Suriye’nin kuzeybatı bölgelerinde realitenin ve hayallerin dili Türkçe

Memurlarla iletişim için günlük bir zorunluluk

Halep kırsalında bir okul sınıfı (AFP)
Halep kırsalında bir okul sınıfı (AFP)
TT

Suriye’nin kuzeybatı bölgelerinde realitenin ve hayallerin dili Türkçe

Halep kırsalında bir okul sınıfı (AFP)
Halep kırsalında bir okul sınıfı (AFP)

Halep'in kuzey kırsalından geçerek Türkiye'den Halep’in kuzey kırsalına, Suriye'ye sınırı geçen herkes, her askeri kontrol noktasında, hizmet veya idari birimlerde kendisini karşılayan Türk bayrağının yanı sıra hayati tesis tabelalarında Türkçe yazı görünce şaşıracak.  Doğal olarak iki taraf arasındaki manzara ve altyapı farkı nedeniyle ziyaretçinin Suriye'de olduğu yanılgısına düşmeyecektir, fakat Türk tarafında Arapça tabelaların olması ve Suriye tarafında da Türk dilinin yaygın olarak bulunması dikkatini çekecektir.

Türkiye, Halep'in kuzey kırsalını, "Milli Ordu" güçleriyle gerçekleştirdiği askerî operasyonlarla kontrol altına aldığından bu yana yönetiyor. Suriye hükümetinin kontrolü altındaki bölgelerle temas hatlarına dağıtılan askeri noktaların yanı sıra hizmet birimlerinde, hastanelerde ve yerel meclislerde Türk danışmanlar çalıştırarak bölgeye kendi karakterini katmak istiyor.

Halep kırsalında yaşayan Türkçe öğretmeni Firas Kasım, "Türkiye'nin bölge üzerindeki kontrolünün ilk yıllarında Türk dilinin öğrenilmesine yönelik talebin çok büyük olduğunu" belirterek “fakat bu talep siyasetin, özellikle de Türkiye'deki Suriyeli mültecilere yönelik söylem ve kışkırtmaların etkisiyle kısmi olarak azaldı, ardından Türk enstitülerinin yaygınlaşmasıyla yeniden arttı” dedi.

Yunus Emre Türk Kültür Enstitüsü geçtiğimiz günlerde Halep'in kuzey kırsalında yeni şubeler açarak, Türkçe öğretmenleri ve konuşma ve dilbilgisine hakimiyet oluşturan müfredatlar açısından bölgede daha önce eksik olan şeyleri karşılayarak, 300 bin  Suriyeli çocuğa dil öğretmeyi vaat ediyor.

“Birinci” yabancı dil

Suriye muhalefetinin kontrol alanı daralarak kuzeybatı bölgesiyle sınırlı kaldığından, bölge halkı bir taraftan rejim güçleri, diğer taraftan ise “Suriye Demokratik Güçleri” (SDG) tarafından şiddetli bir kuşatma altında kaldı. Dünyaya açılan tek çıkış noktası yalnızca Türkiye kaldı. Sınırları, uluslararası yardım ve ticari işletmeler için bir can damarıydı. Hastaneleri aynı zamanda acil ve cerrahi tedaviler sağlarken, üniversiteleri ve enstitüleri de uluslararası tanınırlığa sahip bilimsel dereceler sağlıyordu.

FOTO: Suriye’nin kuzeyinde bir park girişi (Şarku’l-Avsat)
Suriye’nin kuzeyinde bir park girişi (Şarku’l-Avsat)

Görüş belirtenlerin çoğuna göre Türk dilini öğrenmek, Türk üniversitelerinde eğitime devam etmenin ve Suriye'de yaygın yardım kuruluşlarında, hizmet birimlerinde ve okullarda iş bulmanın ilk adımını oluşturuyor ve Türkçe eğitim müfredatında yabancı dil olarak yer alıyor.

Türkçe öğretmeni Firas, Türkçenin Halep kırsalındaki "birinci" yabancı dil olduğuna inanıyor çünkü eğitim müfredatında yer alıyor ve yerel meclislerin lise diploma sınavında zorunlu tutuluyor. Türk danışman ve memurların varlığı tercümanların varlığını gerekli kılıyor. Firas Kasım, sivilleri iletişim kurmak ve işlemlerini tamamlamak için dilde uzmanlaşmaya davet ediyor.

Hey’et-i Tahriru’ş-Şam’ın kontrolünde olan İdlib'de ise Türk memurlar bulunmuyor ancak Türk askeri noktaları bulunuyor ve özel okullarda sadece ilköğretim ve hazırlık aşamasında dil eğitimi veriliyor.

Sağladığı iş fırsatlarının çok olmasından dolayı Türk edebiyatı okuyan İdlib Üniversitesi Dil Enstitüsü birinci sınıf öğrencisi Meryem Ebu Hamdan: "Bölgedeki işlerimizin çoğu Türkiye ile olduğundan dile ihtiyacımız çok fazla, tercüme ve diğer alanlarda da çalışabiliyoruz" dedi.

Dil öğretmeni ve tercüman Muhammed el-Kasım'a göre, Türkçe öğrenciler için kültürel bir konu ve İdlib halkının Türkçe öğrenme talebi de büyük. Türkiye merkezli yardım kuruluşlarında çalışanlar ve tüccarlar için Türkçe ihtiyaç. Türk memur ve askerlerin Arapça öğrenmek istemediklerini, Suriyelilerin kendileriyle iletişim kurabilmek için Türkçe öğrenmelerini istediklerini belirtti.

FOTO: Halep'in kuzey kırsalındaki kasabalarda grafitiler oldukça yaygın (Şarku'l Avsat)
Halep'in kuzey kırsalındaki kasabalarda grafitiler oldukça yaygın (Şarku'l Avsat)

Ayrıca bazıları iyi düzeyde Türkçe bilmenin Türkiye’ye taşınma ve orada çalışma çabalarını kolaylaştırdığına inanıyor ve Türk güvenlik güçlerinin Suriyelileri sınır dışı etmek ve geri göndermek veya güvenli olan kuzeybatıya yerleştirmek için sürekli kampanyalar yürüttüğünü belirtiyor.

Kuzeybatı Suriye bölgesini terk etmek, 12 yıldır aralıksız devam eden bombalamalar, güvenlik kaosu, rastgele bombalamalar, iş fırsatlarının olmayışı, hizmetlerin zayıf olması ve istikrarlı bir gelecek inşa etme ufkunun bulunmaması ve devam eden savaşın yorgun düşürdüğü nüfusun çoğunluğu için bir hayal.

Türkleştirme çabaları

Türk enstitülerinin Halep'in kuzey kırsalına ilgisi, Avrupa ülkelerinin oraya yerleşen mülteci ve göçmenlere yaptığı gibi yıllardır kendi topraklarında yaşayan Suriyelilere kendi dilini öğretmek konusunda ciddi bir çaba göstermeyen Türk hükümetinin niyeti konusunda halk arasında şüphelere yol açtı. Yerel meclisler tarafından lise diplomasının alınması için onaylanan eğitim müfredatlarına Türkçe’nin temel ders olarak dahil edilmesi Türklerin mi yoksa Suriyelilerin kararı mı belli değil.

Halep'in kuzey kırsalındaki eğitimle ilgili taraflar sorularımıza yanıt vermedi. Tahrir eş-Şam'ın sivil cephesi olan "Kurtuluş Hükümeti"ne bağlı İdlib'deki Eğitim Müdürlüğü de Türkçe’nin devlet okullarının müfredatına dahil edilmesi niyetini yalanladı. İdari Rehberlik Dairesi Başkanı Velid Hammadi Şarku'l Avsat'a "şu anda buna gerek yok" dedi.

Türkçe öğretmeni Firas'a göre "Türkleştirme" planları, bölgede olmayan bir şeyi "dayatma" anlamına geliyor. Öğrenciler Türkçe sınavlarına girmeden “geçici hükümet” merkezlerinden lise diploması alma seçeneğine sahiptir. Firas: “Öğrenci iş fırsatlarını elde etmek ve zorlanmadan Türklerle iletişim kurarak hayatını kolaylaştırmak için Türkçe öğreniyor” dedi.



İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
TT

İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)

İsrail yönetimi, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan komitedeki Filistinli teknokratların Gazze'ye girişine izin vermiyor.

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Haaretz'e konuşan Filistinli yetkililer, İsrail yönetiminin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini engellediğini söylüyor.

Komite üyelerinin, Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah kapısından geçerek bölgeye girmek istediği ancak Tel Aviv yönetiminin buna izin vermediği aktarılıyor. İsrail, tüm taleplere rağmen sınır kapısını da henüz açmadı.

Kaynaklar, komite üyelerinin Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya gelip görüşmeleri sürdürdüğünü ifade ediyor.

Mısır yönetimi, ABD'yle ortak çalışarak Filistinli teknokratların ay sonuna kadar Gazze'ye girmesini sağlamak istiyor.  

Gazete, İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü'nün (COGAT) yorum taleplerine yanıt vermediğini aktarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını 14 Ocak'ta duyurmuştu.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nde Witkoff'un yanı sıra Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair, girişimci Marc Rowan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem el-Haşimi, Katarlı diplomat Ali el-Havadi, Mısır Genel İstihbarat Servisi Direktörü Hasan Reşad, Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu elçisi Nickolay Mladenov, İsrailli girişimci Yakir Gabay ve BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag var.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 17 Ocak'ta sosyal medyada yaptığı paylaşımda Trump'ın resmi mektup göndererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet ettiğini de bildirmişti.

Trump, Witkoff, Kushner Blair ve Rowan'ın yanı sıra Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Robert Gabriel'ın yer aldığı Barış Kurulu ise Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini denetleyecek.

Diğer yandan Tel Aviv yönetimi, Türkiye ve Katar'ın bu oluşumlardan çıkarılmasını, bu ülkelerin Gazze'de güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) katılmasına yönelik planların da iptal edilmesini istiyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında "Gazze Şeridi'nde Türk ya da Katarlı askerlere yer yok” demişti.

New Arab'ın aktardığına göre Netanyahu yönetimi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini, bu gelişmelere karşı bir hamle olarak kullanıyor.

Yahudi yerleşimcilerin saldırıları artıyor

Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet'in verilerine göre Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria'daki saldırıları 2025'te, bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.

Times of Israel'in derlediği verilere göre radikal sağcı Yahudi yerleşimciler geçen yıl 867 ırkçı suç işledi. Bu rakamın 2024'te 682 olduğu belirtiliyor. Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği Aksa Tufanı operasyonuyla Gazze savaşını başlattığı 2023 yılındaysa 1045 saldırı kaydedilmişti.

2025'teki saldırılarda toplamda 300 ırkçı Yahudi yerleşimcinin yer aldığı aktarılıyor. Bu kişilerin çoğu Batı Şeria'daki 42 yasadışı yerleşim bölgesinde yaşıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te konuşlandırılan askeri birimlerden sorumlu İsrail Merkez Komutanlığı'ndaki (Pikud Merkaz) yetkililerin, şiddet olaylarının azaltılamamasından rahatsızlık duyduğu savunuluyor.  

ndependent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, New Arab


Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.