Libya: Trablus Hükümeti, hangi milis grupları başketten çıkarmayı planlıyor?

Ebu Selim’deki katliam milislerin tasfiyesinin mümkün olup olmayacağına dair soruların ortasında hükümeti bu kararı almaya zorladı

Başbakan Dibeybe’nin Tugay 444 komutanı Hamza ile Trablus’ta gerçekleştirdiği eski bir görüşme (Ulusal Birlik Hükümeti)
Başbakan Dibeybe’nin Tugay 444 komutanı Hamza ile Trablus’ta gerçekleştirdiği eski bir görüşme (Ulusal Birlik Hükümeti)
TT

Libya: Trablus Hükümeti, hangi milis grupları başketten çıkarmayı planlıyor?

Başbakan Dibeybe’nin Tugay 444 komutanı Hamza ile Trablus’ta gerçekleştirdiği eski bir görüşme (Ulusal Birlik Hükümeti)
Başbakan Dibeybe’nin Tugay 444 komutanı Hamza ile Trablus’ta gerçekleştirdiği eski bir görüşme (Ulusal Birlik Hükümeti)

Geçen hafta Libya’nın başkenti Trablus’un Ebu Selim ilçesinde yaşanan katliam, Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) yetkililerini milisleri kentten çıkartarak karargahlarına ve kışlalarına geri göndermeye zorladı. Bu, daha önce Birleşmiş Milletler’in (BM) ülkedeki eski temsilcisi Dr. Gassan Selame tarafından gerçekleştirilen bir girişimdi. Ancak o dönemde birkaç nedenden dolayı başarısız olmuştu.

UBH İçişleri Bakanı İmad et-Trabelsi, düzenlediği basın toplantısında “Bir aydan fazla süren istişare ve görüşmelerin ardından güvenlik güçleriyle önümüzdeki dönemde başkentin tamamen boşaltılması konusunda anlaşmaya varıldı” dedi. Trablisi, bunun Ramazan ayının bitiminden sonra gerçekleşmesi beklendiğini ifade etti.

 

Dibeybe hükümetinin İçişleri Bakanı İmad et-Trabelsi (Basın toplantısında çekilmiş bir videodan bir görüntü)
Dibeybe hükümetinin İçişleri Bakanı İmad et-Trabelsi (Basın toplantısında çekilmiş bir videodan bir görüntü)

Libyalılar, geçen pazar günü başkent Trablus’un güneyinde yer alan Ebu Selim ilçesinde meydana gelen ve gizemli bir şekilde 10 kişinin öldürüldüğü korkunç bir suçla güne başladı. İçişleri Bakanı, suçla ilgili doğrudan soruşturma başlattığını açıklarken, kurbanların ailelerine de bu olaya karıştığı kanıtlanan herkesten hesap sorma sözü verdi. Katliam, başkentteki milislerin sahadaki nüfuzlarını genişletmek için aralarında yaşanan çatışmanın tırmandığını ortaya çıkardı.

Güvenlik personeli güvenliği sağlamak için Trablus sokaklarında dolaşıyor (Şarku’l Avsat)
Güvenlik personeli güvenliği sağlamak için Trablus sokaklarında dolaşıyor (Şarku’l Avsat)

Trabelsi, ‘güvenlik birimleri’ olarak tanımladığı 7 milis güçten bahsederken, geçtiğimiz günlerde bunların Trablus’tan çıkarılması konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi. Resmi makamlar, genellikle silahlı oluşumlardan ‘güvenlik birimleri’ olarak söz ediyor. Bu birimler ise şunlardan oluşuyor; Özel Caydırıcı Güç, Genel Güvenlik Gücü, Adli Polis, İstikrarı Destekleme Birimi, Tugay 444, Tugay 111 ve Müdürlük Destek Gücü.

Trabelsi’nin bahsettiği Caydırıcı Güç’ün başında Selefi yönelimli Abdurrauf Kara bulunuyor. Caydırıcı Güç, Trablus’taki uluslararası havaalanını da içeren Mitiga kompleksinde bulunuyor. Başta eski İstihbarat Müdürü Abdullah es-Senussi olmak üzere devrik Devlet Başkanı Muammer Kaddafi rejiminin sembol isimlerinin tutulduğu bir hapishaneyi denetliyor.

Kara, Başbakan Abdulhamid Dibeybe ile iyi bir ilişkiye sahip. Gücü çok sayıda ve teçhizata sahip olup, 17 Şubat Devrimi’ni takip eden yıllarda resmi polisin yerini aldı. Ancak aynı zamanda eleştirilere maruz kaldı.

Trablus’un milislerden boşaltılması kararının kabul boyutuna ilişkin olarak ise Bakan, bu grupların tüm liderlerinin ‘tahliye planına yönelik anlayışlarını ve desteklerini’ ifade ettiklerini söylerken, “Trablus’tan çekilmenin tamamlanmasının ardından tüm şehirler, bu milis grupların yaydığı gösterilerden, oluşumlardan ve kapılardan boşaltılacak” dedi. Trabelsi, “Bu plan kimseye yönelik değil” derken, ülkenin batısındaki eski bir güvenlik yetkilisi de bu anlaşmanın uygulanmasının mümkün olmadığını savundu. ve yetkili Trabelsi’nin silahlı grupların Trablus’taki gücü karşısında başarısız olacağını ifade etti.

Güvenlik yetkilisi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Trablus hükümetinin bu oluşumlara yönelik büyük mali operasyonlarına rağmen en önemli şey, onları Trablus’tan çıkarmak değil, onları parçalayıp tümüyle silahsızlandırmaktır” ifadelerini kullandı. Yetkili, “Geçmişte olduğu gibi silahlı çatışma çıkması durumunda çok sayıda milis Trablus’a getiriliyor” dedi.  

Trabelsi ayrıca, Caydırıcı Güç’ün yanı sıra Ocak 2021’de hükümet kararıyla kurulan ve ‘Ganiva’ olarak bilinen Abdulgani el-Kikli tarafından yönetilen İstikrarı Destekleme Birimi’nden de bahsetti. Kikli, Trablus’taki en etkili milis liderlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty), daha önce yaptığı açıklamada, Kikli’nin, ‘uluslararası hukukun kapsadığı suçların uzun geçmişine ve komutası altındaki milisler tarafından işlenen ve yeterince belgelenen diğer ciddi insan hakları ihlallerine rağmen’ söz konusu görevi üstlendiğini belirtmişti.  

Örgüt, daha önce 19 Nisan 2022’de Kikli ve eski yardımcısı Lütfi el-Harari hakkında aldığı tebligatları Libya yetkililerine göndererek, onları görevlerinden alma çağrısında bulundu. Af Ögütü ayrıca, “Soruşturmalar tamamlanıncaya kadar başka ihlallerde bulunabilir, soruşturmalara müdahale edebilir veya dokunulmazlıktan yararlanabilirler” açıklaması yaptı.  

Uluslararası Af Örgütü’nün açıklamasına göre Trablus’taki İçişleri Bakanlığı temsilcileri, İstikrarı Destekleme Birimi üyelerinin ‘mülteci ve göçmenleri denizde durdurup onları birimin kontrolü altındaki gözaltı merkezlerine götürdüklerini’ duyurdu.

İçişleri Bakanlığı’nın değindiği Trablus’tan çıkarma kararı, 2019 yılında kurulan ve Trablus Askeri Bölgesi’ne bağlı olan Tugayı 444’ü de kapsıyor. Tugayın komutanı Mahmud Hamza, Dibeybe ile iyi ilişkilere sahip.  

Trablus, daha önce 2023 yılının Ağustos ayının ortasında, Hamza’nın güçleri ile Kara’nın güçleri arasında kanlı çatışmalara tanık olmuştu. Hamza’nın Caydırıcı Güç tarafından gözaltına alınması üzerine başkentte yaşanan çatışmalarda çok sayıda kişi hayatını kaybetmişti. Daha sonra Dibeybe, Hamza’nın serbest bırakılması için müdahalede bulunmuş ve iki silahlı oluşum arasında uzlaşma sağlanmıştı.

Dibeybe’nin albay rütbesinden tuğgeneralliğe terfi ettirilmesini emrettiği Hamza, polis teşkilatında teğmendi ve sözcü olarak Caydırıcı Güç’e katıldı. Bu durumu ise Caydırıcı Güç’ten ayrılıp Tugayı 444’ün başına geçmesinin ardından Mitiga’da kendi liderliğinde ‘20-20’ adlı bir taburun kurulması izledi.

BM’nin Libya Misyonu UNIFIL, silahlı oluşumların Trablus’tan çıkarılması için daha önce çaba göstermiş ve Gassan Selame döneminde bunların bir kısmını tasfiye etmeyi başarmıştı. Ancak çok geçmeden yeni çatışmalarla ve Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun Trablus’ta başlattığı savaşla bu oluşumlar da geri döndü. O dönemlerde Selama, Trablus’taki milislerin, Fayez es-Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) çalışmalarını ‘baltaladığını’ dile getirdi.

Öte yandan Trabelsi, Abdusselam Zubi liderliğindeki Tugay 111’den de bahsetti. Tugay 111, Dibeybe’nin ‘batı ve güneybatı bölgelerini savunmak için’ oluşturduğu ortak güvenlik ve askeri odanın temel direklerinden biri olarak biliniyor. Bu birim, Tugay 111’in yanı sıra Tugay 444 ve 166. Koruma ve Muhafız Taburu da dahil olmak üzere 22 silahlı oluşumdan oluşuyor.

Tugayın güçleri, Hadba bölgesi mahalleleri, havaalanı yolu, es-Savani ve Trablus Uluslararası Havalimanı civarında konuşlandırılmış durumda. Üyeleri, Misrata şehrinden geliyor. Söz konusu tugay, 301. Piyade Taburu ve Halbus Tugayı olarak da biliniyordu.

Yasadışı göçle mücadelede aktif olan ‘Müdürlük Destek Birimi’nin bazı üyeleri (Şarku’l Avsat)
Yasadışı göçle mücadelede aktif olan ‘Müdürlük Destek Birimi’nin bazı üyeleri (Şarku’l Avsat)

Trablisi’nin bahsettiği Adli Polis Teşkilatı ise Dibeybe hükümetinde Adalet Bakanlığı’na bağlı ve başkanlığını Usame Encim üstleniyor. El-Cedide ve Ayn Zara da dahil olmak üzere bazı hapishanelerin korunması ve güvenliğinin sağlanması konusunda uzmanlaşmıştır. Adalet Bakanlığı’na bağlı olmasına rağmen Caydırıcı Güç ile güçlü bir ittifak içinde olan örgüt, Ağustos 2023’te Trablus’ta yaşanan çatışmalarda Tugay 444’e karşı Caydırıcı Güç’ün yanında savaştı.

Son olarak yasadışı göçle mücadele konusunda faaliyet gösteren Müdürlük Destek Gücü ve 2018’den Kasım 2022’ye kadar uzanan dönemde, İçişleri Bakanlığı’na atanmadan önce liderliğini bizzat Trabelsi’nin üstlendiği Genel Güvenlik ve Güvenlik Merkezleri Birimi geliyor. Daha sona Dibeybe’nin Trabelsi’yi İçişleri Bakanı olarak atamasıyla, gücün başına kardeşi Abdullah Trabelsi geçti.  



Irak, topraklarının "herhangi bir ülkeyi hedef alan askeri operasyonlar için bir fırlatma rampası" olarak kullanılmasını reddediyor

Iraklılar 6 Ocak 2026'da Bağdat'ta "Irak Ordusu Günü"nü kutladı (Reuters)
Iraklılar 6 Ocak 2026'da Bağdat'ta "Irak Ordusu Günü"nü kutladı (Reuters)
TT

Irak, topraklarının "herhangi bir ülkeyi hedef alan askeri operasyonlar için bir fırlatma rampası" olarak kullanılmasını reddediyor

Iraklılar 6 Ocak 2026'da Bağdat'ta "Irak Ordusu Günü"nü kutladı (Reuters)
Iraklılar 6 Ocak 2026'da Bağdat'ta "Irak Ordusu Günü"nü kutladı (Reuters)

Irak, ABD'nin İran'daki protestolar ve yetkililerin uyguladığı baskı nedeniyle müdahale tehdidine karşılık olarak dün, "herhangi bir ülkeyi hedef alan askeri eylemler için bir fırlatma rampası olarak kullanılmayı" reddettiğini yineledi.

Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Sözcüsü Sabah el-Numan yaptığı açıklamada, “Bölgedeki hızlı gelişmeler ve buna eşlik eden gerginlik artışı ile bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik tehditler çerçevesinde, Irak Cumhuriyeti, topraklarının, hava sahasının veya karasularının herhangi bir ülkeyi hedef alan askeri harekatlar için üs olarak kullanılmasını reddeden kararlı ve ilkeli tutumunu yeniden teyit etmektedir” ifadelerini kullandı.

İlgili taraflara “ihtiyatlı davranmaları, diyaloğa öncelik vermeleri, gerilimden kaçınmaları ve barışçıl ve diplomatik yollarla farklılıkları çözmek için ciddi bir şekilde çalışmaları” çağrısında bulundu.


İsrail’den Gazze’ye hava saldırısı: Hamas yöneticisi Muhammed el-Huli’nin de aralarında bulunduğu 7 kişi hayatını kaybetti

Gazze’nin güneyindeki Refah’ta, Hamas’a bağlı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv – Reuters)
Gazze’nin güneyindeki Refah’ta, Hamas’a bağlı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv – Reuters)
TT

İsrail’den Gazze’ye hava saldırısı: Hamas yöneticisi Muhammed el-Huli’nin de aralarında bulunduğu 7 kişi hayatını kaybetti

Gazze’nin güneyindeki Refah’ta, Hamas’a bağlı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv – Reuters)
Gazze’nin güneyindeki Refah’ta, Hamas’a bağlı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv – Reuters)

Hamas kaynakları, bugün (perşembe) Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah’a düzenlenen iki İsrail hava saldırısında yedi kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Kaynaklar, ölenler arasında Hamas’ın askerî kanadında üst düzey bir isim olan Muhammed el-Huli’nin de bulunduğunu belirtti.

Hamas, el-Huli ailesine ait bir eve yönelik hava saldırısını kınadı. Hareketin yayımladığı açıklamada Muhammed el-Huli’nin ismine ya da örgüt içindeki rolüne değinilmedi. Açıklamada, saldırının “ateşkes anlaşmasının açık ve tekrarlanan bir ihlali” olduğu savunularak, İsrail’in anlaşmaya uymadığı ve Gazze’de Filistin halkına karşı “yok etme savaşını yeniden başlatmayı” amaçladığı öne sürüldü.

Sağlık yetkilileri, saldırılarda hayatını kaybeden diğer altı kişi arasında 16 yaşında bir çocuğun da bulunduğunu aktardı.

Raporlara göre, geçen ekim ayında yürürlüğe giren kırılgan ateşkesten bu yana 400’den fazla Filistinli ile üç İsrail askeri öldü. İsrail’in Gazze’de binaları yıktığı ve nüfusun yarıdan fazlasını yerinden ettiği belirtiliyor. İsrail güçlerinin hâlen konuşlu olduğu bölgeler nedeniyle, Gazze’de yaşayan iki milyondan fazla kişinin neredeyse tamamının geçici barınaklarda ya da hasar görmüş binalarda, dar bir alanda yaşamını sürdürdüğü ifade ediliyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), salı günü yaptığı açıklamada, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’de 100’den fazla çocuğun öldürüldüğünü, bazılarının insansız hava araçlarıyla düzenlenen saldırıların kurbanı olduğunu bildirdi.

İsrail ve Hamas, ateşkesi ihlal etmekle birbirlerini suçlarken, ABD’nin dün (çarşamba) ateşkesin ikinci aşamasının yürürlüğe girdiğini duyurmasına rağmen tarafların temel konulardaki tutumlarının hâlen büyük ölçüde farklı olduğu belirtiliyor.

İsrail, Hamas öncülüğündeki grupların Ekim 2023’te düzenlediği ve İsrail verilerine göre 1200 kişinin ölümüne yol açan saldırının ardından Gazze’ye yönelik askerî operasyonlarını başlatmıştı. Gazze’deki sağlık yetkilileri ise İsrail’in saldırıları sonucu 71 bin kişinin hayatını kaybettiğini ve bölgede büyük yıkım yaşandığını bildiriyor.


Gazze Yönetim Komitesi destek kazanıyor... Washington ‘ikinci aşamanın’ başladığını duyurdu

Gazze'de hamilelik ve doğum, çoğu kadın için stres ve korku kaynağı haline geldi. (AP)
Gazze'de hamilelik ve doğum, çoğu kadın için stres ve korku kaynağı haline geldi. (AP)
TT

Gazze Yönetim Komitesi destek kazanıyor... Washington ‘ikinci aşamanın’ başladığını duyurdu

Gazze'de hamilelik ve doğum, çoğu kadın için stres ve korku kaynağı haline geldi. (AP)
Gazze'de hamilelik ve doğum, çoğu kadın için stres ve korku kaynağı haline geldi. (AP)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump adına, Gazze Şeridi’nde çatışmayı sona erdirmeyi hedefleyen 20 maddelik Trump Planı’nın ikinci aşamasının başlatıldığını açıkladı.

Witkoff, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, yeni aşamanın ‘ateşkesten silahsızlanmaya, teknokrat yönetim ve yeniden inşa sürecine’ geçişi kapsadığını belirtti. Plan çerçevesinde, Gazze Şeridi’nde geçici bir teknokrat Filistin yönetimi kurulacak ve yönetim, Gazze Yönetim Komitesi tarafından temsil edilecek.

ABD, Hamas’ın taahhütlerini eksiksiz yerine getirmesini beklediğini vurguladı. Witkoff, özellikle son İsrailli rehine cesedinin derhal iadesine dikkat çekti ve aksi takdirde ciddi sonuçlarla karşılaşılacağı uyarısında bulundu.

Witkoff, birinci aşamanın ‘insani yardım sağladığını, ateşkesi koruduğunu, tüm hayatta kalan rehine ve ölen 28 rehinenin 27’sinin kemiklerinin geri getirilmesini mümkün kıldığını’ hatırlattı. Witkoff, açıklamasını, “Tüm bu ilerlemeyi mümkün kılan, vazgeçilmez arabuluculuk çabaları için Mısır, Türkiye ve Katar’a son derece minnettarız” ifadesiyle sonlandırdı.

Anlaşma ve destek

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ni yönetmekle sorumlu teknokrat komiteye ait 15 üyenin isimleri üzerinde anlaşmaya varıldığını duyurdu. Bu komite, ABD Başkanı’nın planı kapsamında görev yapacak.

Kahire’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Abdulati, “Yönetim komitesinin üyeleri konusunda uzlaşmaya varıldı. Komite 15 üyeden oluşuyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Uzlaşmanın ardından bu komitenin yakında ilan edilmesini ve Gazze’de günlük yönetim işlerini üstlenmesini umut ediyoruz” dedi.

Filistin Yönetimi ise dün yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın barış planını uygulamaya koyma ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararını hayata geçirme çabalarını memnuniyetle karşıladı.

Yönetim, geçiş sürecinde Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere kurulacak Gazze Yönetim Komitesi’ni desteklediğini açıkladı.

Filistin Yönetimi, Steve Witkoff, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner, ABD ekibi ve Bulgar diplomat Nikolay Mladenov ile yakın temas halinde olduklarını belirterek, “ABD’nin ateşkesi kalıcı hale getirme ve ikinci aşamayı, yeniden inşa dahil olmak üzere uygulamaya geçirme çabalarını destekledik” açıklamasında bulundu.

Yönetim, Trump’ın doğrudan katılımı ve kararlılığı sayesinde Gazze Şeridi’nde barış, istikrar ve iyi yönetişim için yeni bir fırsat yaratılmasına katkıda bulunması dolayısıyla ‘derin takdir ve minnet’ ifade etti.

Ayrıca Yönetim, Mısır, Katar ve Türkiye’nin arabulucu ve garantör ülkeler olarak yürüttüğü önemli çabaları vurguladı.

Yönetim, Batı Şeria ile Gazze Şeridi’ndeki Filistin otoriteleri arasındaki bağlantının önemine dikkat çekerek, “Çift başlılık, bölünme veya ayrım yaratacak herhangi bir idari, hukuki veya güvenlik sisteminin kurulmasına izin verilmeyecek; tek bir sistem, tek bir hukuk ve tek meşru silah ilkesine bağlı kalınacak” ifadelerini kullandı.

Yönetim ayrıca, ABD ve ilgili ortaklarla birlikte, Batı Şeria’da da eşzamanlı adımlar atmanın önemini vurguladı. Bu adımların, uluslararası hukuku ihlal eden tek taraflı eylemleri durdurmayı, yerleşim genişleme planlarını ve yerleşimci terörünü engellemeyi, Filistin’e ait tutulan fonları serbest bırakmayı, zorla göç ve toprak ilhakını önlemeyi ve Filistin Ulusal Otoritesi ile iki devletli çözüm çabalarını korumayı amaçladığı belirtildi.

uı8o9
Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde İsrail hava ve kara operasyonları sonucu yıkılan binaların arasında yürüyen Filistinliler, 14 Ocak 2026 (AP)

Filistin Yönetimi, tüm Filistinli grupları, ulusal kurumları, sivil toplum örgütlerini ve toplumun tüm kesimlerini, ‘ulusal ve tarihi sorumluluklarını üstlenmeye, ortaklık ve yüksek sorumluluk ruhuyla hareket ederek bu hassas geçiş sürecini başarılı kılmaya’ davet etti.

Kahire’de dün yapılan toplantının ardından Filistinli gruplar ve siyasi güçler, Gazze’de ateşkese ve Trump Barış Planı’nın diğer aşamalarına bağlı kalma taahhüdünü yineledi.

Toplantının ardından yayımlanan açıklamada Filistinli gruplar, İsrail’e Gazze Şeridi’nden çekilmesi için baskı yapılmasını ve bölgedeki huzurun sağlanarak yaşamın normale dönmesini talep etti.

Filistinli gruplar ve siyasi güçler, Trump Planı kapsamında Gazze Şeridi’ni yönetmesi beklenen geçici Gazze Yönetim Komitesi’nin kurulması yönündeki arabuluculuk çabalarını desteklediklerini duyurdu.

Mladenov ile görüşmeler

Güvenilir Filistinli kaynaklar, Gazze Şeridi’nde geçici yönetimden sorumlu olacak Gazze Yönetim Komitesi’nin liderliğine aday gösterilen üyelerin, bugün Mısır’ın başkenti Kahire’deki ABD Büyükelçiliği’nde, Barış Konseyi Yürütme Kurulu başkanlığına aday Bulgar diplomat Nikolay Mladenov ile bir araya geleceğini bildirdi.

Sivil toplum ve Filistinli gruplardan kaynaklar, adlarının açıklanmaması koşuluyla dün Kahire’de yapılan toplantıda ikinci aşamayla ilgili birçok konunun ele alındığını ve bunlar arasında Gazze Yönetim Komitesi için aday isimler üzerinde uzlaşı sağlanmasının da yer aldığını aktardı. Kaynaklar, aday isimlerin ilk etapta kabul gördüğünü belirtti.

xsdfrgt
Bulgar diplomat Nikolay Mladenov (AFP)

Komite üyelerinin Gazze içinden seyahatleriyle ilgili olarak kaynaklar, sürecin halen organize edildiğini ve üyelerin nasıl seyahat edeceğine dair mekanizmanın (dün öğlene kadar) netleşmediğini bildirdi. Kaynaklar, Avrupa ülkelerinde veya Ramallah’ta bulunan üyelerin sırayla Kahire’ye ulaşacağını aktardı.

Kaynaklar, Mısır’daki üyelerin toplantıya hazır olduğunu ve Gazze içinden katılamayan üyelerin sanal ortamda uzaktan dahil olabileceğini, ancak bunun beklenmeyen bir durum olduğunu ifade etti.

Toplantının, Gazze Şeridi’nin yönetiminden sorumlu olacak komitenin görevlerine odaklanacağı belirtildi. Uzlaşı sağlanır sağlanmaz, komitenin üyeleri ve görevleri ilan edilecek. Bu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Konseyi’ni açıklamasından önce gerçekleşecek. Mladenov, Barış Konseyi Yürütme Kurulu’ndan sorumlu olacak ve teknokrat komiteyi yönetecek.

Kaynaklara göre, komite üyeleri Mladenov ile ABD Büyükelçiliği’nde birden fazla toplantı yapacak. Komitenin görevlerini yerine getirmesi için özel bir mali fon da oluşturuldu.

fgt
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda ateş yakmak için odun taşıyan Filistinli bir kadın (AFP)

Güvenilir kaynaklar, komitenin Gazze Şeridi’nde tüm hükümet sorumluluklarını üstleneceğini ve Hamas’ın yetki devrini hızlandırarak gerekli tüm desteği sağlayacağını belirtiyor.

Şarku’l Avsat, salı akşamı yayımladığı haberde, yeni komitenin 15 ila 18 üyeden oluşmasının beklendiğini, üyelerin çoğunun Gazze’den geldiğini ve ağırlıklı olarak iş, ekonomi ve sivil toplumla ilişkili kişilerden oluştuğunu; aralarında akademisyenlerin de bulunduğunu aktarmıştı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre komite üyeleri arasında eski Filistin Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Ali Şaas, sivil toplum aktivisti ve Tarımsal Yardım Derneği Başkanı Abdulkerim Aşur, Tıbbi Yardım Derneği Müdürü Aid Yaği, Gazze Ticaret Odası Müdürü Aid Ebu Ramazan, Filistin Üniversitesi Başkanı Cebr ed-Daur, mühendis Beşir er-Reyyis, Gazze Telekomünikasyon Müdürü Ömer Şemali, Refah Belediyesi danışmanı ve mühendis Ali Berhoum ile avukat Hana Tarzi yer alıyor.

Filistinli sivil toplum kuruluşlarından bir kaynak, bu isimler üzerinde büyük ölçüde uzlaşı sağlandığını, ancak İsrail’in onay verip vermediğinin henüz bilinmediğini belirtti. Kaynak, bazı isimlerde anlaşmazlık çıkması halinde listede değişiklikler olabileceğini de ifade etti.