Babu’l Heva yeniden faaliyete geçti… Suriye'nin kuzeybatısında ‘ihtiyatlı sükûnet’ hâkim

Halep'in kuzey kırsalında güvenlik alarmı devam ediyor ve iletişim kesilmiş durumda

Suriye-Türkiye sınırındaki Babu’l Heva Sınır Kapısı, Şubat 2023 (AFP)
Suriye-Türkiye sınırındaki Babu’l Heva Sınır Kapısı, Şubat 2023 (AFP)
TT

Babu’l Heva yeniden faaliyete geçti… Suriye'nin kuzeybatısında ‘ihtiyatlı sükûnet’ hâkim

Suriye-Türkiye sınırındaki Babu’l Heva Sınır Kapısı, Şubat 2023 (AFP)
Suriye-Türkiye sınırındaki Babu’l Heva Sınır Kapısı, Şubat 2023 (AFP)

Suriye ile Türkiye arasındaki Babu’l Heva Sınır Kapısı, Halep ve İdlib kırsalındaki protestolar ve Türk güçleriyle yaşanan çatışmaların ardından bir buçuk gün kapalı kaldıktan sonra bu sabah yeniden açıldı. Bu arada Halep'in kuzey kırsalında, özellikle de geçtiğimiz pazartesi günü protestocularla Türk güçleri arasında en yoğun çatışmalara sahne olan Afrin'de güvenlik alarmı ve iletişim kesintileri ikinci gün üst üste devam etti.

Halep'in kuzey kırsalındaki şehirlerde ve İdlib'in bazı bölgelerinde düzenlenen gösteriler, Türkiye'nin Kayseri ilinde Suriyeli mültecilere ve mülklerine yapılan saldırı nedeniyle tetikledi. Nakliye kamyonlarının yakılması, Türk bayraklarının yırtılması ve Türk ordu güçleriyle taşlı ve mermili çatışmaları içeren tepkiler, Afrin'de yedi kişinin ölümüne ve bölge genelinde onlarca kişinin yaralanmasına neden oldu.

cdfvgbrh
Halep'in kuzey kırsalında  vurularak öldürülen yedi kişinin cenaze töreninden (Şarku’l Avsat)

Türk hükümetinin dün (salı) ırkçı çağrıları engellemek ve mültecilere yönelik saldırıdan sorumlu sabotajcı ve kışkırtıcıları tutuklamak için önlemler aldığını açıklamasının ardından kuzeybatı Suriye'nin çoğu bölgesinde sükûnet hâkim oldu. Ancak Afrin'de Türk güçleri tarafından vurularak öldürülenlerin cenazeleri, slogan atmak ve öfkeyi ifade etmek için yeni bir fırsat doğurdu.

Afrin kenti ağırlıklı olarak Kürtlerden oluşuyor ve Mart 2011'de Suriye krizinin başlamasından bu yana birçok Suriye kentini ve kırsal bölgeyi etkileyen demografik değişimlerden etkilenmiş durumda.

fvgbrhtnyju
Afrin'deki protestolarda ölenlerin cenazeleri defnedildi. (Şarku’l Avsat)

Şarku’l Avsat, onlarca insanın toplandığı, Suriyeli muhaliflerin bayraklarını salladığı ve 2018'den bu yana bölgeyi yöneten Türk güçlerinin gitmesi için sloganların atıldığı cenaze törenlerini ziyaret etti.

Güvenlik nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen bir aktivist, protestocuların taleplerinin yeni olmadığını belirterek, söz konusu protestoları, Türkiye'nin bölge üzerindeki vesayetinin reddi olarak tanımladı.

Aktivist, “Bağımsız karar alma mekanizmalarını kaybeden gruplarımızın ve hükümetlerimizin vesayetini reddetmek için ortaya çıktık. Amacımız karar mekanizmasını geri almaktır” ifadelerini kullandı.

Cenaze törenine katılanlar, Suriyeli mültecilere yönelik saldırının, temel talepleri ‘Suriye muhalefetinin bağımsız karar alması’ olan protestolar için sadece bir ‘kıvılcım’ olduğunu vurguladı.

Birkaç gün önce Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, rejim bölgeleri ile Halep'in kuzey kırsalı arasında ticari bir geçişin açılmasıyla eş zamanlı olarak Devlet Başkanı Beşşar Esed ile ilişkileri yeniden kurma niyetini açıkladı.

xscdvfgbh
Geçtiğimiz pazartesi günü Suriye'nin kuzeyindeki Halep kırsalında yer alan Ebin Seman'da Türk ordusuna ait bir gözlem noktasının yakınındaki Suriyeli protestocular (AFP)

Aktivist, davalarının ‘satıldığını’ düşünen kuzeydeki Suriyelileri kızdıran şeyin bu olduğunu, ardından Türkiye'de Suriyelilere karşı ırkçı olayların yaşandığını ve bunun da Suriye'nin kuzeyindeki öfkeli halk protestolarını hızlandırdığını belirtti.

Diğer yandan Türk güçleriyle birlikte 2018'den bu yana bölgeyi kontrol eden Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanlığı'na bağlı Suriye Milli Ordusu birliklerinin protestocularla çatışmaya girmediği, ancak protestoculara yönelik gözaltı kampanyası korkularının son birkaç saattir devam ettiği belirtiliyor.

zcdvfbrgt
Türkiye ile Suriye arasındaki Babu’l Heva Sınır Kapısı’nın açılmasını bekleyen insanlar

Türk hükümetinin eylemleri ve yetkililerin ırkçılığı reddeden ve Suriyelilere karşı kışkırtmayı önleyen açıklamalarına, Halep'in kuzey kırsalında çoğunlukla Türk telekomünikasyon ağına bağlı olan çoğu bölgede internet ve telekomünikasyonun kesilmesi eşlik etti. Bunu ticari malların, insani yardımların, hastaların ve kuzeybatı Suriye'ye girmesi ya da çıkması gereken yolcuların geçtiği sınır kapılarının kapatılması izledi.

Bölgede başta sebze olmak üzere temel ürünlerin fiyatları hemen yükselmeye başlarken, havalelerin ve bölgedeki resmî kurumlarda çalışanların maaşlarının ulaştırıldığı PTT posta merkezleri kapatıldı.

sxcdfvgrbt
Suriyeliler pazartesi günü Babu’s Selame Sınır Kapısı önünde protesto gösterisi düzenledi. (Reuters)

Önlemler, yaklaşan yakıt ve gıda kıtlığı endişesi ve korkusuna yol açarak halkın ilk günden fırınlara ve benzin istasyonlarına akın etmesine neden olurken, Suriye Geçici Hükümeti gibi muhalefete bağlı organlar kaosa son verilmesi çağrısında bulunan ve Türkiye ve Suriye halkları arasındaki dostluğu vurgulayan açıklama ve bildiriler yayınladı.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu Başkanı Hadi el-Bahra, Koalisyon'un resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamasında, Türkiye'deki Suriyeli mültecilere yönelik kışkırtmaları ve Suriye içinde Türk kamyon şoförlerinin hedef alınmasını kınadı. Suriye İslam Konseyi de bir açıklama yayınlayarak Afrin'deki ölümler için başsağlığı diledi ve ‘kaosa sürüklenmeme’ çağrısında bulundu.



Sudan'ın çökmüş sağlık sisteminde dang humması yeniden baş gösterdi

Omdurman'daki El-Nawo Eğitim Hastanesi, başkentteki ana faaliyet gösteren sağlık tesisidir (AFP)
Omdurman'daki El-Nawo Eğitim Hastanesi, başkentteki ana faaliyet gösteren sağlık tesisidir (AFP)
TT

Sudan'ın çökmüş sağlık sisteminde dang humması yeniden baş gösterdi

Omdurman'daki El-Nawo Eğitim Hastanesi, başkentteki ana faaliyet gösteren sağlık tesisidir (AFP)
Omdurman'daki El-Nawo Eğitim Hastanesi, başkentteki ana faaliyet gösteren sağlık tesisidir (AFP)

Sudan’ın çeşitli eyaletlerinde, son dönemde göreli bir düşüşün ardından dang humması vakalarının yeniden belirgin şekilde arttığı bildirildi.

Son sağlık raporlarına göre, yalnızca Nil Nehri Eyaleti’nde yıl başından bu yana 6 binden fazla vaka kaydedildi. Bunların 205’i son iki gün içinde tespit edilirken, toplamda 12 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Hastalığın başkent Hartum ile el Cezire ve Darfur dahil olmak üzere diğer eyaletlerde de yayılmayı sürdürdüğü belirtildi.

Nil Nehri Eyaleti Sağlık Bakanlığı’nın günlük raporunda, cuma günü itibarıyla toplam vaka sayısının 6 bin 392 kişiye ulaştığı ifade edildi. Çarşamba günü 108, perşembe günü ise 97 yeni vaka kaydedildi ve bu hastalar hastaneye yatırıldı. Vakalar eyalet içindeki farklı kentlere dağıldı; Şendi’de 2 bin 495 vaka ve 4 ölüm, Ad-Damir’de 2 bin 100 vaka ve 4 ölüm, Al Matamma’da bin 722 vaka ve 6 ölüm kaydedilirken, Atbara’da 75 vaka bildirildi.

Hastalığın yayılımı komşu Kuzey Eyaleti'ne de ulaştı. Şubat ayından bu yana ilk vaka, Al-Zuma bölgesinde görüldü. Cuma günü itibarıyla Merawi ve Ed-Dabba semtlerindeki toplam vaka sayısının 174’e ulaştığı bildirildi.

Hızlı müdahale çağrısı

Salgınla mücadele kapsamında, Acil Sağlık ve Salgın Kontrol Genel Müdürlüğü, hastalığın yayılmasını azaltmak için acil müdahaleleri görüşmek ve topluluk koordinasyonunu güçlendirmek amacıyla toplum liderleri ve Sudan Kızılayı temsilcileriyle bir toplantı düzenledi.

Geçtiğimiz yıl Sudan’ın birçok eyaletinde, özellikle Hartum, El-Cezire ve Darfur’da geniş çaplı dang humması salgını yaşanmıştı. Bu durum, savaş nedeniyle sağlık altyapısının büyük ölçüde çökmesiyle ilişkilendirildi. Resmî verilere göre yalnızca Hartum eyaletinde 14 binden fazla vaka, El-Cezire’de yaklaşık 3 bin vaka ve ekim ayına kadar hastalıkla bağlantılı 176 ölüm kaydedildi.

Artan vakalara karşılık olarak, Nil Nehri Eyaleti Sağlık Bakanlığı, İnsani Yardım Komisyonu’nun Birleşmiş Milletler kuruluşları, yerel ve uluslararası insani yardım ortaklarına acil çağrıda bulunduğunu açıkladı. Açıklamada, özellikle kuzey eyaletlerindeki kent ve kasabalarda salgının kontrol altına alınması için hızlı müdahalenin gerekliliği vurgulandı.

frgthyjukı
Federal Sağlık Bakanı Dr. Heysem Muhammed İbrahim, ülkenin kuzeyindeki sağlık tesislerini denetledi (Bakanlığın Facebook sayfası)

Bu çerçevede, Sudan Federal Sağlık Bakanı Heysem Muhammed İbrahim kuzey eyaletlerine saha ziyareti gerçekleştirerek, hastalık taşıyıcılarıyla mücadele kapsamında geniş çaplı bir kampanya başlatıldığını duyurdu. Kampanya kapsamında Nil Nehri Eyaleti ve Kuzey Eyaleti genelinde havadan ve karadan ilaçlama çalışmalarının yürütüleceği belirtildi.

Bakan, dang hummasının Sudan’ın 18 eyaletinin tamamına yayıldığını belirterek, toplumsal katılımın artırılması, gönüllüler, din görevlileri ve medya aracılığıyla sağlık bilincinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Salgın, ülkede savaşın etkisiyle kötüleşen sağlık ve çevre koşulları bağlamında ortaya çıkıyor. Dang hummasının yanı sıra Kolera ve Sıtma gibi hastalıkların da yaygınlaştığı bildirildi.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) daha önce yayımladığı bir raporda Sudan’daki sağlık sisteminin “çöküşün eşiğinde” olduğunu belirtmişti. Şarku’l Avsat’ın rapordan aktardığına göre, en ağır etkilenen eyaletlerde sağlık tesislerinin yüzde 25’inden azı hizmet verebilir durumdayken, daha az etkilenen bölgelerde bu oran yaklaşık yüzde 45 seviyesinde bulunuyor.

Dang humması, insanlara Aedes aegypti adlı sivrisineğin ısırmasıyla bulaşan viral bir hastalık olarak biliniyor. Gündüz aktif olan bu sivrisinekler durgun sularda ürüyor. Hastalığın belirtileri genellikle 4 ila 10 gün içinde ortaya çıkıyor; ani ateş yükselmesi, şiddetli kas ve eklem ağrıları (“kırık kemik ateşi” olarak da bilinir) ve yoğun halsizlik görülüyor. İleri vakalarda ise burun ve diş eti kanaması, ciddi tansiyon düşüşü ve iç organ yetmezliği gibi komplikasyonlar gelişebiliyor.


Suriye'de Esad rejimi yetkililerinin yargılanmasına başlıyor

Tedamun mahallesinde cuma namazının ardından kadınlar, Tedamun katliamının kurbanlarının fotoğraflarıyla, zanlı Emced Yusuf'un yakalanmasını kutladılar (Reuters)
Tedamun mahallesinde cuma namazının ardından kadınlar, Tedamun katliamının kurbanlarının fotoğraflarıyla, zanlı Emced Yusuf'un yakalanmasını kutladılar (Reuters)
TT

Suriye'de Esad rejimi yetkililerinin yargılanmasına başlıyor

Tedamun mahallesinde cuma namazının ardından kadınlar, Tedamun katliamının kurbanlarının fotoğraflarıyla, zanlı Emced Yusuf'un yakalanmasını kutladılar (Reuters)
Tedamun mahallesinde cuma namazının ardından kadınlar, Tedamun katliamının kurbanlarının fotoğraflarıyla, zanlı Emced Yusuf'un yakalanmasını kutladılar (Reuters)

Suriye makamları, devrik Devlet Başkanı Beşar Esed döneminin güvenlik yetkililerinden Atıf Necib’in yargılanmasına bugün başlıyor. Bu gelişme, Esed yönetimi sırasında işlenen suç ve ihlallerle bağlantılı subaylara yönelik soruşturmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Esad ile akrabalık bağı bulunan Necib, Ocak 2025’te gözaltına alınmıştı. Daha önce ülkenin güneyindeki Dera ilinde Siyasi Güvenlik Şubesi’nin başında görev yapan Necib’in yönettiği bölgede, 2011 yılında halk ayaklanmalarının ilk kıvılcımı ortaya çıkmıştı. Şam’da kamuoyuna açık şekilde yapılacak yargılamanın, Esed döneminin önde gelen isimlerini kapsayacak bir dizi davanın başlangıcı olması bekleniyor.

Öte yandan, Hama kırsalındaki Gab Ovası’nda yer alan Neb el-Tayib köyünde güvenlik önlemleri artırıldı. Bu durum, 2013 yılında Şam’da gerçekleşen “Tedamun Katliamı”nın faili olmakla suçlanan Emced Yusuf’un babasının yakalanması ve onu sakladıkları iddiasıyla bazı kişilerin gözaltına alınmasının ardından yaşandı.

 


İsrail, Hristiyan sembollerine hakaret etmesinin ardından imajını düzeltmek için bir Arap diplomat atadı

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (Arşiv-DPA)
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (Arşiv-DPA)
TT

İsrail, Hristiyan sembollerine hakaret etmesinin ardından imajını düzeltmek için bir Arap diplomat atadı

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (Arşiv-DPA)
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (Arşiv-DPA)

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Arap diplomat George Deek’i “Hristiyan dünyaya özel temsilci” olarak atama kararı aldı. Saar, bu adımın “İsrail’in dünya genelindeki Hristiyan topluluklarla ilişkilerini derinleştirmeyi” amaçladığını belirtirken, söz konusu kararın, Hristiyan dini sembollere yönelik artan saldırılar nedeniyle zedelenen ülke imajını düzeltmeye yönelik olduğu değerlendiriliyor.

Son olarak Lübnan’ın güneyindeki Dibl köyünde bir Hristiyan heykelinin tahrip edilmesi uluslararası tepkilere yol açmıştı. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) bünyesinde görev yapan İtalyan birliğinin desteğiyle köydeki Hz. İsa heykeli yeniden dikildi.

Lübnan'ın güneyindeki Dibil kasabası, benzer bir heykelin İsrailli bir asker tarafından parçalanmasından günler sonra, Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nde (UNIFIL) görev yapan İtalyan taburunun yardımıyla İsa Mesih heykelini yeniden dikti (AP)Lübnan'ın güneyindeki Dibil kasabası, benzer bir heykelin İsrailli bir asker tarafından parçalanmasından günler sonra, Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nde (UNIFIL) görev yapan İtalyan taburunun yardımıyla İsa Mesih heykelini yeniden dikti (AP)

Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, Kudüs’te Paskalya yürüyüşünün yasaklanmasının ardından Hristiyan dünyasında İsrail’e yönelik öfke ve kınamanın zirveye ulaştığını belirtti. Vatikan ise Kudüs’te Müslüman ve Hristiyan Filistinlilerin ibadet özgürlüğünün kısıtlandığını ifade ederek, din adamlarına ve rahibelere yönelik hakaretler, Batı Şeria’daki Tayibe kentinde bir kiliseyi yakma girişimi, çeşitli kilise ve mezarlıklarda tahribat ile Gazze’de üç kilisenin yıkılmasına dikkat çekti.

İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik operasyonları sırasında da yerel halk benzer saldırılardan şikâyet etti. Geçtiğimiz hafta Dibl köyünde bir İsrail askerinin bir heykelin başını çekiçle kırdığı anlara ait görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Başlangıçta sorumluluğu reddeden İsrail ordusu, askerlerin görüntüleri paylaşması ve övünmesi üzerine geri adım atmak zorunda kaldı. Sosyal medyada yaklaşık 10 milyon kişi tarafından izlenen görüntüler, küresel ölçekte tepki çekti. Pek çok kullanıcı, İsrailli yetkililerin “Hristiyanların ibadet özgürlüğüne sahip olduğu tek ülke” yönündeki açıklamalarıyla alay ederek, Hristiyan kutsallarına ve din adamlarına yönelik saldırıların yanı sıra Mescid-i Aksa’daki olaylara ait görüntüler paylaştı.

İsrail ordusu olayda sorumluluğu kabul ederken, Başbakan Binyamin Netanyahu ile Dışişleri Bakanı Saar kamuoyundan özür diledi ve sorumluların cezalandırılacağını açıkladı. Ordu, heykeli tahrip eden asker ile görüntüleri kaydedip paylaşan askerin yakalandığını, bir ay hapis cezasına çarptırıldıklarını ve ordudan ihraç edildiklerini bildirdi.

Olay sırasında müdahale etmeyen sekiz asker de cezalandırıldı. Ordu ayrıca heykelin yeniden inşa edilmesini sağladı ve kırılan haçın yerine yeni bir haç yerleştirdi. Ancak İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Dibl sakinlerinin bu tür bir saldırıyı affetmeyi reddettiğini yazdı.

Lübnan toprakları içinde bir İsrail askeri aracı (Reuters)Lübnan toprakları içinde bir İsrail askeri aracı (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre George Deek, 1948 Filistinlilerinden olup Yafa’da yaşamaktadır. Yaklaşık 18 yıldır İsrail diplomasi teşkilatında görev yapan Deek, son olarak İsrail’in Azerbaycan Büyükelçisi olarak görev yapmış ve bu unvanla ilk Arap Hristiyan büyükelçi olmuştur.