Moskova'nın Suriye'deki ‘taktiksel’ geri çekilişi ve değişen öncelikleri

Golan'daki Rus mevzilerinin aniden boşaltılmasına ilişkin veriler

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in fotoğrafının olduğu bir reklam panosu, Şam, Mart 2022. (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in fotoğrafının olduğu bir reklam panosu, Şam, Mart 2022. (Reuters)
TT

Moskova'nın Suriye'deki ‘taktiksel’ geri çekilişi ve değişen öncelikleri

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in fotoğrafının olduğu bir reklam panosu, Şam, Mart 2022. (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in fotoğrafının olduğu bir reklam panosu, Şam, Mart 2022. (Reuters)

Son günlerde Rus ordusunun işgal altındaki Suriye toprağı Golan'la temas hattı yakınlarındaki gözlem noktalarından art arda çekilmesi, Lübnan'da şiddetlenen ve hızla Suriye coğrafyasına yayılan çatışma bağlamında Rusya'nın konumlanışına ve İsrail ile ABD'nin ‘bölgesel durumun yeniden düzenlenmesi ve İran'ın bölgedeki etkisinin azaltılması’ olarak adlandırdığı beklenen gelişmeler açısından Rusya'nın bir sonraki aşamadaki önceliklerine ilişkin soru işaretleri yarattı.

Son günlerde Rus askeri güçlerinin İsrailli kaynakların stratejik olarak tanımladığı mevzileri aniden boşalttığına dair haberler geldi.

Kaynaklar, bunlardan en önemlisinin kuzey Dera kırsalındaki Tel el-Hara'daki bir gözlem noktası olduğunu bildirirken, Kuneytra kırsalındaki Tel eş-Şaar ve Tel Mashara'dan da benzer çekilmeler olduğuna dair ek veriler ortaya çıktı. Rus güçleri geri çekilmeden önce ekipmanlarını topladı ve Rus bayrağını bölgelerden kaldırdı.

İlginçtir ki Rus askeri kurumu bu bilgilerle ilgili yorum yapmaktan kaçındı ve özellikle İsrail güçlerinin bu bölgeleri çevreleyen alanlarda artan faaliyetleri ışığında birçok spekülasyona yol açan bu geri çekilmelerin nedenlerine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.

xcd
İsrail askerleri geçtiğimiz mayıs ayında Lübnan ve Suriye sınırındaki Golan Tepeleri'nde eğitim tatbikatı sırasında (EPA)

Rusya'nın bu hamlesinin, İsrail güçlerinin birkaç gün önce Kuneytra vilayeti ile işgal altındaki Suriye toprağı Golan arasındaki sınır şeridi yakınlarında gerçekleştirdiği askeri hareketliliğin ardından geldiği biliniyor. Söz konusu askeri hareketlilik kapsamında çok sayıda İsrail tankı ve askeri aracı işgal altındaki Golan Tepeleri'nde konuşlanmıştı.

Son aylarda İsrail, Suriye topraklarındaki hedef almaların artmasına ve İsrail tarafından İranlı milislerin elit güçlerinin Suriye'nin güneyine geldiğine dair bilgilerin yayılmasına paralel olarak Suriye Golan'ında koridorlar açtı ve ateşkes hattı boyunca birkaç kez mayın patlattı.

zdsvfd
Rus güçleri bir süre önce işgal altındaki Golan Tepeleri sınırında yeni bir gözlem noktası kurdu. (Suriye İnsan Hakları Gözlemevi)

Moskova daha önce Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilimi azaltmak için temas hatlarına yakın 17 askeri gözlem noktası ve devriye konuşlandırmıştı.

Bu da art arda gelen geri çekilmelerin bölgeyi gerilim dalgasına açık bıraktığı anlamına geliyor.

xcd
Suriye'nin işgal altındaki Golan bölgesinde bir Rus askeri (Arşiv - AFP)

Bu, Moskova'nın bir çatışmaya girmek ya da güçlerini fırtınanın ortasında tutmak istemediğinin ve devam eden kötüye gidişi durdurabilecek gibi görünmediğinin bir işaretidir.

Rusya'nın geri çekilmesini açıklamak için iki hipotez ortaya atıldı: Birincisi, Moskova'nın İsrail tarafından bölgede yaklaşan aktif askeri operasyonlar konusunda uyarıldığı ve İsrail güçlerinin Hizbullah ve İran destekli diğer milislerin mevzilerini takip etmeye ve zayıflatmaya kararlı olduğu.

İkinci hipotez ise Şarku’l Avsat'ın görüştüğü Rus diplomatlardan geldi. Bir diplomatın sözlerine göre ‘Rusya'nın İsrail tarafından gelen uyarılara ya da diktelere tabi olmadığı ve bu geri çekilmelerin İsrail'e Suriye topraklarındaki operasyonlarının kapsamını genişletmesi için yeşil ışık yakmak anlamına gelmediği; aksine İran ve ona bağlı silahlı gruplara İsrail'e karşı askeri operasyonlarda bulunmaları için daha geniş alanlar vermeyi amaçlıyor olabileceği’ şeklinde bilgiden ziyade spekülasyon içeriyordu.

Her iki durumda da Moskova güçlerini olası gelişmelerden uzak tutmayı tercih etmiş gibi görünüyor. Bazı tahminler Rus güçlerinin durumun daha da kızıştığı bölgelerde konuşlandırdıkları gözlem noktalarını ve mevzileri tahliye etmeye devam edeceğini gösteriyor.

Ancak Rus gözlemcilerin deyimiyle bu ‘taktiksel geri çekilmeler’, Rusya'nın daha geniş kapsamlı adımlar atacağı anlamına gelmiyor. Şarku’l Avsat'a konuşan bir Rus analiste göre, Suriye'deki Rus askeri varlığı, Batı ile şiddetlenen çatışmanın arka planında önemini arttırdı.

Ancak bu analiz, özellikle İsrail'in Suriye coğrafyasındaki operasyonlarının kapsamını genişletmeye yönelik potansiyel planları açısından gelecekteki gelişmelerin doğasıyla bağlantılı görünüyor. Kremlin'in dün (Perşembe) Suriye'deki durumun daha da kötüye gitmesine karşı yaptığı uyarılar bunu açıkça ortaya koydu.

Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitriy Peskov, “İsrail'in Suriye'deki düşmanca eylemlerinin coğrafyasının olası genişlemesi, Ortadoğu için feci sonuçlar doğuracaktır” dedi.

Ancak Peskov, gazetecilerin, gelişmelerin İsrail'in İran ve Hizbullah güçlerini takip etmek üzere Suriye içinde bir kara harekâtına yol açması halinde Rusya'nın olası tepkisine ilişkin sorularını yanıtlamaktan kaçındı. Peskov sadece, ‘sonraki gelişmeler hakkında spekülasyon yapmanın şu anda uygun olmadığı’ şeklinde muğlak bir göndermede bulundu.

Ateşli mesajlar

Aynı zamanda Moskova'nın İsrail'in Suriye'deki askeri hamlelerini eleştirirken kullandığı retoriğin yeni bir seviyeye ulaştığı görüldü. Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın Suriye'deki son saldırıları ‘sivilleri hedef alan ve uluslararası yasaları ağır bir şekilde ihlal eden saldırganlık’ olarak tanımlayan öfkeli tonu, Moskova'nın daha önce kullanmadığı güçlü bir kınama içeriyordu.

zxs
Hmeymim Hava Üssü yakınlarındaki bir Hizbullah deposunda meydana gelen patlamadan (sosyal medya siteleri)

Ancak gerilim sadece açıklamaların tonuyla sınırlı kalmadı; son zamanlarda İsrail ve Rusya'nın doğrudan ateşli mesajlar verdiği görüldü. Rus ordusunun 2015 sonbaharında Suriye'de konuşlanmaya başlamasından bu yana ilk kez Hmeymim Hava Üssü’ne ait tesislerin bombalanması bunun bir örneğiydi.

Moskova'nın bu gelişme hakkında hiçbir yorum yapmaması ve askeri sözcünün Suriye'deki durumla ilgili periyodik bilgilendirmelerde bulunurken bu konuya değinmekten kaçınması dikkat çekicidir. Ancak İsrail kaynaklarına göre bombalamanın Hizbullah için savaş ekipmanı ve mühimmat içerdiğine inanılan bir depoyu hedef aldığı ortaya çıktı. Moskova mesajı anladı ve olayla ilgili yorum yapmadı. Sadece benzer bir ateşli mesajı, ‘teröristleri’ hedef aldığını söyleyerek, Suriye'nin doğusunda bulunan et-Tanf Üssü yakınlarındaki yerleri bombaladığında tamamen farklı bir hedefe gönderdi.

nyjukıl
Suriye'nin Lazkiye kentinin güneydoğusundaki Hmeymim Hava Üssü’nde bir Rus savaş uçağı, Ekim 2015. (Sputnik)

Ukrayna'da savaşın başlamasından birkaç ay sonra, 2022 yazında Suriye'deki güçlerini azaltmaya başlayan Moskova'nın Suriye'de Hizbullah'a ve İran destekli bazı milislere geniş imkânlar sağladığı biliniyor. Rus güçleri, İran tarafından kontrol edilen Suriye havaalanlarının bombalanmasının ardından bu gruba silah ve teçhizat transferini kolaylaştırdı.

Moskova ayrıca, Hizbullah güçlerinin ve işbirlikçi milislerin Golan'dan Suriye'nin derinliklerine doğru 80 kilometre uzakta kalmasını öngören önceki anlaşmanın ihlal edilmesine rağmen, Hizbullah birliklerinin Suriye'nin güneyinde yeniden konuşlanmasına göz yumdu.

Veriler Rusya'nın binlerce asker ve subayını Suriye’den geri çekerek Ukrayna'ya kaydırdığını gösteriyor. Rus askeri çevreleri bu hamleyi “Rus kuvvetlerinin, özellikle de kara kuvvetlerinin, terörle mücadele ve Suriye hükümetinin mevzileri üzerindeki kontrolünü güçlendirme ana görevi başarıldıktan sonra Suriye'de artık özel bir görevi kalmadı” şeklinde gerekçelendirdi.

Ancak bir askeri yorumcuya göre kuvvetlerin azaltılması Moskova'nın Suriye'deki önceliklerinin azalması anlamına gelmiyor; zira ‘hava kuvvetlerinin stratejik varlığı ve uzun menzilli yetenekleri Suriye coğrafyasından daha geniş görevlere sahip ve Rusya'nın Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'daki varlığıyla ilgili.’

Değişen öncelikler

Bu değerlendirme elbette Gazze'de başlayan, Lübnan'a sıçrayan ve şimdi Suriye'yi ciddi şekilde tehdit eden gelişmelerden önceydi. Burada Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yaklaşık iki ay önce Suriyeli mevkidaşı Beşşar Esed'i Moskova'da kabul ettiği ve ‘bölgenin çok tehlikeli gelişmelere sahne olmak üzere olduğu ve Suriye'nin bu gelişmelerden izole edilmeyeceği’ uyarısında bulunduğu konuşmasına dönmemiz gerekiyor.

cvfbo8l
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed arasında Kremlin'de gerçekleşen görüşmeden (AFP)

Putin'in uyarısı, Rusya'nın bölgedeki beklentilere ve Gazze Şeridi'ndeki savaşın genişlemesinin sadece bir zaman meselesi olduğuna dair ilk işaretiydi. Bu koşullar altında Moskova'nın yeni durumla başa çıkmak için planlarını formüle edip etmediği henüz net değil. Bazı önde gelen Rus uzmanlar daha önce Rusya'nın Suriye'ye yönelik her düzeyde kapsamlı bir stratejisinin olmamasını eleştirmişti. Bu, Moskova'nın nihai bir siyasi çözüme yönelik uzak vizyonu, Türkiye'ye yönelik tutumu ve kuzeydeki ve İdlib bölgesindeki hamleleri, ABD'nin varlığı ve son olarak Gazze çevresindeki durum kötüleşmeden ve savaş Lübnan ve Suriye'ye sıçramadan önce bile Suriye'de giderek artan İsrail etkinliği için geçerli.

Uzmanlar Moskova'nın Suriye'de stratejik bir askeri varlık sürdürmenin öneminden hareket ettiğini, ancak bunun Moskova için çok maliyetli olmayacağını belirtiyor.

x cvfdbg
Rusya Savunma Bakanlığı'nın bir videosundan alınan görüntüde, Suriye'nin Tartus kenti açıklarında Akdeniz'de yapılan stratejik komuta ve personel tatbikatı sırasında Rus fırkateyni Admiral Grigorovich ve bir Kamov Ka-27 helikopteri havalanırken görülüyor. (AP)

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanı'nın geçen yılın sonunda ülkesinin Suriye'deki güçlerinin varlığının ‘geçici olduğunu ve Rusya için faydalı olduğu sürece devam edeceğini’ söylediğini hatırlamakta fayda var.

Söz konusu açıklamada “Rus askeri güçleri, bize çok yakın olan dünyanın bu hayati bölgesinde Rusya'nın çıkarlarını sağlamak için oradalar” diyen Putin, Moskova'nın ‘bu askeri birlikleri Suriye'den çekmeyi henüz planlamadığını’ vurgulamıştı.

İlginç bir şekilde Putin, Suriye'deki Rus mevzilerini ‘üs’ değil ‘nokta’ olarak nitelendirdi ve Moskova'nın orada ‘uzun vadeli yapılar’ inşa etmediğini belirtti. Putin, ülkesinin gerekirse tüm askeri personelini ‘yeterince hızlı bir şekilde’, herhangi bir maddi kayıp olmadan geri çekebileceğini de sözlerine ekledi.

cdsvfg
Golan Tepeleri'nde Hizbullah tarafından bombalanan bir İsrail mevzisi, 26 Haziran. (AP)

Uzmanlar Putin'in konuşmasının, durumun daha da kötüleşmesi ve Rus güçlerinin Suriye'deki varlıklarının stratejik avantajını kaybetmesi halinde Rusya'nın atacağı adımların seviyesini doğru bir şekilde tanımladığına inanıyor.

Ancak bazı uzmanlara göre bu durum, Moskova'nın genelde bölgede, özelde ise Suriye ve Irak'ta ABD çıkarlarına karşı çeşitli güçleri destekleme anlamında Washington için durumu zorlaştırma politikasını sürdürmesini engellemiyor. Bu durum İsrail'in Suriye ve çevresindeki hareketlerinin bir sonraki aşamasına da yansıyabilir. Analistlere göre bu politika, Moskova gelişen sahnenin mekanizmalarına dayanarak bölgedeki hareketleri için yeni planlar geliştirene kadar devam edecek.



Macron, Irak'ta düzenlenen İHA saldırısında bir Fransız askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı

Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
TT

Macron, Irak'ta düzenlenen İHA saldırısında bir Fransız askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı

Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Irak Kürdistanı'nın Erbil bölgesinde düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında bir Fransız askerinin hayatını kaybettiğini ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı.

Macron, "Askerlerimizden birkaçı yaralandı ve Başçavuş Arnaud Freon, Irak'ın Erbil bölgesinde düzenlenen bir saldırı sırasında Fransa adına görev yaparken hayatını kaybetti" dedi.

Şöyle devam etti: "Güçlerimize yönelik saldırı kabul edilemez."

Fransız Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'na göre bu askerler "Iraklı ortaklarla terörle mücadele tatbikatlarına katılıyorlardı" ve "altı asker derhal en yakın sağlık tesisine sevk edildi."

Erbil valisine göre, saldırı iki İHA tarafından gerçekleştirildi ve Irak'ın özerk Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'in yaklaşık 40 kilometre güneybatısındaki Molla Kara'daki üssü hedef aldı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu saldırı, Erbil'de diğer yabancı birliklerin de bulunduğu bir askeri yerleşke içindeki İtalyan üssünü hedef alan ve can kaybına yol açmayan İHA aracı saldırısından kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Saldırının ardından İtalyan yetkililer, üsten tüm askeri personelini geçici olarak geri çekeceklerini açıkladı.

Fransız ve İtalyan birlikleri de dahil olmak üzere yabancı güçler, 2014'ten beri DEAŞ'la mücadele eden ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun bir parçası olarak bölgenin güvenlik güçlerini eğitmek amacıyla Erbil'de konuşlandırılmış durumda.

Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana, Irak'ın Kürdistan bölgesi, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplara atfedilen ve çoğunlukla hava savunması tarafından püskürtülen çeşitli saldırılara maruz kaldı.


Irak'ın batısında bir ABD yakıt ikmal uçağı düştü

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
TT

Irak'ın batısında bir ABD yakıt ikmal uçağı düştü

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, KC-135 Stratotanker tipi havadan yakıt ikmal uçaklarından birinin Irak'ın batısında düştüğünü, olaya karışan ikinci uçağın ise güvenli bir şekilde iniş yaptığını duyurdu.

ABD Merkez Komutanlığı, İran ile devam eden çatışma sırasında Irak üzerinde "dost hava sahasında" bir askeri uçağın düşmesinin ardından arama ve kurtarma operasyonu yürüttüğünü daha önce açıklamıştı. Ordu açıklamasında, "Olayda iki uçak yer aldı. Biri Irak'ın batısında düştü, diğeri ise güvenli bir şekilde indi" ifadelerini kullandı. Açıklamada, olayın düşman veya dost ateşi sonucu gerçekleşmediği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığına göre Irak'ın batısında kaybolan uçakta altı kişilik mürettebat bulunuyordu.

İran'la ittifak halindeki silahlı grupların oluşturduğu Irak İslam Direnişi, uçağı düşürme sorumluluğunu üstlendi. Grup yaptığı açıklamada, uçağı "ülkemizin egemenliğini ve işgal güçlerinin uçakları tarafından ihlal edilen hava sahasını savunmak için" düşürdüğünü belirtti. Açıklamada, Amerikan uçağının "uygun silahla" düşürüldüğü ifade edildi.

Bu, ABD-İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana düşen en az dördüncü ABD askeri uçağı. Daha önce Kuveyt üzerinde dost ateşiyle üç F-15 uçağı düşürülmüştü. Askeri komutanlık o dönemde olayın "İran uçakları, balistik füzeler ve insansız hava araçlarının saldırıları" içeren bir çatışma sırasında meydana geldiğini belirtmişti.

ABD ordusuna göre, KC-135 Stratotanker 60 yıldan fazla bir süre önce hizmete girdi ve tipik olarak üç kişilik bir mürettebata sahip: bir pilot, bir yardımcı pilot ve uçağın yakıt ikmal sistemini kullanan üçüncü bir görevli. Bununla birlikte, bazı görevler bir navigatör gerektiriyor ve uçak aynı kaynağa göre 37 yolcuya kadar taşıyabiliyor.


Akkaşat ve Kerkük’te Halk Seferberlik Güçleri’ne yönelik ölümcül hava saldırıları

Irak’ın batısındaki Akkaşat’ta meydana gelen saldırının yerini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (Sosyal medya)
Irak’ın batısındaki Akkaşat’ta meydana gelen saldırının yerini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (Sosyal medya)
TT

Akkaşat ve Kerkük’te Halk Seferberlik Güçleri’ne yönelik ölümcül hava saldırıları

Irak’ın batısındaki Akkaşat’ta meydana gelen saldırının yerini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (Sosyal medya)
Irak’ın batısındaki Akkaşat’ta meydana gelen saldırının yerini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (Sosyal medya)

Irak’ın batısında, Halk Seferberlik Güçleri’ne (Haşdi Şabi) bağlı noktalara bugün şafak vakti düzenlenen hava saldırılarında ölü, yaralı ve kayıp sayısının 260’ı aştığı bildirildi. Söz konusu saldırı, milis grupları hedef alan en şiddetli saldırılardan biri olarak değerlendirilirken, bölgede artan gerilim ve saldırının sorumluluğuna ilişkin karşılıklı suçlamalar da sürüyor.

Enbar vilayetindeki bir güvenlik kaynağı, hava saldırılarının Halk Seferberlik Güçleri bünyesindeki Ensarullah el-Evfiya hareketine bağlı 19. Tugay’a ait üç noktayı hedef aldığını söyledi. Saldırıların, Irak-Suriye sınırında yer alan el-Kaim ilçesine bağlı Akkaşat bölgesinde gerçekleştiği belirtildi.

Kaynak, güçlü bombardımanın askeri sağlık birimleri, ikinci tabur ve destek birliğine ait karargâhları hedef aldığını ifade etti. Saldırılarda 99 kişi hayatını kaybetti, 43 kişi kayboldu ve bazıları ağır olmak üzere yaklaşık 123 kişi yaralandı.

Ayrıca saldırıyı gerçekleştiren savaş uçaklarının bombardımanın ardından da bölge üzerinde uçuşlarını sürdürdüğü aktarıldı. Hedef alınan noktalara ulaşmaya çalışan ambulans ekiplerinin de hava saldırılarına maruz kaldığı, bu nedenle yaralıların tahliyesi ve hastanelere sevkinin geciktiği kaydedildi.

Kimliği açıklanmayan savaş uçaklarının bugün erken saatlerde Akkaşat bölgesinde Halk Seferberlik Güçleri’ne ait bir noktaya şiddetli bir hava saldırısı düzenlediği bildirilmişti. İlk belirlemelere göre saldırıda çok sayıda militanın öldüğü ve bazılarının yaralandığı açıklanmış, enkaz altında kayıp kişilerin aranması sürdükçe bilanço daha da yükselmişti.

dfgth
Halk Seferberlik Güçleri üyeleri, Musul’un güneyindeki karargahlarından birini hedef alan hava saldırısında yaralanan bir meslektaşlarına ilk yardım uyguluyor. (Reuters)

Diğer yandan Ensarullah el-Evfiya hareketi, saldırının arkasında İsrail ve ABD’nin olduğunu iddia ederek, bombardımanın ‘terör örgütleri için boşluk yaratmayı ve bölgeyi yeniden kaosa sürüklemeyi amaçladığını’ savundu.

Hareket, hedef alınan 19. Tugay mensuplarının ‘sınırları koruma ve silahlı örgütlerin sızmalarını önleme görevini yerine getirdiğini’ belirtti.

Ensarullah el-Evfiya, yaşanan olayla ilgili olarak Irak hükümetini ‘anayasal ve etik sorumluluk’ taşımakla suçladı ve olayın ciddiyetine uygun resmi bir tavır alınması çağrısında bulundu. Hareket ayrıca 19. Tugay’ın Irak Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı’na bağlı resmi bir birim olduğunu vurguladı.

Ensarullah el-Evfiya, İran destekli Irak İslami Direnişi çatısı altında yer alan gruplardan biri olarak biliniyor.

ABD, 2024 yılında bu hareketi ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırmıştı. Bu karar, hareketin Ürdün ve Suriye’deki Amerikan güçlerine yönelik saldırılara karışması ve Gazze savaşı sırasında İsrail’e roket ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemesi iddialarına dayanıyordu.

Kerkük’te saldırılar

Paralel bir gelişme olarak, Irak’ın kuzeyinde bulunan Kerkük kenti yakınlarındaki bir Halk Seferberlik Güçleri noktasına da bugün şafak vakti hava saldırısı düzenlendi. Olayın ardından güvenlik güçleri bölgeyi kuşatarak inceleme başlattı.

Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı, Halk Seferberlik Güçleri’ne ait hedeflere yapılan bu saldırıları ‘haksız saldırılar’ olarak nitelendirerek, ülke egemenliğinin açık bir ihlali olduğunu bildirdi.

frgt
Askeri tatbikatlar sırasında Halk Seferberlik Güçleri bayrağı taşıyan savaşçılar (Arşiv – Halk Seferberlik Güçleri)

Komutanlık tarafından yapılan açıklamada, “Tekrarlayan sistemli ihlaller ve saldırılar, toplumsal barışı tehdit ederek güvenlik ve istikrarın temellerini sarsabilir ve Irak halkı arasında rahatsızlık yaratabilir” ifadesi yer aldı.

Açıklamada, son saldırıların bugün Kerkük ve Enbar vilayetlerinde gerçekleştiği, geçtiğimiz günlerde ise Vasıt ile Babil vilayetinde Halk Seferberlik Güçleri’ne ait diğer noktalara hava saldırıları düzenlendiği belirtildi.

Yerel kaynaklara göre, önceki saldırılarda bir mühimmat deposunun hedef alınması sonucu depodaki mühimmat patlamış ve parçalar çevredeki yerleşim alanlarına saçılmıştı. Bu olayda bir kadın hayatını kaybetmiş, oğlu yaralanmış ve bazı Halk Seferberlik Güçleri mensupları da saldırıda zarar görmüştü.

Bu saldırılar, bölgede süregelen savaş ortamı ve güvenlik gerilimleri çerçevesinde gerçekleşiyor. İran destekli silahlı gruplara ait hedeflerin sık sık vurulmasıyla eş zamanlı olarak, bu grupların ABD ve İsrail çıkarlarına yönelik karşı saldırılar düzenlediği, bunu ‘direnişi destekleme’ çerçevesinde yaptıkları bildiriliyor.