Suriye sahilinde kanlı çatışmalar... Tartus, Humus ve Lazkiye'de ‘sokağa çıkma yasağı’

Esed rejimiyle bağlantılı militanlarla yaşanan çatışmalarda 16 güvenlik gücü mensubu öldürüldü

Lazkiye kırsalındaki silahlı kişiler (Arşiv - DPA)
Lazkiye kırsalındaki silahlı kişiler (Arşiv - DPA)
TT

Suriye sahilinde kanlı çatışmalar... Tartus, Humus ve Lazkiye'de ‘sokağa çıkma yasağı’

Lazkiye kırsalındaki silahlı kişiler (Arşiv - DPA)
Lazkiye kırsalındaki silahlı kişiler (Arşiv - DPA)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) bugün yaptığı açıklamada, Suriye sahilindeki Lazkiye'de güvenlik güçleri ile devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed'e bağlı militanlar arasında çıkan çatışmalarda en az 70 kişinin öldüğünü duyurdu.

X platformu üzerinden yapılan açıklamada, “Suriye sahilinde savunma ve içişleri bakanlıklarına bağlı unsurlar ile devrik rejimin ordusundan silahlı militanlar arasında çıkan kanlı çatışmalarda 70'ten fazla kişi öldü, onlarca kişi yaralandı ve esir alındı” denildi.

SOHR, Lazkiye kırsalındaki Ceble ilçesi ve çevresindeki şiddetli çatışmalarda, Esed yanlısı militanlar tarafından öldürülen 16 güvenlik gücü mensubuna ek olarak, Suriye güvenlik güçleri tarafından öldürülen 28 Esed yanlısı milis ve dört sivil dahil olmak üzere en az 48 kişinin öldüğünü bildirdi.

Suriye genelinde güvenliğin sağlanması ve kontrol altına alınması, 13 yıl önce başlayan yıkıcı çatışmaların ardından rejimi devirerek yönetime gelen Ahmed eş-Şera liderliğindeki yeni yönetimin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri.

Şarku’l Avsat’ın Suriye resmi haber ajansı SANA'dan aktardığına göre Suriye Savunma Bakanlığı, ‘güvenlik güçlerini desteklemek ve bölgede istikrarı yeniden tesis etmek üzere’ Ceble ve kırsalına ‘büyük askeri takviye’ gönderdi.

SANA, Kamu Güvenliği Dairesi'nden bir kaynağın ‘1987-2002 yılları arasında Suriye Hava Kuvvetleri İstihbaratı'nın eski başkanı olan Tümgeneral İbrahim Huveyce'nin Ceble’de yakalandığını’ söylediğini aktardı. Kaynağa göre Huveyce, 16 Mart 1977'de Lübnanlı Dürzi lider Kemal Canbolat suikastı da dahil olmak üzere Baas rejimi döneminde ‘yüzlerce suikasttan’ sorumlu tutuluyor.

Huveyce nadiren halkın arasına çıkıyor ve hakkında çok az bilgi mevcut.

Babasının öldürülmesinin ardından liderliği ondan devralan eski milletvekili Velid Canbolat, X platformunda haberi ‘Allahu Ekber’ yorumuyla yeniden paylaştı.

Canbolat uzun zamandır Suriye rejimini, Suriye'nin Lübnan'daki iç savaşa (1975-1990) müdahalesi sırasında arabasının önünü kesen kimliği belirsiz silahlı kişiler tarafından vurularak öldürülen babasına suikast düzenlemekle suçluyordu. Kemal Canbolat o dönemde Şam'a karşı Yaser Arafat'ın Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) müttefikiydi.

Tartus, Humus ve Lazkiye'de sokağa çıkma yasağı

SANA, Tartus'ta dün gece saat 22:00'den itibaren 12 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu. Suriye devlet televizyonu, Kamu Güvenliği Dairesi'nin Humus'ta saat 22:00'den sabah 08:00'e kadar, Lazkiye vilayetinde ise sabah 10:00'a kadar sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini bildirdi.

SOHR'a göre dün Lazkiye'de güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda 28 Esed yanlısı militan öldürüldü. Suriye güvenlik güçleri, Alevilerin kalesi Lazkiye kırsalında, devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed döneminde üst düzey bir ordu komutanı olan Suheyl el-Hasan'a bağlı silahlı gruplarla çatışmaya girdiklerini duyurdu.

SOHR'a göre çatışmalar Suriye helikopterlerinin bölgeye yönelik saldırılarını da kapsarken, Alevi toplumu temsilcileri bugün bölge sakinlerine gerilimi protesto etmek üzere barışçıl bir şekilde meydanlarda oturma çağrısında bulundu.

SANA, Lazkiye Emniyet Müdürü’nün şu sözlerini aktardı: “Güvenlik güçlerimizin Lazkiye kırsalında çatıştığı militanlar, Esed döneminde Suriye ordusunda albay rütbesiyle görev yapan, Esed yanlıları tarafından geniş çapta desteklenen ve Esed'in en önde gelen askeri liderlerinden biri olarak kabul edilen savaş suçlusu Suheyl el-Hasan'a bağlı.”

Bir Savunma Bakanlığı mensubu öldürüldü

SANA daha önce de Lazkiye kırsalında devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin kalıntıları tarafından gerçekleştirilen saldırıda bir Savunma Bakanlığı mensubunun öldüğünü ve birçoğunun da yaralandığını bildirmişti.

Ajansın Lazkiye'deki bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, Esed'in mlislerinden arta kalan gruplar Lazkiye kırsalındaki Beyt Ana köyü yakınlarında Savunma Bakanlığı unsurlarını ve araçlarını hedef aldı, bunun sonucunda bir kişi şehit olurken birkaç kişi de yaralandı.

Ajans kaynağın şu sözlerini aktardı: “Suçluları sorumlu tutmak için gerekli tüm önlemleri alacağız ve Suriye'nin güvenliğini hedef alanlara karşı demir yumrukla saldıracağız.”

SOHR'un bildirdiğine göre askeri helikopterler Lazkiye kırsalındaki militanlara yönelik saldırılar düzenlerken, güvenlik güçleri bölgedeki militanlardan birinin öldüğünü duyurdu.

SOHR, ‘Suriye helikopterlerinin Beyt Ana köyündeki militanlara ve civarındaki ormanlara saldırı düzenlediğini’ bildirdi.

SOHR’a göre gerginlik, el-Hasan'ın memleketi olan Beyt Ana köyünde, bir grup köy sakininin güvenlik güçlerinin silah kaçakçılığı suçlamasıyla aranan bir kişiyi gözaltına almasını zorla engellemesinin ardından başladı.

İç Güvenlik Güçleri, Dera vilayetinin kuzeyindeki es-Sanameyn ilçesinde silahlı bir grubun son mevzilerini ele geçirdikten sonra askeri operasyonlarının sona erdiğini duyurdu.

Suriye televizyonunun internet sitesinde bugün yer alan habere göre, Suriye hükümetinin devrik rejimin kalıntılarına karşı yürüttüğü bir dizi operasyonun parçası olarak 24 saat süren çatışmalar sonucunda militanlardan bazıları öldürüldü ve onlarcası gözaltına alındı.

İdlib'de seferberlik

AFP muhabirinin aktardığına göre, üç ay önce Esed rejimini deviren saldırıya öncülük eden Heyetu Tahriru’ş-Şam'ın (HTŞ) kalesi olan kuzeybatıdaki İdlib vilayetinden 16 güvenlik gücü mensubunun öldürüldüğü haberi yayılırken, İdlib şehir merkezinde genç erkeklerden oluşan bir kalabalık askeri komutayı desteklemek için toplandı. Camilerden hoparlörlerle Suriye kıyılarındaki militanlara karşı ‘cihat’ çağrısı yapıldı.

SOHR’a göre dün Lazkiye kırsalında yaşanan gerilim, güvenlik güçlerinin salı günü sahil kenti Lazkiye'de başlattığı ve en az dört sivilin ölümüne neden olan operasyonun ardından geldi.

Suriye devlet medyasının güvenlik kaynaklarından aktardığına göre, salı günü güvenlik güçleri, ‘Esed milislerinden arta kalan gruplar’ tarafından kurulan silahlı pusuda, iki personelinin öldürülmesinin ardından ed-Datur mahallesinde operasyon başlattı.

Alevilerin çoğunlukta olduğu Lazkiye kentinde Esed'in devrilmesinden sonraki ilk günlerde yaşanan güvenlik gerilimi son dönemde azaldı.

Ancak SOHR’a göre zaman zaman güvenlik güçlerinin kontrol noktalarına saldırılar düzenleniyor. Bu saldırılar bazen Esed yanlısı militanlar ya da eski Suriye ordusu mensupları tarafından gerçekleştiriliyor.

Yeni yetkililerin 8 Aralık'ta Şam'da kontrolü ele geçirmesinden bu yana birçok bölgede çatışmalar ve silahlı saldırı olayları kaydedildi. Güvenlik yetkilileri bu olayların arkasında eski rejime bağlı militanların olduğunu iddia etti. Yetkililer, gözaltılar da dahil olmak üzere ‘eski rejimin kalıntılarını’ hedef aldığını söyledikleri güvenlik operasyonları yürütüyor.

Bölge sakinleri zaman zaman, yetkililerin ‘münferit olaylar’ olarak tanımladıkları ve sorumluları kovuşturma sözü verdikleri evlere el koyma, saha infazları ve adam kaçırma gibi ihlalleri şikâyet ediyor.



Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) bakanlar ve yetkililer, Gazze Şeridi’ndeki durumu, İsrail’in ateşkes ihlallerini ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan barış planının ikinci aşamasının uygulanmasını ele aldı.

Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ev sahipliği yaptı. Görüşme, Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında dün gerçekleştirildi. Toplantıya Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile BAE Devlet Başkanı Diplomasi Danışmanı Enver Karkaş katıldı.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantının öncelikli amacının, bölgedeki gelişmeler ışığında Filistin meselesini uluslararası toplumun gündeminde tutmak olduğunu belirtti. Kaynaklar, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Lübnan’da artan İsrail geriliminin bu çabayı daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

İsrail’e yönelik eleştiriler

Kaynaklar, toplantıya katılanların Gazze Şeridi’nde ateşkesin sürdürülebilirliğine yönelik çabaların devam etmesi gerektiğini vurguladığını, ayrıca Filistinlilerin bölgeyi kendi kendilerine yönetmesi ve yeniden imar çalışmalarının vakit kaybetmeden başlatılmasının önemine dikkat çektiğini aktardı.

dv
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen Gazze konulu toplantıdan, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Aynı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasına geçilmesinin Ortadoğu’daki gerilimi azaltmaya katkı sağlayacağı konusunda mutabakata varıldı. İsrail’in birinci aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ateşkes ihlallerini sürdürmesi ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria’daki operasyonlarını devam ettirmesinin barış sürecini sekteye uğrattığı ifade edildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in Batı Şeria’da ‘ayrımcı yapıyı’ derinleştiren uygulamaları ile Mescid-i Aksa dahil kutsal mekânların tarihi statüsünü zedeleyen adımlarının da gündeme geldiğini belirtti. Katılımcılar, uluslararası toplumun bu gelişmeler karşısında daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini ve İsrail’in ateşkesi zayıflatmaya yönelik girişimleri ile iki devletli çözümü engelleme çabalarına karşı adım atılmasının önemini vurguladı.

vfvbfrgb
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları bölgede büyük yıkıma neden oldu. (Reuters)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından geçtiğimiz çarşamba günü yayımlanan verilere göre, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Gazze Şeridi’nde 757 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 111 kişi yaralandı. 7 Ekim 2023’te başlayan savaşın başlangıcından itibaren toplam can kaybı 72 bin 336’ya, yaralı sayısı ise 172 bin 213’e ulaştı.

Genişleme politikasına ilişkin uyarı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’i güvenlik gerekçesini öne sürerek daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla suçladı.

Fidan dün ADF2026 kapsamında yaptığı konuşmada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun güvenlik konusunu daha fazla toprak ele geçirme amacıyla kullandığını söyledi. İsrail’in Gazze Şeridi, Batı Şeria, Doğu Kudüs ile Lübnan ve Suriye’ye yönelik genişlemeci bir politika izlediğini ifade etti.

Fidan, İsrail’in süregelen işgal politikalarına en kısa sürede son verilmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgede kalıcı barışın tek yolunun ülkelerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve sınırlarını tanıması olduğunu belirtti.

scdv s
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) yaptığı konuşmada (Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, İsrail’in genişlemeci politikalarının ve toprak edinme girişimlerinin Türkiye açısından bölgesel bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Fidan, İsrail’in halihazırda Avrupa ve ABD tarafından güçlü şekilde desteklenmesinin durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade ederek, Avrupa Birliği’nin (AB) İsrail’in faaliyetlerini sınırlamak için kurumsal düzeyde ortak bir tutum sergilememesini eleştirdi.

Avrupa’nın, özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan ‘soykırımın’ ardından giderek daha fazla farkındalık geliştirdiğini ve İsrail’in politikalarından mesafe koymaya başladığını söyleyen Fidan, bölge ülkelerinin de yeni bir ‘uyanış sürecinin’ eşiğinde olduğunu ve İsrail’i bölgesel bir tehdit olarak gördüğünü dile getirdi.

Fidan ayrıca, İsrail’in barış planının ilk aşamasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özellikle insani yardımlar konusunda eksiklikler bulunduğunu vurguladı. Gazze Şeridi’ne daha fazla tıbbi ve insani yardımın girişine izin verilmesi gerektiğini belirten Fidan, Filistin teknik komitesinin bölgede çalışmalarına başlaması çağrısında bulundu.

Uluslararası toplumun tutumuna tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü ADF2026’nın açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası topluma uzlaşı temelinde harekete geçme ve İsrail’in barış süreci ile müzakereleri zayıflatma girişimlerine karşı hazırlıklı olma çağrısında bulundu.

dsv
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılışında konuştu. (Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, Gazze Şeridi’nde yaşananların yalnızca bir insani trajedi olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirterek, bölgede yaşananların mevcut uluslararası sistemin nelere izin verdiğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Küresel sistemdeki krizin öncelikle ahlaki ve varoluşsal bir boyut taşıdığını dile getiren Erdoğan, bu krizin ulaştığı seviyeyi anlamak için 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze Şeridi’ne bakmanın yeterli olduğunu söyledi.

Erdoğan, son iki buçuk yılda İsrail saldırıları sonucu 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 172 binden fazla kişinin yaralandığını belirtti.

Erdoğan, “Gazze’de yaşananlar, mevcut sistemin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.


Kudüs Gücü Komutanı, savaşın etkilerini görüşmek üzere Bağdat’ta

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
TT

Kudüs Gücü Komutanı, savaşın etkilerini görüşmek üzere Bağdat’ta

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, Ortadoğu’daki savaşın yansımalarını görüşmek ve Tahran’a bağlı silahlı grupların liderleri ile temaslarda bulunmak üzere Bağdat’ı ziyaret etti. Iraklı bir yetkili dün AFP’ye yaptığı açıklamada ziyareti doğruladı.

Kaani’nin ayrıca, Nuri el-Maliki’nin yeniden göreve gelme ihtimalinin zayıflamasının ardından, Irak’ta başbakan adayının belirlenmesi sürecinde yaşanan ‘siyasi tıkanıklık krizini’ de ele alacağı belirtildi.

Söz konusu ziyaret, İran ile ABD-İsrail arasında 8 Nisan’da yürürlüğe giren ve iki hafta sürmesi öngörülen ateşkesin ardından Kaani’nin kamuoyuna yansıyan ilk yurt dışı ziyareti oldu.

Bağdat yönetimi, uzun süredir dış politikasında etkili olan iki rakip güç (İran ile ABD) arasında denge kurmaya çalışıyor.

40 günden uzun süren savaşın etkilerinden Irak da kaçınamadı. Bu süreçte, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) ve İran’a yakın silahlı gruplara ait noktalar, ABD ve İsrail’e atfedilen saldırıların hedefi oldu. Buna karşılık, ABD çıkarları Iraklı grupların üstlendiği saldırılarla hedef alınırken, Tahran da ülkenin kuzeyinde İranlı Kürt muhalif gruplara yönelik operasyonlar düzenledi.

Kaani’nin, Bağdat’ta ‘siyasi güçlerin liderleri ve bazı silahlı grup komutanlarıyla bir dizi görüşme gerçekleştirmeye başladığı’ bildirildi. Üst düzey bir Iraklı yetkili, temaslarda ‘bölgesel gerilimin düşürülmesi ve bunun Irak’a yansımalarının’ ele alındığını aktardı.

Yetkili, İran heyetinin ayrıca ‘Irak içinde Tahran’a yakın gruplar arasında tutum birliği sağlanması ve durumun Irak ile bölgede güvenlik açısından tırmanmaya sürüklenmemesini garanti altına alma’ hedefi taşıdığını ifade etti.

Ziyaret, İran’a yakın etkili bir silahlı gruptan bir kaynak ile Koordinasyon Çerçevesi’ne yakın iki kaynak tarafından da doğrulandı. Söz konusu ittifak, parlamentodaki en büyük blok konumunda bulunuyor ve Tahran’a yakın Şii partilerden oluşuyor.

Kaani, DMO bünyesinde dış operasyonlardan sorumlu Kudüs Gücü’nün başında bulunuyor. Kaani, görevi devraldığı Kasım Süleymani’nin Ocak 2020’de Bağdat Havalimanı yakınlarında ABD saldırısında öldürülmesinin ardından Irak’a birçok kez ziyaret gerçekleştirdi. Ancak bu tür ziyaretler nadiren kamuoyuna açıklanıyor.

Iraklı yetkili, mevcut ziyaretin aynı zamanda ‘Iraklı taraflar arasında uzlaşı sürecini desteklemeye ve görüş ayrılıklarını gidermeye yönelik yoğun İran diplomatik trafiğinin bir parçası’ olduğunu, özellikle hükümetin kurulması ve güç dengeleri konusundaki anlaşmazlıkların sürdüğünü belirtti.

Koordinasyon Çerçevesi, ocak ayında Nuri el-Maliki’yi, seçimlerin ardından başbakanlık için Muhammed Şiya es-Sudani’nin yerine aday göstermişti. Ancak ABD’nin Maliki’nin yeniden göreve gelmesi halinde Bağdat yönetimine desteği kesme tehdidinde bulunması, Irak siyasetinde belirsizliğe yol açtı.

Iraklı siyasi kaynaklar, pazartesi günü AFP’ye yaptıkları açıklamada, Maliki’nin 2006-2014 yılları arasında iki dönem yürüttüğü başbakanlık görevine geri dönme ihtimalinin zayıfladığını belirtti.

Irak parlamentosu, 11 Nisan’da Nizar Amidi’yi cumhurbaşkanı olarak seçti. Anayasaya göre Amidi’nin, seçilmesinden itibaren 15 gün içinde parlamentodaki en büyük blok tarafından gösterilen adayı hükümeti kurmakla görevlendirmesi gerekiyor.


Barguti 24 yıldır hapiste olmasına rağmen hala gücünü koruyor

Mervan Barguti, İsrail polisi tarafından Tel Aviv'deki mahkemeye duruşma için getirilirken, 20 Mayıs 2004 (Reuters)
Mervan Barguti, İsrail polisi tarafından Tel Aviv'deki mahkemeye duruşma için getirilirken, 20 Mayıs 2004 (Reuters)
TT

Barguti 24 yıldır hapiste olmasına rağmen hala gücünü koruyor

Mervan Barguti, İsrail polisi tarafından Tel Aviv'deki mahkemeye duruşma için getirilirken, 20 Mayıs 2004 (Reuters)
Mervan Barguti, İsrail polisi tarafından Tel Aviv'deki mahkemeye duruşma için getirilirken, 20 Mayıs 2004 (Reuters)

Filistinli lider Mervan Barguti (67), tutuklanmasının üzerinden 24 yıl geçmesine ve bu sürenin önemli bir bölümünü dar hücrelerde tecrit altında geçirmesine rağmen, Filistin sahnesindeki varlığını koruyor. Barguti, karar alma mekanizmalarında yer alan diğer isimlerin sembolik ağırlığını aşarak etkisini sürdürürken, geçmiş yıllarda Fetih Hareketi içindeki seçimlerde de birçok ismin önüne geçti. Gözler, önümüzdeki ay yapılması planlanan hareketin sekizinci kongresine çevrildi.

Tutuklanmadan önce Filistin lideri Yaser Arafat’a yakınlığıyla bilinen Barguti, Fetih hareketi içinde “Arafatçı” olarak tanınıyor. Bu durum, hareket içinde ona güçlü bir destek sağlarken, İsrail açısından ve Arafat çizgisine muhalif kesimler tarafından aleyhine değerlendiriliyor.

Fetih içinde geniş bir tanınırlığı olan Barguti, destekçileri tarafından Filistinlileri birleştirebilecek “kurtarıcı” biri olarak görülüyor. Hareketin sekizinci kongresi, Barguti’nin bu konumunu koruyup korumadığını veya Filistin yönetimi, Fetih ve genel siyasi dengelerde yaşanan büyük değişimlerin ardından etkisini hala sürdürüp sürdürmediğini ortaya çıkaracak.