bölgelerdeki sakinlere yeniden tahliye uyarısında bulundu. Bu uyarılar, İsrail ordusunun son günlerde ‘ön savunma hattının kapsamını genişletmek amacıyla Lübnan'ın güneyindeki önemli mevzileri hedef alan sınırlı bir kara operasyonu’ başlattığını açıklamasının ardından yapıldı.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA dün, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine ve güneyindeki çeşitli noktalara saldırılar düzenlediğini bildirdi. Saldırılarda Nebatiye ilçesine bağlı Cebşit beldesinde dört Suriyeli mülteci ve ülkenin doğusundaki Baalbek kentinde dört kişinin öldüğü belirtildi.

Hizbullah'ın 2 Mart'ta, İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney’in İsrail ve ABD tarafından İran'a düzenlenen saldırılarda öldürülmesine misilleme olarak İsrail'e roketler ve insansız hava araçları (İHA) ile saldırmasıyla savaş Lübnan'a sıçradı.

İsrail, Beyrut'un güney banliyölerine, başkentin orta kesimlerindeki bazı bölgelere, Lübnan'ın güney ve doğusuna yoğun hava saldırıları düzenledi. İsrail ordusundan birlikler, Lübnan’ın güneydeki bazı bölgelere girdi.

Lübnanlı yetkililer tarafından 3 Mart'ta savaşın başlamasından bu yana yapılan açıklamaya göre İsrail saldırıları sonucunda 111'i çocuk olmak üzere 912 kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi mülteci kayıtlarına adını yazdırdı. Bunların 130 binden fazlası 600'den fazla toplu barınma merkezinde kalıyor.


Suriye güvenlik güçlerine yeni katılan 2 bin personel, ‘yenilenmiş bir görünümle’ mezun oldu

Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Suriye güvenlik güçlerine yeni katılan 2 bin personel, ‘yenilenmiş bir görünümle’ mezun oldu

Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı pazartesi günü başkent Şam’daki merkezinde düzenlenen törenle, eğitim programlarını tamamlayan ve gerekli uygulamalı deneyimi kazanan 2 bin yeni personelin mezuniyetini kutladı. Tören, 15 yıl önce başlayan Suriye devriminin yıl dönümüyle eş zamanlı gerçekleştirildi.

Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab X platformunda yaptığı paylaşımda, “Mübarek devrimimizin yıl dönümü vesilesiyle, yoğun eğitimden geçen ve modern üniformalarla donatılan İçişleri Bakanlığı’nın yeni personel grubunu bugün mezun ettik. Bu adım, bakanlığımızı geliştirme ve güvenlik tehditlerine karşı hazırlığını artırma konusundaki kararlılığımızın bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

htrhjyt
Suriye İçişleri Bakanı ve bakanlık yetkilileri, pazartesi günü Şam’daki bakanlık merkezinde düzenlenen mezuniyet törenini izledi. (SANA)

Hattab, açıklamasında ayrıca, “Yeni üniformalardan modern ekipmanlara, uzmanlaşmış ve yoğun eğitim programlarına kadar tüm alanlarda yenileme ve geliştirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, ülkemize layık ve görevlerini yüksek verimlilikle yerine getirebilecek en nitelikli personeli yetiştirmek” dedi.

Öte yandan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, Suriye resmi haber ajansı SANA’ya yaptığı açıklamada, “Suriye devriminin yıl dönümüne denk gelen bugün de, uzun süreli eğitimlerini tamamlayan ve hem teorik hem de uygulamalı güvenlik deneyimi kazanan 2 bin personel mezun oldu” bilgisini paylaştı.

El-Baba, mezun olan personelin sahip oldukları güvenlik tecrübesiyle Suriye toplumuna katkı sağlayacağını ve bunun toplum güvenliğinin güçlendirilmesine yardımcı olacağını belirtti.

ewewf
Pazartesi günü Şam’daki bakanlık merkezinde 2 bin personel için mezuniyet töreni düzenlendi. (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Ayrıca el-Baba, İçişleri Bakanlığı personeli için güncellenen görsel kimlik kapsamında farklı yeni resmi üniforma seçeneklerinin benimsendiğini ve bunların çeşitli birimlerde uygulanacağını açıkladı. Bakanlığın, ülkesine hizmet etmek isteyen Suriyeli gençleri bünyesine katarak insan kaynağını güçlendirmeye devam ettiği de vurgulandı.

Mezuniyet töreninde, özel görev birimlerine ait personel için güncellenen resmi üniforma da tanıtıldı. Söz konusu üniforma, hassas ve özel görevlerin gerekliliklerine uygun şekilde özel olarak tasarlandı.

Yeni tasarım, profesyonellik ile hareket kabiliyetini bir araya getirerek personelin acil durumlara müdahale kapasitesini artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda bakanlığın güncellenmiş görsel kimliğini yansıtan üniforma, hızlı müdahale ve güvenliğin sağlanması görevlerinin yüksek verimlilikle yerine getirilmesine imkân tanıyor.

Bu güncellemenin, daha önce polis araçları için başlatılan görsel kimlik yenileme çalışmalarının devamı niteliğinde olduğu belirtildi. Söz konusu adım, bakanlık bünyesindeki birimlerin çeşitli polislik ve güvenlik alanlarında eğitim ve hazırlık süreçlerini tamamlamalarının ardından atıldı.

Mezun olan birimler arasında özel görevler, yol güvenliği, genel polis, trafik polisi ve turizm polisi gibi alanlar yer aldı. Bu çeşitlilik, personelin profesyonel düzeyini ve kamu güvenliğini sağlama, istikrarı güçlendirme ve vatandaşlara hizmet etme konusundaki hazırlığını ortaya koyuyor.

İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın, Şam kırsalındaki Tel beldesinde kadın polis enstitüsünün açılışını gerçekleştirdiği de hatırlatıldı. Bu adımın, kadınların polislik ve güvenlik alanındaki rolünü güçlendirmeyi ve farklı uzmanlık alanlarına katılımını artırmayı amaçladığı ifade edildi.

Bakan Hattab, cumartesi günü yaptığı açılış konuşmasında, enstitünün hazırlanması ve eğitim müfredatının oluşturulmasının yaklaşık bir yıl sürdüğünü, bu süreçte uzman bir ekibin modern bir eğitim ortamı sağlamak için yoğun çaba harcadığını belirtti.

Hattab ayrıca, bakanlığın ‘özgürleşmenin ardından ilk günden itibaren’ kadınların güvenlik, polislik ve toplumsal hizmet alanlarına katılımını artırmayı hedeflediğini ve bunun toplumsal değerler ve mesleki standartlarla uyumlu bir şekilde yürütüleceğini vurguladı.