İsrail, Hizbullah'a karşı tüm gücünü kullanmakla, İran’ı ise yıkım ile tehdit etti

İsrail, Tahran'ın, Lübnan'a tam ölçekli bir askeri saldırı düzenlenmesi halinde bir "yıkım savaşına" girişileceği tehdidine yukarıdaki yanıtı verdi

Hizbullah, Ekim 2023'teki Gazze savaşından bu yana İsrail ile karşılıklı atışlarda bulunuyor  (AFP)
Hizbullah, Ekim 2023'teki Gazze savaşından bu yana İsrail ile karşılıklı atışlarda bulunuyor (AFP)
TT

İsrail, Hizbullah'a karşı tüm gücünü kullanmakla, İran’ı ise yıkım ile tehdit etti

Hizbullah, Ekim 2023'teki Gazze savaşından bu yana İsrail ile karşılıklı atışlarda bulunuyor  (AFP)
Hizbullah, Ekim 2023'teki Gazze savaşından bu yana İsrail ile karşılıklı atışlarda bulunuyor (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz Cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran'ın, Tel Aviv'in Lübnan'da tam ölçekli bir askeri saldırıya girişmesi durumunda "yıkım savaşı" başlatılacağına ilişkin mesajının Tahran’ı yıkıma uğramaya değer kıldığını söyledi.

Katz, "X" platformunda yaptığı paylaşımda, “Yıkım ile tehdit eden bir rejim, yıkımı hak eder" diye ekledi. Ayrıca İsrail'in, Lübnan'dan İbrani devlete atışlarda bulunmayı bırakıp sınırdan uzaklaşmaması halinde, İran'ın müttefiki Hizbullah örgütüne karşı tüm gücünü kullanacağı tehdidinde de bulundu.

İran'ın BM Misyonu cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'a "tam ölçekli bir askeri saldırıya" girişmesi halinde "yıkıcı bir savaşın çıkacağını" söyledi.

Misyon, "X" platformundaki bir gönderi aracılığıyla, bu durumda " direniş ekseninin tüm cephelerinin tam katılımı da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu" ekledi.

Hizbullah, Ekim 2023'teki Gazze savaşından bu yana İsrail ile karşılıklı atışlarda bulunuyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant geçen hafta krizin çözümü için diplomatik yolu tercih ettiklerini açıklamışlardı.

Katz, İsrail güvenlik kabinesinin bir üyesi olmasına rağmen, savaş politikası büyük ölçüde Netanyahu ile Gazze ve Lübnan'daki durumla ilgili görüşmelerde bulunmak üzere geçen hafta Washington'u ziyaret eden Gallant’ın dahil olduğu küçük bir bakanlar çevresi tarafından yönlendiriliyor.

Şarku’l Avsat Fransız haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre gerilimin başlangıcından bu yana Lübnan'da en az 93 sivil ve 313 Hizbullah savaşçısı dahil 480 kişi öldürüldü. İsrail tarafı ise 15 asker ve 11 sivilin öldürüldüğünü duyurdu.

İran, Yemenli Husiler ve Lübnan Hizbullah'ının yanı sıra Hamas ve İslami Cihat hareketleri de dahil olmak üzere Filistinli örgütleri ve Iraklı milis grupları içeren ve "direniş ekseni" olarak bilinen bir eksene liderlik ediyor. İsrail ile Hamas arasında Gazze'deki savaşın başlamasından bu yana bu örgüt ve gruplar bölgenin çeşitli yerlerinde saldırılarını artırdılar. Savaşın Ortadoğu'nun diğer bölgelerini istikrarsızlaştıracağı yönündeki korkuları büyüttüler.

Yemen'in başkentini ve en kalabalık bölgelerinin çoğunu kontrol eden Husiler, Filistinliler ile dayanışma amacıyla Kasım 2023'ten bu yana Kızıldeniz bölgesinde uluslararası nakliye trafiğini drone ve füzeler ile hedef alarak onlarca saldırı düzenledi.

Saldırılar gemi sahibi şirketleri Süveyş Kanalı rotasını değiştirmeye zorladığı için küresel ticareti sekteye uğrattı. Bu da ABD ve İngiltere'yi bu saldırılara yanıt olarak geçen şubat ayından bu yana misilleme saldırılar başlatmaya sevk etti.

İran, Husileri desteklerken, onları silahlandırdığını defalarca reddetti. ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'ne göre İran, bölgedeki en fazla balistik füzeye sahip ülke ve aynı zamanda önemli bir insansız hava aracı üreticisi konumunda.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.