İç savaş sonrası Sudan’a yönelik ‘Anayasal Düzenlemeler’ çalıştayı sona erdi

Tekaddum birkaç gün içinde güvenlik ve askeri reform görüşmelerine başlıyor.

Sudan Tekaddum koordinasyon çalıştaylarının faaliyetlerinden bir fotoğraf (Şarku’l Avsat)
Sudan Tekaddum koordinasyon çalıştaylarının faaliyetlerinden bir fotoğraf (Şarku’l Avsat)
TT

İç savaş sonrası Sudan’a yönelik ‘Anayasal Düzenlemeler’ çalıştayı sona erdi

Sudan Tekaddum koordinasyon çalıştaylarının faaliyetlerinden bir fotoğraf (Şarku’l Avsat)
Sudan Tekaddum koordinasyon çalıştaylarının faaliyetlerinden bir fotoğraf (Şarku’l Avsat)

Sudan Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu (Tekaddum), Kenya’nın başkenti Nairobi’de üç gün süren ve iç savaşın sona ermesinden sonra anayasal düzenlemeler ve yerel yönetim sorunlarının ele alındığı çalıştayını tamamladı. Çalıştaya siyasi güçleri, silahlı hareketleri, direniş komitelerini ve Tekaddum’un sivil toplum üyelerini temsil eden 80’den fazla isim katıldı. Tekaddum koordinasyonunun liderlerinden Taha Osman, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Çalıştay, savaşı ve sonrasını durdurmaya yardımcı olacak temel konuları görüşmek üzere uzmanlar ve aktörler arasındaki tartışmalara katılmaya yönelik bir dizi çalıştayın parçası olarak gerçekleşiyor. Aynı şekilde Sudan halkının özlemlerini ve hedeflerini ifade edecek şekilde Sudan’ın kuruluşuna da katkıda bulunuyor” ifadelerini kullandı. Osman, çalıştayda ayrıca, savaşın durdurulmasından sonra gelecek anayasanın bir parçası olması gereken en önemli anayasal ilkelerin ele alındığını, ayrıca federalizm ve yerel yönetim konusunun tartışıldığını dile getirdi. “Çalıştayların sonuçları nihai olmayacak, ancak savaşın durdurulması çağrısında bulunan ve sivil demokratik geçişe inanan Sudanlı aktörlerle yapılacak görüşmelerin temellerini atacak” diyen Taha Osman, ilerleyen günlerde Uganda’nın başkenti Kampala’da ‘güvenlik ve askeri reform ile geçiş dönemi adaleti’ konularının ele alınacağı çalıştayların devam edeceğini belirtti. Osman ayrıca, tüm bu çabaların ‘savaşın durdurulması ve devlet kurumlarının daha iyi inşa edilmesine olanak sağlanması’ ile sonuçlanacağı yönündeki umudunu dile getirirken, “Görüşmelerde, federal sistemin yerel yönetim düzeyinde daha fazla yetkiye sahip olduğu ve merkezi kontrolün ortadan kaldırıldığı noktaların benimsenmesine katkılar sağlandı. Ayrıca yasal reform ve üzerinde mutabakata varılan hususları uygulayabilecek kapasitede ve istekli kurumların inşa edilmesinin gerekliliği üzerinde duruldu” dedi.

dsv dfe
80’den fazla kişinin katılımıyla Sudan’da Tekaddum koordinasyon çalıştayları (Şarku’l Avsat)

Öte yandan Sudan Kongre Partisi’nin Sözcüsü Nureddin Babiker, “Tekaddum koordinasyonu, çalıştayların başlamasından çok önce diğer siyasi güçler ve silahlı hareketlerle temaslar kurmaya, blokun bir parçası olmaya ve ana konulara ilişkin tüm istişarelere katılmaya çalıştı. Ama sonuçlar olumlu olmadı” şeklinde konuştu. Babiker, “Anayasal düzenlemeler ve yerel yönetim çalıştaylarının tavsiyeleri, Tekaddum dışındaki siyasi güçler için bağlayıcı olmayacak ve koordinasyon dışındaki siyasi güçler, silahlı hareketler ve toplumsal güçlerle istişareye açık olacak” ifadelerini kullandı. Babiker ayrıca, “Ulaşılan çalıştayların sonuçları Tekaddum’un kuruluş konferansında onaya sunulacak. Savaş karşıtı en geniş sivil cepheyi oluşturmak amacıyla en fazla sayıda Sudan kuvvetinin katılması amaçlanıyor” dedi. Tekaddum’un yönetim kurulu üyesi Bakri el-Jak ise “Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da düzenlenen kurucu konferansta ortaya çıkan kararda, bazı konularda asgari ittifak, bazı düzeylerde ise üst sınır olarak Tekaddum koordinasyon algıları ve vizyonlarının geliştirilmesi için kilit konularda çalıştaylar düzenlenmesine değinildi” dedi. Şarku’l Avsat’a konuşan Jak, “Çalışma gruplarının amacı, Tekaddum güçlerinin görüşlerini birbirine yakınlaştırmak ve tek dil konuşmak için ortak vizyon geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Temel düşüncemiz, çalıştayların Tekaddum İttifakı’nın tabanını genişletmeye yönelik bir araç olmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Şarku’’l Avsat’a konuşan Bakri el-Jak, çok sayıda bağımsızın, uzmanın ve parti bağlantılı kişinin, bu konulardaki vizyonlarını öğrenmek amacıyla diyalog yoluyla tabanı genişletme için Tekaddum’a katıldığnı açıkladı. Yetkili ayrıca, “Çalıştayların amacı, yerel yönetimler ve anayasal düzenlemelere ilişkin algılar üzerinde fikir birliğine varmaktır. Sudan Anayasası için detaylı, nihai ve bütüncül bir vizyona ulaşmak mümkün değildir. Çalıştayın tavsiyeleri, çalıştaylara katılmayan diğer taraflarla diyalog için yalnızca genel yönergelerdir” ifadelerini kullandı.



Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
TT

Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Başbakan Nevvaf Selam bugün yaptıkları görüşmede, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakerelere hazır olup olmadığını ele aldı. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre görüşme, ülkenin güneyine yerinden edilenlerin akınının sürdüğü ve Hizbullah ile İsrail arasında ikinci gününe giren ateşkes süreciyle eş zamanlı gerçekleşti.

Açıklamada, Avn ve Selam’ın ‘ateşkes sonrası aşamaya ve bunun kalıcı hale getirilmesine yönelik çabalara dair değerlendirme’ yaptığı, ayrıca İsrail ile yapılması beklenen müzakereler için ‘Lübnan’ın hazırlık durumunu’ ele aldığı belirtildi.

Görüşme, Avn’ın bir gün önce Lübnan halkına ve adını anmadan Hizbullah’a hitaben yaptığı sert tonlu konuşmanın ardından geldi. Avn konuşmasında, Lübnan’ın İsrail ile ‘kalıcı anlaşmalar’ hedefiyle yeni bir aşamanın eşiğinde olduğunu ifade ederken, doğrudan müzakerelerin ‘taviz’ anlamına gelmediğini vurguladı.

Hizbullah ile İsrail arasında, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen 10 günlük ateşkes kapsamında, perşembeyi cumaya bağlayan gece yarısından itibaren kırılgan bir ateşkes yürürlükte bulunuyor. 2 Mart’ta başlayan çatışmalarda yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybederken, özellikle Lübnan’ın güneyi ve Beyrut’un güney banliyölerinden olmak üzere 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

Hizbullah ve destekçileri, İsrail ile doğrudan müzakerelere karşı çıkmayı sürdürürken, daha önce de 2024 savaşı sonrasında Lübnan hükümetinin örgütün silahsızlandırılmasına yönelik kararını reddetmişti.

Öte yandan Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati Al Jadeed TV’ye verdiği demeçte, “Cumhurbaşkanı’nın sözleri şok ediciydi” ifadesini kullanarak, konuşmada İran’a teşekkür edilmemesini eleştirdi. İran, Lübnan’daki ateşkesin Washington ile varılan ateşkes mutabakatının ‘bir parçası’ olduğunu açıklamıştı.

Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)

Ateşkesin ikinci gününde, özellikle Lübnan’ın güneyine doğru, yerinden edilenlerin akını sürüyor. Güneyi birbirine bağlayan sahil yolu, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun trafikle kilitlendi.

Lübnan ordusu ile yerel yetkililer, İsrail bombardımanı nedeniyle kapanan yolları yeniden ulaşıma açmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Beyrut’un güney banliyösünde ise geniş çaplı yıkımın yaşandığı bölgede aileler, evlerini kontrol etmek ve ihtiyaçlarını almak üzere geri dönüyor. Ancak AFP muhabirlerine göre, bölgenin iç kesimlerindeki bazı mahalleler hâlâ büyük ölçüde boş durumda; birçok kişi geri dönmek için beklemeyi tercih ediyor.

Bu kişilerden biri olan ve dört çocuğuyla birlikte Beyrut sahilinde kurulu bir çadırda kalan Semah Haccul, güvenlik endişeleri nedeniyle henüz evine dönmeye hazır olmadıklarını söyledi.

Haccul, “Gece bir şey olmasından ve çocuklarımı alıp kaçamamaktan korktuğumuz için kendimizi güvende hissetmiyoruz” dedi.

Evine kısa süreliğine gittiğini belirten Haccul, Beyrut’un güneyindeki el-Leyleki bölgesindeki evinde hafif hasar tespit ettiğini, ‘çocukları yıkamak ve artan sıcaklıklar nedeniyle yazlık kıyafetler almak’ için eve uğradığını ifade etti. Ateşkesin gidişatını izlemek istediklerini vurgulayan Haccul, “Ateşkes kalıcı hale gelirse evlerimize döneceğiz” dedi ve çevredeki çadırlarda kalan onlarca ailenin de aynı yaklaşımı benimsediğini aktardı.

Selam ise Avn ile görüşmesinde, ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda yerinden edilenlerin en kısa sürede güvenli şekilde evlerine dönebilmesini umduğunu dile getirdi. Selam, Lübnan devletinin bu dönüşü kolaylaştırmak için ‘yıkılan köprülerin onarılması, yolların açılması ve geri dönüşün mümkün olduğu bölgelerde gerekli ihtiyaçların sağlanması’ yönünde çalıştığını belirtti.


Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
TT

Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan'ın güneyinde düzenlenen saldırıda bir Fransız askerinin öldüğünü duyurarak, ölümünden Hizbullah'ı sorumlu tuttu.

Macron, X internet sitesinde yayınladığı paylaşımda, üç askerin de yaralandığını ve tahliye edildiğini belirterek, Lübnan hükümetini saldırıdan sorumlu olanlara karşı harekete geçmeye çağırdı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise Fransız güçlerini hedef alanlardan sorumlu olanların yargılanacağını belirtti.


Hamas'a Gazze'nin silahsızlandırılmasına razı olması için yoğun baskı uygulanıyor

Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
TT

Hamas'a Gazze'nin silahsızlandırılmasına razı olması için yoğun baskı uygulanıyor

Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)

Hamas, Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren grupların, özellikle de silahlı kanadı "Kassam Tugayları"nın silahsızlandırılması planı üzerinde müzakereye başlamadan önce, arabulucular ve diğer taraflardan "Barış Konseyi" belgesini, en azından prensipte de olsa, kabul etmesi yönünde büyük bir baskıyla karşı karşıya.

Gazze Şeridi dışındaki iki Hamas kaynağı Şarku’l Avsat’a, bazı arabulucu ülkelerin, Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov tarafından yaklaşık iki hafta önce hareketin liderliğine sunulan ve şartlarının daha sonra başka bir aşamada müzakere edileceği anlayışıyla hazırlanan plana ilk yazılı onayı vermeleri için hareketi ikna etme girişimleri olduğunu söyledi.

İki kaynak, İsrail'i ateşkes anlaşmasının ilk aşamasını uygulamaya mecbur eden net garantiler alınmadan önce bu onayın alınması yönünde girişimler olduğunu açıkladı. Müzakere ekibinin, ikinci aşamayı müzakere etmeye geçmeden önce ilk aşamanın tamamının uygulanmasını sağlamayı amaçlayan pozisyonuna bağlı kalmakta ısrar ettiğini belirttiler.

Gazze'deki yıkım (Arşiv- AFP)Gazze'deki yıkım (Arşiv- AFP)

İki kaynak, “Arabulucular ve çeşitli taraflar, birinci aşamanın istisnasız olarak eksiksiz bir şekilde uygulanması karşılığında, ikinci aşamanın da eş zamanlı olarak derhal uygulanmaya başlanmasını sağlamaya yönelik girişimlerde bulunuyorlar. Bu hareket bir anlaşmaya yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin, hareketin ikinci aşamayla ilgili belgeyi imzalama konusundaki ilk anlaşmasını istismar ederek, hareketin orijinal planda hâlâ reddettiği ve açık değişiklikler talep ettiği adımlara zorlayacakları yönünde ciddi endişeler taşıdığını belirtti.

Kaynak, bazı arabulucu ülkelerin Hamas'ın pozisyonunu ve endişelerini anladığını ve bu konuda güven verici mesajlar iletmeye çalıştığını, ancak hareket içindeki ve Filistinli gruplarla olan iç temasların ve görüşmelerin hala devam ettiğini kaydetti.

Şarku’l Avsat'a konuşan bir fraksiyon kaynağına göre bazı gruplar, arabulucuların desteğiyle, Gazze Şeridi'ndeki nüfusun insani ve yaşam koşullarındaki iyileşmeden faydalanmak amacıyla ikinci aşamanın 8 aydan 3 veya 4 aya indirilmesini önerdi. Özellikle, evleri yıkılan ve çok zor ve çetin koşullarda yaşayan yerinden edilmiş kişilerin yaşamlarının giderek kötüleşmesi göz önüne alındığında, yeniden yapılanma aşamasının acilen başlatılması gerektiği vurgulandı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta bir kız çocuğu su taşıyor (Arşiv- AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta bir kız çocuğu su taşıyor (Arşiv- AFP)

Etkili kaynak, ikinci aşamanın uygulama süresinin kısaltılma amacının, başta iç işlerini düzene koymaya, halkın ihtiyaçlarına dikkat etmeye ve bütünleşik bir Filistin ulusal sistemi inşa etmeye çalışan Filistinliler olmak üzere tüm taraflara hizmet edecek daha ileri aşamalara geçmek olduğunu değerlendiriyor. Ayrıca, Arap ülkelerinin yanı sıra Türkiye de dahil olmak üzere İslam ülkelerinden de Filistin ulusal diyaloğuna geri dönülmesi yönünde çabalar sarf edildiğini, ancak şu ana kadar yakın zamanda toplantı yapılacağına işaret edebilecek bir ilerleme olmadığını, buna rağmen çabaların devam ettiğini belirtti.

Silahların kısıtlanması konusunda gruplar arasında bir mutabakat olduğunu, ancak önerilen şekilde olmadığını ifade etti. Grupların temel teklife eklemek istedikleri değişiklikler olduğunu ve ikinci aşamaya ilişkin ciddi görüşmeler başlarsa, değişikliklerini sunmak için mevcut temasların nereye varacağını bekleyeceklerini söyledi.

Bu durum, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki gerilimi artırmaya devam ettiği ve Filistinli kayıpların sayısının arttığı bir dönemde yaşandı.

Bu sabah, Gazze Şehri'nin doğusunda ve Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'nin doğusunda açılan ateş sonucu birinin durumu ağır, 4 Filistinli yaralandı.

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta ve kuzeydeki bölgelerde sivilleri ve yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan bir dizi saldırısında dün 3 Filistinli öldürüldü. Kurbanlar arasında, UNICEF'in desteğiyle yerinden edilmiş kişilere su taşıyan kamyonu kullanan iki Filistinli kardeş de bulunuyordu. Olayın ardından UNICEF, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu.

10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ardından Gazze Şeridi'ndeki Filistinli kurbanların sayısı 773 kişiyi aşarken, 2 bin 15'ten fazla kişi de yaralandı. 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam ölü  sayısı ise 72 bin 500 kişiyi geçti.