Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi Türkiye’nin PKK’yı tasfiye anlaşmasına dahil oldu

Bağdat'tan gelen teknik heyet, Ankara'da ‘kara ve demiryolu bağlantı noktalarını’ görüştü

Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi’nin başlangıç noktası olan Büyük Fav Limanı'nın havadan görüntüsü (Arşiv - Reuters)
Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi’nin başlangıç noktası olan Büyük Fav Limanı'nın havadan görüntüsü (Arşiv - Reuters)
TT

Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi Türkiye’nin PKK’yı tasfiye anlaşmasına dahil oldu

Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi’nin başlangıç noktası olan Büyük Fav Limanı'nın havadan görüntüsü (Arşiv - Reuters)
Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi’nin başlangıç noktası olan Büyük Fav Limanı'nın havadan görüntüsü (Arşiv - Reuters)

Bağdat ile Ankara arasında PKK ile mücadeleye ilişkin yapılan güvenlik görüşmeleri, Irak'ın bölgesel ticarete yönelik Kalkınma Yolu Projesi’nin geleceğiyle ilgili müzakerelere dönüştü.

Irak Başbakanlığı Ulaştırma İşlerinden Sorumlu Müsteşar Nasır el-Esedi başkanlığındaki Irak heyeti, Kalkınma Yolu Projesi’nin uygulanabilirliğini görüşmek üzere dün (Salı) Ankara'ya geldi. Irak'ın Ankara Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamaya göre heyette diğer yetkililerle birlikte proje yöneticisi Sefa Cebbar Nasır da bulunuyor.

Açıklamada, Irak heyetinin Türk yetkililerle birlikte Kalkınma Yolu Projesi’nin uygulanabilirliğinin yanı sıra, iki ülke arasında bağlantı noktaları oluşturmaya yönelik prosedürleri ve ikili anlaşmaları görüşeceği belirtildi.

Görüşmeler, daha önce Bağdat ve Ankara'da yapılan ve son gelişme ve çalışmaların görüşüldüğü toplantıların devamı olarak gerçekleşti.

Türkiye ve Irak ulaştırma bakanları geçtiğimiz ay Ankara'da toplantı gerçekleştirdiler (Ulaştırma Bakanlığı)
Türkiye ve Irak ulaştırma bakanları geçtiğimiz ay Ankara'da toplantı gerçekleştirdiler (Ulaştırma Bakanlığı)

Ulaştırma İşlerinden Sorumlu Müsteşar Esedi, geçtiğimiz cumartesi günü Türkiye ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada, proje çerçevesinde yolun ve bağlantı noktalarının inşasına başlamak için Türkiye ile gerekli prosedürlerin ve anlaşmaların sağlandığını, projenin plana göre 2028 yılı ortalarında tamamlanacağını söyledi.

Esedi, Irak heyetinin Bağdat ve Ankara'da aylık toplantılar yaptığını, projenin başlatılması konusunda mutabakata varıldığını ve bağlantı noktalarını belirlediğini belirtti. Esedi, Büyük Fav Limanı'nın açılmasıyla birlikte, Kalkınma Yolu ile limana giden demiryolu ve kara yolu tamamlanana kadar yerel karayolu ve demiryolu ağı kullanılacağını, bu çerçevede Türkiye’den bir heyetin Büyük Fav Limanı’nı ziyaret ederek son gelişmeler ve çalışmalar hakkında bilgi aldığını ifade etti.

Öte yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Iraklı mevkidaşı Rezzak Muheybes es-Sadavi ile 2 Şubat'ta Ankara'da projedeki gelişmelerin ele alındığı bir görüşme gerçekleştirdi.

Bakan Uraloğlu, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, şu an iki ülke arasındaki en önemli konunun Kalkınma Yolu Projesi olduğunu, mevcut durumu ele aldıklarını ve Irak tarafının bu konuda büyük ilerleme kaydettiğini söylemişti.

Bugün Ümit Burnu'ndan yaklaşık 45 günde, Kızıldeniz'den ise yaklaşık 35 günde yapılan nakliyelerin Kalkınma Yolu Projesi bittiğinde sadece 25 günlük bir sürede yapılabileceğini belirten Bakan Uraloğlu, “Çalışmalarımıza gece gündüz devam ediyoruz. Bu yıl içinde projenin finansmanı ve ihaleleri konusunda gelişmeler görmeyi umuyoruz” dedi.

Uraloğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Mevkidaşımla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın (önümüzdeki nisan ayında yapılması planlanan) Irak ziyareti sırasında bazı kararların alınabilme imkanını görüştüm. Projenin gidişatının devamında ülkemizde yapmamız gereken çalışmalar hakkında bilgi verdik. Bunun için projeyi hızlı bir şekilde hayata geçiriyoruz.

Üç saç ayağı

Diğer taraftan Kalkınma Yolu Projesi’nin, Büyük Fav Limanı, demiryolları ve otoyollar olmak üzere üç saç ayağından oluştuğunu açıklayan Irak Ulaştırma Bakanı Sadavi, Büyük Fav Limanı’nın yüzde 85, demiryollarının yüzde 55 ve otoyollarının da yüzde 35 oranında tamamlandığını belirtti.

Iraklı bakan şunları söyledi:

İki ülkede karşılıklı ofis açılması konusunda anlaşmaya vardık. Türkiye’nin Bağdat’ta, Irak’ın da Türkiye’de bir ofisi olacak. Sadece Kalkınma Yolu ile ilgilenmek üzere çalışacaklar. Demir yolu ve limanlar konusunda ün yapmış, beceri kazanmış Türk firmaları ile de görüşmeler konusunu gündeme aldık. Irak olarak bu firmaların deneyimlerinden de yararlanmak isteriz.

Ulaştırma Bakanlığından kaynaklar, bakanların görüşmede iki ülke arasında karayolu taşımacılığının kolaylaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılmasını kararlaştırdıklarını söylediler.

Kalkınma Yolu Projesi, karayolu ve demiryolu ile Basra Körfezi’nden Türkiye’ye, Irak içinde bin 200 kilometre uzunluğundaki bir ağ üzerinden Türkiye’nin demiryolu ağına bağlanacak.

Bütçesi yaklaşık 17 milyar dolar olan projenin üç aşamada tamamlanması planlanıyor. Bu aşamaların ilki 2028 yılında, ikincisi 2033'te, üçüncüsü ise 2050 yılında sona erecek.

Öte yandan 19 Aralık’ta Ankara’da yapılan ilk toplantının ardından dışişleri ve savunma bakanları ile istihbarat ve güvenlik teşkilatlarının başkanları düzeyinde yapılan toplantının ardından aynı düzeydeki ikinci toplantı 14 Mart’ta Bağdat’ta gerçekleşti. Toplantıda, Türkiye ile Irak arasında terörle ve PKK’nın Kuzey Irak'taki faaliyetleriyle mücadelenin yanı sıra ticaret, tarım, enerji, su, sağlık ve ulaştırma alanlarında ortak komitelerin kurulması kararları alındı.

PKK sorunu

Türkiye, Kuzey Irak'ta PKK sorununu bitirmek ve Suriye'de yaptığına benzer şekilde derinliği 30 ila 40 kilometre arasında olan bir güvenlik kuşağı oluşturmak istiyor. Bu süreçle Kuzey Irak'ta PKK ile Suriye'nin kuzeyinde Halk Savunma Birlikleri (YPG) arasındaki bağı kesmek istiyor.

Türkiye’nin güneyindeki sınır bölgelerinde bulunan tepelerden birinde nöbet tutan Türk askerleri (Milli Savunma Bakanlığı)
Türkiye’nin güneyindeki sınır bölgelerinde bulunan tepelerden birinde nöbet tutan Türk askerleri (Milli Savunma Bakanlığı)

Türk kaynaklara göre Bağdat, terör örgütü olarak sınıflandırdığı ve Irak’ı da tehdit eden PKK tehdidinin su, enerji ve yol konularını da içeren kapsamlı bir çerçevede ortadan kaldırılması için iş birliği yapmaktan çekinmiyor. Ankara ise bunu memnuniyetle karşılıyor.

Türk ve Iraklı heyetler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nisan ayında Irak'a yapması planlanan ziyarette imzalanması beklenen ve tüm bu konuları kapsayan stratejik mutabakat zaptını hazırlamaya çalışıyorlar.



Avn: Müzakerelerin amacı savaşı durdurmak ve İsrail işgaline son vermek

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
TT

Avn: Müzakerelerin amacı savaşı durdurmak ve İsrail işgaline son vermek

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn bugün yaptığı açıklamada, müzakere seçeneğinin savaşın sona erdirilmesi, İsrail işgalinin bitirilmesi ve ülkede istikrarın sağlanması amacı taşıdığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Ulusal Haber Ajansı’ndan (NNA) aktardığına göre Avn, ikili müzakerelerin Lübnan adına Büyükelçi Simon Karam başkanlığındaki bir heyet tarafından yürütüleceğini, bu süreçte hiçbir tarafın Lübnan’ın yerini almayacağını veya ona eşlik etmeyeceğini ifade etti.

Avn, müzakere seçeneğinin hedefinin çatışmaların durdurulması, güneydeki İsrail varlığının sona erdirilmesi ve uluslararası olarak tanınan güney sınırına kadar Lübnan ordusunun konuşlandırılması olduğunu vurguladı.

Avn ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede, Trump’ın Lübnan’ın taleplerine anlayışla yaklaştığını ve ateşkesin sağlanması ile müzakere sürecinin başlatılması için İsrail nezdinde girişimde bulunduğunu söyledi. Avn, bu sürecin ‘mevcut anormal durumu sona erdirerek devlet otoritesinin ve egemenliğinin, özellikle güney başta olmak üzere, ülkenin tamamında yeniden tesis edilmesini’ hedeflediğini dile getirdi.

Avn, ateşkesin korunması ve müzakerelerin başlatılması için temasların süreceğini belirterek, müzakere heyetinin hedeflerine ulaşabilmesi için geniş bir ulusal desteğin gerekli olduğunu ifade etti.

Yaklaşan müzakerelerin diğer süreçlerden bağımsız olacağını kaydeden Avn, Lübnan’ın iki seçenekle karşı karşıya olduğunu söyledi: “Ya savaşın insani, sosyal, ekonomik ve egemenlik açısından ağır sonuçlarıyla devam edilmesi ya da müzakere yoluyla bu savaşa son verilmesi ve kalıcı istikrarın sağlanması.” Avn, tercihinin müzakere olduğunu vurgulayarak, “Lübnan’ı kurtarabileceğimize inanıyorum” dedi.


Ürdünlü İslamcılar uyum sağlama umuduyla isimlerini değiştiriyor

"İslami Hareket Cephesi" Şura Konseyi'nin parti tüzüğüne ve adına ilişkin sunduğu değişiklik önerilerine dair oylamadan bir kare
"İslami Hareket Cephesi" Şura Konseyi'nin parti tüzüğüne ve adına ilişkin sunduğu değişiklik önerilerine dair oylamadan bir kare
TT

Ürdünlü İslamcılar uyum sağlama umuduyla isimlerini değiştiriyor

"İslami Hareket Cephesi" Şura Konseyi'nin parti tüzüğüne ve adına ilişkin sunduğu değişiklik önerilerine dair oylamadan bir kare
"İslami Hareket Cephesi" Şura Konseyi'nin parti tüzüğüne ve adına ilişkin sunduğu değişiklik önerilerine dair oylamadan bir kare

Ürdün’de “İslami Hareket Cephesi” Partisi’nin genel kurulu, 1992 yılında kuruluş ruhsatıyla birlikte alınan tarihî parti adının değiştirilmesine onay verdi. Parti, düzenlenen olağanüstü genel kongrede “Ümmet Partisi” adını benimsedi. Toplantıda ayrıca Şura Meclisi tarafından sunulan tüzük değişiklikleri de görüşülerek oylamaya sunuldu.

Cumartesi günü gerçekleştirilen olağanüstü kongrede parti liderlerinin konuşmaları, Ürdün’de yürürlükte olan siyasi partiler yasası doğrultusunda dini, mezhepsel ve bölgesel çağrışımların kaldırılması gerekliliğine vurgu yaptı.

Toplantı kapsamında parti tüzüğünde “köklü değişiklikler” yapılırken, davet (dini söylem) içerikli birçok ifade metinden çıkarıldı. Ayrıca partinin genel ve özel hedefleri de yeniden düzenlendi. Söz konusu unsurların, partinin geçmişte özellikle parlamento seçimleri dönemlerinde geniş kitlelerin desteğini kazanmasında etkili olduğu ifade ediliyor.

Öte yandan bu durum, geçmiş yıllarda “ihlal” olarak nitelendirilen bu uygulamalara yönelik resmi makamların sessiz kaldığı bir ortamda gerçekleşti.

 


Suriye hükümeti, Haseke vilayetindeki Guvayran ve Alaya hapishanelerini devraldı

Suriye Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Hasan et-Turba yargı faaliyetlerinin yeniden başlatılması ve yeniden düzenlenmesi hazırlıkları kapsamında Haseke’deki Adliye Sarayı personeliyle bir araya geldi (Haseke Basın Müdürlüğü)
Suriye Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Hasan et-Turba yargı faaliyetlerinin yeniden başlatılması ve yeniden düzenlenmesi hazırlıkları kapsamında Haseke’deki Adliye Sarayı personeliyle bir araya geldi (Haseke Basın Müdürlüğü)
TT

Suriye hükümeti, Haseke vilayetindeki Guvayran ve Alaya hapishanelerini devraldı

Suriye Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Hasan et-Turba yargı faaliyetlerinin yeniden başlatılması ve yeniden düzenlenmesi hazırlıkları kapsamında Haseke’deki Adliye Sarayı personeliyle bir araya geldi (Haseke Basın Müdürlüğü)
Suriye Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Hasan et-Turba yargı faaliyetlerinin yeniden başlatılması ve yeniden düzenlenmesi hazırlıkları kapsamında Haseke’deki Adliye Sarayı personeliyle bir araya geldi (Haseke Basın Müdürlüğü)

Suriye hükümeti pazar günü, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki Adalet Sarayı'nı, bir yılı aşkın süren bir aradan sonra devraldı.

Aynı kapsamda, Suriye hükümeti, İçişleri Bakanlığı Cezaevleri İdaresi yetkililerinin de hazır bulunduğu bir törenle Haseke Merkez Hapishanesi ve Guvayran ile Alaya hapishanelerini devraldı.

Cumhurbaşkanlığı Ekibi Sözcüsü Ahmed el-Hilali, Alaya Hapishanesi'nin neredeyse boş olduğunu ve İçişleri Bakanlığı Cezaevleri İdaresi'nin idaresine geçecek şekilde yeniden düzenleneceğini söyledi.

Suriye Adalet Bakanlığı'ndan Cumhuriyet Başsavcısı Hasan et-Tarba başkanlığındaki bir heyet dün, Haseke’ye bir ziyarette bulundu. Haseke Valisi Nureddin Ahmed ile bir toplantı düzenleyerek, Haseke’deki adli dosya ile ilgili çeşitli konuları görüştü.

Cumhurbaşkanlığı Ekibi daha sonra, El-Cezire Bölgesi'ndeki Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ne (KSDÖY) bağlı Sosyal Adalet Konseyi heyeti ile bir araya geldi. Toplantıya El-Cezire Bölgesi Yürütme Konseyi'nin eş başkanları, KSDÖY danışmanı ve Haseke Valisi de katıldı. Toplantıda, 29 Ocak Anlaşması'nın uygulanması kapsamında SDG kurumlarının devlet kurumlarına entegre edilmesine yönelik mekanizmalar ele alındı.

dcfv d
Suriye Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Hasan et-Tarba, Haseke’nin Guvayran semtindeki Merkez Hapishanesi’ni ziyaret ederek, mahkumların durumunu inceledi. Bu ziyaret, mahkumların durumunu takip etmek üzere bir hukuk bürosu kurulması hazırlıkları kapsamında gerçekleştirildi (Haseke Gözlemevi)

Adalet Bakanlığı heyeti, Cumhurbaşkanlığı Ekibi, Haseke İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Mervan el-Ali ve Özerk Yönetim Adalet ve Islah Bürosu yetkilileriyle birlikte, şehirdeki Guvayran Merkez Hapishanesi’ni ve Alaya Hapishanesi’ni ziyaret ederek hapishane yönetiminin durumunu yerinde inceledi.

Haseke’nin güney girişinde, Guvayran semtinde bulunan ve Merkez Hapishanesi olarak da bilinen Guvayran Hapishanesi, KSDÖY’e bağlı en büyük hapishanelerden biri ve aralarında saha komutanlarının da bulunduğu binlerce DEAŞ üyesini barındırıyor. Bu durum hapishaneyi önceki yıllarda bir güvenlik gerilimi odağı haline getirdi. Zira 2022 yılında, orada tutulan mahkumları kaçırmak amacıyla günlerce süren geniş çaplı bir saldırı yaşanmıştı.

Alaya Hapishanesi, Kamışlı şehrinin kenar mahallelerinden biri olan Alaya semtinde yer alıyor. Bu hapishane, KSDÖY tarafından DEAŞ üyelerinin yanı sıra ciddi güvenlik ve ceza davalarıyla suçlanan kişilerin tutulduğu bir yerdi. Son birkaç ayda, Suriye hükümetine devredilmesine hazırlık amacıyla hapishanedeki mahkumların çoğu tahliye edildi.

Adalet Bakanlığı heyeti, hapishanelerin yönetim mekanizmalarını inceledi ve Suriye hükümetinin Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki bölgelerde bulunan hapishanelerin yönetimini devralması sürecinde, bu hapishanelerin Adalet Bakanlığı'na bağlı mahkemelere ve ardından da il valiliklerine bağlanacak olması nedeniyle, işleyişi düzenlemek üzere yeni bir mekanizma oluşturulması konusunda anlaşmaya varıldı.

cd
Cumhurbaşkanlığı Ekibi Sözcüsü Ahmed el-Hilali, Adalet Bakanlığı heyetiyle birlikte (Haseke Basın Bürosu)

Cumhuriyet Başsavcısı Hasan et-Tarba bir basın toplantısında, diğer illerde kurulan hukuk bürolarına benzer şekilde, Adalet Bakanlığı Savcılığına bağlı bir cezaevi hukuk bürosu kurulduğunu açıklarken bu büronun görevlerinin mahkumların durumlarını takip etmek ve hukuki işlemlerin sorunsuz bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzerine odaklanacağını belirtti.

Cumhuriyet Başsavcısı Tarba, açıklamasının öncesinde Adalet Bakanlığı kadrosuyla yaptığı toplantının ardından, yargı çalışmalarının önündeki en önemli zorluklar, sorunlar ve engellerin yanı sıra davaların incelenme mekanizması ve mahkemelerin işleyişi hakkında bilgi aldı. Tarba, toplantı sırasında, Haseke Adalet Bakanlığı'ndaki mahkemelerin, eyaletteki Adalet Sarayı binasının onarım ve bakım çalışmalarının tamamlanmasının ardından yakında vatandaşların davalarını incelemek üzere faaliyete geçeceğini vurguladı.

Beşşar Esed rejiminin devrilmesinden sonra, Haseke’deki adliye daireleri, resmi devlet kurumları ve daireleriyle birlikte faaliyetlerini durdurmuştu.

Adli işlemler ve mahkemeler, Haseke vilayeti sakinlerini ilgilendiren bazı usul davalarına ilişkin hizmetlerin kolaylaştırılması amacıyla, Deyrizor adliye dairesinde nöbetçi sistemiyle sınırlı olarak yürütülmüştü. Başkanlık Ekibi Sözcüsü Ahmed el-Hilali, bir basın açıklamasında, Haseke’de birleşme sürecinde yaşanan gelişmelerin, birleşme sürecinin ilerleyişi açısından ‘önemli ve olumlu işaretler’ olduğunu belirtti.

scs
YPG güçlerine bağlı askerler, Guvayran hapishanesine giden yolları güvenli hale getirmek için zırhlı askeri araçlarla konuşlanıyor (AP)

Başka bir gelişmede, cumartesi gecesi Haseke’nin Kamışlı girişindeki Zuri kavşağında Kürt bayrağına ateş açılarak düzenlenen saldırı üzerine, sosyal medyada kışkırtma kampanyası sürerken, birkaç saat süren bir güvenlik gerginliği yaşandı. Olay kontrol altına alındı ve ateş açan kişi gözaltına alındı.

Haseke'deki Kürt kaynaklara göre eski rejime bağlı Ulusal Savunma unsurlarından bazı kişiler bölgede istikrar istemiyor ve kışkırtıcı davranışlarda bulunuyor.

Kaynaklar, hükümetin güvenlik güçleri ile KSDÖY’e bağlı Asayiş Gücü üyeleri arasında güvenlik sağlanması konusunda iş birliği olduğunu belirtti. Sosyal medyada yaşanan şiddetli kutuplaşmanın ardından ateş açan kişi gözaltına alındı ve durum kontrol altına alındı.