Ilımlılık Bloğu’nun girişimi, Lübnan için bir cumhurbaşkanının seçilmesini teşvik mi, yoksa zaman kaybı mı?

Washington ile Paris arasındaki ‘siyasi kimya’ seviyesi düştü.

Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari, Ulusal Ilımlılık Bloğu’nu ziyaret etti (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari, Ulusal Ilımlılık Bloğu’nu ziyaret etti (Şarku’l Avsat)
TT

Ilımlılık Bloğu’nun girişimi, Lübnan için bir cumhurbaşkanının seçilmesini teşvik mi, yoksa zaman kaybı mı?

Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari, Ulusal Ilımlılık Bloğu’nu ziyaret etti (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari, Ulusal Ilımlılık Bloğu’nu ziyaret etti (Şarku’l Avsat)

Cumhurbaşkanlığı seçimini çıkmazdan kurtarmak için Ilımlılık Bloğu’nun öne sürdüğü girişimin sonuçları, bu meselede varılan sonuçlarla bağlantılı olmaya devam ediyor. Bununla birlikte adının cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ‘engelleyiciler kategorisine’ girmemesi için parlamento blokları boykottan uzak dururken, seçimlere geniş katılımın sağlanmasında ise bir sorun olmayacağı ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı seçimini hızlandırmak için gerekli adımların tartışılmasıyla sınırlı olması beklenen istişare toplantısının tarihi bekleniyor. Ayrıca istenen amaca ulaşmak için takip edilmesi gereken mekanizmayı dikkatlice düşünmek gerekiyor. Ilımlılık Bloğu’nun rolü tartışmayı yönetmekle sınırlı kalacak ve görüşmede gerekli noktalara ulaşmak üzere Meclis Başkanı Nebih Berri’ye sunulacak fikirler ortaya koyulacak.

‘Gizemli bir girişim’

İstişare toplantısının organizatörü olan Ilımlılık Bloğu, şu ana kadar ilan edilen adayları (aday listesindeki Marada Hareketi’nin lideri eski Milletvekili Süleyman Franciyye ve rakibi eski bakan Cihad Azur) dışarıda bırakarak Beşli Komite’nin tercih ettiği üçüncü cumhurbaşkanlığı seçeneğini tercih etmek için parlamento blokları turunda cumhurbaşkanlığı adaylarının isimlerine yer vermekten kaçındı. Buna rağmen çıkış yolu, herkesin fikir birliğine varacak bir aday arayışı içinde kendini yolun ortasında konumlandırması olarak sayılıyor. Parlamento içindeki bölünmüşlük, bahsi geçen adaylardan herhangi birinin seçimleri kazanacağını garanti etmiyor.

Parlamento kaynakları, belirsizliğin toplantının istenen sonuçlarını çevrelediğini belirtti. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Ilımlılık Bloğu’nun yaptığı hazırlık toplantılarının, Hizbullah’ın Franciyye’yi aday gösterme konusundaki ısrarının aksine, muhalefet güçlerinin tutunduğu üçüncü başkanlık seçeneğinin olasılığını garanti altına alarak siyaset sahnesinde bir değişikliğe yol açmadığını söyledi.

Kaynaklar, istişare toplantısının nihai sonuç alınmadan sona ermesinden korktuklarını belirtti. Özellikle de Ilımlılık Bloğu’na üye olan milletvekillerinin, cumhurbaşkanlığı seçimlerini esnek bir şekilde ele almanın kapısını aralayan ve krizden kurtulmak için gerekli kolaylıklar gerektiren fikirler öne sürmeden, parlamento bloklarının görüşlerini dinlemekle yetindiklerini söyledi. Güneydeki çatışma şiddetlenirken, İsrail ile hala çatışmanın kontrolden çıkmasını önlemek için baskı uygulayan Hizbullah arasındaki savaşı genişletme tehdidinde bulunuyor. Dolayısıyla toplantının, cumhurbaşkanının seçilmesine uygun bir ortam oluşturmak yerine her partinin popülist pozisyonlarını tekrarlayacağı ve uçurumun derinleşeceği bir platform bulduğu parlamenter bir Hyde Park’a dönüşmesinin bir faydası yok.

Beşli Komite, Ilımlılık girişimiyle ilişkisini yalanladı

Aynı kaynaklar, Beşli’nin Ilımlılık Bloğu’nun başlattığı girişimle herhangi bir ilgisinin bulunduğunu da yalanladı. Bu durum, üye devletlerin büyükelçilerinden biri tarafından bir dizi parlamento bloğu başkanı tarafından da dile getirildi. Ayrıca kendisinin ve Beşli Komite’deki büyükelçilerin rolünün, isimlere müdahale etmeden cumhurbaşkanının seçimini kolaylaştırmak için destek ve yardım sağlama şemsiyesi altında kaldığını söyledi.

İsminin zikredilmesini istemeyen Büyükelçi, bu durumu yalanlarken, zaman zaman komite içinde fikir ayrılıkları olduğu yönünde haberler yapıldığına dikkati çekti ve Beşli Komite üyeleri arasında bir bölünmenin varlığına ilişkin söylentilerin hiçbirinin gerçek olmadığını vurguladı. Büyükelçi, aksi takdirde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir an önce yapılmasını gerektiren mevcut istisnai koşullar ışığında eğer bu sözler doğru olsaydı, cumhurbaşkanlığı boşluğunun sona erdirilmesine öncelik vermeleri konusunda milletvekillerine destek vermekte zorlanacaklarını söyledi.

Büyükelçi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırganlığını durduracak bir çözüm bularak ve Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaya son vererek bölgedeki gerilimleri sona erdirmeyi amaçlayan uluslararası ve bölgesel iletişimin merkezinde yer alacak bir cumhurbaşkanının seçilmesi gerektiğini vurguladı.

Beşli Komite içerisindeki anlaşmazlığa dair gerçek

Ancak bizzat büyükelçinin Beşli içinde bir anlaşmazlık yaşandığını yalanlaması, gereken amaca hizmet etmiyor. Aksi taktirde parlamento kaynaklarına göre Fransa Cumhurbaşkanı’nın temsilcisi Jean-Yves Le Drian’ın Beyrut’a dönüşüne ilişkin herhangi bir tarihin bulunmaması nedeniyle Paris ile Washington arasındaki, Beşli’nin performansına neredeyse olumsuz yansıyan ‘siyasi kimya’ seviyesindeki düşüş hakkında da ne söylenebilirdi? Bu durum, Fransa’nın Lübnan Büyükelçisi Herve Magro’nun siyasi güçler ve ekonomik kurumlarla yaptığı görüşmelerde de dile getirildi.

Şarku’l Avsat’ın ekonomi kaynaklarından edindiği bilgilere göre Büyükelçi Magro, eski Bakan Muhammed Şukayr başkanlığındaki ekonomik kurumlarla yaptığı toplantıda, Amerikalı arabulucu Amos Hochstein’ın 1701 sayılı kararın uygulanmasına yönelik arabuluculuğuyla doğrudan ilgili olmasına rağmen Tel Aviv’e yaptığı tekrarlanan ziyaretlere Beyrut’u dahil etmemesi karşısında Washington kanalından göz kırptı. Fransız Büyükelçisi, Hochstein’ın Beyrut’u ziyaret etmeyi ihmal etmesinin nedenlerini sorarken, bakanlık kaynaklarına göre ABD’li arabulucu, Lübnan’ın aklında olduğunu ve savaşın güneye yayılmasını önlemek için çalıştığını belirtti.

Dolayısıyla Ilımlılık Bloğu ile Beşli Komite arasında büyükelçinin kendisinin de söylediği gibi siyasi ufkun tıkanmasında bir boşluk açabilecekleri bir uyum yok. Büyükelçi ayrıca parlamento içindeki bölünmeyi azaltacak ve seçimleri krizden çıkaracak bir pencere açacak her türlü çabayı tebrik ettiğine dikkati çekti.

Parlamento bloklarının çoğu, milletvekillerinin istişare toplantısı yapılması yönündeki çağrılarına, toplantıda her iki tarafın da cumhurbaşkanı seçimini engellemekten diğerini sorumlu tuttuğu yönünde özelde söylediklerinin aksi şeklinde yanıt verse de Ilımlılık Bloğu’nun kendi girişimini sunmasını sağlayan iyi niyetten bir an bile şüphe etmek mümkün değil.

Geriye şu soru kalıyor; İstişare toplantısı, cumhurbaşkanı seçimi için dış koşulların henüz olgunlaşmadığı gerekçesiyle zaman kaybıyla mı sonuçlanacak? Yoksa cumhurbaşkanın seçilmesini kısır döngüden çıkarmak için Ilımlılık Bloğu’nun kendine sakladığı bilgiler mi var? Mensubiyetleri ne olursa olsun toplantıya katılmak için davet edilenler, dayanışmaya istekli olduklarını belirterek çağrı sahiplerine yönelik atılım için açıkça rekabet ediyor. Çoğu, çağrıyı öncekiler gibi ele alarak özel meclislerinde bildirdiklerinin aksine, boşa harcanan zamanı doldurmaya çalışıyorlar. Bunun için de cumhurbaşkanı seçiminden başlayarak anayasal kurumların düzenini yeniden sağlamanın zamanının henüz gelmediğini bahane ediyor. Seçimleri kolaylaştırma konusunda tavrını başkasına bağlayan taraf, bunu, anlaşmadaki koşullarını iyileştirebilecek kapasiteye sahip uluslararası ve bölgesel kuruluşların tasarrufuna bırakmayı tercih edecektir.



Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."