Hamas'ın 7 Ekim sonrası ‘acil’ teklifi: 10 yıllık ateşkes ve Gazze'nin yönetiminin bırakılması

Kalıcı barış için bir şans mı yoksa yeniden kan dökülmesi için bir mola mı?

Nuseyrat Mülteci Kampı’nda ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından el sallayan çocuklar (AFP)
Nuseyrat Mülteci Kampı’nda ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından el sallayan çocuklar (AFP)
TT

Hamas'ın 7 Ekim sonrası ‘acil’ teklifi: 10 yıllık ateşkes ve Gazze'nin yönetiminin bırakılması

Nuseyrat Mülteci Kampı’nda ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından el sallayan çocuklar (AFP)
Nuseyrat Mülteci Kampı’nda ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından el sallayan çocuklar (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın rehine işlerinden sorumlu özel temsilcisi Adam Boehler'in bu ayın başlarında İsrail medyasına verdiği demeçlerde yaptığı şaşırtıcı açıklamalar sadece iddialardan ibaret olmadı. Boehler, Hamas'ın tüm esirlerin takasıyla beraber 5-10 yıllık bir ateşkes önerdiğini ve bu süre zarfında silahsızlanacağını söyledi. Boehler aynı zamanda, Hamas'ın ABD ve diğer ülkelere, İsrail için askeri bir tehdit oluşturmayacağını, gelecekte siyasete katılmayacağını ve tünel kazmayacağını garanti edeceğini ifade etti.

Hamas içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, hareket liderliğinin bu fikri uzun süre önce ortaya attığını ve sadece on yıl için değil, daha da uzatma olasılığı olduğunu doğruladı.

Resmi bir kaynak, hareketin bu seçeneğe savaştan sonra değil, savaştan önce de açık olduğunu ve bu fikrin önceki yıllarda da masada bulunduğunu, ancak İsrail'in bunu reddettiğini açıkladı.

Kaynaklar, hareket liderliğinin silahsızlanmayı kabul edeceğine dair herhangi bir tarafa taahhütte bulunmadığını, bu meseleyi Filistinlilerin meselesi olarak gördüğünü ve bunun sadece bir durumda, bir Filistin devletinin kurulmasına izin veren açık bir siyasi yol içinde yapılabileceğini yineledi.

Yinelenen tarihsel pozisyon

Hamas'ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin, 22 Mart 2004'te öldürülmesinden yaklaşık bir buçuk yıl önce, Gazze şehrinin güneyindeki es-Sabra mahallesindeki evinin önünde göründü. İsrail'in 1967'de işgal ettiği tüm Filistin topraklarından çekilmesi, Filistinli tutukluların serbest bırakılması ve Filistin'in iç işlerine karışılmaması koşuluyla hareketinin 10 yıl ya da daha uzun süreli bir ateşkese açık olduğunu vurguladı.

vcf
Hamas mensupları ateşkes anlaşmasının bir parçası olarak İsrailli bir esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) üyelerine teslim etti. (Reuters)

Yasin'in açıklamaları, İsrail hapishanelerinden Ürdün'e salıverilmesinden bir yıl sonra Gazze Şeridi'ne döndüğü 1997 yılında yaptığı önceki açıklamalarla ilgili tartışmaları doğruluyor. Yasin, hareketinin İsrail şehirlerinde gerçekleştirdiği ‘intihar’ saldırılarının ardından İsrail ile çok yıllı bir ateşkese hazır olduğunu yinelemişti.

Yasin'in öldürülmesinden sonra, Nisan 2004'te İsrail tarafından öldürülmeden önce yaklaşık bir ay boyunca Hamas'ı yöneten Abdulaziz Rantisi de aynı yaklaşımı benimsedi. Hatta 26 Ocak 2004'te, kendisinin ve Ahmed Yasin'in öldürülmesinden önce, İsrail'in Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde hareketin liderlerine karşı düzenlediği bir dizi saldırının ortasında Reuters'e verdiği demeçte, hareketinin on yıllık uzun vadeli bir ateşkesi kabul ettiğini doğruladı.

Hamas değişip güçlendikten ve 2007 yılında Filistin Yönetimi ile girdiği kanlı iç çatışmaların ardından ele geçirdiği Gazze Şeridi'ni yönetmeye başladıktan sonra bile bu fikrinden vazgeçmedi.

Aralarında eski siyasi büro şefleri Halid Meşal ve İsmail Heniyye'nin de bulunduğu Hamas liderlerinin açıklamaları, hareketlerinin 1967 sınırlarında bir Filistin devletinin kurulması ve İsrail'in tanınmaması karşılığında uzun süreli bir ateşkesi kabul ettiğini gösteriyor.

cdfergt
Gazze Şeridi'ndeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda İsrail saldırıları sonucu yıkılan binaların kalıntıları arasında kurulan bir açık hava pazarı (Reuters)

Filistin devletinin kurulması, nehirden denize kadar her zaman Filistin'in özgürleştirilmesini savunan Hamas'ın vizyonunun bir parçası değildi. Hamas sözlerini eyleme dönüştürmeden önce ihanet olarak nitelediği Oslo Anlaşmaları’nı imzalayan Filistin Yönetimi’ni kınamıştı. Hamas 2017 yılında, 1948 sınırları içinde bir Filistin devleti kurulmasını öngören tüzüğünü değiştirerek 1967 sınırları içinde bir devlet kurma taahhüdünü ilan etti. Tüzük, kalan Filistin topraklarının terk edilmesini ve mültecilerin yerlerinden edildikleri topraklara geri dönüşlerinin garanti altına alınmasını vurguluyordu. Ayrıca silahlı direnişin terk edilmeyeceğini ve meşru kabul edileceğini de teyit ediyordu. Ayrıca tüzük, Hamas'ın İsrail'i tanımadığını da vurguladı. Bu pozisyon, İsmail Heniyye Hamas hükümetinin başbakanı ve yıllarca siyasi büro başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca daha da benimsendi.

Teklifin pragmatikliği

Hareket içindeki kaynaklara göre, Hamas'ın tüzüğünü değiştirip bir Filistin devletini kabul ederken gösterdiği pragmatizm, hareketin uzun bir ateşkes ihtiyacına ilişkin görüşünün bir parçasıydı.

Ancak İsrail ve Hamas arasındaki müzakerelerin hiçbir turu uzun bir ateşkesle değil, daha ziyade açık ateşkeslerle sonuçlanmış olsa da, İsrail medyası konunun gerçekten de masada olduğunu ortaya koydu.

Aralık 2013'te üst düzey bir Mossad yetkilisi Kanal 13'te yayınlanan bir programda Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal'e 1997 yılında Ürdün'de düzenlenen suikast girişiminin perde arkasını anlattı. O dönem Şeyh Yasin serbest bırakıldı ve Ürdün'le ilişkilerden sorumlu yetkili vasfıyla dönemin Ürdün Kralı Hüseyin'le görüşerek Hamas'ın 10 yıl sürecek uzun vadeli bir ateşkes önerisini iletti. Bu süre zarfında Hamas, İsrail şehirlerindeki şiddetli bombalı saldırılarına son verecekti. Ancak Tel Aviv yönetimi bunu ciddiye almadı ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Meşal'e yönelik operasyon kararını onayladıktan günler sonra öğrendiği bu mesajı görmezden geldi.

Mossad'ın eski başkanı Efraim Halevi'nin Kanal 12'ye daha önce verdiği bir röportaja göre İsrail, Yasin'in öldürülmesinden yedi yıl evvel hareketle 30 yıllık bir ateşkes ilan etme teklifini reddetmişti. Yasin bu teklifi Ürdün ve diğer tarafların arabuluculuğuyla kendisi yapmıştı. Bu, Hamas ya da başka herhangi bir kaynak tarafından doğrulanmadı.

ewfr
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ta bulunan balıkçı barınağına yapılan İsrail saldırısının ardından alanı inceleyen Filistinliler (AFP)

Hamas'ın kabul edilemez önerisinin, hareketi doğrudan müzakereler yoluyla istikrarı sağlamaya yönelttiği anlaşılıyor ki bu da Musa Ebu Merzuk'un 2014 savaşından sonra Hamas'ın siyasi büro başkanı olarak Meşal'in yardımcısıyken İsrail'le müzakereleri önermesini açıklıyor.

Ebu Merzuk, Kudüs TV'ye verdiği demeçte, Hamas'ın İsrail'le müzakere yapma olasılığına ilişkin bir soruya cevaben şunları söylemişti: “Yasal olarak işgalle müzakere etmekte yanlış bir şey yok; silahlarla müzakere ettiğiniz gibi, kelimelerle de müzakere edersiniz. Bence durum olduğu gibi kalırsa buna bir itiraz yok. Çünkü bu neredeyse tüm insanlar arasında popüler bir talep haline geldi ve Hamas kendisini bu davranışa mecbur hissedebilir.”

sdfrg
Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bulunan Cibaliye'deki yıkımın ortasında çamurlu bir yolda yürüyen yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)

Şarku’l Avsat'a konuşan Hamas kaynakları bu önerinin, yani uzun bir ateşkes anlaşması için İsrail ile doğrudan müzakerelerin, hareketin çeşitli çerçevelerinde sık sık tartışıldığını söyledi. Kaynaklar, söz konusu önerinin 2005'teki ateşkes müzakerelerinde, 2014'teki İsrail saldırılarından sonra ve 2016'da olduğu gibi bazı dönemlerde arabulucular tarafından ortaya atıldığını, ancak herhangi bir sonuca ulaşılamadığını belirtti.

Kaynaklara göre hareketin politikaları ve fikirleri kapalı değil, aksine açık ve zaman içinde gelişti.

Acil hale gelen ateşkes

Hareketin uzun bir ateşkese yönelik vizyonu on yıllardır aynı kaldıysa da ateşkesin gerekçeleri ve ateşkesi talep etme nedenleri 7 Ekim 2023'ten sonra değişti. Hareketin kuruluşundan bu yana her düzeyde en büyük darbeyi aldığı bir sır değil ve Gazze Şeridi'ndeki mevcut savaşta uğradığı zararın boyutu da gizlenemez.

Yazar ve siyasi analist Mustafa İbrahim, Hamas'ın karakteristik özelliğinin genç ve fikirlerinde yenilenebilir olması ve farklı dönemlerde politikalarını değiştirmesi olduğunu söyledi.

İbrahim'e göre bu durum Hamas'ı farklı ve üstün kılıyordu, ancak bu durum her şeyin değiştiği 7 Ekim'e kadar geçerliliğini korudu.

İbrahim, 7 Ekim saldırısının hareketin kendisi ve popülaritesi üzerindeki sonuçlarının, hareketin her düzeyde gelecekteki kararlarında önemli bir faktör olduğunu vurguluyor.

İbrahim'e göre hareket üzerindeki ilk önemli etki, Gazze Şeridi'ndeki yönetimden vazgeçmesinde görülebilir.

Hamas, devam eden müzakerelerin bir parçası olarak Gazze Şeridi'nin yönetiminden vazgeçme isteğini gizlemiyor, ancak bunun ulusal bir anlaşma çerçevesinde yapılmasını ve son Arap Birliği zirvesinde kabul edilen Mısır önerisinde öngörüldüğü gibi Filistin genel seçimlerinin bir yıl içinde yapılmasını şart koşuyor.

Hamas iktidarı bırakmanın yanı sıra uzun vadeli bir ateşkesi de yeniden gündeme getirdi.

Savaşçıların dinlenmesi ve yeniden toparlanma

Hamas içindeki kaynaklar, Şeyh Ahmed Yasin'in bu fikri ilk ortaya attığında öncelikle ölümlerin durdurulmasına dayandığını, ancak bugün bu önerinin arkasında ‘mevcut savaştan sonra yeniden toparlanmak için bir nefes almak ve Filistin Yönetimi, gruplar ve İsrail ile ilişkiler de dahil olmak üzere kapsamlı bir gözden geçirme yapmak’ gibi birçok başka hedef olduğunu söyledi.

dfergt
Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki Hamas mensupları (AFP)

Kaynaklar, “Hamas, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Filistin Ulusal Konseyi’ni yeniden inşa etmek ve onlara katılmak için tüm gruplarla kapsayıcı bir ulusal anlaşmaya varmaya çalışacaktır” dedi.

Kaynaklar, Gazze Şeridi'nde binlerce savaşçısını kaybeden Hamas'ın mevcut savaşın ardından lider kadrosunun ve savaşçılarının kan tazelemeye ihtiyacı olduğunu kabul etti.

Kaynaklar, “Savaş sırasında hareket, saha koşullarına göre ve pozisyonları üstlenirken iç yönetmeliklere göre takip ettiği organize bir çalışma içinde boşlukları doldurmaya devam etti, ancak yine de durumu kontrol etmemiz gerekiyor. Hareket savaştan ciddi şekilde etkilendi ve şimdi kendini yeniden inşa edebilmek için uzun süreli bir ateşkese ihtiyaç duyuyor” ifadelerini kullandı.

İsrail saldırılarına yeniden başlamadan önce ilk aşaması 58 gün süren ateşkes döneminde Hamas, geçici ateşkesi yeniden toparlanmak ve örgütü siyasi, idari ve askeri olarak yeniden yapılandırmaya çalışmak için kullandı.

Hareket, takas anlaşmaları sırasında gücünü göstermeye çalıştı ve İsrail'e meydan okuma mesajları gönderdi.

Ancak İsrail, Muhammed el-Cemasi ve Yaser Harb gibi siyasi büro üyeleri ya da İsam ed-Dalis gibi hükümet figürleri veya Kassam Tugayları Gazze Tugayı Komutan Yardımcısı Ahmed Şemali gibi askeri figürler de dahil olmak üzere saflarını yeniden düzenlemeye çalışan liderleri öldürerek art arda saldırılarla karşılık verdi.

Yeni savaşçılar

Hamas yıllar boyunca yeni nesil savaşçıları yetiştirmek ve saflarına katmak için çalıştı; özellikle de Filistinli genç nesil için uğraştı. Bunların bir kısmı 7 Ekim saldırısına katıldı. Diğerleri ise boşlukları doldurmak için kullanıldı ve İsrail kara kuvvetlerine karşı saldırılara katılmak üzere yeniden aktif hale getirildi.

Şarku’l Avsat, Hamas'ın gençleri devşirmedeki başarısıyla ilgili özel bir haber yayınladı. İsrail araçlarına zırh karşıtı füze atma talimatlarını içeren bir broşür ve kitapçığın fotoğraflarını okurlarıyla paylaştı.

fvgbhy
Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde 15 Şubat 2025 tarihinde çekilen fotoğrafta, İslami Cihad Hareketi ve Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'ndan savaşçıların, üç İsrailli esirin Kızılhaç temsilcilerine teslimi sırasında alanda konuşlandığı görülüyor. (DPA)

Siyasi analist Mustafa İbrahim şunları söyledi: “İsrail'in acımasız savaşının ardından Hamas'ın binlerce liderini ve savaşçısını kaybettikten sonra kan tazelemeye çalıştığı kesin. Bir anlaşmaya varılması halinde uzun vadeli ateşkesin ana hedeflerinden biri de bu olacaktır.”

ABD'nin de dahil olduğu, belki de uzun yıllar sürecek kalıcı bir ateşkese ulaşma çabaları başarılı olursa, İsrail'in ısrarı ve Arapların hareketi sahneden silme inancı karşısında Hamas'ın hayatta kalma ve kendini yeniden şekillendirme kabiliyeti sorgulanmaya devam edecek.

Onlarca yıl süren çatışmaların ve bir buçuk yıldan fazla süren kanlı savaşın ardından İsrail bu fikri yenmeyi başaramadı. Örgütün kendisini yenmek istiyor ki bunun da harekete uzun yıllar mühlet vererek gerçekleşmesi pek mümkün değil.



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.