Deyrizor saldırıları... İran'dan Ortadoğu'daki ABD güçlerine mesajlar

SDG, rejim güçleri ve Ulusal Savunma Güçleri milisleri tarafından açılan ateşe karşılık verdi.

SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)
SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)
TT

Deyrizor saldırıları... İran'dan Ortadoğu'daki ABD güçlerine mesajlar

SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)
SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Suriye'nin doğusundaki Deyrizor vilayeti kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçleri tarafından açılan ateşe karşılık verdi. İki taraf arasında yenilenen çatışmaların ardından onlarca ölü ve yaralıya neden olan kanlı bir gün yaşandı.

Suriye Demokratik Konseyi saldırıdan Suriye rejimini sorumlu tutarak, rejimin kaosu yaymak ve çatışmayı körüklemek için sivilleri öldürdüğünü ve terörize ettiğini belirtti. Analistler ise Deyrizor kırsalındaki son saldırıyı, İsrail'in temmuz sonunda başkent Tahran'da Hamas lideri İsmail Heniyye'ye düzenlediği suikasta karşılık vermek üzere İran'ın ABD güçleri üzerinde baskı kurma tehdidinin bir parçası olarak değerlendirdi.

SDG'ye bağlı Deyrizor Askeri Konseyi komutanlarından Nuri el-Halil Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, rejim güçleri ve Ulusal Savunma Güçleri milislerinin çarşambayı perşembeye bağlayan gece yarısından sonra Ebrihe, es-Sabha ve ed-Dahla beldelerini topçu ve ağır silahlarla hedef aldığını söyledi. El-Halil, “Rejimin elindeki el-Meyadin, Elbukemal ve el-Aşara beldelerindeki mevzilerden hedef aldılar. Güçlerimiz hazır bekledi ve İranlı milisler ile Şam güçlerinin saldırılarını püskürttü” ifadelerini kullandı.

nhy
Granic kasabasında şiddetli silahlı çatışmalara sahne olan bir dönel kavşak (yerel kaynaklar)

SDG, Uluslararası Koalisyon uçaklarının alçak uçuşları eşliğinde silahlı saldırılara sahne olan bölgelere daha fazla takviye sevk etti. Son iki gün içinde eş-Şehil, et-Tayyane, Dernec, Ebu Hardub, Ebu Hamam, el-Latve, Granic ve el-Basira bölge ve beldelerinde çatışmalar yenilendi. Deyrizor’un doğu kırsalındaki bu kentsel bölgeler SDG'nin askeri kontrolü altında bulunuyor. Fırat Nehri ise bir tarafta SDG ve Uluslararası Koalisyon ile diğer tarafta Şam güçleri ve İran'a bağlı yerel gruplar arasındaki bölgeleri ayırıyor.

xscdvfg
SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)

Komutan el-Halil, Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin Ziban kasabasını ya da diğer bölgeleri kontrol altına aldığı ve buralarda konuşlandığı iddialarını yalanladı. Çatışmaların çok sayıda masum sivilin ölümü ve diğerlerinin ağır yaralanmasıyla sonuçlandığını hatırlatan el-Halil, saldırganların ‘sivil kayıplara yol açan bombardımanlarında roketatar ve havan topları kullandığını ve Şam'ın stratejik önemi nedeniyle Deyrizor'da güvenliği istikrarsızlaştırmaya çalıştığını’ kaydetti.

SDG'nin siyasi kanadı Suriye Demokratik Konseyi çarşamba günü resmi internet sitesinde yayınladığı açıklamada, Deyrizor'un doğu kırsalındaki etki alanlarına yönelik saldırıları kınadı. Açıklamada, “Bu suç teşkil eden ve acımasız saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz. Şam yönetimini bu eylemlerden tamamen sorumlu tutuyor ve onları buradaki güvenlik durumunun gelişimi konusunda uyarıyoruz” denildi.

xscdver
Suriye Demokratik Konseyi Başkanı Mahmud el-Muslat (Şarku'l Avsat)

Suriye Demokratik Konseyi Başkanı Mahmud el-Muslat, saldırının Şam ve müttefiklerinin bölgede fitne çıkarma, güvenlik ve istikrarı bozma çabalarının bir parçası olduğunu söyledi. Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte, tüm coğrafyada Suriye-Suriye diyaloğu için bir zemin oluşturmak üzere yıllardır çalıştıklarını belirten el-Muslat, “Öte yandan bu barbarca saldırı, rejim ve milislerinin barış ya da diyalog istemediğinin, bu milislerin güvenlik ve istikrarı bozmak için yıkıcı bir ajandayla çalışan yabancı güçlerle bağlantılı olduğunun bir kanıtıdır” dedi.

Arenaların birliği

Gözlemciler, Irak-Suriye sınırına komşu olan Deyrizor vilayetinin doğu bölgesinin, her iki ülkede İranlı milislerin konuşlandığı bölgeleri Güney Lübnan'a bağlayan bir kara koridoru görevi görmesi nedeniyle önemli olduğunu söylüyor. Deyrizorlu uzman Abdunnasır el-Ayed, son saldırının esas olarak 900 kadar ABD askerinin konuşlandığı el-Omar petrol ve Koniko gaz sahalarındaki Uluslararası Koalisyon üslerini hedef aldığını ifade etti.

ascdv
Son iki günde en çok saldırıya uğrayan bölgelerden biri olan Deyrizor kırsalındaki Ziban kasabasının girişi (yerel medya kaynakları)

El-Ayed Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte bu saldırının ‘İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve Irak Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) subayları, özellikle de Seyyid eş-Şuheda grubu tarafından hazırlanıp yürütülen bir İran stratejisinin parçası olduğunu ve İran'ın Irak ve Yemen'de başlattığı saldırılara benzer şekilde ABD üzerindeki baskı girişimlerinin bir parçası olduğunu’ söyledi.

El-Ayed'e göre son Deyrizor saldırıları, şu anda İran'ın arenaların birliği kapsamı dışında görünen Suriye'de gerçekleştiği için benzersizdi. Öyle ki operasyon, DMO ile yakın bağları olan İbrahim el-Hifil liderliğindeki aşiret savaşçıları aracılığıyla yerel bir cephe tarafından yürütüldü.

El-Ayed’e göre saldırı, ‘iki ABD üssüne ulaşamayarak ve onlara karadan saldırarak, gelecekte benzer girişimlerin tekrarlanacağı beklentisiyle’ ana hedeflerine ulaşamadı.

zscdv
Deyrizor'un doğu kırsalındaki Hecin kasabası (Şarku’l Avsat)

Aşiretlerin çoğunlukta olduğu ve Suriye'nin petrol yataklarının çoğunu barındıran Deyrizor vilayeti askerî açıdan yerel ve uluslararası taraflar arasında bölünmüş durumda. Kürt ve Arap gruplardan oluşan SDG Fırat Nehri'nin doğu yakasını kontrol ederken, rejim güçleri ve İranlı milisler batı yakasını kontrol ediyor. ABD öncülüğündeki uluslararası DEAŞ'la mücadele koalisyonu da bölgede bulunuyor ve DEAŞ hücreleri hem rejim güçlerini hem de SDG'yi hedef alan eylemlerini sürdürüyor.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü'nde araştırmacı olarak görev yapan Bera Sabri, saldırının İran'ın büyük etkiye sahip olduğu Deyrizor'da Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerden düzenlendiğini düşünüyor. Şarku’l Avsat'a konuşan Sabri, “Saldırı öncelikle bölgesel çatışma ve İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik savaşıyla ilgili. Suriye rejiminin lehine bir karaktere bürünen saldırı, daha çok İran'ın lehine” ifadelerini kullandı.

zxscdvf
SDG ve Uluslararası Koalisyon'un Haseke kırsalında DEAŞ'a karşı ortak eğitimi (arşiv - AFP)

Sabri, operasyonun bölgesel gerginliklerin ve İran'ın İsrail'e karşı beklenen saldırısıyla ilgili gerilimlerin arka planında gerçekleştiğini söyledi. Sabri sözlerini şöyle sürdürdü: “Saldırı yakındaki ABD üslerini değil SDG'yi hedef aldığı için bu atmosferin açık bir istismarıdır. Dolayısıyla İran'ın o dönemdeki pozisyonunun zayıflığını arttıran bir operasyondur. Washington, İran'la bağlantılı silahlı bir oluşumun SDG'nin kontrolündeki bölgelere saldırmasına ve kontrol etmesine izin vermeyecektir. Ayrıca Şam bölgelerinden gelecek her türlü saldırıyı püskürtecektir. Çünkü buradaki İran etkisinin tehlikesinin farkındadır.”



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.