Afrika Boynuzu’ndaki Türk varlığı Kahire-Ankara ilişkilerinin gelişmesine engel olur mu?

Somali, Türkiye ile savunma iş birliği anlaşması imzaladı.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)
TT

Afrika Boynuzu’ndaki Türk varlığı Kahire-Ankara ilişkilerinin gelişmesine engel olur mu?

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)

Ankara-Kahire ilişkilerinin hızla geliştiği bir dönemde Somali'nin Türkiye ile Savunma ve Ekonomik İş birliği Anlaşması’nı onaylaması, Türkiye'nin Afrika Boynuzu’ndaki varlığını güçlendiren anlaşmanın Mısır'ın bölgedeki çıkarları üzerindeki etkisinin boyutuna ilişkin soruları gündeme getirdi. Yaklaşık bir hafta önce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahire'ye yaptığı ziyaretten sonra, iki ülke arasında üst düzey bir stratejik iş birliği konseyi kurulmasına yönelik anlaşma imzalanmıştı.

Türkiye ve Afrika konularında çalışan uzmanlar Şarku'l Avsat'a şu değerlendirmelerde bulundular:

“Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan dikkat çekici yakınlaşma rekabete değil iş birliğine dayanıyor. Her iki ülke için de stratejik öneme sahip olan Afrika Boynuzu bölgesinde Mısır ve Türkiye'nin varlığı, Etiyopya'nın hamlelerine karşı bir iş birliği çerçevesi sağlayabilir.”

Çarşamba günü Somali Parlamentosu ve Bakanlar Kurulu, Türkiye ile 10 yıllık Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’nı onayladı. Somali resmi haber ajansı SONNA, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un, anlaşmanın ‘Somali donanmasını inşa etmeyi ve deniz kaynaklarını korumayı’ amaçladığını söylediğini aktardı. Mahmud, ‘başka hiçbir ülkeye düşman olmadıklarını ve hiçbir şekilde başka bir ülke veya hükümetle nefreti veya çatışmayı kışkırtmayı amaçlamadıklarını’ vurguladı.

Ankara’nın ülkesine verdiği desteğe övgüde bulunan Mahmud, Türkiye'nin ‘Somali'nin karasularını korumasına, kaynaklarını kullanmasına ve Somali donanmasını rehabilite etmesine yardım etme isteğini ifade eden tek ülke’ olduğunu söyledi.

Gerçek bir müttefik

Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre ise Türkiye ile yapılan anlaşmanın deniz sınırlarının terör, korsanlık ve yasa dışı balıkçılık operasyonlarından korunmasına katkıda bulunacağını söyledi. Barre, “Artık Somali'nin uluslararası sahnede gerçek bir müttefiki, dostu ve kardeşi olacak” ifadesini kullandı.

Türkiye söz konusu anlaşma kapsamında, karasularını terör, korsanlık ve dış müdahale gibi tehditlerden daha iyi koruyabilmesi amacıyla Somali Donanması'na eğitim ve teçhizat sağlayacak. Reuters dünkü haberinde, bir Türk Savunma Bakanlığı yetkilisinin, Türkiye'nin Afrika ülkesinin karasularını savunmasına yardımcı olmak için Somali'ye deniz güvenliği desteği sağlayacağını söylediğini aktardı.

Ortak tutum

Somali'nin Türkiye ile Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’nı imzalaması, Etiyopya hükümetinin ayrılıkçı Somaliland bölgesiyle ilk anlaşmayı imzalamasından yalnızca bir ay kadar sonra gerçekleşti. Söz konusu anlaşmaya göre Addis Ababa, Etiyopya'nın Somaliland’ı bağımsız bir devlet olarak tanıması ve diğer ekonomik faydalar karşılığında Berbera bölgesinde ticari bir liman ve askeri üs içeren bir deniz limanı elde edecek.

Ancak Somali hükümeti, Etiyopya ile Somaliland arasındaki anlaşmayı kararlı bir şekilde reddetti ve Addis Ababa'daki büyükelçisini geri çağırdı. Ayrıca Mahmud, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü baltalamaya yönelik her türlü girişime karşı duracağına söz vererek anlaşmayı iptal etme kararı yayınladı.

Mısır ve Türkiye, diğer ülkeler ve bölgesel kuruluşlarla birlikte Etiyopya ile Somaliland arasındaki anlaşmayı kınadı. Mahmud geçtiğimiz ay Kahire'yi ziyaret ederken, Türkiye de durumu görüşmek üzere bir dizi Somalili yetkiliyi kabul etti. Türkiye son birkaç yılda Somali hükümetinin yakın müttefiki haline geldi. Ankara, Somali’de okullar, hastaneler ve altyapı inşa etti. Ayrıca Somalililere Türkiye'de eğitim görmeleri için burs sağladı.

Rekabet değil iş birliği

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde Türkiye meseleleri konusunda uzmanlaşmış araştırmacı Kerem Said, Türkiye-Somali anlaşmasını çevreleyen zamansal bağlamın önemine dikkat çekti. Bunun, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki kayda değer iyileşmenin yanı sıra, Etiyopya-Somaliland anlaşmasının yarattığı gerginlik durumuyla da örtüştüğünü vurguladı.

Şarku'l Avsat'a konuşan Said, Mısır ve Türkiye'nin Etiyopya'nın Somaliland'la yaptığı anlaşmaya karşı durma konusunda anlaştığını belirterek, iki ülkenin Afrika Boynuzu'ndaki çıkarlarının, onları iş birliğini güçlendirmeye yönelteceğini kaydetti. Türkiye'nin eğiliminin Mısır başta olmak üzere bölge ülkeleriyle, öncesinde de Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ‘sıfır sorun’ ilkesi olduğunu ifade etti. Said sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin temas kurduğu Arap ülkelerinin her birinin Afrika Boynuzu bölgesinde geniş çıkarları var. Bu durum, özellikle bölgedeki Fransız ve Amerikan nüfuzunun azalması ışığında, Türkiye'yi söz konusu Arap ülkeleriyle entegrasyonu güçlendirmeye yöneltebilir. Türkiye'nin Afrika Kıtası’ndaki nüfuzunu güçlendirmeye çalışan İran'la yaşadığı tarihsel rekabet bağlamında etkili ortaklara ihtiyacı var. Bu nedenle Türkiye'nin Arap ülkeleriyle, özellikle de Mısır'la koordinasyon eğilimi buna en yakın adım. Türkiye ilişkilerindeki mevcut ortam rekabetten çok iş birliğine yöneltiyor.”

Said'e göre, Afrika Boynuzu'nda Mısır-Türkiye iş birliği fikrinin hakimiyetinin bir başka göstergesi. Türkiye'nin Somaliland anlaşmasına ilişkin tutumunun ardından iki ülkenin sahip olduğu stratejik ilişkilere rağmen, Etiyopya ile Türkiye arasındaki ilişkilerde mevcut gerginlik durumunda yatıyor. Etiyopya, Afrika'daki Türk yatırımlarının neredeyse yarısını, yani yaklaşık altı milyar doları alıyor. Türkiye, Etiyopya hükümetinin Tigray'e karşı yürüttüğü savaşta da destek verdi. Bu gerilimin sadece Mısır-Türkiye koordinasyonuna yol açmayacağı düşünüldüğünde Rönesans (Nahda) Barajı konusunda da kullanılabileceği düşünülüyor.

Çıkar yönetimi

Mısır Afrika İşleri Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Salah Halime, Türkiye ile Somali arasındaki Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’nın ardından Afrika Boynuzu'nda Ankara ile Kahire arasındaki mevcut manzarayı ‘rekabet değil, iş birliği’ olarak görüyor. Ancak Mısır ve Türkiye'nin Somali'deki çıkarlarının doğası perspektifinden başka bir bakış açısına odaklanan Halime, bu iki ülkenin Somali'nin yıllardır yaşadığı güvenlik ve ekonomik zorluklarla yüzleşmesinde desteklenmesi hususlarına öncelik verme eğiliminde olduğuna inanıyor. Kuşkusuz bu, Mısır ile Türkiye’nin Somali'yi destekleme hedefini tutarlı kılıyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan Halime, Erdoğan’ın Kahire ziyareti sırasında iki ülke arasında stratejik iş birliği anlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlanan son Mısır-Türkiye anlayışlarının, iki ülkenin karşılıklı olarak iş birliği yapacağı inancına neden olduğunu kaydetti. Halime, her iki ülkenin de stratejik öneme sahip Afrika Boynuzu bölgesinde çıkar yönetimini sağlayacak anlayış çerçevesine sahip olduğunu belirtti.

Halime, Türkiye-Somali anlaşmasının ‘Kahire'nin öfkesini uyandırmadığına’ dikkat çekti. Zira terörizm ve bölgesel krizler karşısında Mısır ve Türkiye'nin Somali'ye verdiği desteğin üç ülkenin ortak çıkarlarına hizmet ettiği dikkate alındığında, Somali topraklarının istikrarı ve birliği hem Mısır hem de Türkiye çıkarları açısından bir ‘güvenlik unsuru’ teşkil ediyor.

Somali, yıllardır ideolojik olarak El Kaide bağlantılı olan ve Somali ile komşu ülkelerdeki birçok terör operasyonunun sorumluluğunu üstlenen, yüzlerce kişinin yaşamına mal olan eş-Şebab Hareketi’ne karşı mücadele veriyor.



SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
TT

SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)

Suriye ordusu, birkaç gün süren çatışmaların ardından Şeyh Maksud mahallesinden savaşçıların tahliye edilmesinden bir gün sonra, Halep'in doğusunda "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) tarafından yapılan askeri yığılmayı tespit ettikten sonra dün olağanüstü hal ilan etti.

SANA haber ajansına göre Ordu operasyon komutanlığı açıklamasında, "Uçaklarımız, SDG'nin Halep'in doğusundaki Deyri-Hafer cephesine silahlı gruplar ile orta ve ağır teçhizat getirdiğini tespit etti" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, "Örgüt tarafından getirilen bu takviyelerin niteliğini henüz bilmiyoruz" denilerek, "Güçlerimizi seferber ettik ve konuşlanma hatlarımızı güçlendirdik, her türlü senaryoya hazırız" ifadeleri yer aldı.

Halep kırsalındaki Menbiç bölgesinde iç güvenlik operasyonları dün "kamikaze insansız hava araçlarından (İHA) kaynaklanabilecek potansiyel tehditler" konusunda uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı. Bildiride, bölge sakinlerinin "mümkün olduğunca halka açık yerlerde, meydanlarda ve pazarlarda toplanmaktan kaçınmaları" ve "ana ve tali yollarda seyahat ederken dikkatli olmaları" çağrısında bulunuldu.


Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

TT

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, vilayetteki durumun son gelişmelerin ardından normale dönmeye başladığını belirtti. Hanbeşi, istikrarın doğrudan vatandaşların yaşamına yansıdığını ve halkın yerel yönetime ve devlet kurumlarına olan desteğinin güçlendiğini vurguladı.

Hanbeşi, Mukalla’daki ofisinde Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen yeniden elden geçirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini ifade etti.

cdfgrt
Hadramut Valisi ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, Hadramut’un altyapı geliştirme projelerinden oluşan geniş bir paket için Suudi yetkililerden sözler aldığını aktardı. Hanbeşi, gıda yardımlarının şu anda Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen günlerde sahil bölgelerine de dağıtılacağını söyledi.

Vilayetteki askeri güçlerle ilgili olarak Hanbeşi, Hadrami Elit Güçleri komutanları, Vatan Kalkanı Güçleri ve koalisyon temsilcilerinin, elit birliğin eski kadrosuna geri dönmesi konusunda anlaştığını ve daha sonra Vatan Kalkanı Güçleri’yle birleştirilerek tek bir güç oluşturulacağını açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut’un ‘gelecek herhangi bir çözüm sürecinde etkin bir siyasi aktör olması gerektiğini’ vurguladı. Yerel yönetimin, tüm bileşenler, partiler ve kanaat önderleriyle görüşmeler yaparak Hadramut’un ortak sesini oluşturma hazırlıkları yürüttüğünü ve bu çerçevede Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde yakında gerçekleştirilecek Güney-Güney Diyalog Konferansı’na katılım sağlanacağını ifade etti.

Güvenlik ve öncelikli hizmetler

Hanbeşi, vilayet yönetiminin kanaat önderleri ve toplum liderleriyle yaptığı tekrarlayan görüşmelerin öncelikli olduğunu vurgulayarak, “Onlar kamuoyunu yansıtıyor ve vatandaşların taleplerini iletiyor” dedi. Hanbeşi, vatandaşlardan en sık dile getirilen talebin ‘güvenlik, istikrar ve başta elektrik olmak üzere kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi’ olduğunu aktardı.

Hanbeşi, Başbakan’la da görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, “Başbakan, hükümetin vilayetin bu alandaki ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamaya hazır olduğunu ifade etti” dedi. Hanbeşi, hükümetin verdiği sözler doğrultusunda gelecek yazın daha iyi geçeceği konusunda iyimser olduğunu sözlerine ekledi.

Sakinlik ve istikrar

Hanbeşi, ‘Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin çekilmesinin ardından genel tablonun huzur ve istikrarla karakterize olduğunu’ belirterek, “Çeşitli kamu kurum ve idarelerinin yeniden faaliyete geçirilmesi çalışmalarının devam ettiğini ve özellikle silah taşınmasıyla ilgili güvenlik önlemlerinin artırıldığını” söyledi.

Hanbeşi, kamu tesislerini yağmalamakla bağlantılı bazı kişilerin yakalandığını, ağır silah bulundurdukları tespit edilmeyen diğerlerinin ise serbest bırakıldığını ifade etti. Hanbeşi, hayatın yavaş yavaş normale dönmeye başladığını ve durumun daha da iyileşme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan ile yüksek düzeyde koordinasyon

Hadramut Valisi Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın rolüne dikkat çekerek, “Bu başarı Suudi Arabistan’a aittir” dedi. Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın vilayetteki GGK güçlerinin çıkarılmasını kısa sürede sonuçlandırdığını belirtti ve koordinasyon ile desteğin devam ettiğini vurguladı. Hanbeşi, vilayet yönetimi ile Hadrami Elit Güçleri komutanları arasında yapılan bir toplantıya değinerek, bu görüşmede “Suudi Arabistan’ın gıda ve mali teşvikler sağlayacağı taahhüdü sonrasında güçlerin eski durumuna geri getirilmesinin” ele alındığını aktardı.

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, vilayetin Suudi yetkililerden altyapıyı geliştirecek büyük bir proje paketi için sözler aldığını kaydetti. Ayrıca, gıda yardımlarının Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen dönemde sahil bölgelerine de dağıtılacağını ifade etti.

Yeniden yapılandırma

Hanbeşi, yerel yönetimin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili olarak, “Alınan önlemler, açıkça GGK’yi desteklediklerini ilan eden veya siyasi olarak karşıt tavırlar sergileyen yetkililere yönelikti” dedi. Hanbeşi, bunun ‘yönetim yetkileri çerçevesinde ve yerel yönetim birimlerinde uyumu sağlama gerekliliği kapsamında’ gerçekleştirildiğini vurguladı.

Hanbeşi, “Tehdit altında tavır alanlar için hoşgörü gösterileceğini, ancak siyasi olarak GGK’ye bağlı kalanlar hakkında yasal ve idari tedbirlerin uygulanacağını” belirterek iki grubu birbirinden ayırdı.

Hanbeşi, Güney-Güney Diyaloğu ile ilgili olarak, vilayet yönetiminin bazı Hadramut Ulusal Konseyi üyeleriyle bir araya geldiğini ve diyaloğun genel çerçevesine dair bilgi edindiğini belirtti, ancak temsilcilerin seçimi ve detaylı mekanizmaların henüz netleşmediğine dikkat çekti.

Hanbeşi, önümüzdeki günlerde vilayetin farklı siyasi ve sosyal bileşenleriyle geniş kapsamlı görüşmeler yaparak, Hadramut’u temsil edecek ortak bir vizyon üzerinde uzlaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut ile bazı güney vilayetler arasında tarihi sorunlar bulunduğunu vurgulayarak, vilayetin 1967’den bu yana yaşadığı marjinalleşmeye işaret etti ve Hadramut’un özel bir temsil ile haklı taleplerini yansıtması gerektiğini söyledi.

Hadramut’un geleceğine dair olarak ise Hanbeşi, vilayetin gelecekteki siyasi uzlaşmada etkili bir aktör olması gerektiğini vurguladı.

Doğu Bölgesi

Hanbeşi, Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’yı kapsayan Doğu Bölgesi seçeneğini desteklediğini belirterek, bu vilayetlerle herhangi bir sorun bulunmadığını vurguladı ve aralarındaki ilişkinin ‘derin köklere sahip sosyal dokuyu’ yansıttığını ifade etti.

İhlaller

Vali Hanbeşi, hapishaneler ve ihlaller konusuna ilişkin olarak, geçmiş dönemde Riyan Uluslararası Havalimanı’nda sert işkenceye uğrayan iki vaka kaydedildiğini ve bunların GGK ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güçlerinin varlığı sırasında belgelenmiş olduğunu belirtti.

vfgthy
Hadramut'taki kampları ele geçirmek için harekete geçen Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, ciddi ihlallerin yargı mercilerine sevk edileceğini vurguladı. Ayrıca, farklı vilayetlerden ciddi suç isnadı bulunmayan veya silahlarını teslim eden onlarca tutuklunun serbest bırakıldığını ifade etti.

Hanbeşi, “El-Advas bölgesinde 78 kişiyi serbest bıraktık ve silahlarını teslim eden diğer 78 kişi de yakında serbest bırakılacak. Ancak ciddi suçlara karışanlar mutlaka yargıya sevk edilecek” dedi.

Yağma operasyonları

Hanbeşi, Marib vilayetindeki Seyun Havalimanı’nda uçak yakıt ikmal aracının bulunduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Aracın yerel yetkililer tarafından kontrol altına alındığını ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde geri alınması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Havaalanı hazırlığı

Hanbeşi, havalimanlarıyla ilgili olarak, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen hazır hale getirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini belirtti. Seyun Havalimanı için ise uçak yakıt ikmal aracının gelmesini beklediklerini ifade etti.

Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin birleştirilmesi

Hanbeşi, Vatan Kalkanı Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’nin performansını değerlendirirken, “Geniş bir toplantı yapıldı; toplantıya Hadrami Elit Güçleri’nin liderleri ve Vatan Kalkanı Güçleri katıldı. Toplantıda, Hadrami Elit Güçleri’nin önceki yapısına geri döndürülmesi ve ardından Vatan Kalkanı Güçleri ile birleştirilerek tek bir güç oluşturulması kararlaştırıldı” dedi. Hanbeşi, çok sayıda askeri oluşumun uygun bir seçenek olmadığını vurguladı.

sxdfrgt
Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu temsilcisi Albay Abdulbari eş-Şehrani ile birlikte Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin liderleriyle yaptığı toplantıda (Yerel medya)

Önceki aşamanın etkilerinin üstesinden gelmek

Vali Hanbeşi sözlerini Hadramut halkına verdiği bir mesajla tamamladı ve onları, ‘önceki dönemin etkilerini geride bırakmaya, birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye, vilayet güvenliği ve istikrarını korumak için yerel yönetimle iş birliği yapmaya ve inşa sürecini destekleyecek bir halk desteği oluşturmaya’ davet etti.


Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
TT

Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)

Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Koalisyonu'nun lideri Irak Başbakanı Muhammed Şia es-Sudani, parlamento seçimlerinde ikinci olan Hukuk Devleti Koalisyonu'nun lideri eski Başbakan Nuri el-Maliki'ye bir sonraki hükümeti kurma yetkisini verme kararı aldı.

Bilgi sahibi kaynaklar, es-Sudani'nin “gayri resmi bir toplantı sırasında bu açıklamasıyla Şii Koordinasyon Çerçevesi liderlerini şaşırttığını” söyledi.

Ona yakın üst düzey bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada es Sudani “Çerçeve liderlerinin, Maliki'nin önerdiği uzlaşma adayı yerine, el Maliki'yi şahsen atamalarını ve adaylığının Çerçeve'nin liderleri, dini otorite ve Sadr Hareketi'nin lideri Mukteda es-Sadr ve ulusal arena tarafından onaylanmasını şart koştu.”

Aynı kaynak durumu, "Es-Sudani herkese, el-Maliki'nin hükümeti kuramaması durumunda meselelerin ilk kazanan olarak kendisine döneceğini, siyasi bir çıkmazı önlemek ve anayasal sürelerin dolmasından korktuğu için taviz verenin kendisi olduğunu bildirdi" şeklinde açıkladı.