Husilerin Türk kuru yük gemisini hedef almasının ne gibi yansımaları olacak?

Saldırılar Ankara'nın bölgede önemli bir aktör olma arzusunu test mi ediyor?

İran destekli Husiler, uluslararası gemileri hedef almaya devam ettiğini ve Kızıldeniz'de gerilimin arttığını doğruladı (AFP)
İran destekli Husiler, uluslararası gemileri hedef almaya devam ettiğini ve Kızıldeniz'de gerilimin arttığını doğruladı (AFP)
TT

Husilerin Türk kuru yük gemisini hedef almasının ne gibi yansımaları olacak?

İran destekli Husiler, uluslararası gemileri hedef almaya devam ettiğini ve Kızıldeniz'de gerilimin arttığını doğruladı (AFP)
İran destekli Husiler, uluslararası gemileri hedef almaya devam ettiğini ve Kızıldeniz'de gerilimin arttığını doğruladı (AFP)

Tevfik eş-Şenvah

Husiler, Kızıldeniz'deki uluslararası sularda Türk kuru yük gemisi ‘Anadolu S'nin hedef alındığını duyurdu. Böylece Yemen kıyılarından geçen seyrüsefer hatlarındaki güvenlik geriliminde yeni ve gerilimi daha da tırmandıran bir gelişme yaşandı.

Husiler her zamanki gibi balistik füzeler ve deniz torpidoları kullanarak gerçekleştirdikleri saldırıyı, geminin İsrail'le bağlantılı limanlara yönelik sözde ablukalarını reddetmesine bir yanıt olarak gerekçelendirdi.

Gözlemcilere göre Husiler tarafından son olarak gerçekleştirilen benzer saldırıdan 22 gün sonra yaşanan bu gelişme, İran destekli örgütün bölgede tırmanan silahlı faaliyetlerini sürdürdüğünü gösterdi. Yemen’deki meşru hükümete göre ‘bu sorumsuzca maceralara’ misilleme olarak ülkenin kaynaklarından geriye kalanlar da yıkıma maruz bırakılıyor.

Husilerin silahlı kanadının sözcüsü Yahya Saree dün yaptığı açıklamada, Husillere bağlı deniz güçlerinin, Kızıldeniz'de seyir halindeki Anadolu S kuru yük gemisine balistik füzeler ve deniz torpidolarıyla doğrudan ve isabetli bir şekilde hedef aldığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın CNN Türk'ten aktardığı habere göre Türk şirketi Oras Denizcilik'e ait Panama bandıralı Anadolu S adlı kuru yük gemisi 17 ve 18 Kasım tarihlerinde Aden Körfezi'nde seyir halindeyken iki adet füzeyle saldırıya uğradı.

Ankara ne söyleyecek?

Husilerin liderleri tarafından yapılan açıklamalara göre bu, isabetli bir saldırıydı. Bu açıklamalar, Husilerin liderlerinin, İsrail'in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşta Filistinlilerin zafer kazanması bahanesiyle gemiyi hedef alma ve Yemen açıklarında bulunan önemli su yolunda güvenlik gerilimini arttıran faaliyetlerini sürdürme konusundaki kararlılıklarını ortaya koydu.

Ankara, Husilerin Türk kuru yük gemisine düzenlediği saldırıya dair henüz yorum yapmadı. Gözlemciler, kendisi için hayati ve önemli bir bölgede birçok zorlukla karşı karşıya olan Türkiye ekonomisi için önemli bir arter olan gemilerini korumak için Türk hükümetinin ne gibi önlemler alacağını merakla bekliyor.

Bu durum, özellikle Arap bölgesindeki en büyük karar verici ve Husilerin destekçisi olan İran'la sıcak ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda Türkiye'yi kararlı ve önde gelen bir bölgesel aktör olarak sunmaya oldukça istekli görünen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail'in Filistinlilere yönelik ihlalleri konusunda sert açıklamalar yapması nedeniyle, Türkiye'nin eyleminin niteliğine dair bazı beklentilere de yol açtı.

Türkiye'nin uluslararası koridorlarda çıkarlarını koruyamaması Erdoğan'ı ve hükümetini iç kamuoyu nezdinde mahcup edecek ve Ankara'nın Türkiye’nin çıkarlarını ve hırslarını karşılayan jeopolitik bir strateji olarak uzun süredir yansıtmaya çalıştığı imajını zedeleyecektir.

Husiler tarafından düzenlenen saldırılar, Karaçi limanına kuru gıda maddesi taşıyan gemide herhangi bir hasara ya da mürettebatta yaralanmaya neden olmazken gemi normal seyrine devam etti.

CNN Türk, gemide toplam 22 kişilik mürettebattan 10’unun Türk vatandaşı olduğunu bildirdi.

Türkiye'den açıklama

Türk basınında yer alan haberlere göre Oras Denizcilik Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Salih Zeki Çakır, yaptığı açıklamada, “Şimdilik bir sorun yok, kaptan tehlikeli bölgeden uzaklaşmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Çakır, geminin Mısır’ın Said Limanı’ndan ayrıldığını ve Kızıldeniz’i kullanarak Pakistan’ın Kasım Limanı’na gittiğini ve şu anda normal rotasında devam ettiğini söyledi.

İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Otoritesi (UKMTO) tarafından yapılan açıklamada, pazartesi günü Aden'in 60 deniz mili güneydoğusunda bir saldırı ihbarı alındığı belirtilerek “Kaptan, geminin yakınlarına bir füzenin ateşlendiğini, mürettebatın güvende olduğunu ve bir sonraki limanına doğru ilerlediğini bildirdi” ifadeleri yer aldı.

UKMTO, pazar akşamı geç saatlerde aynı gemiye Yemen’ın Muha şehrinin 25 deniz mili batısında bir saldırı gerçekleştiğini bildirmişti. Şirketin güvenlik görevlisi de geminin yakınlarına bir füzenin ateşlendiğini, ancak ne gemiye ne de mürettebatına herhangi bir zarar vermediğini bildirdi.

Husiler, geçtiğimiz yılın kasım ayından bu yana ‘Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri destekledikleri gerekçesiyle’ Yemen açıklarında 196 gemiyi hedef aldıklarını açıkladı. Husiler bu faaliyetlerin, ‘İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaş durana, Gazze Şeridi üzerindeki kuşatma kaldırılana ve Lübnan'a yönelik saldırganlığı son bulana kadar’ devam edeceğini vurguladı.



İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.