Lübnan Cumhurbaşkanı Şarku’l Avsat'a konuştu: Devletten başka hiçbir grup bu toprakları koruyamaz

Krizin sona erdirilmesinde gösterdiği ‘büyük çaba’ için Suudi Arabistan'a teşekkür etti… Beyrut Limanı’nın bombalanması konusunda hesap verebilirlik sözü verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Şarku’l Avsat Genel Yayın Yönetmeni Gassan Şerbil ile Baabda Sarayı'nda gerçekleştirdiği röportajda (Şarku’l Avsat)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Şarku’l Avsat Genel Yayın Yönetmeni Gassan Şerbil ile Baabda Sarayı'nda gerçekleştirdiği röportajda (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı Şarku’l Avsat'a konuştu: Devletten başka hiçbir grup bu toprakları koruyamaz

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Şarku’l Avsat Genel Yayın Yönetmeni Gassan Şerbil ile Baabda Sarayı'nda gerçekleştirdiği röportajda (Şarku’l Avsat)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Şarku’l Avsat Genel Yayın Yönetmeni Gassan Şerbil ile Baabda Sarayı'nda gerçekleştirdiği röportajda (Şarku’l Avsat)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Şarku’l Avsat'a verdiği ilk röportajda, ‘devlet dışında hiçbir grubun toprağı ve halkı koruma yönündeki ulusal görevi yerine getirmesine izin verilmeyeceğini’ vurguladı. Avn, ‘savaş ve barış kararlarının ve silah tekelinin devletle sınırlandırılmasına’ olan bağlılığını yineledi.

Ordunun tüm Lübnan topraklarında konuşlandırılmasını öngören 1701 sayılı kararın uygulanması konusunda fikir birliği olduğunu ve bunun ‘tartışılmadığını’ vurguladı, ancak acele edilmemesi konusunda uyardı. Lübnan Cumhurbaşkanı, Lübnan'daki cumhurbaşkanlığı boşluğunu sona erdiren Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğindeki ‘büyük Suudi çabasını’ övdü ve ülkesinin Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 projesinin bir parçası olabileceğini belirtti. Avn, gelecek hafta Riyad'a yapacağı ziyaretin bir ‘saygı ve teşekkür ziyareti’ olduğunu açıkladı.

Ülkesinin dış ilişkilerinden de bahseden Avn, Riyad ziyareti sırasında ‘ilişkileri her iki ülkenin yararına olacak şekilde düzeltmeye’ çalışacağını söyledi. ABD ile ilişkilerin ‘elzem’ olduğunu vurgularken, İran ile ‘Lübnanlı bir grup aracılığıyla değil’, devlet aracılığıyla ‘dostluk’ kurulmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Suriye ile ‘geçmişteki hatalardan kaçınan eşit ilişkiler’ istediğini kaydeden Avn, önceliklerinin yerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşü, sınırın belirlenmesi ve kontrolü olduğunu vurguladı.

Beyrut Limanı’ndaki patlamayla ilgili gerçeği ortaya çıkarma ve sorumlulardan hesap sorma sözü veren Avn, “Kardeşim bile olsa hiç kimse gizlenmeyecek” dedi. Avn ayrıca mevduat konusunu da ele alma sözü verdi. Lübnanlılara “Mezhepçiliğin ve grupçuluğun içinizde yuvalanmasına izin vermeyin” çağrısında bulunan Avn şu ifadeleri kullandı: “Mezhepler, mezhepçilik ya da gruplar hiçbir zaman bir ülke inşa edememiştir. Lübnan'ı koruyan devlettir, mezhepler değil. Nefretler ülkeleri inşa etmez. Eğer ülke olarak onurlu bir yaşama geri dönmek ve Lübnan'ı 1975'teki iç savaştan önceki haline (Doğu'nun İsviçre'si) getirmek istiyorsak, tüm geçmişimizi unutmalı ve Lübnan'ı inşa etmek için hepimiz hemfikir olmalı ve birleşmeliyiz.”

Avn, Başbakan Nevvaf Selam ve Meclis Başkanı Nebih Berri ile ilişkilerini ‘mükemmelden de öte’ olarak tanımladı. Avn, “Başbakan Selam ve benim, tabi ki Meclis Başkanı Berri ile iş birliği içinde ana hedefimiz, halkın umutları kadar büyük bir hükümet kurmaktı ve hükümet kuruldu. İlerleyen günlerde performansını ve başarılarını değerlendirmek zorunda kalacaksınız” dedi. Balıkçılık ve dalgıçlık gibi bazı kişisel hobilerinden de söz eden Avn, “Ancak cumhurbaşkanlığı tüm zamanımı aldı… Sabahları en sevdiğim şey Feyruz'un şarkılarını dinlemek” şeklinde konuştu.



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.