Ordunun ilerlemesinin ardından Omdurman'daki HDK bombardımanında 3 kişi hayatını kaybetti

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın kontrolünü ele geçirdikten sonra poz veren Sudan ordusu askerleri (AFP)
Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın kontrolünü ele geçirdikten sonra poz veren Sudan ordusu askerleri (AFP)
TT

Ordunun ilerlemesinin ardından Omdurman'daki HDK bombardımanında 3 kişi hayatını kaybetti

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın kontrolünü ele geçirdikten sonra poz veren Sudan ordusu askerleri (AFP)
Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın kontrolünü ele geçirdikten sonra poz veren Sudan ordusu askerleri (AFP)

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından bugün Omdurman şehrine düzenlenen bombardımanda ikisi çocuk biri kadın olmak üzere üç sivil hayatını kaybetti.

El-Nu hastanesindeki bir sağlık kaynağı AFP'ye yaptığı açıklamada, bombardımanda sekiz kişinin de yaralandığını söyledi.

Görgü tanıkları, son günlerde Hartum'un merkezindeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın ve bir dizi hayati tesisin kontrolünü yeniden ele geçiren Sudan ordusunun kontrolü altındaki sivil mahallelere düşen yedi top mermisinin sesini duyduklarını bildirdi.

Sudan ordusu son iki gün içinde başkent Hartum'da aralarında Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Sudan Bankası ve Ulusal Müze'nin de bulunduğu birçok stratejik noktanın kontrolünü ele geçirmeyi başardı.

Şarku’l Avsat’ın sudanakhbar.com internet sitesinden aktardığına göre Sudan Ordu Sözcüsü Nebil Abdullah dün sabah yaptığı açıklamada, kontrol altına alınan yerler arasında ‘el-Beyan Koleji, Ulusal Müze, Sudan Üniversitesi, Dostluk Salonu, Zeyn Binası, Sudan Bankası, Sahil ve Çöl Bankası ve Kooperatif Şirketi Kulesi’ bulunduğunu söyledi.

Abdullah, HDK'nin Hartum'un merkezinde bulundukları bazı bölgelerden çekilmeye çalışırken ağır kayıplar verdiğini ve bunun da bölgedeki çatışmanın tırmanışını yansıttığını belirtti.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'na (UNICEF) göre, Sudan ordusu ve HDK'nin Nisan 2023'ten bu yana ülkedeki hükümeti kontrol etmek için savaşması, insani bir krize, ülke içinde ve dışında yerinden edilmeye ve binlerce insanın ölümüne neden oldu.



Yüzlerce kişi Hamas'ı ve Gazze'deki savaşı protesto etti, Hamas uyardı

Kadınlar, İsrail'in Gazze'de Cibaliye kampındaki Birleşmiş Milletler kliniğini hedef alan saldırısı sırasında öldürülen sevdikleri için ağlıyor (AFP)
Kadınlar, İsrail'in Gazze'de Cibaliye kampındaki Birleşmiş Milletler kliniğini hedef alan saldırısı sırasında öldürülen sevdikleri için ağlıyor (AFP)
TT

Yüzlerce kişi Hamas'ı ve Gazze'deki savaşı protesto etti, Hamas uyardı

Kadınlar, İsrail'in Gazze'de Cibaliye kampındaki Birleşmiş Milletler kliniğini hedef alan saldırısı sırasında öldürülen sevdikleri için ağlıyor (AFP)
Kadınlar, İsrail'in Gazze'de Cibaliye kampındaki Birleşmiş Milletler kliniğini hedef alan saldırısı sırasında öldürülen sevdikleri için ağlıyor (AFP)

Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas ve Gazze savaşına karşı dün yeni bir büyük gösteri düzenlendi.

Görgü tanıklarının DPA'ya verdiği bilgiye göre, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yüzlerce kişi Filistinli Hamas hareketini geri çekilmeye çağırdı.

Beyt Lahiya kasabasının yıkıntıları arasında gerçekleşen gösteride, protestocular ABD'nin kasabanın sakinlerini başka yerlere yerleştirme planlarına karşı olduklarını da vurguladılar.

Sosyal medyada yer alan ve gösteriye ait olduğu iddia edilen videolarda, Filistinlilerin Hamas aleyhine slogan attıkları görülüyor.

Geçtiğimiz hafta Gazze Şeridi'nde Hamas yönetimine ve İsrail'le savaşa karşı üç gün üst üste protesto gösterileri düzenlendi. Örgüt militanlarının örgüt içi muhalefeti sert bir şekilde bastırdığı bilindiğinden bu tür gösteriler son derece nadirdir.

"Hamas ‘kaosun yayılmasına’ karşı uyardı

İsrail'le savaşın başlamasından 18 ay sonra, Gazze Şeridi'nden bir ailenin, bu hafta hareket tarafından yönetilen polis teşkilatının bir mensubunun, akrabalarından birinin vurularak öldürüldüğünü söylemesinin ardından öldürüldüğünü itiraf etmesi sonrasında, Hamas hareketine yönelik halk muhalefetinin belirtileri arttı.

Bunun üzerine Hamas yönetimindeki İçişleri Bakanlığı kamu düzenini bozan eylemlere müsamaha gösterilmeyeceği uyarısında bulundu.

Ancak geçen ay Gazze'nin kuzeyinde yüzlerce gösterici tarafından düzenlenen Hamas karşıtı protestoların ardından bu olay, Gazze'deki bazı sivillerin harekete karşı eleştirilerini dile getirme ya da eyleme geçme konusundaki artan istekliliğinin altını çizdi.

İsrail ordusunun yeni tahliye emirleri yayınlaması bölge sakinlerini kızdırırken, ordu emirlerin militanların bölgeden roket atması nedeniyle geldiğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail'in geniş çaplı saldırılarının yeniden başlamasından beri Hamas polisi ve güvenlik güçlerinin varlığında son haftalarda görülen keskin düşüş, protestocuları sokağa çıkmaya teşvik etmiş olabilir. Bu düşüş, ocak ayındaki ateşkes sırasında polis sayısındaki artışı takip etti.

Sosyal medyada viral olan bir video, hareket karşıtı hissiyatın altını çizdi. Videoda bir polisin sokak ortasında başından vurularak öldürülmesi ve ardından otomatik bir tüfekle üzerine mermi yağdırılması görülüyor.

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'ta tanınmış olan aile, bazı akrabaları tarafından sosyal medyada paylaşılan bir açıklama yayınlayarak polisi öldürüldüğünü söyledi, ancak kimin ateş ettiğini belirtmedi ve bunun planlı bir eylem olmadığını ifade etti.

Aile üyeleri, polisin bir un deposunun önünde çıkan anlaşmazlığı çözmeye çalıştığı sırada, bir polis tarafından vurularak öldürüldüğünü belirterek, şarapnel parçasıyla vurulduğu iddiasını reddetti.

Hamas'tan yapılan açıklamada “Hiçbir tarafın Gazze Şeridi'nde kaos yaymasına ya da kanunu yok saymasına izin vermeyeceğiz” denildi ve olaya karışanların adalet önüne çıkarılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı belirtildi.

Hamas yaptığı ayrı bir açıklamada, polisin öldürülmesinin “Filistin iç cephesini kırmaya çalışan, kaos ve yozlaşmayı yayan Siyonist hedeflere hizmet eden” bir suç olduğunu ifade etti.

Gazze'de yaşanan bir başka olayda ise bir başka aile Hamas polislerini, akrabalarından birini vurarak öldürmekle suçladı ve intikam yemini etti. Aile yaptığı açıklamada, “Oğlumuzun kanının boşa gitmeyeceğini vurguluyoruz” dedi.