Filistin'deki yardım kamyonlarına sigara kaçakçıları musallat oldu

İsrailli yetkililer, yardım kamyonlarındaki tüm paketlerin tek tek incelenmesinin imkansız olduğunu belirtti (Reuters)
İsrailli yetkililer, yardım kamyonlarındaki tüm paketlerin tek tek incelenmesinin imkansız olduğunu belirtti (Reuters)
TT

Filistin'deki yardım kamyonlarına sigara kaçakçıları musallat oldu

İsrailli yetkililer, yardım kamyonlarındaki tüm paketlerin tek tek incelenmesinin imkansız olduğunu belirtti (Reuters)
İsrailli yetkililer, yardım kamyonlarındaki tüm paketlerin tek tek incelenmesinin imkansız olduğunu belirtti (Reuters)

Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), Filistin'deki yardım kamyonlarına sigara kaçakçılarının musallat olduğunu yazdı. 

Haberde, sigara kaçakçılarının Birleşmiş Milletler'e (BM) ait yardım kamyonları ve depolarını hedef aldığı belirtildi. 

Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısıyla başlayan savaşın ardından İsrail'in Gazze'ye ithalatı temel ürünlerle sınırlamasıyla sigara fiyatlarında yükseliş yaşandığı aktarıldı. 

Bunun ardından sigaraların genellikle Mısır sınırındaki Refah üzerinden Gazze'ye sokulduğu ifade edildi. 

Ancak İsrail ordusunun mayısta şehirde başlattığı kara harekatında sınırı ele geçirdiği, kaçakçıların da bu sefer BM'ye ait yardım kamyonları aracılığıyla sigaraları Gazze'ye soktuğu belirtildi.  

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen bir BM çalışanı, "Bu durum yaptığımız her şeyi baltalıyor" dedi. 

Diğer bir BM yetkilisi de Gazze'de kendilerine ait bir depoya silahlı üç kişinin geldiğini ve yardım paketlerini götürmek istediğini söyledi. Salı günü yaşanan olayda, BM logolu yardım kutularının içinden kaçak sigaralar çıktığı aktarıldı. 

Yetkili, "Sigaralar Gazze'de yeni altın gibi oldu" dedi.

İsrailli yetkililer de yardım kamyonlarını kullanan bazı şoförlerin Gazze'ye kaçak sigara sokarken yakalandığını savundu. 

Kaçakçılık operasyonlarına dair bilgi sahibi olan ve kimliğinin paylaşılmasını istemeyen bir Filistinli, sigaraların içi boşaltılmış karpuzlara bile saklandığını söyledi.

Gazze savaşında Filistinlilere yardım ulaştırılması özellikle son dönemde iyice güçleşti. BM'nin rakamlarına göre mayısta bölgeye 1656 yardım kamyonu girerken, bu sayı haziranın ilk iki haftasında 460 oldu. 

Fakat sigara kaçakçılarının yanı sıra yardımların etkili şekilde dağıtılmasını engelleyen başka unsurlar da var. 

Yardım kuruluşları, İsrail'in kamyon girişlerine sınırlama getirdiğini ve bölgede asayişi sağlamadığını savunurken, yollardaki hasarların dağıtım çalışmalarını engellediğini iddia ediyor.

Tel Aviv yönetimiyse Gazze'ye götürülecek yardım miktarına sınır koymadığını, konvoyların kullandığı yolların tamir edildiğini fakat BM ve diğer yardım gruplarının kapasitelerini yeterince artırmadığını ileri sürüyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Uluslararası Kurtarma Komitesi



Irak, roketleri fırlatanların peşinde

Habbaniye üssüne düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden askerin yakınları, cenaze töreni sırasında Irak bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
Habbaniye üssüne düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden askerin yakınları, cenaze töreni sırasında Irak bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
TT

Irak, roketleri fırlatanların peşinde

Habbaniye üssüne düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden askerin yakınları, cenaze töreni sırasında Irak bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
Habbaniye üssüne düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden askerin yakınları, cenaze töreni sırasında Irak bayrağını dalgalandırıyor (AFP)

Irak güvenlik kaynakları dün, diplomatik ve güvenlik noktalarını hedef alan füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ilişkin soruşturmalarda kaydedilen ilerlemeyi açıkladı. Haklarında yakalama emri çıkarılan silahlı grupların üyelerinin tutuklanmasının ardından failler hakkında bilgi edinildiğini vurguladı.

Kaynaklar, Suriye'deki bir ABD üssünü ve Bağdat'taki ABD büyükelçiliğini hedef alan saldırılara karışmakla suçlanan bir grubun tutuklandığını belirtti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a "füze ​​ve İHA’larla saldırı düzenlemekle bağlantılı olarak kanunu ihlal ettiklerine dair bilgi edinilen diğer kişiler hakkında da yakalama emri çıkarılmasının muhtemel olduğunu" belirtti. Bu bilgi, Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faık Zeydan'ın, bazı grupların ve resmi olmayan oluşumların askeri kararlar alma konusunda tek taraflı hareket etmelerinin "ciddi sonuçlar" doğuracağı uyarısının ardından geldi. Zeydan, bu eylemleri anayasanın açık bir ihlali ve ülkeyi uluslararası izolasyon ve yaptırım riskine maruz bırakan bir durum olarak değerlendirmişti.

Yetkililer, bu devam eden saldırıların Irak'ın dış ilişkileri üzerindeki olumsuz etkileri ve ülkenin daha fazla uluslararası baskıyla karşılaşma olasılığı konusunda uyarılarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Abdüllatif Cemal Raşid, ülkenin savaşa karşı olduğunu yineleyerek, bölgedeki tırmanan çatışmadan duyduğu derin endişeyi dile getirdi. İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, savaşın devam etmesinin bölgedeki hiçbir ülkenin çıkarına hizmet etmediğini ve Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini vurguladı.


İsrail, Güney Lübnan'daki savaş için "büyük planlardan" bahsediyor

İsrail Genelkurmay Başkanı ve Kuzey Komutanlığı komutanı, Güney Lübnan'daki askerleri denetlerken (İsrail Ordusu)
İsrail Genelkurmay Başkanı ve Kuzey Komutanlığı komutanı, Güney Lübnan'daki askerleri denetlerken (İsrail Ordusu)
TT

İsrail, Güney Lübnan'daki savaş için "büyük planlardan" bahsediyor

İsrail Genelkurmay Başkanı ve Kuzey Komutanlığı komutanı, Güney Lübnan'daki askerleri denetlerken (İsrail Ordusu)
İsrail Genelkurmay Başkanı ve Kuzey Komutanlığı komutanı, Güney Lübnan'daki askerleri denetlerken (İsrail Ordusu)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir dün, güney Lübnan'daki askerleri ziyaretinde, ordusunun bu bölgedeki mücadelesi için "büyük planları" olduğunu belirterek şunları söyledi: "Mücadeleye devam etmek için hâlâ büyük planlarımız var ve kuzeydeki kasabalarımız size güveniyor. Kuzeydeki kasabalara yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla taarruza ve profesyonel çalışmaya devam edin."

Bu ziyaret, İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik saldırısının ortasında gerçekleşti. İsrail, Nakura'daki kıyı şeridi boyunca 10 kilometreye kadar ilerleyerek, kıyıdan doğuya iç kesimlere doğru kıyı şeridini dolanmayı ve Sur şehrine bakan tepeleri kontrol etmeyi amaçlıyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail güçleri, aynı anda Hizbullah'ın sınır bölgesine olan ikmal hatlarını kesmek amacıyla stratejik öneme sahip Huceyr Vadisi'nin derinlerine doğru ilerledi.

Bu arada Hizbullah, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Beyrut semalarında bir İsrail savaş uçağına karadan havaya füze fırlattığını duyurdu.


Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
TT

Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)

Irak Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı resmi açıklamada, hükümetin Körfez ülkeleri ve Ürdün'e yönelik her türlü saldırganlığı veya hedef almayı kesin bir dille reddettiğini teyit ederek, bölgenin istikrarının herkesin ortak çıkarı olduğunu vurguladı.

Bakanlık, Irak'ın Arap devletleriyle karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler kurma ve denge politikasına olan bağlılığını yinelediğini belirterek, bu ülkelerin güvenliğinin Irak'ın kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Güvenlik sorunlarına yönelik önlemler alındığını ve Irak topraklarından kaynaklanan herhangi bir hedef alma hakkında bilgi alıp hızlı bir şekilde müdahale etmek için hazırlıkların yapıldığını ifade etti.

Körfez ülkeleri ve Ürdün, İran'a bağlı Iraklı grupların saldırılarını kınadı.

Irak ve Ürdün ayrıca savaşın sonuçları konusunda uyararak, çatışmaların durdurulması, koordinasyonun güçlendirilmesi, uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün garanti altına alınması, bölgesel ve uluslararası istikrarın korunması ve bölge üzerindeki ekonomik ve güvenlik etkilerinin azaltılması gerektiğinin altını çizdi.