Son on yılın en büyük ağı: Şin-Bet, Batı Şeria'daki Hamas hücresinin elinde neler buldu?

Yetkililer 60 şüpheliyi gözaltına aldı ve bunların yakın zamanda saldırı planladıklarını söyledi.

Geçtiğimiz ocak ayında Batı Şeria'da Filistinli tutukluların İsrail hapishanelerinden salıverilmesini kutlamak için Hamas bayrakları sallayan Filistinliler (Reuters)
Geçtiğimiz ocak ayında Batı Şeria'da Filistinli tutukluların İsrail hapishanelerinden salıverilmesini kutlamak için Hamas bayrakları sallayan Filistinliler (Reuters)
TT

Son on yılın en büyük ağı: Şin-Bet, Batı Şeria'daki Hamas hücresinin elinde neler buldu?

Geçtiğimiz ocak ayında Batı Şeria'da Filistinli tutukluların İsrail hapishanelerinden salıverilmesini kutlamak için Hamas bayrakları sallayan Filistinliler (Reuters)
Geçtiğimiz ocak ayında Batı Şeria'da Filistinli tutukluların İsrail hapishanelerinden salıverilmesini kutlamak için Hamas bayrakları sallayan Filistinliler (Reuters)

İsrail iç güvenlik servisi Şin-Bet (Şabak) Hamas'ın Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde ‘son on yılda ortaya çıkarılan en büyük ağlardan ve en büyük altyapılarından biri’ olarak nitelendirdiği bir hücre ağını çökerttiğini duyurdu.

Şin-Bet, 3 ay süren büyük bir operasyon sırasında, yakın gelecekte saldırı planları yapan 60'tan fazla Hamas üyesinin tutukladığını ve bu sırada önceki saldırıları gerçekleştirenler veya yardım edenlerin de tutuklandığını açıkladı.

İsrail medyasının büyük ilgiyle aktardığı açıklamaya göre son üç ay içinde Şin-Bet, ordu ve polisle iş birliği içinde yoğun bir günlük faaliyet yürüttü ve bu faaliyetler kapsamında, yakın gelecekte çeşitli saldırılar düzenlemeyi planlayan, El Halil'deki Hamas'ın büyük, karmaşık ve devasa bir altyapısı ortaya çıkarıldı.

Jjj
Şin-Bet tarafından dağıtılan, Batı Şeria'daki Hamas hücresinden ele geçirilen silahların fotoğrafı

Şin-Bet'in soruşturmalarına göre en az 10 hücreden oluşan bu altyapı ağının faaliyetleri kapsamında, Hamas'ın üst düzey yetkilileri, çoğu İsrail hapishanelerinde eski mahkumlar olan, Hamas’ın bölgedeki diğer üyelerini silahlandırmak, eğitmek ve üye olarak hareketin bünyesine katmak için çalıştılar. Şin-Bet’in açıklamasına göre amaçlarıİsrail’deki hedefleri vurmak ve bombalı saldırı düzenlemekti.

İsrail basınına göre tutuklananlar, bu hücrelerin üyelerine askeri eğitim vermek, İsrail’deki hedefleri hakkında istihbarat toplamak, patlayıcı üretmek, bomba paketleri hazırlamak ve Batı Şeria ve İsrail'deki hedeflere karşı saldırı hazırlığı yapmakla suçlanıyorlar.

En az 60 kişinin tutuklandığı konuşuluyor. Şin-Bet'e göre geniş çaplı istihbarata ulaşıldığı ve bu sayede 22 farklı türde silah, 11 el bombası, patlayıcılar ve büyük miktarda mühimmat ele geçirildiği, ayrıca aranan kişilerin saklandığı ve silahların depolandığı bir yer altı sığınağı bulunduğu belirtildi.

Son on yılın en büyük vakası

Soruşturmalar, eski tutukluların önceki yıllarda meydana gelen saldırılara katıldıklarını ortaya çıkardı. Bunlardan biri, 31 Ağustos 2010'da El Halil'deki Bani Naim Kavşağı’nda meydana gelen ve 4 İsraillinin öldürüldüğü silahlı saldırıya katılmıştı. Bir diğeri ise saldırıyı yöneten hücrenin sorumlularından biriydi.

Hhh
Şin-Bet tarafından dağıtılan ve Hamas'ın silahlı eylemlerde kullanmakla suçlandığı El Halil'deki bir yeraltı sığınağının fotoğrafı (Şin-Bet)

Şin-Bet'in üst düzey bir yetkilisi, bunun Batı Şeria'da Şin-Bet tarafından son on yılda engellenen en büyük ve en geniş çaplı olay olduğunu söyledi.

Yetkili, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu altyapının çoğu üyesi daha önce İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunmuş ve soruşturma konusunda deneyimli kişiler. Bu altyapının ortaya çıkarılmasının, Hamas'ın İsrail'de bazı ciddi saldır gerçekleştirme niyetini büyük ölçüde engelledi.”

İsrail basını önümüzdeki günlerde şüphelilere karşı ‘terör örgütü liderliği, kasıtlı olarak cinayete teşebbüs ve kasıtlı cinayet işleme’ gibi ağır suçlamalar yöneltileceğini vurguladı.

Batı Şeria'da ayaklanma girişimi

Batı Şeria'da daha öncede Hamas adına çalışan hücreler ortaya çıkarılmıştı. Ancak bu olay, İsrail'in Gazze'de yürüttüğü ve Hamas’ı ortadan kaldırmayı amaçladığı savaşın başlamasının üzerinden yaklaşık iki yıl geçerken Hamas'ın Batı Şeria'da yeniden güçlenmeye çalıştığını ortaya koyuyor.

Hamas, Batı Şeria’da her zaman varlığını sürdürmüş ve birçok iniş çıkış yaşamıştı. Ancak Hamas’ın 7 Ekim 2023 tarihinde İsrail’e yönelik saldırısının ardından ortaya çıkan mevcut durumdan daha karmaşığı daha önce hiç yaşanmadı.

Jdjj
Batı Şeria'nın El Halil kentinde geçtiğimiz yıl temmuz ayında Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye suikastını kınamak için gösteri düzenleyen Filistinliler (AFP)

Şarku’l Avsat’a konuşan Batı Şeria'daki Hamas kaynaklarından biri, Hamas’ın karmaşık, zor ve benzeri görülmemiş bir durumda olduğunu söyledi. İsrail'in 10 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurtdışında Hamas liderlerini, kaynaklarını ve tabanını takip etmesinin kendilerine büyük zarar verdiğini de sözlerine ekledi.

Kaynak, güvenlik durumunun Gazze Şeridi'nden farklı olarak Batı Şeria'da her zaman karmaşık olduğunu, ancak şu anda daha da karmaşık hale geldiğini, sürekli güvenlik takibinin yapıldığını ve para hareketlerinin izlendiğini, Hamas’ın hareket kabiliyetinin ve paraya ulaşma imkanlarının büyük ölçüde tükendiğini açıkladı. Kaynak, karmaşık ve derin krizler olduğunu ifade etti.

Buna rağmen krizin geçeceğini düşündüğünü belirten kaynak, Hamas’ın kurulduğu günden bu yana güvenlik güçlerinin takibinin, tutuklamaların ve suikastların devam ettiğini kaydetti.

Hamas’ın Batı Şeria'daki varlığı nasıl başladı?

Hamas'ın Batı Şeria'daki varlığı 1987 yılında başladı. Başlangıçta camiler aracılığıyla Filistinlileri kendine çeken faaliyetlerde bulunan Hamas, ardından silahlı saldırılar düzenlemeye ve İsrail askerlerini kaçırmaya çalıştı.

Hamas, İsrail’de gerçekleştirdiği bombalı saldırılarla Batı Şeria'da adından söz ettirmeye başladı. Bu saldırılar, 2000 yılında başlayan İkinci İntifada ile birlikte büyük ölçüde gelişti. Ardından Hamas, 2006 yılında yapılan seçimlere katıldı ve Batı Şeria'dan siyasi liderler seçerek parlamento seçimlerine girdi. O dönemde Fetih Hareketi’ni yenerek siyasi varlığını güçlendirdi.

Filistin’in 2007 yılında bölünmesinden önce Hamas'ın Batı Şeria'daki faaliyetlerinin resmi, açık ve geniş çaplı olduğu söylenebilir. Ancak bölünmeden sonra Hamas’ın Batı Şeria’daki her türlü faaliyeti yasaklandı. Filistin Yönetimi, Hamas üyelerini tutukladı. Hamas’ın silah ve para kaynakları mercek altına alındı. İç savaşta Hamas’ın kurumlarını elinden alan Filistin Yönetimi, onun Batı Şeria'daki gücünü zayıflattı.

Filistinli bir güvenlik kaynağı, Batı Şeria'daki kaosun arkasında her zaman Hamas'ın gündeminin olduğunu ve Filistin Yönetimi'nin ise Hamas’a değil, bu duruma karşı çıktığını söyledi.

Hamas'ın hem 7 Ekim'den önce hem de sonra herhangi bir nedenle silah kullanması yasaklandı. Bu durum Filistin Yönetimi’yle çatışmalara yol açtı. Buna rağmen, 7 Ekim'den sonra bile Hamas hücreleri Batı Şeria'da İsrail hedeflerine karşı eylemlerde bulundu, ancak bu eylemler beklendiği kadar büyük çaplı olmadı.

Batı Şeria’dan bir kaynak, Hamas Hareketi’nin Gazze'deki liderliğinin, dengeleri değiştirebilecek daha büyük bir varlık göstermeye çalıştığını söyledi.

Hamas'ın siyasi ve askeri liderleri, 7 Ekim 2023’teki saldırının ilk anından itibaren Batı Şeria'yı savaşa girmeye çağırmaktan çekinmediler, ancak bu gerçekleşmedi.

Sıra Filistin topraklarına geldiğinde, savaş boyunca İsrail'in en büyük endişesi tırmanan gerginlikti. Şin-Bet, üçüncü bir intifadanın patlak vermesi olasılığına ve Hamas'ın uyuyan hücrelerinin harekete geçebileceğine karşı defalarca kez uyardı.

Şin-Bet, 2024 yılında Batı Şeria'da 689 silahlı saldırı, 326 bombalı saldırı, 13 bıçaklı saldırı, 9 araçla ezme saldırısı, 2 intihar saldırısı ve 1 kaçırma vakası olmak üzere bin 40 adet ‘büyük terör eylemini’ engellediğini açıkladı.



Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.


Irak, roketleri fırlatanların peşinde

Habbaniye üssüne düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden askerin yakınları, cenaze töreni sırasında Irak bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
Habbaniye üssüne düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden askerin yakınları, cenaze töreni sırasında Irak bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
TT

Irak, roketleri fırlatanların peşinde

Habbaniye üssüne düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden askerin yakınları, cenaze töreni sırasında Irak bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
Habbaniye üssüne düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden askerin yakınları, cenaze töreni sırasında Irak bayrağını dalgalandırıyor (AFP)

Irak güvenlik kaynakları dün, diplomatik ve güvenlik noktalarını hedef alan füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ilişkin soruşturmalarda kaydedilen ilerlemeyi açıkladı. Haklarında yakalama emri çıkarılan silahlı grupların üyelerinin tutuklanmasının ardından failler hakkında bilgi edinildiğini vurguladı.

Kaynaklar, Suriye'deki bir ABD üssünü ve Bağdat'taki ABD büyükelçiliğini hedef alan saldırılara karışmakla suçlanan bir grubun tutuklandığını belirtti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a "füze ​​ve İHA’larla saldırı düzenlemekle bağlantılı olarak kanunu ihlal ettiklerine dair bilgi edinilen diğer kişiler hakkında da yakalama emri çıkarılmasının muhtemel olduğunu" belirtti. Bu bilgi, Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faık Zeydan'ın, bazı grupların ve resmi olmayan oluşumların askeri kararlar alma konusunda tek taraflı hareket etmelerinin "ciddi sonuçlar" doğuracağı uyarısının ardından geldi. Zeydan, bu eylemleri anayasanın açık bir ihlali ve ülkeyi uluslararası izolasyon ve yaptırım riskine maruz bırakan bir durum olarak değerlendirmişti.

Yetkililer, bu devam eden saldırıların Irak'ın dış ilişkileri üzerindeki olumsuz etkileri ve ülkenin daha fazla uluslararası baskıyla karşılaşma olasılığı konusunda uyarılarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Abdüllatif Cemal Raşid, ülkenin savaşa karşı olduğunu yineleyerek, bölgedeki tırmanan çatışmadan duyduğu derin endişeyi dile getirdi. İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, savaşın devam etmesinin bölgedeki hiçbir ülkenin çıkarına hizmet etmediğini ve Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini vurguladı.


İsrail, Güney Lübnan'daki savaş için "büyük planlardan" bahsediyor

İsrail Genelkurmay Başkanı ve Kuzey Komutanlığı komutanı, Güney Lübnan'daki askerleri denetlerken (İsrail Ordusu)
İsrail Genelkurmay Başkanı ve Kuzey Komutanlığı komutanı, Güney Lübnan'daki askerleri denetlerken (İsrail Ordusu)
TT

İsrail, Güney Lübnan'daki savaş için "büyük planlardan" bahsediyor

İsrail Genelkurmay Başkanı ve Kuzey Komutanlığı komutanı, Güney Lübnan'daki askerleri denetlerken (İsrail Ordusu)
İsrail Genelkurmay Başkanı ve Kuzey Komutanlığı komutanı, Güney Lübnan'daki askerleri denetlerken (İsrail Ordusu)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir dün, güney Lübnan'daki askerleri ziyaretinde, ordusunun bu bölgedeki mücadelesi için "büyük planları" olduğunu belirterek şunları söyledi: "Mücadeleye devam etmek için hâlâ büyük planlarımız var ve kuzeydeki kasabalarımız size güveniyor. Kuzeydeki kasabalara yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla taarruza ve profesyonel çalışmaya devam edin."

Bu ziyaret, İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik saldırısının ortasında gerçekleşti. İsrail, Nakura'daki kıyı şeridi boyunca 10 kilometreye kadar ilerleyerek, kıyıdan doğuya iç kesimlere doğru kıyı şeridini dolanmayı ve Sur şehrine bakan tepeleri kontrol etmeyi amaçlıyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail güçleri, aynı anda Hizbullah'ın sınır bölgesine olan ikmal hatlarını kesmek amacıyla stratejik öneme sahip Huceyr Vadisi'nin derinlerine doğru ilerledi.

Bu arada Hizbullah, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Beyrut semalarında bir İsrail savaş uçağına karadan havaya füze fırlattığını duyurdu.