El-Mada Başkanı’nın hedef alınması Irak'ta suikast sorununu yeniden hatırlattı

Kerim saldırıdan kurtuldu. Güvenlik kaynakları olayların arttığına dikkati çekti.

Fahri Kerim’in eski Başbakan Haydar el-İbadiile Uluslararası Kitap Fuarı’nda çekilmiş son fotoğrafı
Fahri Kerim’in eski Başbakan Haydar el-İbadiile Uluslararası Kitap Fuarı’nda çekilmiş son fotoğrafı
TT

El-Mada Başkanı’nın hedef alınması Irak'ta suikast sorununu yeniden hatırlattı

Fahri Kerim’in eski Başbakan Haydar el-İbadiile Uluslararası Kitap Fuarı’nda çekilmiş son fotoğrafı
Fahri Kerim’in eski Başbakan Haydar el-İbadiile Uluslararası Kitap Fuarı’nda çekilmiş son fotoğrafı

Irak’ın önde gelen yayıncısı ve siyasetçisi Fahri Kerim, perşembe akşamı silahlı kişilerin yolunu kesip aracına 11 el ateş açmasıyla gerçekleştirdiği suikast girişiminden kurtuldu. Güvenlik kaynakları ise Bağdat’ta suikastların arttığını açıkladı.

Kerim, 1990’lı yılların başında kurduğu el-Mada kuruluşunun sponsorluğunda şehirde düzenlenen Irak Uluslararası Kitap Fuarı’nın etkinliklerine katıldıktan sonra Bağdat’ın el-Kadisiyye mahallesindeki evine doğru yola çıktı. Sergiden çıktıktan bir saat sonra suikast girişimine maruz kaldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre perşembe akşamı saat 21.00’da, içerisinde Fahri Kerim’in bulunduğu Land Cruiser marka aracı bir Pickup aracı durdurdu. Ardından silahlı kişiler, 11 el ateş etti. Ancak Kerim’i öldürmeyi veya yaralamayı başaramadılar. Kerim’e yakın bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kerim’in sürücünün yanındaki koltukta oturduğunu söyledi. Kaynağa göre silahlı kişiler, araçlarından inip sağa sola ateş ederken, bir başka kişi de araçtan inip Kerim’in aracına yaklaştı. Kerim’i öldürmek üzereydi, ancak o sırada şans eseri bir hükümet konvoyu geçti ve saldırganlar geri çekilip kaçmak zorunda kaldı.

El-Mada kuruluşu, yaptığı basın açıklamasında ‘suçlular ve onların arkasındakiler hakkında hızlı bir soruşturma başlatılması ve cezalarını almaları için adalete teslim edilmeleri’ çağrısında bulundu.

Son birkaç günde suikast olaylarında göreceli bir artış görüldü. Güvenlik kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada hedef alınanlardan bazılarının hükümet yetkilileri, politikacılar veya onların akrabaları olduğunu söyledi.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.