Hizbullah, ‘mali ve siyasi krizine’ ilişkin tahminler arasında füze ve roket satın almak için bağış kampanyası başlattı

Hizbullah’a ait roketatarlar, geçen yıl Lübnan'ın güneyindeki bir askeri tatbikat sırasında sergilendi. (arşiv - Şarku’l Avsat)
Hizbullah’a ait roketatarlar, geçen yıl Lübnan'ın güneyindeki bir askeri tatbikat sırasında sergilendi. (arşiv - Şarku’l Avsat)
TT

Hizbullah, ‘mali ve siyasi krizine’ ilişkin tahminler arasında füze ve roket satın almak için bağış kampanyası başlattı

Hizbullah’a ait roketatarlar, geçen yıl Lübnan'ın güneyindeki bir askeri tatbikat sırasında sergilendi. (arşiv - Şarku’l Avsat)
Hizbullah’a ait roketatarlar, geçen yıl Lübnan'ın güneyindeki bir askeri tatbikat sırasında sergilendi. (arşiv - Şarku’l Avsat)

Hizbullah, 8 Ekim'de Lübnan'ın güneyinde başlattığı ‘Gazze'ye destek’ savaşına sadece silahlı grup ve örgütleri dahil etmekle kalmadı, başlattığı bir medya kampanyasıyla sivilleri de savaşa dahil etme aşamasına geldi. Hizbullah söz konusu kampanyayla, vatandaşları savaşa katılmaya ve savaşı sürdürmek için füze ve araç satın almak üzere bağış yapmaya çağırdı.

Kampanya, insanları İsrail'e karşı savaşın bir parçası olmaya çağırırken, Hizbullah’a bağlı bir aktivist de sosyal medya üzerinden “En güzel şey, direnişin insansız hava aracı (İHA) yapımına katkı sağlamak için kapıyı açmış olması. Bir İHA projesine katkıda bulunabilirsiniz” paylaşımında bulundu. Kampanyanın tanıtım afişinin üzerinde Hizbullah'ın resmi bir organı olan ‘Direniş Destek Kurumu’ ibaresi ve bağışçıların arayabileceği telefon numaraları yer alıyor.

Kampanyaya ilişkin yorumlar ise farklılık gösterdi. Bazıları bunu ‘denklemleri değiştirebilecek ve İsrail'i silebilecek bir askeri güce sahip olduğunu iddia edenlerin zayıflığının bir ifadesi’ olarak değerlendirirken, diğerleri ise bunu ‘Şii çevrenin desteğini test etmek için bir seferberlik kampanyası’ olarak okudu. Kampanyanın, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin ‘Güney Lübnan'ın ve bu savaş sırasında İsrail tarafından yıkılanların yeniden inşasına katkıda bulunmak üzere’ Dünya Bankası ve dost ve kardeş ülkelerle iletişim kanalları açtığını duyurduğu döneme denk gelmesi dikkat çekti. Eski milletvekili Faris Said, ‘Hizbullah'ın istediği ile Nebih Berri'nin istediği arasındaki bu ikiliği’ sorgulayarak, ‘bu ikiliğin çok rahatsız edici olduğunu, çünkü bir tarafta güneyi yeniden inşa etmek için dünyaya yalvaran birinin, diğer tarafta ise savaşı sürdürmek ve yıkıma devam etmek için bağış isteyen birinin olduğunu’ vurguladı.

Said, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Hizbullah'ın “İran'ın Güney Lübnan'daki savaşı finanse etmeme kararı aldığını belirterek dolaylı olarak derin bir mali ve siyasi kriz içinde olduğunu ifade ettiğini” söyledi.

Güç mü zayıflık mı?

Hizbullah'ın seçtiği çatışma, başta İsrail'in Gazze Şeridi'ni işgal etmesini engellemek ve Hamas'ın kapasitesini zayıflatmaktan vazgeçirmek olmak üzere belirlediği hedeflerin hiçbirine ulaşamadı. Tek kazanç, kuzeydeki İsraillilerin Lübnan sınırına bitişik yerleşim yerlerinden sürülmesi olurken, bu savaş Güney Lübnan'da 40'tan fazla kasabada büyük yıkıma neden oldu. Savaş sonucu bölge sakinleri yerinden edildi ve yaklaşık 500 Lübnanlı sivil ve Hizbullah militanı öldü.

Bağış kampanyasının, ‘güney halkı için bunun Hizbullah'ın gücünün mü yoksa zayıflığının mı bir işareti olduğu konusunda büyük sorular doğurduğunu’ ifade eden Said, “Bu büyüklükte bir savaş veren, uluslararası iradeye meydan okuyan, denklemleri değiştirebileceğini ve İsrail'i ortadan kaldırabileceğini iddia eden birinin savaşını sürdürebilmek için güney halkından bağış dilenmesi mümkün mü?” diye sordu. Said, güney halkının, kendilerini koruma sözü veren Hizbullah'ın tüm söylemlerini yeniden gözden geçirip, kendilerine ‘Silahlanma için ödediğimiz para, güneyde inşa ettiğimiz evlerimizin yıkılmasına neden olacak mı?’ sorusunu sormaları gerektiğine dikkat çekti.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah Şubat 2022'de yaptığı bir konuşmada, Hizbullah'ın ‘Lübnan'da İHA üretmeye başladığını ve elindeki binlerce füzeyi hassas füzelere dönüştürme kabiliyetine sahip olduğunu’ açıklamış ve “İHA satın almak isteyen herkes bize başvurabilir” demişti.

Medya seferberliği

Hizbullah'a yakın bir isim olan siyasi yazar ve araştırmacı Kasım Kasir Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, kampanyanın ‘halkı savaş çabalarına dahil etmek için yapılan medya seferberliğinin bir parçası’ olduğunu söyledi. ‘Hizbullah'ın kabiliyetlerinde bir azalma ya da yardıma ihtiyaç duyması yahut İran'ın bu çatışmada Hizbullah’a verdiği desteğin azalması’ ihtimallerini dışlayan Kasir, “Bu, vatandaşlara çatışmaya dahil olduklarını, Hizbullah’ın seçimlerini desteklediklerini bildirme ve bu aşamada Hizbullah’a olan halk desteğini kanıtlama girişimi olabilir” ifadesini kullandı.



Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.


Süveyda’da el bombası patladı: 1 ölü, 2 yaralı

Geçen temmuz ayında Süveyda’daki çatışmalar nedeniyle yükselen duman (Arşiv – DPA)
Geçen temmuz ayında Süveyda’daki çatışmalar nedeniyle yükselen duman (Arşiv – DPA)
TT

Süveyda’da el bombası patladı: 1 ölü, 2 yaralı

Geçen temmuz ayında Süveyda’daki çatışmalar nedeniyle yükselen duman (Arşiv – DPA)
Geçen temmuz ayında Süveyda’daki çatışmalar nedeniyle yükselen duman (Arşiv – DPA)

Şarku’l Avsat Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye'den aktardığı habere göre bugün (Çarşamba) Süveyda kentinde meydana gelen el bombası patlamasında bir kişi hayatını kaybetti, iki kişi yaralandı.


Sinvar'a yakınlığı bulunan ve serbest bırakılan bir mahkum, Gazze'deki Hamas içinde bir isyana öncülük ediyor ve bu durum bazı Hamas liderlerini öfkelendiriyor

Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan Kassam Tugayları üyeleri (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan Kassam Tugayları üyeleri (Arşiv- Reuters)
TT

Sinvar'a yakınlığı bulunan ve serbest bırakılan bir mahkum, Gazze'deki Hamas içinde bir isyana öncülük ediyor ve bu durum bazı Hamas liderlerini öfkelendiriyor

Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan Kassam Tugayları üyeleri (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan Kassam Tugayları üyeleri (Arşiv- Reuters)

Gazze Şeridi'ndeki Hamas hareketi, iki yıl süren İsrail savaşı sırasında liderlerinin suikastlara kurban gitmesinin ardından bir dizi liderlik değişikliği yaşıyor. Bu durum, hareketin eski lideri olan ve Ekim 2024'te Refah'ta İsrail güçleriyle çıkan çatışmalarda beklenmedik bir şekilde öldürülen Yahya Sinvar'a yakın kişilerin daha fazla öne çıkmasına neden oldu.

Şarku’l Avsat'a konuşan Hamas kaynaklarına göre, serbest bırakılan mahkum Ali el-Amudi, siyasi büro üyesi ve savaş öncesinde hareketin medya departmanından sorumlu olan serbest bırakılan mahkum Ali el-Amudi, kendisi ve Sinvar'a yakın bir dizi kişinin Gazze Şeridi'ndeki hareketi yönetmekle görevlendirilmesinin ardından, Gazze Şeridi'ndeki siyasi bürosunun başına geçti. Bu kişilerin çoğu, Şeridin güneyindeki Han Yunus'ta yaşıyor.

Hamas lideri Yahya Sinvar ve İsmail Haniye'in 2017'de Gazze'de çekilmiş fotoğrafı (Arşiv- Reuters)Hamas lideri Yahya Sinvar ve İsmail Haniye'in 2017'de Gazze'de çekilmiş fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

2011 Gilad Şalit esir takasıyla serbest bırakılan eski bir mahkum olan el-Amudi, Gazze Şeridi yönetiminin merkez figürü haline geldi. İsrail hapishanelerinde kaldıkları süre boyunca ve serbest bırakıldıktan sonra Sinvar'a çok yakındı ve sık sık toplantılarına ve diğer etkinliklerine eşlik etti.

Bazı kaynaklar, Gazze Şeridi'nde siyasi büro için gerçek bir seçim yapılmadığını, bunun yerine sürecin atama, onaylama ve istişare yoluyla yürütüldüğünü söylüyor.

Bazı kaynaklar operasyonun “iç yönetmelikleri ihlal ederek” gerçekleştirildiğini söylerken, diğerleri amacın “iç eksiklikleri gidermek” olduğunu ve “seçilenlerin hepsinin Tevfik Ebu Naim, Salah Ebu Şarik ve diğerleri gibi Sinvar'a yakın kişiler olduğunu” açıkladı.

Kaynaklar, el-Amudi'nin şu anda Gazze'deki Hamas içinde “devrim” olarak nitelendirilebilecek bir harekete öncülük ettiğini söylüyor. Özellikle İsrail saldırılarında yaralanan ilçe idari organlarının başındaki bazı yerel liderleri görevden aldı ve yerlerine atamalar yaptı. Savaş sırasında sorumluluklarının bir kısmından vazgeçen diğer kişiler için de aynı şeyi yaptı. Suikasta uğrayan, başka nedenlerle görevden alınan veya farklı görevlere atanan eski liderlerin yerine geçecek kişileri aramaya devam ediyor.

Bazı kaynaklara göre, bu adımlar Gazze Şeridi içindeki yerel Hamas liderlerinin yanı sıra yurtdışındaki liderler arasında da öfkeye yol açtı. Şeridin dışındaki siyasi büro üyelerinden bazıları yerel liderlere, "Olanlar kabul edilemez ve iç hukuka aykırıdır; önümüzdeki günlerde hareketin liderinin seçilmesini beklemeliyiz ki, bir yıl sonra yapılacak genel seçimlere kadar bazı bölgelerin liderliğindeki boşlukların geçici olarak doldurulması konusunda bir anlaşmaya varılabilsin" şeklinde bilgi verdi.

İzzeddin el-Haddad (Fotoğraf el-Kassam tarafından yayınlandı)İzzeddin el-Haddad (Fotoğraf el-Kassam tarafından yayınlandı)

Kaynaklar, Gazze Şeridi'ndeki Hamas içinde siyasi düzeyde hüküm süren "kaosun" aksine, askeri kanadında istikrarlı bir durumun söz konusu olduğunu ve yeniden yapılanmanın sorunsuz ve sistematik bir şekilde devam ettiğini belirtiyor. İzzeddin Kassam Tugayları'nın yeni Genelkurmay Başkanı İzzeddin Haddad'ın savaş sırasında suikasta kurban giden veya öldürülenlerin yerine yeni atamalar yapmak üzere bir dizi toplantı düzenlediğini ve çeşitli kararlar aldığını ifade ediyorlar. Ayrıca, tüm taraflarla sürekli iletişim kurarak siyasi düzeydeki farklılıkların veya anlaşmazlıkların üstesinden gelmeye ve böylece her düzeyde istikrarı sağlamaya çalışıyor.

Kaynaklara göre Haddad, bazı bölgelerdeki tugay komutanları da dahil olmak üzere çeşitli liderlik pozisyonlarındaki boşlukları doldurmak için çalışırken, asıl komutanlarının suikast sonucu öldürülmesinin ardından bu tugayları yönetmek üzere atanmış diğer kişileri de görevde tutuyor.

Savaş sırasında İsrail, Gazze Şeridi'ndeki (Kuzey, Merkez, Han Yunus ve Refah) tugay komutanlarının çoğunu, İzzeddin Haddad'ın komuta ettiği Gazze Şehri Tugayı hariç, suikast sonucu öldürdü. Yerine Muhanned Receb atandı.

Savaş sırasında İsrail, Gazze Şeridi'ndeki (Kuzey, Merkez, Han Yunus ve Refah) tugay komutanlarının çoğunu suikastla öldürdü. Bunun istisnası, Muhannad Receb'ın yerine geçen İzzeddin el-Haddad'ın komutasındaki “Gazze Şehri Tugayı”ydı.

Gazze'deki Hamas savaşçıları (Arşiv-Reuters)Gazze'deki Hamas savaşçıları (Arşiv-Reuters)

Çeşitli kanatları ve kademeleriyle Hamas, İsrail'in çeşitli kaynaklarını hedef alması sonucu mali krizden muzdarip olmuş durumda. Bununla birlikte, savaş sırasında veya sonrasında, farklı oranlarda ve zamanlarda da olsa, maaş ve ödenekleri tamamen kesmedi.

Gerçekte Hamas, 7 Ekim 2023 saldırısının ardından, 1987'deki kuruluşundan bu yana eşi benzeri görülmemiş son derece karmaşık bir dönemle karşı karşıya. Hareketin gözlemcilerine göre, Gazze Şeridi'ne sınır komşusu İsrail tesislerine ve kasabalarına yönelik saldırılarla başlayan bu saldırı, İsrail'i uzun süreli bir savaşa sürükledi.

Yazar ve siyasi analist Mustafa İbrahim, hareketin “askeri yenilginin, örgütsel tükenmişliğin, siyasi karmaşanın ve geleceği ile rolü hakkındaki varoluşsal kaygının iç içe geçtiği bir aşamaya girdiği” değerlendirmesinde bulunuyor.

İbrahim, İsrail savaşının, Hamas'ın siyasi büro üyelerinin ve Gazze Şeridi'ni yıllarca yöneten idari komitelerin başkanlarının çoğunu kaybetmesinin ardından, liderlik ve karar alma yapısını vurduğunu açıkladı. Bu durum, doldurulması kolay olmayan derin bir liderlik boşluğu yarattı ve hareket içinde geleceği ve bir sonraki aşama hakkında anlaşmazlıkları ortaya çıkardı: Bu bir yönetim aşaması mı, örgütsel hayatta kalma aşaması mı yoksa sadece uzun süreli bir krizi yönetme aşaması mı olacak?

Hamas'tan birkaç kaynak Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: "İşlerin iyi ve sorunsuz gittiğini söylemek mümkün değil. Birçok zorluk var ve yaşananlar, hiçbir şey bırakmayan ve hareketin liderlerinin çoğunun suikastına neden olan yıkıcı bir savaşın ışığında normal. Geniş bir liderliğe ve Filistin içinde ve dışında geniş bir halk tabanına sahip bir hareket için liderlik boşluğu normaldir ve bir yıl sonra kapsamlı seçimler yapılana kadar mevcut farklılıklar da normaldir."