Lübnan’da hükümetin kurulduğu açıklanırken Başbakan Selam dünyanın ülkesine olan güvenini yeniden tesis etme sözü verdi

Cumhurbaşkanı Avn'ın ABD’nin baskısıyla kurulan ilk hükümetinde 24 bakan yer alıyor

TT

Lübnan’da hükümetin kurulduğu açıklanırken Başbakan Selam dünyanın ülkesine olan güvenini yeniden tesis etme sözü verdi

Lübnan’da hükümetin kurulduğu açıklanırken Başbakan Selam dünyanın ülkesine olan güvenini yeniden tesis etme sözü verdi

Lübnan’da General Joseph Avn'ın cumhurbaşkanı olarak seçilmesinden tam bir ay sonra ve Nevvaf Selam'ın hükümeti kurmakla görevlendirilmesinin 27’nci gününde hükümetin kurulduğu duyuruldu. Ülke böylece iki yıl dokuz aydır görevde olan Başbakan Necip Mikati’nin geçici hükümetinin yerini alan anayasal otoriteye kavuştu.

Başarılı geçen temaslar ve istişareler, hükümetteki beşinci Şii bakanın seçimiyle ilgili engelin, Şii ikilisinin (Emel Hareketi ve Hizbullah) Başbakan Selam'ın bu bakanlık için önerdiği Lamia Mubayed’e karşı çıkmasının ardından İdari Kalkınma Bakanı olarak Fadi Mekki’nin atanması üzerine anlaşmaya varılmasıyla çözülmesini sağladı. Merkez Bankası'nın eski Birinci Başkan Yardımcısı Raid Şerafeddin'in görevlendirilmesi konusunda da bazı çekinceleri vardı. Cumhurbaşkanı General Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam arasında Baabda Sarayı'nda (Cumhurbaşkanlığı konutu) yapılan üçlü toplantının ardından önceki hükümetin istifa ettiği ve yeni hükümetin kurulduğu açıklanmış, Berri, toplantıdan ayrıldığı sırada hükümetin kurulup kurulmayacağının sorulması üzerine Marunilerin pazar günü cemaatin kurucusunu anmalarına atıfla “Mar Marun'un kutsamasıyla” yanıtını vermişti.

dfergt
Cumhurbaşkanı Avn hükümet kurma kararnamelerini imzaladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Bakanların adları

Berri Baabda Sarayı'ndan ayrılır ayrılmaz Lübnan Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Mahmud Mekkiye üç kararname okudu. Bunlardan ilki Necip Mikati hükümetinin istifasına ilişkin kararname, ikincisi Nevvaf Selam'ı başbakan olarak atayan kararname, üçüncüsü ise hükümeti kuran kararnameydi. Mekkiye, kabinedeki isimleri ve görevlerini de açıkladı. Buna göre Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri, Savunma Bakanı Mişek Mnessa, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, İletişim Bakanı Charles el-Hac, Enerji ve Su Bakanı Joseph Saddi, İçişleri Bakanı Ahmed el-Haccar, Adalet Bakanı Adil Nassar, Maliye Bakanı Yasin Cabir, Sağlık Bakanı Reken Nasreddin, Kültür Bakanı Gassan Selame, Sanayi Bakanı Joe İsa el-Huri, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Amir el-Busat, Tarım Bakanı Nizar Hani, Enformasyon Bakanı Paul Markus, Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Fayiz Rasmani, Mülteciler ve Teknoloji Bakanı Kemal Şahade, Çalışma Bakanı Muhammed Haydar, Gençlik ve Spor Bakanı Nura Bayrakdaryan, Turizm Bakanı Lora el-Hazen Lahud, İdari Kalkınma Bakanı Fadi Mekki, Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanı Rima Karami, Çevre Bakanı Tamara ez-Zeyn oldu.

dfgrthy
Cumhurbaşkanı Avn, hükümetin kuruluşunun açıklanmasından önceki son istişarelerde Berri ve Selam arasında arabuluculuk yaparken (Şarku’l Avsat)

Hükümet kurulmadan önceki temaslar ve istişareler

Başkent Beyrut’ta hükümetin kurulduğunun açıklanmasından önce yoğun bir temas trafiği yaşandı. Son saatlerdeki hareketlilik, hükümetin kurulmasını geciktiren engelin Sünni milletvekillerinin temsil edilmesinin zorluğu değil, beşinci Şii bakanın ismi olduğu anlaşıldı. Şarku’l Avsat’a konuşan hükümet kurulurken gerçekleşen istişarelere yakın kaynaklar, Cumhurbaşkanı General Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam arasında Baabda Sarayı'nda gerçekleşen görüşme sırasında atmosferin çok olumlu olduğunu ve herhangi bir çekince olmaksızın onaylanan Bakan Mekki'nin ismi üzerinde uzlaşıya varıldığını vurguladılar. Kaynaklar, Cumhurbaşkanı Avn’ın iyi bir üne sahip olan Raid Şerafeddin’in adını önerdiğini ve kimsenin onun dürüstlüğü, bilgisini ve yeterliliğini sorgulamadığını söylediler. Ancak kaynaklara göre Nevvaf Selam ile Nebih Berri arasında bir noktada uzlaşmaya varılamaması, başka bir kişinin seçilmesine neden oldu.

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilci Yardımcısı Morgan Ortagus tarafından ifade edilen ve Hizbullah'ın hükümette yer almasına karşı çıkan ABD’nin tutumunun aksine Şii İkilisi tarafından seçilen Şii bakanların isimleri gizli tutularak hükümetin kurulmasının sahneyi karmaşıklaştırıp karmaşıklaştırmadığı ve hükümetin kurulmasını engelleyip engellemediği konusuna gelince kaynaklar, ABD’nin Şiilerin hükümette temsil edilmesine karşı olmadıklarını, ancak Hizbullah'a mensup bakanların hükümette yer almasını istemediklerini ve bu tutumun bizzat Meclis Başkanı Berri'ye iletilmiş olabileceğini açıkladı.

Nevvaf Selam’ın vaatleri

Hükümetin kurulmasının ardından Lübnan Cumhurbaşkanlığı X platformundan, Bakanlar Kurulu'nun 11 Şubat Salı günü saat 11.00'de Baabda Sarayı'nda ilk oturumuna çağrıldığını ve yeni hükümetin hatıra fotoğrafının çekilmesinden önce kabine bildirisinin yazım komitesinin oluşturulacağını duyurdu.

Bakanların isimlerinin açıklanmasının ardından kısa bir konuşma yapan Başbakan Nevvaf Selam, hükümetinin vatandaşlar ile devlet, Lübnan ile komşu Arap ülkeleri ve uluslararası toplum arasındaki güveni yeniden tesis etmeye çalışacağını vurguladı.

Başbakan Selam, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hükümet, Taif Anlaşması’nın uygulanmasını tamamlamak ve mali ve ekonomik reformlara devam etmek için Temsilciler Meclisi ile birlikte çalışması gerekecek ve Temsilciler Meclisi kavgaların edildiği bir yer değil, yapıcı ortak çalışmaların yapıldığı bir yer olacak. Hükümet bir reform ve kurtarma hükümeti olacak. Reform gerçek kurtuluşun tek yoludur.”

sdfergt
Selam hükümetin kurulmasıyla ilgili kararnameleri imzalarken (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Mikati’den tebrik

Öte yandan eski Başbakan Necip Mikati yeni hükümetin kuruluşuyla ilgili bir tebrik mesajı yayınlayarak Başbakan Dr. Nevvaf Selam ve kabine üyelerine başarılar diledi.

Mikati, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın kendi dönemindeki ilk hükümeti kurma çabalarını takdirle karşılıyoruz. Bir kez daha, başta güneydeki İsrail işgalinin sona erdirilmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararının tam olarak uygulanması olmak üzere, çözüm bekleyen pek çok meselenin çözüme kavuşturulması için çok çalışılması gereken bu aşamada tam bir iş birliğinin ön plana çıkacağını ümit ediyoruz. Ayrıca yeni hükümete, hükümetimizin üç yılı aşkın bir süredir temellerini attığı kurtarma çabalarını sürdürme konusunda başarılar diliyoruz.”



Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
TT

Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)

Yemen'deki "Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu"nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Şebva Valiliği'nin istikrarına verdiği desteği yineleyerek, valilikteki yerel yönetimin, Şebva'nın güvenliğini sağlamak ve herhangi bir gerginlikten korumak için koalisyonla koordinasyon ve ortak çalışma yapılacağını teyit eden açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

Koalisyon güçlerinin resmi sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, koalisyon liderliğinin Şebva Valisi ve Yerel Konsey Başkanı Şeyh Avad Muhammed el-Vezir'in, koalisyonun çabalarına desteğini ve eyaletteki güvenlik ve istikrarı artırmak için koalisyonla iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladığı açıklamasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

El-Maliki, “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”nun Şebva Valiliğini koruma ve istikrarını destekleme, ayrıca orada bulunan yerlerin güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını teyit ederek, devlet kurumlarına ve yerel yönetime saygı çerçevesinde, Şebva valisiyle tam koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir gücün valiliğe girmeyeceğini vurguladı.

Aynı bağlamda, Şebva Valiliği'ndeki şeyhler, ileri gelenler ve sosyal şahsiyetlerin istişare toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Cumhurbaşkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi'nin kararlarına tam destek ve onay verildiği, meşru hükümetin askeri ve güvenlik kararlarını birleştirme, devlet kurumlarını koruma ve doğu valiliklerinde güvenlik ve istikrarı sağlama amacıyla izlediği yola destek verildiği açıklandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Toplantı sonrasında yayınlanan açıklamada, katılımcılar Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerine askeri güç ve teçhizat sevk etmesini kınadılar. Daha önce Şebva vilayetine, güvenli ve istikrarlı doğu vilayetlerinin militarizasyonunu, siyasi tercihleri zorla dayatma girişimlerini ve halkın iradesini hiçe sayma çabalarını kategorik olarak reddettiklerini teyit ettiler.

Açıklamada, doğu illerinin halkının “kendilerini temsil etmeyen veya isteklerini ifade etmeyen hiçbir projeye bağlı olmadıkları” belirtilerek, bu illerin militarizasyonunun istikrarsızlığa ve güvenlik sorunlarına yol açabileceği ve ulusal çıkarlara hizmet etmeyen çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

Danışma toplantısı, Suudi Arabistan'daki kardeşlerimize Yemen'in meşru hükümetini ve doğu illerini destekleyen kararlı tutumları için teşekkür ve takdirlerini ifade etti ve Riyad'ın güvenliği ve istikrarı korumadaki, durumun kaos ve çatışmaya sürüklenmesini önlemedeki rolünü övdü.Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ayrıca, güney bölgelerinin, güney davası için adil ve kapsamlı vizyon geliştirmek amacıyla bir güney toplantısı düzenleme ve ev sahipliği yapma talebine Riyad'ın verdiği yanıtı da övdü.

Toplantıda, "Güney Geçiş Konseyi" liderliğine sağduyulu davranmaları, Şebva, Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinden güçlerini çekmeleri, önceki konumlarına dönmeleri, birliği korumak ve en yüksek ulusal çıkarlara hizmet etmek için meşru bileşenlerin ve güneydeki bileşenlerin geri kalanıyla diyalog ve uzlaşma diline bağlı kalmaları çağrısında bulunuldu.

Aynı zamanda, Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed el Cabir, Krallığın güney liderlerinin olumlu ve sorumlu tutumlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu tutumların güney davasının adaletini korumak ve kapsamlı bir siyasi çerçeve içinde müzakere etmek için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Büyükelçi el Cabir, X platformundaki resmi hesabında yaptığı paylaşımda, Şebva valisinin Krallığın Riyad'da güney davası konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşılamasının, Cumhurbaşkanı Reşad Muhammed el-Alimi'nin talebine yanıt niteliğinde olduğunu ve güney liderlerinin siyasi çözüme yönelik sorumlu yaklaşımını yansıttığını açıkladı.

Bu tutumların “güney halkının davalarının adaletini korumak ve tüm beklentilerini karşılayacak şekilde tartışmaya açmak için doğru yönde ilerlediğini teyit ettiğini” belirten Bakan, Krallığın konferansın başarısına ve Yemen'de siyasi istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak yapıcı tutumlar sergileyen tüm güneyli liderlerin katılımını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Şebva Valisi Şeyh Avad Muhammed el-Vezir ise Suudi Arabistan'ın liderliğine ve Yemen'i desteklemedeki önemli rolüne olan güvenini yineledi ve yerel yönetimin, eyaletteki güvenlik ve istikrarı pekiştirmek için “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu” ile iş birliği yapma taahhüdünü vurguladı.

Bakan, Şebva'nın “eyaleti çatışmalardan kurtarmak için koalisyonla birlikte çalışacağını” belirterek, Yemen'in güneydoğusundaki stratejik açıdan en önemli eyaletlerinden birinde güvenliği ve kalkınmayı güçlendirmeye yönelik siyasi ve askeri çabaları desteklediğini vurguladı.


Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
TT

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Hadramut vilayetinde son dönemde yaşanan saha gelişmelerini memnuniyetle karşıladı. Söz konusu gelişmeleri güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendiren Konsey, Hadramut halkı ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin güvenliği sağlama ve toplumsal barışı koruma konusundaki rolünü övdü.

Konsey bugün yayımladığı açıklamada, “Hadramut vilayetinde elde edilen zaferleri tebrik ediyor, güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve ulusal kazanımları korumak için gösterilen kahramanlıkları selamlıyoruz” ifadesine yer verdi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin Hadramut halkının kendi güvenliğini savunma ve vilayeti bir çatışma veya kaos alanına dönüştürme girişimlerine karşı durma kararlılığını yansıttığı vurgulandı.

a bulundukları sırada (AFP)Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Bu bağlamda Konsey, ‘Şebve ve Sokotra vilayetlerinin tamamen özgürleştirilmesini’ talep etti. Açıklamada, Doğu vilayetlerinin kendi bölgelerini yönetme yetkisinin sağlanmasının sürdürülebilir istikrarın inşasında ve adil, dengeli bir ulusal ortaklığın güçlendirilmesinde temel bir adım olduğu vurgulandı.

Konsey ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Açıklamada, konferansın ‘Doğu vilayetleri bölgesini kapsayan Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’nın ağırlığını yansıtacak şekilde temsil edilmesinin’ önemine dikkat çekildi. Bu temsilin, bölgenin coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumuna uygun olması gerektiği ifade edildi.

Konsey’e göre, planlanan konferans, 2012 yılında Körfez Girişimi ve uygulama mekanizmasının imzalanmasından, 2014 Ulusal Kapsamlı Diyalog Konferansı çıktıları ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına kadar Yemen’de barışın sağlanması yönündeki çabaların doğal bir uzantısı niteliğinde. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ‘barış sürecinin güvenilir hamisi’ olduğu ve Yemen hükümetiyle, özellikle Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi koordinasyonu ve iş birliği içinde hareket ettiği vurgulandı.

Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)

Konsey, açıklamasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ve Doğu’nun dört vilayetinin halkının beklentilerini gözetmedeki cömert desteğini yeniden vurguladı. Konsey, halkın bölgesini yönetme hakkını kullanmasını, kaynaklarını değerlendirmesini ve siyasi-ekonomik kazanımlarını korumasını desteklediklerini belirtti. Bu çabaların, adil bir federal devlet çerçevesinde ve Ulusal Diyalog ile üzerinde uzlaşılan üç temel referansa uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Konsey, açıklamasını Doğu vilayetlerinde barış ve istikrarın sağlanmasının Yemen’de kapsamlı bir çözümün temel direğini oluşturduğunu ve kriz yönetiminden devlet ve kurum inşasına geçiş için fırsatları artırdığını vurgulayarak sonlandırdı.


Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
TT

Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, Hadramut Vadisi'ndeki askeri kampların güvenliğinin tamamen sağlandığını ve operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.

Hanbeşi bugün, Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamada, güçlerin tüm hayati noktalarda konuşlandırılmasının tamamlandığını, Seyun Uluslararası Havalimanı ile Hadramut Vadisi'ndeki egemenlik ve hizmet tesislerinin bütünüyle güvence altına alındığını bildirdi.

Yerel yönetimin, hizmetlerin ve günlük yaşamın kesintisiz sürdürülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir normalleşme planını fiilen uygulamaya başladığını vurgulayan Hanbeşi, vatandaşlar ile aşiret mensuplarının sergilediği yüksek bilinç ve sorumluluk duygusunu övdü. Hanbeşi, bu kesimlerin güvenlik geçiş sürecinde kamu düzeninin korunmasında emniyet güçleri için gerçek bir destek ve güvenlik supabı olduğunu ifade etti.

Hanbeşi ayrıca, Mukalla kentindeki tüm güvenlik ve askeri personel, din âlimleri, toplumsal komiteler, sosyal şahsiyetler ve kanaat önderlerine, mülklerin ve kurumların korunması konusunda farkındalık çalışmalarını artırmaları çağrısını yineledi.

Hanbeşi, “Hadramut bugün güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Burada düzen ve hukukun sesi her şeyin üzerinde; Hadramut halkının topraklarını koruma ve geleceklerini inşa etme hakkı esastır” dedi.

Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi’nin Hadramut’taki gelişmeleri yakından takip etmesini takdirle karşıladığını belirterek, sağlanan destek ve yardımlar dolayısıyla teşekkür etti. Hanbeşi ayrıca, Suudi Arabistan’ın Hadramut’ta güvenliğin tesis edilmesi ve hayatın normale dönmesi yönündeki çabalarına verdiği destekten ötürü memnuniyetini dile getirdi.

Hanbeşi, Mukalla kentindeki kamu ve özel mülklerin korunmasının önemine dikkat çekerek, kentteki kamu ve özel tesislerin Hadramut halkına ait olduğunu, bunlara verilecek her türlü zararın vilayetteki her haneyi olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“Hadramut’un güvenliği herkesin omuzlarında bir emanettir” diyen Hanbeşi, halkın güvenlik güçleriyle dayanışmasının, fırsat kollayan kesimlere karşı en güçlü güvence olduğunu ifade etti. Hadramut’un her zaman bilinç ve olgunluğun simgesi olarak kalacağını belirten Hanbeşi, kentin ulusal imkânlara ve vatandaşların mülklerine zarar verilmesini reddeden bir hoşgörü kültürünün toprağı olduğunu söyledi.