Netanyahu’nun ‘İsrail’in Gazze’de 10 yıl kalmasını’ öngören planının detayları neler?

ABD ateşkes için baskı yaparken, Ramazan öncesi ateşkes müzakerelerinde tavizler bekleniyor

İnsani yardım konvoyunun Çarşamba günü girdiği Gazze'deki vatandaşlar (AFP)
İnsani yardım konvoyunun Çarşamba günü girdiği Gazze'deki vatandaşlar (AFP)
TT

Netanyahu’nun ‘İsrail’in Gazze’de 10 yıl kalmasını’ öngören planının detayları neler?

İnsani yardım konvoyunun Çarşamba günü girdiği Gazze'deki vatandaşlar (AFP)
İnsani yardım konvoyunun Çarşamba günü girdiği Gazze'deki vatandaşlar (AFP)

ABD’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Gazze Şeridi’nde derhal ateşkes çağrısı yapan bir karar tasarısını geçirmeye çalıştığı sırada, İsrail’in ‘savaşın ertesi günü’ olarak bilinen planlarına ilişkin yeni bilgiler sızdırıldı.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel gazetesinden aktardığı habere göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’i 10 yıl boyunca Gazze Şeridi’nde tutmayı planlıyor.

Bu, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki durumu, Batı Şeria’dakine benzer bir duruma dönüştürmek için ihtiyaç duyduğu bir süre.

Tahminler, savaşın ilk aşamasının (Hamas’ın ortadan kaldırılması) tamamlanmasının bir veya iki yıl süreceği ve eğer bu gerçekleşirse alternatif bir hükümetin istikrara kavuşmasının da sekiz yıl daha süreceği yönünde.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Gazze'deki durumu Batı Şeria'daki duruma dönüştürmek istiyor (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Gazze'deki durumu Batı Şeria'daki duruma dönüştürmek istiyor (AFP)

Netanyahu ve yakın çevresi, Gazze’de İsrail askeri yönetimini veya İsrail yerleşim birimlerinin inşasını öngörmüyor. Ancak bu süre boyunca, İsrail Gazze’yi uzaktan kontrol edecek.

Bu arada Gazze’deki El Fetih’in eski lideri Muhammed Dahlan’ın Gazze’ye dönmesine izin verilmeyecek. 

Başbakanın yardımcılarından biri “Oraya ayak basmayacak” diye konuştu.

Peki Gazze’nin Batı Şeria’ya dönüşmesi ne anlama geliyor?

Plan kapsamında, Gazze Şeridi ağır silahlardan arındırılacak ve Filistin Otoritesi’ni anımsatan şekilde, kısmen ‘rakip’ Filistin kontrolü altında olacak.

İsrail’in, Gazze Şeridi’nin derinliklerindeki terör merkezlerine yönelik sonu gelmez saldırıları ve operasyonları olacak. 

Çarşamba günü Refah şehrinde Halk Koruma Komitelerinden silahlı bir adam (AFP)
Çarşamba günü Refah şehrinde Halk Koruma Komitelerinden silahlı bir adam (AFP)

İsrail ordusunun Nablus ve Cenin’de gerçekleştirdiğine benzer baskınlar, Filistinli militanların evlerinin yıkılması (eğer o zamana kadar yeniden inşa edilmişlerse) ve Han Yunus ve Şucaiyye’de gece ani gözaltı operasyonları devam edecek.

Öte yandan, Gazze Şeridi’nde İsrail ile Hamas hareketi arasında rehine ve tutuklu takasını da içeren ateşkes anlaşmasına Ramazan ayından önce ulaşmayı amaçlayan müzakere turu, dün dördüncü gününde Kahire’de devam etti.

Ramazan’dan önce bir anlaşmaya varmak için ‘son saatte tavizler verilmesi’ beklenirken, Hamas heyeti, Kahire’deki kalış süresini ‘vizyonun netleşmesini bekleyerek’ uzattı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, bu hafta ateşkes anlaşmasına varılmaması durumunda ‘çok tehlikeli’ bir durumla karşılaşılabileceği uyarısında bulunmasının ertesi günü Washington, Gazze’de ‘derhal ateşkes’ çağrısında bulunan karar tasarısının değiştirilmiş versiyonunu üçüncü kez BMGK’ya sundu.

Yoğun diplomatik çabalar arasında, İsrail’e Gazze Şeridi’nde açlıktan ölmek üzere olan Filistinlilere yardım sağlaması için baskı yapılması ve Hamas’ın İsrailli rehineleri serbest bırakması da yer alıyor.



Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.