Irak’taki bombalı saldırıda Irak ordusundan subaylar, askerler ve Kürt Peşmerge güçlerinin üyeleri öldü

Vadi Huran'da askeri bir savunma hattı kuruluyor.

Irak Ordusu-Peşmerge Ortak Operasyon güçleri (Basnews)
Irak Ordusu-Peşmerge Ortak Operasyon güçleri (Basnews)
TT

Irak’taki bombalı saldırıda Irak ordusundan subaylar, askerler ve Kürt Peşmerge güçlerinin üyeleri öldü

Irak Ordusu-Peşmerge Ortak Operasyon güçleri (Basnews)
Irak Ordusu-Peşmerge Ortak Operasyon güçleri (Basnews)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Selahaddin iline bağlı Tuzhurmatu bölgesinde yola yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu asker ve subaylardan ölen ve yaralananların olduğunu duyurdu.

Yazılı olarak yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Bugün (pazar) saat 09.00 sularında Ortak Güvenlik Bölgesi içerisinde yer alan Tuzhurmatu bölgesi sınırında yol kenarına yerleştirilmiş bir bomba infilak etti. Bombalı saldırıda Irak Ordusu-Peşmerge Ortak Operasyon Güçleri 1. Tugayına bağlı 3. Tabur Komutanlığına ait araç konvoyu hedef alındı. Olayda Tabur Komutanı Binbaşı Saman Sabır Süleyman ile Irak Ordusu 9'uncu Zırhlı Tümen Albay İstihkam Subayı Albay Muhammed Rıza Kerim ve N.Z. Şerif Ahmed Muhammed Emin hayatını kaybederken üç asker de yaralandı."

İlk askeri bilgiler aynı yerde birden fazla cihazın patladığını gösteriyor. Askeri yetkililer tarafından yapılacak incelemeler, uzak mesafelerden duyulan patlamaya ilişkin bilgilere ulaşılmasını sağlayacak.

Edinilen bilgilere göre Bağdat'taki üst düzey yetkililer, patlayıcının yeni mi yerleştirildiğinin yoksa DEAŞ’ın kontrolü döneminde yerleştirilen mayınlardan biri mi olduğunun belirlenmesi için derhal soruşturma başlatılması talimatı verdiler.

THYJUKI
Kerkük yakınlarındaki mevzilere doğru ilerleyen Kürt Peşmerge güçleri (Arşiv - Reuters)

Peşmerge Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Selahaddin ilinin doğusundaki Tuzhurmatu ilçesinde meydana gelen patlamanın, DEAŞ’ın uyuyan hücrelerini avlamak için düzenlenen ortak güvenlik operasyonu sırasında bir askeri konvoyu hedef aldığı belirtildi.

Bakanlık saldırıdan duyduğu üzüntüyü dile getirdiği açıklamada, “Olay, ortak olarak gerçekleştirilen geniş çaplı bir güvenlik operasyonu sırasında meydana geldi” ifadelerine yer verdi.

Barzani ve Savunma Bakanlığı’ndan başsağlığı mesajı

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesrur Barzani, patlamada hayatını kaybeden üç subay için başsağlığı mesajı yayınladı.

Barzani, mesajında güvenlik tehditleri ve sorunlarıyla mücadele etmek ve IKBY yönetimi dışındaki Kürt bölgelerinde barışın ve istikrarın tesis edilmesi için çalışmak üzere Peşmerge güçleri ile Irak ordusu arasındaki iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Irak Savunma Bakanlığı da patlamada hayatını kaybeden subaylar için başsağlığında bulundu.

DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun yayınladığı bazı askeri istatistiklere göre Irak ve Suriye topraklarında en az 5 bin DEAŞ üyesi hala aktif olarak faaliyet gösteriyor.

Bir terör hücresi çökertildi

Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı tarafından cumartesi günü yapılan açıklamada Kerkük'e bağlı Vadi Zeytun bölgesinde düzenlenen hava saldırısında bir terör hücresinin çökertildiğini duyurdu.

Yazılı olarak yapılan açıklamada, güvenlik güçlerinin yenilgiye uğratılan DEAŞ’ın uyuyan hücrelerini avlamak için önleyici operasyonlarını yoğunlaştırdığı belirtildi.

Askeri İstihbarat Müdürlüğü'nden gelen doğru bilgilere dayanarak, Ortak Operasyonlar Komutanlığı'ndaki hedefleme odasıyla koordineli ve yoğun takip yapılarak gerçekleştirilen özel bir operasyon olduğu belirtilen açıklamada, “Hava Kuvvetleri, F-16 uçağıyla Kerkük Operayonlar Komutanlığı bölgesinde yer alan Vadi Zeytun bölgesinde 4 kişilik terör hücresini etkisiz hale getirmeyi başardı” denildi.

Açıklamada, güvenlik ve istihbarat birimlerinin, uyuyan hücrelerin tamamı ortadan kaldırana kadar operasyonu sürdüreceği ifade edildi.

Vadi Huran

Enbar Operasyonlar Komutanlığı’ndan dün yapılan açıklamada ise Vadi Huran’dan sık sık geçen ve Suriye ile Irak arasında seyahat eden terörist grupların hareketliliğini sınırlamak için Vadi Huran’da bir savunma hattı kurulduğu duyuruldu.

CDFV
Elbukemal-el-Kaim sınır kapısında Irak-Suriye sınırı yakınındaki durumu izleyen Iraklı bir asker (Arşiv - Reuters)

Irak Haber Ajansı INA’ya konuşan Enbar Operasyonlar Komutanlığı 5. Piyade Eğitim Tugayı Komutanı Tuğgeneral Ahmed Kasım Hüseyin, terör yuvalarının ve terörist grupların güvenli bölgelere yönelik faaliyetlerini sınırlandırmak için Vadi Huran’da stratejik bir proje çerçevesinde bir savunma hattı kurulduğunu söyledi. Tuğgeneral Hüseyin, ortak savunma hattının 5. ve 7. tugayları birbirine bağladığını söyledi.

Savunma hattı çalışmalarının ileri aşamalarda olduğunu söyleyen Tuğgeneral Hüseyin, birkaç gün önce tamamlanan Vadi es-Sersar’dakine benzer şekilde önümüzdeki aylarda tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Tuğgeneral Hüseyin, Vadi Huran'da terörist grupları hedef alan birçok operasyon gerçekleştirildiğini ve terör mevzilerini ortadan kaldırmak için Vadi Huran'a yönelik operasyonların devam ettiğini belirtti.

Vadi Huran'daki operasyonların savaş uçakları ve insansız hava araçlarıyla (İHA) yürütüldüğünü ifade eden Tuğgeneral Hüseyin, operasyonların Irak ordu birlikleri ile Halk Seferberlik Güçleri (Haşd, Şabi) ve bazen de Özel Kuvvetler ya da Hızlı Müdahale Ekibi gibi konuk birlikler arasındaki diğer ortak güvenlik operasyonlarına ek olarak gerçekleştirildiğini kaydetti.

Stratejik öneme sahip savunma hattının terörist çetelerin hareketlerini kısıtlamayı, faaliyetlerini felce uğratmayı ve operasyonlarını sürdürme gücünü ve kararlılığını sağlayan lojistik desteği kesmeyi amaçladığını söyleyen Tuğgeneral Hüseyin, Vadi el-Huzeymi'de DEAŞ’a bağlı terör hücrelerini hedef alan ve 14 DEAŞ liderinin öldürülmesiyle sonuçlanan son operasyonların 2014 yılından bu yana görülmemiş nitelikte operasyonlar olduğunun atlını çizdi. Bu operasyonların teyit edilmiş bilgilere dayanarak önceden planlandığını da sözlerine ekledi.

Haşdi Şabi

Öte yandan Haşdi Şabi dün, Enbar ilinin batısında geniş çaplı bir güvenlik operasyonu başlattığını duyurdu.

Haşdi Şabi tarafından yapılan açıklamada güvenlik güçlerinin, 57. Tugay’ın yer aldığı Enbar ilindeki Haşdi Şabi Operasyonlar Komutanlığı, 13., 17., 18. ve 19. tugayların yer aldığı Batı Enbar Operasyonlar Komutanlığı ve Haşdi Şabi’den diğer üst yetkililerin katılımıyla Batı Enbar’da geniş çaplı bir güvenlik operasyonu başlattığı belirtildi.

AS
Irak Ordusu ve Haşdi Şabi Ortak Operasyon güçleri, Ninova ilinde DEAŞ üyelerini ararken (AFP)

Operasyonun el-Kaim bölgesinde, el-Kaara ve Vadi el-Malsi gibi sorumluluk bölgesini kapsadığı belirtilen açıklamada, operasyonun, uyuyan hücrelerin peşine düşme ve bu bölgelerdeki tüm güvenlik açıklarını kapatarak teröristlerin kendilerine sığınacak liman bulmalarını önleme stratejisi çerçevesinde gerçekleştiği vurgulandı.



Husilerin bölgesel düzeydeki faaliyetleri Hudeyde Limanı’nın kurtarılmasına yol açacak mı?

Sana’da İran bayrağını taşıyan Husiler (EPA)
Sana’da İran bayrağını taşıyan Husiler (EPA)
TT

Husilerin bölgesel düzeydeki faaliyetleri Hudeyde Limanı’nın kurtarılmasına yol açacak mı?

Sana’da İran bayrağını taşıyan Husiler (EPA)
Sana’da İran bayrağını taşıyan Husiler (EPA)

İran ile ABD-İsrail arasında süren savaşın ilk ayının sona ermesiyle birlikte, Husiler de çatışmalara dahil oldu. Örgüt, Tahran’a destek amacıyla İsrail’e karşı roket saldırıları başlattığını duyurdu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile bağları bilinen Husilerin bu müdahalesi, Yemen’deki dengelerde derin değişimlerin kapısını aralıyor. Analistler, bu adımın çatışma haritasının yeniden şekillenmesini hızlandırabileceğini ve Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde vilayeti ile limanının kurtarılması amacıyla olası askeri operasyonların yeniden başlamasına yol açabileceğini, hatta daha geniş kapsamlı etkiler doğurabileceğini belirtiyor.

Bu gelişmeler, Birleşmiş Milletler’in (BM) Hudeyde Anlaşmasını Destekleme Misyonu’nu mart sonu itibarıyla sona erdirme kararıyla aynı döneme denk geliyor. Uzmanlar, bunun Batı sahili cephesinin yeniden silahlı çatışma alanına dönme ihtimalini güçlendirdiğini, bölgesel gerilimlerin tırmanması ve barış süreçlerinin yavaşlamasıyla bu riskin arttığını vurguluyor.

Bölgesel ve uluslararası endişeler, Husilerin Babu’l Mendeb Boğazı’nı kapatma ihtimaline de odaklanıyor. Bu adımın, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki hareketlerinin bir devamı niteliğinde olabileceği ve stratejik deniz geçitlerine baskıyı artıracağı değerlendiriliyor.

Askeri uzman Adnan el-Ceberni, “BM misyonunun çekilmesi ile Husilerin İran lehine yeni bir savaşa girmesi ve bunun Yemen ile bölge üzerindeki muhtemel etkileri, tüm olasılıkları açık bırakıyor” dedi.

El-Ceberni Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Husilerin müdahalesinin, örgütün önceliklerinin ve hareket noktalarının esas olarak İran ve müttefikleriyle bağlantılı olduğunu gösterdiğini belirterek, bunun Yemen halkı ve çıkarları için ciddi bir tehdit oluşturduğunu, ayrıca bölge genelinde de riskleri artırdığını vurguladı.

efdvf
Husilerin bölgesel savaşa dahil olması, Hudeyde vilayetinin ve limanının kurtarılmasına yönelik olası bir operasyona yol açabilir. (Haber ajansları)

El-Ceberni, Husilerin iç politikada ciddi bir tıkanma ve izolasyon yaşadığını belirterek, “Halkın öfkesi ve toplumsal izolasyonları benzeri görülmemiş düzeylere ulaştı. Bu durum, onları dış çatışmalara daha fazla katılmaya zorluyor; bu da örgütün geleceği için yüksek maliyetli olabilir” dedi.

Avrupa Birliği (AB) misyonu ise Husilerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde gemilere yönelik saldırılar düzenleme ihtimalini dışlamayarak, bu bölgeden geçen deniz taşımacılığı için dikkatli olunması uyarısında bulundu.

Öte yandan, BM çatısı altındaki Washington Yemen Araştırmaları Merkezi araştırmacısı Mervan Numan, Hudeyde şehrinin Husilerin elinden alınmasının zamanı geldiğini belirtti. Numan, 2022’de kurulan Başkanlık Konseyi’nin, Yemen krizinin çözümünün ya barış ya da savaş yoluyla olacağını ortaya koyduğunu vurguladı.

Numan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin yakın zamanda Kızıldeniz’de Husilerin tehditlerine karşı uluslararası bir koalisyon kurulmasını talep ettiğini ve bölgedeki yeni gelişmelerin Hudeyde’nin özgürleştirilmesini zorunlu kıldığını ifade etti.

Numan, Husilerin DMO’nun yönlendirmesiyle İran’ın bölgesel istikrarı bozma ve genişleme hedeflerine hizmet etmesinin, örgütün sonunu hazırlayan adım olduğunu bildirdi.

dvde
Analistlere göre Husiler en kötü dönemini yaşıyor. (EPA)

Yemenli siyaset yazarı Hemdan el-Aliy, Stockholm Anlaşması’nın sona ermesi ve BM misyonunun çekilmesini, Yemenliler, bölge ve uluslararası toplum için Hudeyde’de devlet kurumlarını yeniden tesis etme ve nihayetinde Sana’ya ulaşma açısından gerçek bir fırsat olarak değerlendirdi.

El-Aliy, Hudeyde ve limanının kurtarılmasının, Babu’l Mendeb Boğazı’ndaki deniz geçitlerini Husilerin saldırılarından korumaya katkı sağlayacağını belirterek, “Görünüşe göre yeni bir karşılaşma söz konusu… Husilerin herhangi bir yeni ihlali, bu stratejik bölgenin kurtarılmasına yol açabilecek farklı bir aşamayı başlatabilir” dedi.

Yemenli siyaset analisti Abdullah İsmail ise Hudeyde ve Yemen’in diğer bölgelerinin kurtarılması mücadelesinin kaçınılmaz olduğuna dair çok sayıda gösterge olduğunu belirtti, ancak zamanlamanın kritik olduğunu vurguladı. İsmail, “Bana göre Hudeyde ve diğer bölgelerin kurtarılması savaşı gelecekte yaşanacak. Bunun zamanlaması, Husilerin güç toplamasından veya Yemenlileri manipüle etmesinden fayda sağlamalarını önleyecek bir dizi kriter ve düzenlemeye bağlı” ifadelerini kullandı.

İsmail, “Karşı karşıya olduğumuz değişkenler açık; belki de Yemen içindeki ayaklanma belirleyici olacak. Zira birçok kişi grubun kendi eliyle mezarını kazdığını düşünüyor” dedi.

Askerî açıdan ise Yemen Ortak Operasyonlar Komutanı Danışmanı Albay Muhammed Cabir, mevcut yerel ve bölgesel verilerin, ‘İran rejiminin projesiyle sert bir çatışmaya doğru gidildiğini’ gösterdiğini belirtti.

Cabir, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Stockholm Anlaşması’nın siyasi ve askerî açıdan çökmesinin ardından Hudeyde ve Batı sahili cephesinin önümüzdeki günlerde açık çatışma alanına dönüşmesine dair net göstergelerin ortaya çıktığını ifade etti.

ervfe
 Batı sahilindeki Ulusal Direniş Güçleri’ne bağlı birlikler (Yemen ordusu)

Cabir, Husilerin 2026 başından itibaren benzeri görülmemiş bir askeri seferberlikle Batı sahilini İran rejiminin bölgesel çatışmalarında kullanılacak bir füze üssüne dönüştürmeyi ve Babu’l Mendeb’i siyasi pazarlık kartı olarak kullanmayı amaçladığını söyledi.

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani’ye göre, son tırmanışla eş zamanlı olarak, geçtiğimiz hafta DMO liderleri ve uzmanları Sana’ya geldi.

Cabir, meşru hükümet ve askeri komite tarafından, Suudi Arabistan denetiminde yürütülen son hareketlerin, cepheleri ortak bir komuta altında birleştirmek, Husileri caydırmak ve limanları geri almak için ciddi hazırlıklar yapıldığını gösterdiğini belirtti.

Cabir, Husilerin kendi iradeleriyle bölgesel çatışmaya dahil olduklarını, kendilerini DMO ile bağlantılı operasyon odasının bir yürütme aracı olarak sunduklarını ve bölgesel çatışma önceliklerini Yemen’in ve Yemenlilerin çıkarlarının önüne koyduklarını vurguladı. Cabir, bu kararın Husileri hem Yemen halkıyla iç çatışmaya hem de bölgesel ve uluslararası çevreyle doğrudan karşı karşıya bırakacağını, bu durumun örgüt için sonu hızlandırabileceğini ifade etti.


Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, bölgedeki savaşı durdurabilecek tek kişinin ABD Başkanı Donald Trump olduğunu belirtti.

Sisi, Mısır Uluslararası Enerji Konferansı ve Fuarı (EGYPS) açılışında bölgedeki bu savaşı durdurabilecek tek kişinin Trump olduğunu ifade etti.

Sisi, arz eksikliği ve fiyat artışlarının etkisine dikkat çekerek, petrol fiyatının varil başına 200 doları aşabileceğine dair analistlerin endişeleri ve tahminlerin abartılı olmadığını vurguladı.

Sisi, Ortadoğu’daki karışıklıklar nedeniyle gübre kıtlığı ve bunun sonucunda küresel gıda güvenliği krizinin olası olduğunu söyledi. Sisi, “Zengin ülkeler bunu karşılayabilir, ancak orta gelirli ve kırılgan ekonomiler için bu durum ciddi istikrarsızlık yaratabilir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Sisi, Trump’ı Gazze’deki savaşı sona erdirmedeki rolünden ötürü övdü. Sisi, Kasım ayında Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde imzalanan ateşkes anlaşmasından önce de ABD Başkanı’nın tek çözümün kendisi olduğunu söylediğini hatırlattı.

 

Mısır, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınayarak, bölgesel bir savaşın önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulundu.

Buna karşılık, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi video konferansla yaptığı konuşmada uluslararası toplumu hayati deniz yollarını korumaya çağırdı ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasını ve enerji altyapısına yönelik saldırılarını kınadı. Budeyvi, İran’ın agresyonunun tüm dünyayı tehdit ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Trump, ABD-İsrail savaşının “İran rejiminde değişim” sağladığını ve mevcut liderleri “çok mantıklı” olarak nitelendirdiğini söyledi. Trump, aynı zamanda İranlılarla bir “anlaşma” yapacağını da belirtti.

Trump, Financial Times’a verdiği röportajda, “İran petrolünü ele geçirmek istediğini” ifade ederek, İran’ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası’nı kontrol edebileceğini söyledi. Trump ayrıca, İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerin geçişine izin verdiğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD’nin aracılar üzerinden ilettiği müzakere mesajlarını “gerçekçi olmayan, mantıksız ve abartılı” olarak nitelendirdi.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed Ishak Dar, dün Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmelerin ardından, İslamabad’ın önümüzdeki günlerde ABD ve İran arasında “ciddi müzakerelere ev sahipliği yapmaya ve bunları kolaylaştırmaya hazır olduğunu” belirtti. Amaç, süregelen çatışmaya kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulmak.


Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki Sur kentinde bir askeri kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında bir askerin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bu saldırı, Hizbullah ile İsrail arasında çatışmaların başlamasından bu yana ordu noktalarına yönelik ilk doğrudan hedef alma olarak kayda geçti.

Lübnan ordusu tarafından yapılan açıklamada, el-Amiriye bölgesinde, el-Kalile-Sur yolu üzerindeki bir kontrol noktasının hedef alındığı, saldırı sonucu bir askerin yaşamını yitirdiği ve diğer askerlerin yaralandığı belirtildi. Yaralı sayısına ilişkin detay verilmedi.

2 Mart’ta başlayan çatışmalardan bu yana Lübnan ordusu, güney ve doğu bölgelerinde görev yerleri dışında İsrail ateşi sonucu hayatını kaybeden sekiz asker için taziye açıklaması yayımladı.

Öte yandan, İsrail ordusunun yedi mahalle için tahliye uyarısı yapmasının ardından, bu sabah Beyrut’un güney banliyösüne hava saldırısı düzenlendi. Üç gün aradan sonra bölgeye gerçekleştirilen ilk saldırı sonrası hedef alınan noktadan dumanlar yükseldi. Sürekli saldırılar ve tahliye uyarıları nedeniyle bölge sakinlerinin büyük kısmının daha önce göç ettiği belirtildi.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Beyrut’ta Hizbullah’a ait olduğunu öne sürdüğü ‘altyapı hedeflerini’ vurduğunu bildirdi.

sdvsd
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada, Beyrut’un güney banliyölerinde yaşayanlara acil tahliye uyarısında bulundu. Adraee, özellikle Haret Hreik, el-Gubeyri, el-Leyleki, el-Hadath, Burc el-Baracne, Tahvita el-Gadir ve eş-Şiyah mahallelerinin hedef alınabileceğini belirtti.

Adraee açıklamasında, “İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki farklı bölgelerde Hizbullah’a ait askeri altyapıyı hedef almaya devam ediyor. Size zarar vermek niyetinde değiliz, bu nedenle güvenliğiniz için derhal tahliye olmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’daki ‘tampon bölgeyi genişletme’ talimatı verdiğini duyurdu.

Netanyahu, yayımladığı video mesajda, “Lübnan’da mevcut tampon bölgenin daha da genişletilmesi için orduya talimat verdim” dedi. Bu adımın amacının, Hizbullah mensuplarının olası saldırı riskini tamamen ortadan kaldırmak ve sınır hattında tanksavar füzesi atışlarını engellemek olduğunu ifade etti.