Lübnan'a cumhurbaşkanı seçmek için son şans... Aksi halde böyle bir ihtimal kalmayacak

Beşli Komite temsilcileri Gazze'de ateşkes gerçekleşeceği beklentisiyle tatillerine başladı.

Beyrut'taki Katar Büyükelçiliği’nde Beşli Komite temsilcilerinin toplantısından (Katar Büyükelçiliği)
Beyrut'taki Katar Büyükelçiliği’nde Beşli Komite temsilcilerinin toplantısından (Katar Büyükelçiliği)
TT

Lübnan'a cumhurbaşkanı seçmek için son şans... Aksi halde böyle bir ihtimal kalmayacak

Beyrut'taki Katar Büyükelçiliği’nde Beşli Komite temsilcilerinin toplantısından (Katar Büyükelçiliği)
Beyrut'taki Katar Büyükelçiliği’nde Beşli Komite temsilcilerinin toplantısından (Katar Büyükelçiliği)

Hizbullah'ın Gazze ve Güney Lübnan cephelerini cumhurbaşkanı seçimine bağlamamayı kabul etmesi, Beşli Komite’nin cumhurbaşkanlığı yetkisini çıkmazdan kurtarmak için sarf ettiği çabaları yakından takip eden kaynaklara göre, cumhurbaşkanının seçilmesi için siyasi olarak yolun açık olduğu anlamına gelmiyor. Aksine Hizbullah, Marada Hareketi lideri eski milletvekili Süleyman Franciye’yi cumhurbaşkanlığı için desteklemekte ısrar ettiği ve bunun başarılmasını engellediği suçlamasını ortadan kaldırmak istiyor. Ortadoğu'daki durumun yeniden düzenlenmesi ve bunun üzerine inşa edilebilmesi, temasların olgunlaşmasına yol açarsa, Hizbullah, çözümde müttefiki olan İran'a bir koltuk ayırmak isteyecektir. Hizbullah, özellikle de Mesud Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra uluslararası topluma reformist bir yüzle görünmek istiyor. Pezeşkiyan’ın seçilmesi selefi İbrahim Reisi'nin aksine İran'ın dış ilişkilerinin düzeltilmesine katkıda bulunmakla bağlantılı. Bu da Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanlığına ulaşmasının iyi düşünülmüş olduğu anlamına geliyor.

Beşli Komite temsilcileri tatilde

Kaynaklar, Beşli Komite temsilcilerinin cumhurbaşkanı seçimini kolaylaştırma misyonlarının yani cumhurbaşkanlığı boşluğunun uzamasını durdurmak için üzerine inşa edebilecekleri bir atılım yaratmak adına başlattıkları girişimlerin, çoğu parlamenter bloğun orta noktada buluşma isteksizliği ile çarpıştığına işaret etti. Kaynaklar, bu parlamenter blokların, özellikle de üçüncü başkanlık seçeneğinin diğer seçeneklerden daha önde olduğuna ve ülkenin bilinmeze doğru yuvarlanmasını önleyecek bir başkanlık çözümü üzerinde anlaşmaya varmak için bir temel teşkil ettiğine ikna oldukları için vaziyetin böyle olduğunu kaydetti.

Aynı kaynaklar, milletvekillerinin Beşli Komite’nin çabalarına karşılık vermemesinin, Gazze ve Güney Lübnan cephelerinde ateşkes sağlanmasını beklerken Beşli Komite temsilcilerinin çoğunu yaz tatillerini geçirmek üzere ülkelerine gitmeye iteceğini düşünüyor. Beşli Komite üyesi Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari'nin önümüzdeki saatlerde Beyrut'tan Riyad'a gitmeye hazırlandığı ve Beşli Komite’nin Lübnan dosyasıyla ilgilenen üst düzey Suudi yetkililerle görüşeceği bilgisi geldi. Kaynaklar, Buhari’nin, Lübnan’da cumhurbaşkanı seçilmesinin önündeki tıkanıklığı göz önünde bulundurarak seçimleri halen içinde bulunduğu kısır döngüden çıkarıp ilerleme sağlayacak bir pencere açmak için yaptığı temasların sonucunu istişare edeceği doğrulandı.

Kaynaklar, dahili şartların cumhurbaşkanının seçilmesini kolaylaştırmak lehine değişmesi halinde Beşli Komite’nin her an yeniden harekete geçmeye hazır olduğunu bildirdi. Beşli Komite kendisine önümüzdeki ayın başına kadar uzanan bir tatil verdi ve bunun, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik Amerikan baskısının ve Hamas hareketi liderliğine yönelik Mısır ve Katar baskısının sonuçlarını test etmek için yeterli olduğuna inanıyor. Bu baskılar sonucunda Gazze cephesinde bir ateşkese varmak için Hizbullah’ın Güney Lübnan'a çekilmesi gerekiyor.

Netanyahu'nun ABD ziyaretinin sonuçları bekleniyor

Kaynaklar, Gazze cephesindeki ateşkesin, Gazze Şeridi’ne sükunetin geri dönmesinden bir gün sonra siyasi sahnenin doğasını okumak için ilk varış noktasını oluştursa da ikinci varış noktasının ilkinden daha az önemli olmadığını ekledi. Öyle ki ikinci varış noktası Netanyahu'nun bu ayın 24'ünde Washington'a yapacağı ziyaret sırasında gerçekleştireceği görüşmelerle ilgili.

Kaynaklar, cumhurbaşkanı seçiminin, Lübnan'ın genel durumu üzerindeki etkileri ve yansımaları nedeniyle bu iki istasyondan soyutlanamayacağını vurguluyor. Çünkü bu istasyonlar Gazze'deki ateşkesin güney Lübnan'a uzaması ve İsrail'in kuzey cephesindeki durumu sakinleştirmek için müzakerelere girmeye ne kadar hazır olduğu ile ilgili. Buradan Netanyahu'nun parti ekibinden bazı üyelerin açıkladığının aksine, yerleşimcilerin eski ikamet yerlerine dönmeleri bir anlaşmaya varılmasıyla bağlantılı olmadığı sürece sükunetin otomatik olarak güneye yayılmayacağı anlaşılıyor.

Diğer bir deyişle, Batılı diplomatik kaynakların Şarku’l Avsat’a söylediği gibi İsrail, Gazze'deki ateşkesin, Güney Lübnan'a uzanmasını kabul etmek istemiyor. Çünkü Hizbullah, 8 Ekim’de İsrail'in Gazze Şeridi'ni işgaline karşı Hamas'ı destekleyerek atışmaya dahil oldu.

Tekrar gelmeyecek bir fırsat

Aynı kaynaklar, önümüzdeki ayın cumhurbaşkanı seçmek için tekrarlanamayacak bir fırsat olduğunu doğruladı. Çünkü önümüzdeki aydan sonra mevcut ABD Başkanı Joe Biden yönetimi görevden ayrılacak. Bu durum, Biden’ın mensubu olduğu Demokrat Parti'nin onun yerine başka bir adayın getirilmesine karar vermesi halinde söz konusu olacak. Aynı kaynaklar bu fırsatın kaçırılmasının Lübnan cumhurbaşkanı seçiminin ABD başkanlık seçimleri sonrasına ertelenmesine yol açacağına inanıyor. Bu da uluslararası ve Arap çabalarının Gazze cephesinde Lübnan'ın güneyine uzanan uzun vadeli bir ateşkese varmayı başarması durumunda söz konusu olacak.

Hochstein sabırsızlıkla bekliyor

Kaynaklar, şu anda Yunanistan'da bulunan ABD’li arabulucu Amos Hochstein'ın, 1701 sayılı Birleşmiş Milletler kararının uygulanmasına yönelik siyasi ve güvenlik koşullarını hazırlayarak güneydeki barışı pekiştirme çabalarına devam etmek üzere Beyrut'a gitmek için sabırsızlıkla beklediğini belirtti. Hochstein, Lübnan'ın egemenliğine tabi olduğu için geri almakta ısrar ettiği İsrail işgali altındaki noktalara çözüm bulunup iki ülke arasındaki kara sınırlarının belirlenmesi çağrısında bulundu.

Aynı kaynaklar Lübnan'ın, hükümet ve parlamento düzeyinde, savaşı genişletmesini önlemek ve Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmayı kontrol altında tutmak için İsrail'e uluslararası baskı yapılmasından memnun olduğunu ortaya koydu. Kaynaklar, Almanya'nın bu konuda Amerikan mandası altında bir rol oynadığını söyledi. Alman İstihbarat Direktör Yardımcısı ile Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım arasındaki iletişim sadece durumu yatıştırmakla sınırlı kalmadı. Bunun da ötesine geçerek iki ülke (İsrail-Lübnan) arasındaki sınırın her iki tarafında da istikrarı yeniden tesis edecek çözümün ana başlıkları ele alındı.



Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
TT

Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı, Deyr Hafir’deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ittifak halinde olan “Kürdistan İşçi Partisi (ÜKK) milisleri ve eski rejimin kalıntıları” olarak tanımladığı güçlere karşı harekete geçtiğini duyurdu.

Operasyon Komutanlığı, Suriye Haber Ajansı’nda (SANA) bugün yer alan açıklamasında, bu saldırının SDG güçlerinin bölgede gerçekleştirdiği topçu bombardımanına yanıt olarak yapıldığını belirtti.

Suriye ordusu bugün erken saatlerde, arabulucuların gerilimi sona erdirmek için müdahale etmesine rağmen Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Halep şehri ve doğu kırsalına yönelik tehdidinin devam ettiğini açıkladı.

Suriye ordusunun harekat komutanlığı El-Ihbariye TV'ye, “terörist” Bahoz Erdal'ın Kandil Dağları'ndan Tabka bölgesine “SDG ve PKK milislerinin Suriyeliler ve ordusuna karşı yürüttüğü askeri harekatları yönetmek” için geldiğini izlediğini ifade etti.

Açıklamada, SDG ve Kürdistan milislerinin, Halep şehri ve doğu kırsalındaki sakinlere yönelik yeni saldırılara hazırlanmak amacıyla Meskene ve Deyr Hafir bölgelerine çok sayıda İran insansız hava aracı (İHA) getirdiğini de belirtti.

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı şöyle devam etti: “Tabka bölgesine yeni milis gruplarının ve eski rejimin kalıntılarının geldiğini izledik. Bu gruplar, Deyr Hafir, Meskene ve çevresinde bulunan bölgelerdeki konuşlanma noktalarına nakledilecek.” Komutanlık, bu grupların Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına izin vermeyeceğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre açıklamada, ordunun “halkı savunacağını ve Suriye'nin egemenliğini koruyacağını, eski rejimin kalıntılarının ve Kandil'den sınırı geçen teröristlerin Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına ve Suriye toplumunu hedef almasına izin vermeyeceğini” kaydetti.

Suriye ordusu, Halep'in Deyr Hafir bölgesindeki üç konumun haritasını yayınlayarak, SDG müttefiklerinin bu konumları operasyonları için fırlatma rampası ve İHA fırlatmak için üs olarak kullandığını belirtti ve sivillere bu konumlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

 SDG lideri güçlerinin Fırat'ın doğusuna çekileceğini duyurdu

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi bugün yaptığı açıklamada, güçlerinin yarın (yerel saatle sabah 7'de Halep'in doğusundan çekileceğini ve Fırat Nehri'nin doğusundaki bölgelere yeniden konuşlandırılacağını söyledi.

X platformunda yaptığı paylaşımda, bu adımın “dost ülkeler ve arabulucuların çağrıları ve entegrasyon sürecini tamamlama ve 10 Mart anlaşmasının şartlarını uygulama konusundaki iyi niyetimizin bir ifadesi olarak” atıldığını belirtti.


Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
TT

Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, imzaladığı kararnameyle Kürtlere ilişkin bir dizi önemli düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Kürtlerin haklarını ve güvenliğini yasal güvence altına aldığını belirttiği bir kararnameye imza attı. Şarku'l Avsat'ın  Resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre  yayımlanan kararname, Suriye’nin yeni ulusal kimliğini “çok kültürlü ve birleşik” olarak tanımladı. Kararnamede, Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Şara, kararnameyi imzalamadan önce yaptığı konuşmayı sosyal medya platformu X hesabından paylaştı.

“Bir Arabın bir Kürde üstünlüğü yoktur”

Konuşmasında eşitlik ve birlik mesajı veren Ahmed Şara, aidiyet üzerinden üstünlük kurulamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Allah, iyiliği ve takvayı aidiyetten üstün kılmıştır. Hayır, vallahi; bir Arabın bir Kürde, bir Türk’e veya başkasına hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Allah korkusu ve hangi milletten olursa olsun kişinin dürüstlüğüyle ölçülür.”

Kürt halkına hitap eden eş-Şara, “Ey Kürt halkımız, Selahaddin’in torunları!” sözleriyle başladığı konuşmasında, Kürtlere zarar verileceğine dair iddialara inanılmaması gerektiğini belirterek, “Vallahi, size kim kötülükle dokunursa kıyamet gününe kadar hasmımızdır. Bizim hayatımız sizin hayatınızdır” dedi.

Zorla göç ettirilenlere geri dönüş çağrısı

Ülkenin selameti, halkın refahı ve birliğinin öncelikleri olduğunu vurgulayan eş-Şara, kimsenin bu süreçten dışlanmayacağını ifade etti. Bu kapsamda Kürt halkının haklarını ve bazı özel durumlarını yasayla güvence altına alan özel bir kararname yayımladıklarını açıklayan eş-Şara, topraklarından zorla göç ettirilenlere de çağrıda bulundu.

Eş-Şara, silahlarını bırakmaları şartıyla, hiçbir koşul ve kısıtlama olmaksızın herkesin evlerine güvenle dönebileceğini belirterek, Kürt halkını ülkenin yeniden inşasına aktif şekilde katılmaya davet etti.

Konuşmasının sonunda birlik vurgusunu yineleyen Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, “Sizi bu vatanın inşasına etkin bir şekilde katılmaya, selameti ve birliğini korumaya ve bunun dışındaki her şeyi reddetmeye çağırıyorum. Başarı Allah’tandır” ifadelerini kullandı.

8 madde halinde yayımlanan kararname

Kürtlerin statüsü ve kültürel kimliği güvence altına alındı

Kararnamede, Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının temel ve ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin, çok kimlikli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu belirtildi.

Devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt ettiği vurgulandı. Bu kapsamda Kürt vatandaşların, ulusal egemenlik çerçevesinde kendi kültürel miraslarını ve sanatlarını canlandırma, ana dillerini geliştirme hakkının devlet güvencesi altında olduğu kaydedildi.

Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, eğitim hakkı düzenlendi

Kürtçenin ulusal bir dil olarak kabul edildiği belirtildi. Kürtlerin nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde, kamu ve özel okullarda Kürtçe öğretimine izin verileceği ifade edildi. Kürtçenin, seçmeli ders kapsamında ya da kültürel ve eğitsel bir faaliyet olarak okutulabileceği bildirildi.

Vatandaşlık sorunu çözüldü, 1962 uygulamaları kaldırıldı

1962 yılında Haseke vilayetinde yapılan genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve uygulamaların yürürlükten kaldırıldığı açıklandı. Bu çerçevede, Suriye topraklarında yaşayan tüm Kürt kökenli kişilere, doğum kaydı bulunmayanlar dahil olmak üzere, hak ve yükümlülüklerde tam eşitlik esasına dayalı Suriye vatandaşlığı verileceği hükme bağlandı.

Nevruz resmî ve ücretli tatil ilan edildi

21 Mart Nevruz’un, baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti genelinde resmî ve ücretli tatil günü ilan edildiği duyuruldu.

Ayrımcılık yasaklandı, kapsayıcı ulusal söylem vurgusu

Devlet medyası ve eğitim kurumlarının kapsayıcı ve bütüncül bir ulusal söylem benimsemekle yükümlü olduğu belirtildi. Etnik köken veya dil temelinde her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasa ile yasaklandığı vurgulandı. Ulusal fitne ve ayrışmayı teşvik edenlerin yürürlükteki yasalar çerçevesinde cezalandırılacağı kaydedildi.

Uygulama ve yürürlük hükümleri

Kararnamenin uygulanması için ilgili bakanlıklar ve yetkili kurumların, kendi görev alanları dahilinde gerekli yürütme talimatlarını çıkaracağı ifade edildi.

Kararnamenin Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi.

Aşağıda kararnamenin tam metni yer almaktadır:

Cumhurbaşkanı Anayasal Bildiri hükümlerine dayanarak, Yüksek ulusal çıkarların gerekleri doğrultusunda, Devletin ulusal birliği güçlendirme ve tüm Suriyeli vatandaşların kültürel ve medeni haklarını güvence altına alma konusundaki rolü ve sorumluluğu çerçevesinde,

Aşağıdaki hususların kararlaştırılmasına hükmedilmiştir:

Madde (1): Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir. Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Madde (2): Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.

Madde (3): Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir. Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir.

Madde (4): Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır. Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır.

Madde (5): “Nevruz Bayramı” (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm bölgelerinde ücretli resmî tatil ilan edilir.

Madde (6): Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır. Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.

Madde (7): İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dâhilinde çıkarır.

Madde (8): Bu kararname Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.

Ahmed El-Şara
Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı


Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
TT

Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in bugün yayımlanan resmi programına göre salı günü Berlin’i ziyaret edecek.

Alman hükümeti adına konuşan bir sözcü, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in salı günü Berlin’de Şera ile yapacağı görüşmede, Suriyeli vatandaşların ülkelerine dönüşü başta olmak üzere çeşitli konuları ele alacağını söyledi.

Sözcü, “İlişkileri güçlendirme ve tabiri caizse Suriye hükümetiyle yeni bir sayfa açma isteğimiz var. Ele almamız gereken birçok önemli konu bulunuyor. Bunlar arasında Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü de yer alıyor” ifadelerini kullandı.

sdfrg
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz (EPA)

Ziyaret, Almanya’nın 23 Aralık’ta silahlı soygun, saldırı, darp ve şantaj suçlarından hüküm giymiş bir Suriyeli vatandaşı ülkesine sınır dışı etmesinden bir aydan kısa süre sonra gerçekleşiyor. Bu adım, 2011’de Suriye’de çatışmaların başlamasından bu yana ilk sınır dışı işlemi olarak kayda geçmişti.

Geçtiğimiz yıl mayıs ayında göreve başlayan Merz, aşırı sağın yükselişiyle birlikte göç politikalarını sıkılaştırma yoluna gitmişti.

Merz, kasım ayında yaptığı açıklamada, ‘Suriye’de iç savaşın sona erdiği’ gerekçesiyle Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi çağrısında bulunmuştu.

Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok Avrupa ülkesi, yabancıların karıştığı çeşitli saldırıların ardından aşırı sağ partilerin seçimlerde güçlü kazanımlar elde etmesi bağlamında, iltica başvurularına ilişkin işlemleri askıya aldıklarını duyurmuştu.