Mısır’da ‘taksiden atlayan kız’ olayı sosyal medyayı ayağa kaldırdı

Bir sürücünün yolcusunu kaçırmaya teşebbüs etmekle suçlanmasının ardından akıllı ulaşım uygulamalarındaki kontrollere ilişkin şüpheler arttı.

Habibe eş-Şemaa, Mısır’da taksiden atlayan kız (Arkadaşlarının sosyal medyada paylaştığı bir fotoğraf)
Habibe eş-Şemaa, Mısır’da taksiden atlayan kız (Arkadaşlarının sosyal medyada paylaştığı bir fotoğraf)
TT

Mısır’da ‘taksiden atlayan kız’ olayı sosyal medyayı ayağa kaldırdı

Habibe eş-Şemaa, Mısır’da taksiden atlayan kız (Arkadaşlarının sosyal medyada paylaştığı bir fotoğraf)
Habibe eş-Şemaa, Mısır’da taksiden atlayan kız (Arkadaşlarının sosyal medyada paylaştığı bir fotoğraf)

Mısır’da uygulama üzerinden çağırdığı taksiyle Kahire’nin doğusundaki Süveyş tarafına giderken, kaçırılma teşebbüsüne maruz kalmasının ardından araçtan atlayan kızın yaşadığı olay, özel taşımacılık şirketlerinin çalışmalarını düzenleyen kontroller ve güvenli bir ulaşım için çalışanların seçilmesine ilişkin kriterler hakkında sosyal medya platformlarında geniş çaplı tartışmalara yol açtı.

Olay, geçtiğimiz Çarşamba günü yaşandı. 20 yaşındaki Habibe eş-Şemaa Madinaty’deki ikamet yerinden özel bir ulaşım uygulamasına ait bir araba çağırdı ve yola çıktı. Cumartesi akşamı bir televizyon röportajında ​​konuşan Habibe’nin annesi, kızını kontrol etmek için aradığında kızının “Sürücü normal görünmüyor” dediğini, bu yüzden kızına araba değiştirmesini tavsiye ettiğini ancak kızının ona Madinaty’den çıktığını ve ulaştığında arayacağına söz verdiğini anlattı.

Habibe eş-Şemaa, araba hareket halindeyken arka kapıdan atladı. Yoldan geçen bir kişi onun arabadan düştüğünü görünce durup onu yardım etmeye çalıştı. Kızının yaralandığını, kanamasının olduğunu ve bilincini kaybettiğini belirten anne, Habibe’nin bilincini kaybetmeden önce şoförün onu kaçırmaya çalıştığı ile ilgili bir şeyler söylediğini anlattı.

Olay kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı ve “Gündoğumu Kızı #Habibe_eş-Şemaa” hashtag’i sosyal medyada trendlere girdi. Mısır polisi, suç geçmişi olduğu tespit edilen araç sürücüsünü gözaltına aldı. Mısır İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, sürücü, ‘otomobilin camlarını kapatıp parfüm sıkarken, kadın yolcunun araçtan atlaması karşısında şaşkınlığa uğradığını, yoluna devam ettiğini ve zarar görmesi hakkında endişe duymadığını’ belirtti.

Mısır İçişleri Bakanlığı, Habibe’nin ‘kafasında yaralar ve ciddi bir bilinç bozukluğu ile hastaneye geldiğini’, sürücünün ise soruşturma için 4 gün gözaltında tutulduğunu açıkladı.

Araç çağırma uygulamaları Mısır’da 2014’ten bu yana faaliyet gösteriyor ve ‘seyahat için araç çağırmanın güvenilir bir yolu’ olarak kabul edildiğinden yaygın bir şekilde kullanılıyor.

Gazeteci Amr Adib, Mısırlı ailelerin güvenini kazanan söz konusu uygulamalardan konuya açıklık getirmesini isterken, bu olayın halk üzerinde kötü bir etki yaratacağını söyledi.

Olay, Mısır Temsilciler Meclisi üyelerinin de dikkatini çekti ve Tecemmu Partisi parlamento organı başkanı Atıf Mağaveri, Mısır’daki akıllı ulaşım şirketlerinin sürücü seçiminde belirli şartlara ve kontrollere uyması gerektiğini vurguladı.

Mağaveri, Şarku’l Avsat’a “Bu olay elbette bireysel bir olay, zira her şirkette veya yerde bunları yapan kişiler olabilir. Ancak bu şirketlerin çalışanlarının güvenlik taramasına dayalı olarak önceden çalışma izni almaları ve ayrıca uyuşturucu kullanmadıklarından da emin olmaları gerekiyor” dedi.

Bu olayın ‘vatandaşların hizmetinde çalışan tüm özel ulaşım araçlarının dosyasının açılması, koşullarının ve hizmet verenlerin koşullarının yasallaştırılmasının başlangıcı olması gerektiğini’ belirtti. Mısırlı parlamenter, ‘milyonlarca Mısırlının güvenliğini etkileyen bu konuyla ilgili acil önlemlerin alınması için konuyu parlamentoda gündeme getirme girişiminde bulunacağını’ vurguladı.

Mısır yasaları, şirketin sürücüleri etik ve profesyonel bir şekilde seçmeyi taahhüt etmesi de dahil olmak üzere, akıllı ulaşım uygulamalarında çalışma lisansı alabilmek için sürücülerin karşılaması gereken şartları belirliyor. Şirketin, yüzde 0,5’ten az olmayacak şekilde aylık rastgele seçilmiş sürücü örnekleri üzerinde uyuşturucu testi yapması gerekiyor. Mısır Parlamentosu üyesi Emel Selame bu yasalara istinaden, yerel medyada yer alan çok sayıda taciz vakasına dikkati çekerek, sürücülerin seçilmesi ve çalıştırılması için gerekli prosedür ve kuralların sıkılaştırılmasını talep etti.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram