Lübnan’da hükümetin kurulduğu açıklanırken Başbakan Selam dünyanın ülkesine olan güvenini yeniden tesis etme sözü verdi

Cumhurbaşkanı Avn'ın ABD’nin baskısıyla kurulan ilk hükümetinde 24 bakan yer alıyor

TT

Lübnan’da hükümetin kurulduğu açıklanırken Başbakan Selam dünyanın ülkesine olan güvenini yeniden tesis etme sözü verdi

Lübnan’da hükümetin kurulduğu açıklanırken Başbakan Selam dünyanın ülkesine olan güvenini yeniden tesis etme sözü verdi

Lübnan’da General Joseph Avn'ın cumhurbaşkanı olarak seçilmesinden tam bir ay sonra ve Nevvaf Selam'ın hükümeti kurmakla görevlendirilmesinin 27’nci gününde hükümetin kurulduğu duyuruldu. Ülke böylece iki yıl dokuz aydır görevde olan Başbakan Necip Mikati’nin geçici hükümetinin yerini alan anayasal otoriteye kavuştu.

Başarılı geçen temaslar ve istişareler, hükümetteki beşinci Şii bakanın seçimiyle ilgili engelin, Şii ikilisinin (Emel Hareketi ve Hizbullah) Başbakan Selam'ın bu bakanlık için önerdiği Lamia Mubayed’e karşı çıkmasının ardından İdari Kalkınma Bakanı olarak Fadi Mekki’nin atanması üzerine anlaşmaya varılmasıyla çözülmesini sağladı. Merkez Bankası'nın eski Birinci Başkan Yardımcısı Raid Şerafeddin'in görevlendirilmesi konusunda da bazı çekinceleri vardı. Cumhurbaşkanı General Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam arasında Baabda Sarayı'nda (Cumhurbaşkanlığı konutu) yapılan üçlü toplantının ardından önceki hükümetin istifa ettiği ve yeni hükümetin kurulduğu açıklanmış, Berri, toplantıdan ayrıldığı sırada hükümetin kurulup kurulmayacağının sorulması üzerine Marunilerin pazar günü cemaatin kurucusunu anmalarına atıfla “Mar Marun'un kutsamasıyla” yanıtını vermişti.

dfergt
Cumhurbaşkanı Avn hükümet kurma kararnamelerini imzaladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Bakanların adları

Berri Baabda Sarayı'ndan ayrılır ayrılmaz Lübnan Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Mahmud Mekkiye üç kararname okudu. Bunlardan ilki Necip Mikati hükümetinin istifasına ilişkin kararname, ikincisi Nevvaf Selam'ı başbakan olarak atayan kararname, üçüncüsü ise hükümeti kuran kararnameydi. Mekkiye, kabinedeki isimleri ve görevlerini de açıkladı. Buna göre Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri, Savunma Bakanı Mişek Mnessa, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, İletişim Bakanı Charles el-Hac, Enerji ve Su Bakanı Joseph Saddi, İçişleri Bakanı Ahmed el-Haccar, Adalet Bakanı Adil Nassar, Maliye Bakanı Yasin Cabir, Sağlık Bakanı Reken Nasreddin, Kültür Bakanı Gassan Selame, Sanayi Bakanı Joe İsa el-Huri, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Amir el-Busat, Tarım Bakanı Nizar Hani, Enformasyon Bakanı Paul Markus, Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Fayiz Rasmani, Mülteciler ve Teknoloji Bakanı Kemal Şahade, Çalışma Bakanı Muhammed Haydar, Gençlik ve Spor Bakanı Nura Bayrakdaryan, Turizm Bakanı Lora el-Hazen Lahud, İdari Kalkınma Bakanı Fadi Mekki, Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanı Rima Karami, Çevre Bakanı Tamara ez-Zeyn oldu.

dfgrthy
Cumhurbaşkanı Avn, hükümetin kuruluşunun açıklanmasından önceki son istişarelerde Berri ve Selam arasında arabuluculuk yaparken (Şarku’l Avsat)

Hükümet kurulmadan önceki temaslar ve istişareler

Başkent Beyrut’ta hükümetin kurulduğunun açıklanmasından önce yoğun bir temas trafiği yaşandı. Son saatlerdeki hareketlilik, hükümetin kurulmasını geciktiren engelin Sünni milletvekillerinin temsil edilmesinin zorluğu değil, beşinci Şii bakanın ismi olduğu anlaşıldı. Şarku’l Avsat’a konuşan hükümet kurulurken gerçekleşen istişarelere yakın kaynaklar, Cumhurbaşkanı General Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam arasında Baabda Sarayı'nda gerçekleşen görüşme sırasında atmosferin çok olumlu olduğunu ve herhangi bir çekince olmaksızın onaylanan Bakan Mekki'nin ismi üzerinde uzlaşıya varıldığını vurguladılar. Kaynaklar, Cumhurbaşkanı Avn’ın iyi bir üne sahip olan Raid Şerafeddin’in adını önerdiğini ve kimsenin onun dürüstlüğü, bilgisini ve yeterliliğini sorgulamadığını söylediler. Ancak kaynaklara göre Nevvaf Selam ile Nebih Berri arasında bir noktada uzlaşmaya varılamaması, başka bir kişinin seçilmesine neden oldu.

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilci Yardımcısı Morgan Ortagus tarafından ifade edilen ve Hizbullah'ın hükümette yer almasına karşı çıkan ABD’nin tutumunun aksine Şii İkilisi tarafından seçilen Şii bakanların isimleri gizli tutularak hükümetin kurulmasının sahneyi karmaşıklaştırıp karmaşıklaştırmadığı ve hükümetin kurulmasını engelleyip engellemediği konusuna gelince kaynaklar, ABD’nin Şiilerin hükümette temsil edilmesine karşı olmadıklarını, ancak Hizbullah'a mensup bakanların hükümette yer almasını istemediklerini ve bu tutumun bizzat Meclis Başkanı Berri'ye iletilmiş olabileceğini açıkladı.

Nevvaf Selam’ın vaatleri

Hükümetin kurulmasının ardından Lübnan Cumhurbaşkanlığı X platformundan, Bakanlar Kurulu'nun 11 Şubat Salı günü saat 11.00'de Baabda Sarayı'nda ilk oturumuna çağrıldığını ve yeni hükümetin hatıra fotoğrafının çekilmesinden önce kabine bildirisinin yazım komitesinin oluşturulacağını duyurdu.

Bakanların isimlerinin açıklanmasının ardından kısa bir konuşma yapan Başbakan Nevvaf Selam, hükümetinin vatandaşlar ile devlet, Lübnan ile komşu Arap ülkeleri ve uluslararası toplum arasındaki güveni yeniden tesis etmeye çalışacağını vurguladı.

Başbakan Selam, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hükümet, Taif Anlaşması’nın uygulanmasını tamamlamak ve mali ve ekonomik reformlara devam etmek için Temsilciler Meclisi ile birlikte çalışması gerekecek ve Temsilciler Meclisi kavgaların edildiği bir yer değil, yapıcı ortak çalışmaların yapıldığı bir yer olacak. Hükümet bir reform ve kurtarma hükümeti olacak. Reform gerçek kurtuluşun tek yoludur.”

sdfergt
Selam hükümetin kurulmasıyla ilgili kararnameleri imzalarken (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Mikati’den tebrik

Öte yandan eski Başbakan Necip Mikati yeni hükümetin kuruluşuyla ilgili bir tebrik mesajı yayınlayarak Başbakan Dr. Nevvaf Selam ve kabine üyelerine başarılar diledi.

Mikati, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın kendi dönemindeki ilk hükümeti kurma çabalarını takdirle karşılıyoruz. Bir kez daha, başta güneydeki İsrail işgalinin sona erdirilmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararının tam olarak uygulanması olmak üzere, çözüm bekleyen pek çok meselenin çözüme kavuşturulması için çok çalışılması gereken bu aşamada tam bir iş birliğinin ön plana çıkacağını ümit ediyoruz. Ayrıca yeni hükümete, hükümetimizin üç yılı aşkın bir süredir temellerini attığı kurtarma çabalarını sürdürme konusunda başarılar diliyoruz.”



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.