Suriye Savunma Bakanlığı, askeri birimler oluşturmaya ve orduyu yeniden yapılandırmaya başladı

Lübnan ile sınır bölgelerinde ve İdlib kırsalında güvenlik operasyonları devam ediyor

Suriye ordusu Halep eksenine takviye kuvvet gönderiyor. (X)
Suriye ordusu Halep eksenine takviye kuvvet gönderiyor. (X)
TT

Suriye Savunma Bakanlığı, askeri birimler oluşturmaya ve orduyu yeniden yapılandırmaya başladı

Suriye ordusu Halep eksenine takviye kuvvet gönderiyor. (X)
Suriye ordusu Halep eksenine takviye kuvvet gönderiyor. (X)

Suriyeli yetkililerin silahlı grupların feshedildiğini ve Suriye Milli Ordusu (SMO) çatısı altında birleştiğini açıklamasından bir hafta sonra Suriye Savunma Bakanlığı, Şam, Hama, Humus, Dera, İdlib ve Tedmur'da bakanlığa bağlı askeri birlikler kurmaya, komutanlarını belirlemeye, hava kuvvetlerini organize etmeye ve bakanlığın idari işler gibi kilit birimlerinde görevlendirmeler yapmaya başladı. Medya kuruluşları dün Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynağın ‘grupların dağıtılması’ sürecinin ileri aşamalara ulaştığını söylediğini aktardı.

Yeni yetkililere yakın medya organları, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'nın ‘eski rejimin tüm unsurları ve liderlerine gönüllü olarak yetkili makamlara teslim olmaları’ için bu ayın sonuna kadar süre verdiğini bildirdi. Sürenin dolmasının ardından Suriye'nin rejim kalıntılarından ve İçişleri Bakanlığı ile Savunma Bakanlığı tarafından arananlardan temizlenmesi için gerekli emirler verilecek.

Asayiş ve Askeri Operasyonlar dairelerine bağlı güçler, İdlib kırsalındaki Kafr Teharim, Harem ve Selkin bölgelerinde güvenlik operasyonuna paralel olarak, Lübnan sınırında bulunan Humus kırsalının güneybatısındaki el-Kusayr bölgesinde şiddetli çatışmalara giriyor.

Sınır güvenliği

Humus'un doğusundaki el-Kazımiyye köyünde kaçırılan kişi serbest bırakıldı. (Asayiş Dairesi)Humus'un doğusundaki el-Kazımiyye köyünde kaçırılan kişi serbest bırakıldı. (Asayiş Dairesi)

Humus vilayeti medya ofisi, Sınır Güvenlik Birimi'nin Lübnan sınırındaki Havik köyünde kaçakçılık çetelerini takip etmek üzere başlattığı güvenlik operasyonu sırasında, Suriye-Lübnan sınırında silah ve mal kaçakçılığı yapan bir grup aranan şahıs tarafından kaçırılan iki kişiyi kurtardığını duyurdu. Medya ofisi, yasadışı kaçakçılık operasyonlarına karışan bir dizi aranan kişinin gözaltına alındığını ve üzerlerinde çok miktarda silah ve kaçak mal ele geçirildiğini bildirdi. Ayrıca Zita köyü yakınlarında Savunma Bakanlığı güçlerine saldıran silahlı grupların unsurları da gözaltına alındı.

Suriye Savunma Bakanlığı perşembe günü, sınır şeridinin güvenliğini sağlamak ve Lübnan ile yasadışı geçişleri kapatmak amacıyla, el-Kusayr kırsalına askeri takviye gönderdi. Kaynaklara göre Havik, Zita, Heyt ve es-Semakiyyat dahil olmak üzere birçok sınır köyünde şiddetli çatışmalar patlak verdi ve operasyon Akum, el-Cuntaliyye ve Hoş es-Seyyid Ali'ye doğru devam ediyor.

Kaynaklar bu bölgelerde silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan çetelerin çoğaldığını ve bunlardan bazılarının geçmişte el-Kusayr'daki varlığı sırasında Hizbullah'la ilişkili olduğunu bildirdi. Ancak Hizbullah'ın çekilmesi ve faaliyetlerinin azalmasının ardından bu çeteler silah ticareti yapmak için Lübnan topraklarına kaçak silah sokmaya başladılar ki, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar bunu bu bölgelerde istikrara yönelik bir tehdit olarak değerlendirdi.

Asayiş Dairesi güvenlik operasyonları kapsamında, Humus'un doğusundaki el-Kazımiyye köyünde iki gün önce bir çete tarafından kaçırılan kişiyi kurtardığını duyurdu. Eski rejimin kalıntılarına ulaşmak için güvenlik taraması yapılan İdlib kırsalındaki Selkin kasabasında Muhammed İyad Fevvaz Taha isimli şahıs gözaltına alındı. Asayiş Dairesi onun ‘Suriyelilere karşı savaş suçlarına karışan üst düzey isimlerden biri’ olduğunu açıkladı.

Güvenlik operasyonu

Suriye-Lübnan sınırında Suriye Savunma Bakanlığı güçlerinin kurtarılmış bir üyesi (Asayiş Dairesi)Suriye-Lübnan sınırında Suriye Savunma Bakanlığı güçlerinin kurtarılmış bir üyesi (Asayiş Dairesi)

Asayiş Dairesi dün, Harem, Selkin ve Kafr Teharim bölgelerinde, statülerini düzenli hale getirmeyenleri hedef alan güvenlik operasyonu başlattığını, bir dizi gözaltı yapıldığını ve kovuşturmaların halen devam ettiğini duyurdu.

Bu arada İçişleri Bakanlığı, ‘ihlal edenlerin yasal olarak sorumlu tutulacağı bir ceza kapsamında ateşli silahların kullanılmasını yasaklayan’ genelge--- yayınladı. Bakanlık, tüm vatandaşlara ‘can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğundan, her koşul ve durumda ateşli silahlarla ateş etmekten tamamen kaçınmaları’ çağrısında bulundu. İhlalde bulunanlara karşı gerekli yasal önlemlerin alınması için polis birimleriyle iş birliği yapılması ve tüm köylerde, ilçelerde ve şehirlerde silahla ateş açılması vakalarının bildirilmesi istendi.

Suriye'de silahların kaotik bir şekilde yayılması iç barışı tehdit etmeye devam etmekte ve rejimin devrilmesinin ardından yeni Suriyeli yetkililerin karşılaştığı en önemli zorluklardan birini teşkil etmektedir. Mali gasp amacıyla adam kaçırma ve gözdağı verme faaliyetlerinde bulunan silahlı çetelerin yaygınlaşmasının yanı sıra, rejimin devrilmesinin ardından güvenlik ve askeri karargâhların yağmalanması, ele geçirilen silahların siviller arasında yayılmasına yol açarken, eski rejime bağlı milislerin pek çok unsurunun elinde çok miktarda silah ve mühimmat bulunuyor.



Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
TT

Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)

Suriye ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki el-Tanf askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısını püskürttüğünü duyurdu.

SANA’nın haberine göre Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, İHA’nın Irak topraklarından havalandığını ve askeri üssü hedef almaya çalıştığını belirterek, “bölgede konuşlanmış Suriye güçlerinin dikkati sayesinde hedeflerine ulaşamadıklarını” kaydetti.


Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.


Filistinliler Doğu Kudüs'teki "zorla tahliyeleri" kınadı

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
TT

Filistinliler Doğu Kudüs'teki "zorla tahliyeleri" kınadı

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Doğu Kudüs’te “İsrail işgal makamlarının zorla tahliye operasyonlarını tırmandırmasını” kınayarak, uluslararası toplumu bunu durdurmak için “daha kararlı adımlar atmaya” çağırdı.

İsrail makamları çarşamba günü, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Silvan kasabasındaki Batn el-Hava mahallesinde 11 Filistinli aileyi yerleşimcilerin yararına tahliye etme kararlarını uyguladı. İnsan hakları örgütü “B'Tselem” ve “Fransız Basın Ajansı” bu durumu doğruladı. İsraillilerin Filistinlilerin yerine yerleşmesine izin vermeyi amaçlayan operasyonlar giderek artıyor.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, «Resmi Haber Ajansı (WAFA)» tarafından yayınlanan açıklamada, «İsrail işgal makamlarının işgal altındaki Kudüs şehrinde halkımıza yönelik zorla tahliye operasyonlarını tırmandırmasını ve son olarak Silvan’ın Batn el-Hava bölgesinde 15 ailenin evlerinden sürülmesini» kınadı. Ayrıca, “işgal belediyesinin, Kalandiya kasabasındaki yedi ev için temyiz edilemez acil yıkım emirleri çıkarmasını” da kınadı.

Bakanlık, uluslararası toplumu «halkımıza yönelik zorla tahliyenin devam etmesini önlemek için diplomatik baskı araçlarını devreye sokmak ve sahadaki uluslararası varlığı güçlendirmek de dahil olmak üzere, daha kararlı ve kesin adımlar atmaya» çağırdı.

İsrail makamları, Doğu Kudüs’ün Eski Şehir’in güneyinde yer alan Silvan mahallesindeki evlerin boşaltılmasına ilişkin kararlarında, 1970 yılında çıkarılan ve 1948’de İsrail’in kurulmasından önce sahip oldukları mülkleri kaybeden Yahudilerin bu mülkleri geri almalarına izin veren bir yasaya dayanmaktadır.

Ayrıca, 19. yüzyıl ve Osmanlı dönemine ait belgelere de dayanıyor. Bu belgeler, Yemen kökenli Yahudilerin bu topraklarda yaşadığını ve 1929 ile 1936 yılları arasında meydana gelen Filistin devrimleri sırasında burayı terk ettiklerini gösteriyor.

İsrail makamları son yıllarda bölgeden birçok aileyi tahliye ederken, diğer aileler kendilerine yönelik çıkarılan kararların uygulanmasını beklemektedir. 1980’lerde başlayan Silvan’daki yerleşimcilerin varlığı yasadışı kabul edilmektedir. Bu mahalle, İsrail’in 1967’de işgal ettiği ve daha sonra uluslararası toplumun tanımadığı bir adımla ilhak ettiği Doğu Kudüs’ün bir parçasıdır.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Silvan'da, yaklaşık 50 bin Filistinli arasında yüzlerce yerleşimci yaşıyor. Bu kişilerin evleri, çatı ve pencerelere asılan İsrail bayraklarından veya evlere yerleştirilen güvenlik kameralarından ayırt edilebiliyor. Ayrıca, tel örgülerle çevrili bir spor sahası gibi gelişmiş tesisler de bu evlerin yakınında bulunuyor.

Uluslararası hukuka göre, işgalci güçler işgal altındaki topraklardan nüfusu başka bir yere nakledemez veya bu nüfusu başka vatandaşlarla değiştiremez. Filistinliler, Doğu Kudüs’ün gelecekteki devletlerinin başkenti olması konusunda ısrarcıdır.

Filistinlilerin haklarını savunan İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu Ir Amim, dün yaptığı açıklamada, "Silvan'daki zorla tahliyeler ve yıkımlar" durdurulmazsa, "1967'den bu yana Doğu Kudüs'ten en büyük tahliye dalgalarından birine yol açacağı ve 2 binden fazla Filistinliyi etkileyeceği" konusunda uyardı.