Esir takası anlaşması: Hamas müzakerelerde manevra yaparken İsrail askeri baskı uyguluyor

Netanyahu son gelişmeleri görüşmek üzere bakanlarıyla bir araya geldi. Bin 200 Filistinlinin serbest bırakılması bekleniyor

Şimdiye kadar öne sürülenlerde İsrail'in Gazze ile savaşını sona erdireceğine dair bir işaret yok (AFP)
Şimdiye kadar öne sürülenlerde İsrail'in Gazze ile savaşını sona erdireceğine dair bir işaret yok (AFP)
TT

Esir takası anlaşması: Hamas müzakerelerde manevra yaparken İsrail askeri baskı uyguluyor

Şimdiye kadar öne sürülenlerde İsrail'in Gazze ile savaşını sona erdireceğine dair bir işaret yok (AFP)
Şimdiye kadar öne sürülenlerde İsrail'in Gazze ile savaşını sona erdireceğine dair bir işaret yok (AFP)

Emal Şehade

ABD’nin seçilmiş Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Tel Aviv'de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun müzakere heyetini apar topar Katar'a göndermeyi kabul etmesinden sonra, İsrailliler arasında kısa süre içinde bir anlaşmaya varılabileceğine dair büyük bir iyimser hava hâkim oldu. Ancak siyasetçiler ve müzakerelerin gidişatını bilen bazı askeri ve güvenlik kurumlarından yetkililer, müzakerelerde bir ilerleme olmadığını vurguladılar.

Esir takası müzakerelerine katılmak üzere Doha'ya gidecek İsrail heyetinde İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad Şefi David Barnea, İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar ve İsrail ordusunda kayıp kişiler ve esirlerden sorumlu komutan Nitzan Alon’un yanı sıra Netanyahu'nun siyasi danışmanı Ofir Falic, Başbakan'ın müzakere oturumlarına katılması için ısrar ettiği kişi. Heyete dahil edilmesine yönelik protestolara rağmen, bazıları bunu bir yandan Netanyahu ile müzakere heyeti arasındaki güven eksikliği, diğer yandan da Netanyahu'nun gündeme getirerek anlaşmanın ilerlemesine engel teşkil ettiği bazı noktalarda, aralarında anlaşmazlık olduğu yorumlarının yapılmasına yol açtı.

Bu hızlı adımlar, özellikle Witkoff'un Tel Aviv'de ABD’nin seçilmiş Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'a girmeden önce bir anlaşmaya varılması gerektiğine dair verdiği mesajın ardından atıldı. Mesaj, İsrail'in Trump'ın 20 Ocak'tan önce bir ateşkes anlaşmasına varılması talebine karşı gösterdiği iyimserlik ve duyarlılıkla, Trump'ın Beyaz Saray'a girmesine yedi gün kala bunu başarmanın imkânsızlığı arasındaki uçurumu derinleştirdi.

Netanyahu bir önceki müzakere turunda, esir takası listesine İsrailli rehinelerden dokuzunun eklenmesi konusunda ısrar etmiş, çeşitli arabulucuların ve Washington'ın baskıları sonucunda bu konuda anlaşmaya varılmıştı. Netanyahu, Witkoff ile yaptığı görüşmesinde, İsrail ordusunun Philadelphia (Selahaddin) Ekseni’nden ikinci aşamanın sonunda çekilmesi şartıyla, ikinci aşamanın birinci aşamanın uygulanması sırasında müzakere edilmesini kabul ettiğini belirtti.

Müzakerelerin gidişatı hakkında bilgi sahibi olan birçok İsrailli yetkili, başlıca konularda halen bir mutabakat olmadığını ve anlaşmaya yönelik herhangi bir ilerlemenin ancak Hamas'ın savaşın durması şartından ya da Netanyahu'nun savaşı sürdürmekten geri adım atması halinde gerçekleşeceğini ve şimdiye kadar taraflardan hiçbirinin böyle bir taviz vermediğini belirtti.

Müzakerelerin başarılı olmasının Hamas'a bağlı olduğunu söyleyen Netanyahu'ya yakın bir isim, “Bugünlerde, birçok ayrıntıyı barındıran karmaşık bir anlaşmanın imzalanması ve uygulanması için anlaşmanın tüm yönleriyle uğraştık. Anlaşmayı sonuçlandırmaya yakın olduğumuzu umuyoruz, ancak henüz imza aşamasına gelmediğimizi, bunun da büyük ölçüde Hamas'a bağlı olduğunu ve tüm konuların masada olduğunu ve Hamas’ın şimdi bir sonraki adımı atması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

defvrgtbyh
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)

Öte yandan İsrail'de Netanyahu'nun ikinci aşamanın sonunda İsrail ordusunun Philadelphia Ekseni’nden çekilmesini kabul edeceği yönündeki söylemlerin savaşı sona erdirmeyi hala reddettiğinin bir göstergesi olduğunu düşünenler var. Zira şimdiye kadar öne sürülenlerde İsrail'in Gazze ile savaşını sona erdireceğine dair bir işarete rastlanmadı.

İsrailli müzakere heyetinin bir anlaşmaya varmadan geri dönmemesini isteyen rehinelerin aileleri Netanyahu'yu anlaşmayı engellemekle suçlarken, yakınları, anlaşmanın ilk aşamasına dâhil edilmeyen rehinelerin aileleri ise kapsamlı ve acil bir esir takası anlaşmasıyla savaşın sona erdirilmesini talep etti. Rehinelerin aileleri, böyle bir anlaşmaya varılmamasının, yakınlarının Hamas tünellerinde ölüme mahkûm edilmesi anlamına geleceğini söyleyerek doğrudan Netanyahu'yu suçladılar.

İsrailliler pazar günü müzakerelerin ilerletilmesi için çabaların yoğunlaştırıldığını açıklarken müzakerelere yakın bir kaynak, önümüzdeki günlerin belirleyici olacağını söyledi. İsrail müzakere heyetinin adımlarını, arabulucuların yanı sıra Witkoff ve Brett McGurk ile koordinasyon içinde attığını söyleyen kaynak, “ABD’nin mevcut ve gelecek yönetimleriyle çok iyi çalışıyoruz. Bu da uzlaşının sürekliliğini sağlıyor. Her iki tarafla da tam bir anlayış var” şeklinde konuştu.

Aralarında müebbet hapis cezasına çarptırılanların da olduğu bin 200'den fazla Filistinli mahkûm

Anlaşmanın ilk aşamasında İsrailli esirlerden 33’ünün serbest bırakılması planlanıyor. Ancak bunların kaçının canlı kaçının ölü olduğu henüz bilinmiyor. İsrailliler, üzerinde anlaşmaya varılacak formüle göre serbest bırakılacak Filistinli mahkûm sayısını belirlemek için canlı ve ölü mahkûmlarla, siviller ve askerler arasında ayrım yapılmasını bekliyor.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre konu hakkında konuşan Filistin Esirler Cemiyeti Başkanı Kadura Faris, anlaşmaya varılacağına dair temkinli bir iyimserliğe sahip olduklarını söyledi.

Faris, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrailliler ve özellikle de İsrail Başbakanı ile daha önceki müzakerelerde edindiğimiz tecrübeler, Netanyahu’nun son dakikada bile olsa anlaşmayı engelleyecek adımlar atıp atmayacağını merak etmemize neden oluyor. Netanyahu’ya göre hükümetinin devamlılığı, şahsi ve siyasi çıkarları ile hükümet koalisyonunun korunması hala diğer tüm kararların üstünde.”

İsrail'in Hamas'ı taviz vermeye ve İsrail'in şartlarını kabul etmeye zorlamak için askeri baskı politikasına rağmen, Netanyahu ve hükümetinin savaşı durdurmayı kabul etmekten başka çaresi olmadığını söyleyen Faris, “Netanyahu, Doha'da gerçekleşen bir önceki müzakere turunda dokuz İsrailli rehinenin daha salıverilecekler listesine eklenmesi konusunda ısrar etmişti” dedi. Faris’e göre 10 gün önce varılması beklenen anlaşmanın gecikmesinin nedeni de buydu.

Yetkililere göre Witkoff'un Tel Aviv ziyaretinin ardından Netanyahu, ikinci aşamanın, birinci aşamanın uygulanması sırasında müzakere edilmesini ve İsrail ordusunun ikinci aşamanın sonunda Philadelphia Ekseni’nden çekilmesini kabul etti.

Ancak bu şart, başlı başına bir engel teşkil ediyor. Bir anlaşmaya varma ihtimalinin her zamankinden çok daha yakın olduğunu belirten Faris, bin 200 Filistinli mahkûmun serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varılmasının ardından kısa süre önce eklenen İsrailli dokuz rehineye karşılık serbest bırakılacak Filistinli mahkûm sayısını beklediklerini söyledi.

Öte yandan esir takasına ilişkin nasıl bir denklemin olduğu bilinmiyor. Çünkü mevcut aşamada kadın askerlerin de aralarında olduğu yaşayan ya da ölmüş olan İsrailli rehinelerin serbest bırakılması da bu denklemde yer alıyor. Oysa daha önce üzerinde anlaşılan formüller yalnızca yaşayan İsrailli rehineleri kapsıyordu.

Filistin Esirler Cemiyeti’nin, İsrailli dokuz rehinenin daha serbest bırakılması formülü üzerinde anlaşmaya varılması beklentisi çerçevesinde üzerinde çalışmaya başladığı isimlere göre, İsrail hapishanelerindeki bin 200 Filistinli mahkûmdan 200’ü ömür boyu hapis cezasına çarptırılan mahkûmlar. Bunlardan bazıları Filistin topraklarının ve söz konusu ülkeler olan Mısır, Katar ve Türkiye'nin dışına sürgün edilecek. Faris’e göre buna karşı çıkılmasına ve mahkûmların Batı Şeria, Kudüs ve Gazze'deki memleketlerine dönmek istemelerine rağmen, İsrail'in sürekli tehditleri karşısında yurtdışına çıkmak en iyi seçenek olabilir.

Yine bu bin 200 Filistinli mahkûm arasında Gilad Şalit anlaşmasıyla serbest bırakılan ve İsrail tarafından yeniden tutuklanan 48 mahkûm da bulunuyor ve bunların tamamı kadın, çocuk, yaşlı ve hastalardan oluşuyor. Geriye kalan mahkûmlardan 86’sı kadın ve 326’sı çocukken uygun tıbbi tedaviden mahrum bırakıldıkları cezaevlerindeki insanlık dışı koşullar nedeniyle durumları her geçen gün kötüleşen çok sayıda hasta mahkûm da listede yer alıyor.

Ancak Hamas'ın üst düzey üyelerinden mahkûmları ya da 7 Ekim 2023'te tutuklananlar bu listede yer almayacak.

Hamas'a ödül

Diğer taraftan birçok kişi Trump'ın Beyaz Saray'a girmesine yedi gün kala bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşırken Netanyahu, hükümetini oluşturan koalisyon üyelerinin anlaşmaya tamamen karşı çıkması nedeniyle, hükümetinin tamamen dağılması ihtimaliyle karşı karşıya. Netanyahu, esir takası anlaşmasının onaylanması halinde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve diğer bakanların hükümetten ayrılabileceği yönündeki spekülasyonların ardından Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile dün acil bir görüşme gerçekleştirdi.

c svfbrgtyh
Rehinelerin aileleri, Netanyahu hükümetine savaşı durdurması çağrısında bulundu (AFP)

Smotrich'in kalması Netanyahu'nun hükümetini sürdürmesini sağlayacağından Netanyahu, anlaşmanın onaylanması halinde Smotrich'in tutumunu ve partisinin bu durumda hükümetten çekilip çekilmeyeceğini anlamaya çalışıyor.

Netanyahu'nun yakın çevresine göre iki taraf arasındaki en iyi anlaşma, Smotrich'in anlaşmaya karşı oy kullanması olacak, ancak hükümette kalması için bu henüz garanti değil.

İsrail Yerleşim ve Ulusal Vizyon Bakanı Orit Struck, anlaşmayı ‘terörizm için bir ödül’ olarak nitelendirdi. Netanyahu’ya kendisine karşı gelmemesini söyleyen Struck, “Kırmızı çizgilerimizi biliyor, Hamas'la anlaşma yok, ordu çekilmeyecek ve Gazze'deki savaş sona ermeyecek” diye konuştu.

Bu arada bir yandan kapsamlı ve acil bir anlaşma yapılması ve savaşa son verilmesi çağrısında bulunanlar Gazze'deki çatışmalara ilişkin veriler sunarken Netanyahu hükümeti, Gazze'deki çatışmaları yoğunlaştırarak Hamas'a şartlarını kabul etmesi için askeri baskı politikasını sürdürüyor.

İsrail ordusu dün 188. Tugayı Lübnan'dan Cibaliye’ye nakletti ve müzakerelerin başarısız olması halinde geniş çaplı askeri operasyona hazırlandığını duyurdu.

İsrail ordusundan gelen tehditler İsrail'de öfkeye yol açarken, savaşa son verilmesi çağrısında bulunanlar, son bir hafta içinde 10 askerin öldürüldüğünü, onlarcasının yaralandığını ve her ay en az bin yaralı askerin ağır travmalar nedeniyle rehabilitasyon merkezlerine başvurduğunu gösteren verilere atıfta bulunarak tepki gösterdiler.

İsrailli askeri Uzman Amos Harel'e göre İsrailli yetkililerin açıklamalarının tersine, Gazze'deki savaşın hiçbir gerçek faydası bulunmuyor. İsrail ordusundaki ölümlere ve yaralanmalara ilişkin verilerin ciddi boyutlarda olduğunu belirten Harel, “İsrail ordusunun Hamas'a ağır bir bedel ödettiği doğru ama tam bir askeri zaferin yakınından bile geçmiyor. Dahası uzun ve acımasız bir yıpratma savaşında ağır kayıplar veriyor” yorumunda bulundu.

Anlaşmanın, Gazze'de farklı bir siyasi gerçeklik oluşturma sürecinin başlangıcı olabileceğini ve ABD ile ılımlı Arap ülkelerinin de çözüme dahil edebileceklerini söyleyen Harel, “Bu büyük bir kumar, ancak kan dökmeye devam etmekten daha iyi. En azından Hamas yeniden saldırırsa, İsrail’in ona karşı savaşı sürdürmesi için gerekçesi olacak” değerlendirmesinde bulundu.



Fas, Gazze'deki uluslararası istikrar gücüne katılmak için anlaşma imzaladı

Gazze şehrinin doğusundaki El-Zerka bölgesinde, savaşta yıkılan binaların yakınlarına kurulan çadırlar, 11 Temmuz 2026 (DPA)
Gazze şehrinin doğusundaki El-Zerka bölgesinde, savaşta yıkılan binaların yakınlarına kurulan çadırlar, 11 Temmuz 2026 (DPA)
TT

Fas, Gazze'deki uluslararası istikrar gücüne katılmak için anlaşma imzaladı

Gazze şehrinin doğusundaki El-Zerka bölgesinde, savaşta yıkılan binaların yakınlarına kurulan çadırlar, 11 Temmuz 2026 (DPA)
Gazze şehrinin doğusundaki El-Zerka bölgesinde, savaşta yıkılan binaların yakınlarına kurulan çadırlar, 11 Temmuz 2026 (DPA)

Reuters’ın haberine göre Fas, Gazze'de görev yapacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne katılım için dün bir anlaşma imzaladı.

Fas Haber Ajansı, anlaşmanın başkent Rabat'ta düzenlenen bir toplantı sırasında imzalandığını bildirdi. Toplantıya Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, üst düzey askeri yetkililer, Gazze Barış Konseyi Özel Temsilcisi Nikolay Mladenov ve Uluslararası İstikrar Gücü komutanının da yer aldığı bir heyet katıldı.

Şarku’l Avsat’ın Fas Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Fas Ulusal Savunma İdaresi yaptığı açıklamada, anlaşmanın "bu bölgede barış ve güvenlik ortamının oluşturulmasına yönelik somut insani ve güvenlik girişimleri aracılığıyla ortak katkı sağlama iradesini yansıttığı" ifade etti.

Haberde, Gazze Barış Konseyi ve Uluslararası İstikrar Gücü Komutanlığı'nın Fas'ın girişime katılma kararını memnuniyetle karşıladığı belirtildi. Plan kapsamında üst düzey askeri subayların yanı sıra jandarma ve polis unsurlarının konuşlandırılması, ayrıca bir sahra askeri hastanesinin kurulmasının öngörüldüğü belirtildi.


Deneme bölgesi, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyinden çekilme taahhüdünü test ediyor

Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
TT

Deneme bölgesi, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyinden çekilme taahhüdünü test ediyor

Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)

Lübnan'ın güneyinde belirlenecek deneme bölgesine ilişkin öneri, altı köy olarak netleşti. Bu köylerden birinin bazı bölümleri İsrail’in işgali altındayken, diğer beşi İsrail’in ateş menzilinde yer alıyor. Bunlar da biri Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunan Zavtar eş-Şarkiye, diğeri ise Litani Nehri’nin güneyinde olmak üzere iki bölgeye ayrılıyor.

Salı ve çarşamba günleri İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen Lübnan-İsrail müzakerelerinin altıncı turunda önerilen deneme bölgesi, Zavtar el-Garbiye, Farun, El-Ganduriye, Kefer Kila (Kalaviye), Burc Kalaviye ve Sarifa beldelerini kapsıyor. Sarifa'nın, İsrail güçlerinin sahada bulunduğu en yakın noktaya, Vadi el-Hucayr'a yaklaşık beş kilometre uzaklıkta olduğu ve İsrail güçlerinin 1985 yılında Lübnan'ın güneyindeki sınır kuşağına çekilmesinden bu yana, 2000 yılındaki tam çekilmeden önce de dahil olmak üzere bu köye hiçbir zaman girmediği belirtiliyor.

ds8o9p
Geçtiğimiz mayıs ayında Lübnan'ın güneyindeki sınır bölgesini hedef alan İsrail topları (arşiv - Reuters)

Görüşmeleri yakından takip eden Lübnanlı kaynaklara göre deneme bölgesi hâlâ önerilen bir bölge niteliğinde. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Lübnan ordusunun ‘müzakere turunun sonuçlarından henüz haberdar edilmediğini, zira temsilcilerinden hiçbirinin müzakere masasında bulunmadığını’ belirtti.

Çekilme karşılığında çekilme

Müzakereler, bölgeleri biri eteklerinde İsrail'in bulunduğu, diğeri ise Hizbullah'ın bulunduğu bölgeler olmak üzere iki kısma ayırmış gibi görünüyor. Bu doğrultuda önerilen deneme bölgesi haritası, ‘çekilme karşılığında çekilme’ ilkesini dayatıyor. Buna göre, iki bölge İsrail ordusundan ve Hizbullah savaşçılarından boşaldıktan sonra Lübnan ordusu her iki bölgeye eş zamanlı olarak girecek.

Litani Nehri, Zavtar, Farun ve Sarifa'nın eteklerinden geçiyor. İsrail ordusu, birbirine bağlı bu derin vadilerin Hizbullah'ın füze mevzilerini barındırdığına inanıyor. Ne var ki son savaş sırasında bu bölgeleri yoğun şekilde hedef aldığı ve geçtiğimiz ay kara birliklerinin Farun’a sızma girişimleri gerçekleştirdiği bu görüşü destekliyor. El-Ganduriye, Kefer Kila ve Burc Kalaviye beldeleri ise, yüksek kesimlerinin Vadi el-Hucayr'ın doğusunda yer alan ve İsrail ordusu tarafından işgal edilen köylere hakim olması nedeniyle stratejik bir coğrafi konuma sahip; bu köyler Lübnan'ın İsrail ile sınırından on kilometreden daha uzak bir mesafede bulunuyor.

Hizbullah tarafından anlaşmanın sonuçlarına ilişkin yeni bir açıklama gelmedi. Örgütün Genel Sekreteri Naim Kasım, geçen ay, ‘egemenlik çıtasının, yalnızca Litani Nehri'nin güneyi ilkesi üzerine kurulu 27 Kasım 2024 anlaşmasının sonuçları çerçevesinde kalınarak sağlanabileceğini’ vurgulamış, İsrail'in ‘kayıtsız ve şartsız’ çekilmesi çağrısında bulunmuş ve ‘İsrail'in çekilmesinin ardından gelecek dönem için kapsamlı bir ulusal güvenlik stratejisinin incelenmesi’ gerektiğini belirtmişti.

Lübnan ordusunun sahadaki adımları

ABD’nin arabuluculuğu ve kolaylaştırıcılığında Lübnan ve İsrail orduları arasında cuma günü düzenlenmesi öngörülen, İsrail ordusunun çekilmesi ve Lübnan ordusunun bölgeye konuşlanması gibi anlaşmanın uygulama mekanizmalarının ele alınacağı teknik görüşmeler öncesinde, Lübnan ordusu deneme bölgesi kapsamındaki köylerden birinde sahadaki adımlarına başladı. Yerel medya organları, ordunun Sarifa beldesinin Deyr Kifa köyüne açılan kavşağında büyük bir kontrol noktası kurduğunu ve kasabaya geçiş yapan araç ve motosikletlerin sıkı bir şekilde denetlendiğini bildirdi.

kı
Lübnan'ın güneyindeki batı kesimde İsrail'in işgal ettiği tepelerin arka planda göründüğü, Sur kentinin sahilindeki Lübnan bayrakları (DPA)

Öte yandan İsrail ordusu, Beyt Yahun, Bint Cubeyl, El-Hıyam ve Kunine beldelerinde imha operasyonları gerçekleştirdi ve Bint Cubeyl'den sınır kasabası Marun er-Ras'a uzanan yolları düzleştirdi. İsrail askerleri ayrıca, Mecdel Zun ve El-Mansuri beldeleri yakınlarındaki bahçeleri kontrol etmeye çalışan bazı sakinlerin üzerine ateş açtı. Bir İsrail dronu Tel Debin'e, başka bir dron ise El-Mansuri'ye ses bombası attı. Bunun yanı sıra İsrail güçleri, Zavtar beldesine doğru makineli tüfeklerle ateş açtı. Ayrıca zırhlı bir birlik, Haddasa beldesinin Hariss beldesine bakan eteklerine doğru sızma girişiminde bulundu.


Lübnan ile İsrail arasında "verimli" müzakereler

Lübnan'ın güneyinde hasar görmüş bir evin önünde duran İsrail askerleri (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde hasar görmüş bir evin önünde duran İsrail askerleri (Reuters)
TT

Lübnan ile İsrail arasında "verimli" müzakereler

Lübnan'ın güneyinde hasar görmüş bir evin önünde duran İsrail askerleri (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde hasar görmüş bir evin önünde duran İsrail askerleri (Reuters)

Lübnan ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen müzakerelerin altıncı turu, imzalanan çerçeve anlaşmanın uygulama mekanizmalarının, özellikle de ilk aşama ile İsrail'in ‘deneme bölgeleri’ olarak adlandırılan bölgelerden çekilmesine ilişkin hususların ele alınmasıyla verimli sonuçlarla tamamlandı. Uygulamanın birkaç gün içinde başlaması bekleniyor.

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Roma müzakerelerini ‘verimli ve olumlu’ olarak nitelendirerek, ‘katılımcıların deneme bölgesinin yapısı ve çalışma yönergeleri konusunda mutabık kaldıklarını, nihai prosedürlerin tamamlanarak önümüzdeki günlerde uygulamaya geçileceğini’ açıkladı. Büyükelçilik ayrıca, ‘önümüzdeki aşamada, Lübnan ile İsrail arasında kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmak amacıyla üçlü çerçevenin tüm maddelerinin uygulanmasına odaklanan geniş kapsamlı teknik görüşmelerin başlayacağını’ belirtti. ABD Başkanı Donald Trump ise, ‘İsrail'in, büyük mesele olan İran'a odaklanmak için Lübnan'da yeniden konuşlanmasının iyi olacağını’ söyledi.

Deneme bölgesinin başarısı, Hizbullah üyelerini Litani Nehri'nin güneyinden kuzeyine çekme taahhüdüne bağlı bir sınav niteliği taşıyor. Bu bölge, biri işgal altında diğeri İsrail ateş kontrolü altında bulunan altı beldeyi kapsıyor. Bu altı beldeden dördü Litani Nehri'nin güneyindeki bölgede yer alıyor.