Halep Valisi Azzam el-Garib: Kürtler ve Şeyh Maksud mahallesi sakinleri ile ilişkilerimiz iyi, devletin egemenliğine geri dönecekler

Azzam el-Garib, Türkiye'nin ‘merkezi bir rol’ oynadığını ve Suriye topraklarında hiçbir hırsı olmadığını söyledi

Halep Valisi Azzam el-Garib (Al Majalla)
Halep Valisi Azzam el-Garib (Al Majalla)
TT

Halep Valisi Azzam el-Garib: Kürtler ve Şeyh Maksud mahallesi sakinleri ile ilişkilerimiz iyi, devletin egemenliğine geri dönecekler

Halep Valisi Azzam el-Garib (Al Majalla)
Halep Valisi Azzam el-Garib (Al Majalla)

Abbas Şerife

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı röportajda Halep Valisi Azzam el-Garib, ‘Kürtlerle ilişkilerin olumlu olduğunu ve bu ilişkilerin köklü bir arada yaşama temeline dayandığını’ söyledi. Vali Garib, 10 Mart'ta Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yapılan anlaşmanın Halep'teki Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerini kapsadığını ve ‘bu mahallelerin tamamen devletin egemenliğine geri dönmesinin ve Halep Şehir Konseyi'nin yönetimi altında hizmetlerin yeniden sağlanmasının öngörüldüğünü belirtti.

Şehrin DEAŞ’a bağlı hücreler de dahil olmak üzere ‘karmaşık güvenlik sorunları’ ile karşı karşıya olduğunu belirten Vali Garib, güvenlik güçlerinin ‘Hayderiya, el-Halk ve es-Safira mahallelerinde terörist faaliyetlere karışan kişileri yakalamak amacıyla özel operasyonlar düzenlediğini’ açıkladı. Suriye'nin ikinci büyük şehri olan Halep'te silahların kontrol altına alınamamasının büyük bir sorun olduğunu ve gönüllü silah teslim programları aracılığıyla yasadışı silahları topladıklarını ifade eden Vali Garib, yetkililerin güvenliği artırmak için 2 bin güvenlik kamerasının kurulması çalışmasına başladığını belirtti. Vali Garib, istikrar ve yeniden yapılanma ile Halep’in 5-10 yıl içinde ekonomik başkent olarak eski konumunu geri kazanacağını söyledi.

Türkiye'nin Halep'in istikrarında ‘merkezi’ bir rol oynadığını ve ‘stratejik bir ortak’ olduğunu vurgulayan Vali Garib, “Türkiye'nin Suriye topraklarında herhangi bir emeli olduğunu düşünmüyorum” diye devam etti.

İşte Halep Valisi Azzam el-Garib ile gerçekleştirilen röportajın tam metni:

*Bu geçiş döneminde özellikle Halep rejim ordusu tarafından savaş ve yıkımdan çok fazla zarar gördüğünden karşılaştığınız zorluklar neler? Birkaç gün önce başlatılan “Senin için ey Halep” girişimi ne anlama geliyor?

Suriye'nin karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen Halep, güvenlik istikrarını güçlendirme, idari performansı iyileştirme, enerji krizlerini çözme ve devlet kurumlarını yeniden kurma ve kamu hayatının düzenini sağlama konusunda ulusal uzlaşıları uygulama çabalarını sürdürüyor.

Birkaç gün önce, ‘Senin için ey Halep’ adlı bir girişim başlattık. Bu girişim altyapıyı iyileştirmek, güvenlik durumunu düzeltmek, parkları ve sokakları güzelleştirmek, sağlık ve eğitim hizmetlerini iyileştirmek ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünü hızlandırmak amacıyla valiliğin desteğiyle başlatılan bir sivil girişimdir.

İstikrar ve yeniden yapılanma ile Halep, uluslararası ve yerel destek sağlanması koşuluyla Halep’in 5-10 yıl içinde ekonomik başkent olarak eski konumunu geri kazanacak.

*Halep vilayetinin karşı karşıya olduğu en önemli güvenlik sorunları nelerdir? Özellikle güvenlik, kalkınmanın iyileştirilmesi ve yatırımcıların çekilmesi için en önemli faktör olduğu bilindiği üzere, güvenlik istikrarını sağlamak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Halep, Beşşar Esed rejiminin düşüşünden sonra karmaşık güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya. Ancak, özellikle SDG ile yapılan ve Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini kapsayan anlaşmanın ardından, güvenlik tehditlerinde önemli bir azalma görüldü. Bununla birlikte, başta aşağıdakiler olmak üzere birçok sorun halen devam ediyor:

1- DEAŞ’a bağlı hücreler: Güvenlik güçlerinin Hayderiya, Helek ve Safira mahallelerinde gerçekleştirdiği operasyonlar sonucunda terör faaliyetlerine karışan unsurlar yakalandı.

2- Eski rejimin kalıntıları: Güvenlik operasyonları kapsamında ihlallere karışan kaçak kişilerle sert bir şekilde mücadele edilirken, geçiş dönemi adalet komisyonları da faaliyete geçirildi.

3- Kaçak silahlar: Gönüllü teslim programları aracılığıyla yasadışı silahların toplanması.

4- Daha fazla istikrar sağlamak için, güvenlik güçlerinin yeniden yapılandırılması, birleşik yerel güçlerin eğitilmesi ve toplumsal diyalog ve girişimler yoluyla güvenin güçlendirilmesi.

5- Senin için ey Halep Girişimi kapsamında güvenlik kameraları yerleştirmek üzere ‘Güvenliğimiz Geleceğimiz’ projesi başlatıldı. Fiber optik kabloların döşenmesinin yüzde 80'ini tamamladık ve ikinci aşamada güvenliği artırmak için 800 bin dolarlık bir maliyetle 2 bin kamera kurmayı hedefleniyor.

df
Başkent Şam'ın Duveylia bölgesindeki Mar İlyas Kilisesi'nde meydana gelen intihar saldırısının yol açtığı hasar ve kan, 22 Haziran 2025 (AFP)

*Halep, ulusal üretime büyük katkı sağlayan Suriye'nin ekonomik başkenti olduğu biliniyor. Yerel ekonomiyi canlandırmak ve yatırımı teşvik etmek için ne gibi planlarınız var? Halep yeniden Suriye’nin ekonomik başkenti olacak mı?

Halep muazzam bir ekonomik potansiyele sahip. Ancak önceki rejimin mirası olan kurumsal gevşeklik, idari yolsuzluk, verimsizlik ve dengesiz vergi sistemi gibi sorunlarla boğuşuyor. Planımız şunları içeriyor:

İlk olarak, vergi sistemini reform etmek ve büyümeyi teşvik etmek için hükümetle koordinasyon içinde vergileri yeniden düzenlenmesi.

İkincisi, geleneksel sektörlerin canlandırılması ve Şeyh Neccar gibi sanayi bölgelerinin yeniden yapılandırılması, vergi kolaylıkları ve enerji desteği sağlanması. Ayrıca Halep’teki turizm sektörünü destekleyecek çeşitli atölye çalışmaları düzenledik.

Senin için ey Halep girişimi kapsamında, ‘Işılda ey Halep’ projesi Halep'in doğu ve batı sokaklarını aydınlatmaya devam ediyor. 2,3 milyon dolarlık bir bütçeyle 11 bölgede 3544 aydınlatma ünitesi kurmayı hedefledik. Sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde ilk aşamayı (45 km için 932 aydınlatma ünitesi) tamamladık ve ikinci ve üçüncü aşamaları Halep kırsalını da kapsayacak şekilde tamamlayarak ticari faaliyetleri güçlendirdik.

Halep'in yeniden ekonomik başkent olmasına gelince istikrar ve yeniden yapılanma ile Halep, uluslararası ve yerel destek sağlanması koşuluyla, 5-10 yıl içinde eski konumunu geri kazanma adaylığı için uygun olacak.

Türkiye'nin Suriye topraklarında herhangi bir emeli olduğunu sanmıyorum, özellikle de Türkiye her zaman Suriye topraklarının bütünlüğünü desteklemiş ve bölünme projelerini reddetmiştir.

Kürt sorunu, Suriye genelinde zorlu bir sorun oluşturuyor. Ancak Halep düzeyinde sorarsak, Eşrefiye ve Şeyh Maksud'daki Kürt nüfusla ilişkisini nasıl tanımlarsınız?

Kürt bileşenle ilişkiler olumlu ve tarihsel bir arada yaşama üzerine kuruludur. SDG ile yapılan anlaşma, Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerini kapsıyor. Dolayısıyla bu mahallelerin kaderi, devletin egemenliğine tamamen geri dönmek ve Halep Belediye Meclisi'nin yönetimi altında hizmetlerin geri gelmesidir.

Yerel temsil konusunda, yerel meclislerde ve yönetim kurumlarında Kürtleri dahil ediyor ve adil temsilini sağlıyoruz.

u7ı
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (sağda) ve SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Şam’da SDG'nin devlet kurumlarına entegrasyonu için anlaşma imzaladı, 10 Mart 2025 (AFP)

*Türkiye, geçtiğimiz yıllarda Suriye'nin kuzeyinde açık bir nüfuza sahipti, ancak şimdi (Beşşar Esed rejiminden) kurtarılmasından sonra Türkiye'nin Halep'teki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu stratejik bir ortaklık mı yoksa geçici bir iş birliği mi?

Türkiye, altyapı ve hizmetleri destekleyerek Halep'in istikrarında merkezi bir rol oynuyor.

Rolün değerlendirilmesine gelince, şu anda stratejik bir ortaklık var, ancak bu ortaklık bölgesel dengelerle ilgili bazı koşullu yönler içeriyor. İş birliği örnekleri arasında Gaziantep ile imzalanan kardeş şehir anlaşması, mültecilerin geri dönüşünü destekleyen projeler ve Türkiye'nin eğitim ve sağlık alanındaki projeleri sayılabilir. İş birliğinin Halep’in çıkarlarına uygun olmasını ve Halep'in egemenliğini ve önceliklerini saygı duyulmasını önemsiyoruz.

*Türkiye’nin Halep'te stratejik çıkarları olduğuna şüphe yok. Bazıları bu hedefleri Suriye'nin kuzeyindeki hırslar olarak tanımlamaya çalışsa da sizin bakış açınızdan Halep Türkiye için stratejik olarak ne kadar önemli?

Türkiye'nin Suriye topraklarında özellikle de Suriye'nin toprak bütünlüğünü her zaman desteklemiş ve bölünme projelerini reddetmiş olması nedeniyle herhangi bir emeli olduğunu sanmıyorum. Ancak Halep'in Türkiye için birçok nedenden dolayı büyük önemi olduğu söylenebilir:

1- Coğrafi konumu. Halep, Suriye'nin kuzey kapısıdır ve bu da onu ticari bir merkez ve Türkiye'nin ulusal güvenliğinin destekçisi haline getiriyor.

2- Mülteci akınını sınırlayan ve (DEAŞ, kontrolsüz silahlı gruplar gibi) güvenlik tehditlerini azaltan istikrar.

3- Ekonomik çıkarlar: Halep tarihi bir ticaret merkezidir ve Türkiye ticaret ilişkilerini güçlendirmeyi hedefliyor. Halep'in çıkarları, dengeli ortaklıklar aracılığıyla bu ilişkinin bir parçası olacaktır.

Eğitim ve sağlık alanlarında, ‘İzini Bırak’ girişimi ve eğitim desteği planlarımız kapsamında okul ve hastanelerin iyileştirilmesi için çalışıyoruz.

*Halep Valisi olduğunuzda bir vizyonunuz ve çalışma planınız olduğuna şüphe yok. Bu yüzden size şunu sormak istiyorum: Önümüzdeki beş yıl içinde Halep'in Suriye haritasındaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Halep, konumu ve geçmişi sayesinde hayati bir merkez olmaya devam edecek. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Halep'e yaptığı son ziyaretinde, şehrin en büyük ekonomik fener olacağını vurguladı ve kalenin kalbinden, zorbalarla savaşımızın sona erdiğini ve yoksullukla mücadelemizin başladığını açıkladı.

Ekonomik olarak, sanayi bölgelerinin yeniden inşası ve altyapının iyileştirilmesi ile sanayi ve ticaret merkezi olarak rolünü geri kazanacak. İdari olarak, siyasi gidişata bağlı olarak, ademi merkeziyetçilik kapsamında daha bağımsız bir idari merkez haline gelebilir. Mevcut zorluklar arasında güvenlik ve finansman eksikliği de yer alıyor. Ancak vizyonumuz ve hedeflerimiz Halep'i hızlı toparlanmanın bir örneği haline getiriyor.

cdy
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Halep’teki Hristiyan mezhebinden bir heyeti kabul etti, 28 Mayıs 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)

*Karşılaştığınız zorlukların büyük ve çetin olduğuna şüphe yok. Ancak önümüzdeki dönemde önceliklerinizi belirlediğinizi düşünüyorum. Vali olarak acil ve başlıca öncelikleriniz neler?

Önceliklerimiz; güvenlik, yani kaçak silahların toplanması ve ihlallerin kontrol altına alınması, Güvenliğimiz Geleceğimiz Girişimi kapsamında 800 bin dolarlık bir maliyetle 2 bin adet güvenlik kamerasının kurulması gibi birçok alanı kapsıyor.

Altyapı konusunda ise elektrik ve su şebekelerinin onarımına devam ediyoruz. Hükümet, 5 bin megavat kapasiteli elektrik santralleri kurmak üzere Katarlı bir şirketle sözleşme imzaladı. Bu sayede üç yıl içinde elektrik kapsama oranı yüzde 70-85'e çıkacak. Yerel düzeyde Deyr Hafir santralini faaliyete geçiriyor, iç şebekeyi onarıyor, endüstriyel şebekeyi ev şebekesinden ayırıyor ve kablo hırsızlığıyla mücadele ediyoruz.

Eğitim ve sağlık alanında, İzini Bırak Girişimi ve eğitim desteği planlarımız kapsamında okulları ve hastaneleri yenileme çalışmaları yürütüyoruz. Bu planlar arasında okulların onarımı, model okulların kurulması ve üniversite hastanesi için endoskopi gibi gelişmiş cihazlarla hastanelerin geliştirilmesi yer alıyor. Ekonomi alanında ise bürokrasiyi reform ederken, yatırımı teşvik etmek ve fabrikaları çalıştırmak için çalışıyoruz.

*Hiç şüphesiz yükler ağır ve devlet ile valilik tek başına tüm bu yükleri kaldıramaz. Peki, yerel topluma alan açmayı düşünüyor musunuz? Yerel toplum ve yerel konseylerin Halep'in istikrarında rolü nedir?

Yerel toplum ve yerel konseyler temel bir dayanak noktası. Toplumun rolüne gelince biz sivil girişimleri teşvik ediyor, memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Halep, geçtiğimiz aylarda bu türden birçok girişime sahne oldu ve bunların şehrin gerçekliği üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu gördük.

Ayrıca, idari ademi merkeziyetçiliği destekliyoruz. Yerel konseylerin hizmet ve kalkınma kararlarını almalarını sağlarken, tüm bileşenlerin temsil edilmesini garanti ediyoruz.

Şu an karşı karşıya olduğumuz en büyük zorluk, geçiş dönemi ve geçiş aşaması nedeniyle mevcut merkeziyetçilik, ancak yerel temsilciliği desteklemek için yasal bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz.

Halep'i ekonomik ve sosyal bir merkez olarak yeniden inşa etme taahhüdümüzü, şehrin çeşitliliğini ve tarihini koruyarak teyit ediyoruz. Ayrıca, halkının ve ortaklarının desteğiyle, ilin eski ihtişamını geri kazandıracak bir gelecek hayal ediyoruz.

*Biliyorsunuz, Halep’in doğusu rejim ordusu tarafından büyük bir yıkıma uğradı. Bu durum bir göç ve sığınma dalgasına neden oldu. Halep’in doğu mahallelerini yeniden inşa etmek ve mültecilerin geri dönüşünü hızlandırmak için nasıl bir planınız var?

Halep'in doğu mahalleleri büyük bir yıkıma uğradı. Şu anda yeniden inşa, altyapı (su, elektrik, yollar) ve konutların hedef alınması, enkazın kaldırılması ve okulların ve hastanelerin rehabilite edilmesini içeren bir planımız var. Senin için ey Halep Girişimi kapsamındaki Işılda Ey Halep Projesi, ilk aşamada doğu mahallelerine 45 kilometre karelik bir alana aydınlatma desteği sağlıyor ve şehirdeki kavşakları ve girişleri güzelleştiriyor. 

Karşılaştığımız zorluklar ise finansman eksikliği ve mülkiyet haklarının karmaşıklığıdır. Eski rejimin milisleri, birçok vatandaşın mülklerini yasadışı yollarla ele geçirmiştir. Ancak, daha önce el konulan tüm mülklerin mülkiyet haklarını incelemek ve gözden geçirmek üzere ‘Zorla El Koyma Komitesi’ni kurduk.

yh
Halep’te hasar görmüş bir binanın önünden motosikletle geçenler, 14 Mayıs 2025 (Reuters)

*Halep'in yurtdışındaki evlatlarına, Halep'li tüccarların ve Arap yatırımcıların sermayedarlarına ne söylemek istersiniz?

Mülteci olunan ülkelerde ve mülteci kamplarında yaşayan Halep halkına mesajım şu: “Halep sizi bekliyor, size çok ihtiyacı var ve yaralarını sarmanız ve ona yeniden hayat vermeniz için size sesleniyor. Eskisi gibi ona sadık kalın!” Ayrıca Suriyeli ve Arap yatırımcıları, Suriye'nin kalbi ve ekonomik başkenti olan Halep'e yatırım yapma fırsatını kaçırmamaya davet ediyorum. 

Şu anda, lojistik kolaylıklar ve desteklerle birlikte, endüstri (tekstil, gıda), ticaret ve hizmetler (turizm, lojistik) alanlarında büyük yatırım fırsatları bulunuyor. Altyapı ve güvenlik iyileştiriliyor.

Yatırımcılara mesajım: “Halep'in yeniden canlanmasına yaptığınız yatırım ve katkınız, sadece ekonomik bir kazanç değil, şehrin geleceğini inşa etmek anlamına da geliyor. Bu, kâr elde etme çabasından önce ahlaki ve vatansever bir tutum olacaktır.

*Peki Halep’in geleceği için ne söyleyeceksiniz?

Halep'i ekonomik ve sosyal bir merkez olarak yeniden inşa etme taahhüdümüzü, şehrin çeşitliliğini ve tarihini koruyarak teyit ediyoruz. Ayrıca, halkının ve ortaklarının desteğiyle, ilin eski ihtişamını geri kazandıracak bir gelecek hayal ediyoruz.



Husilerin füze saldırıları Yemen’in hava ulaşımını tehdit ediyor

Aden Uluslararası Havalimanı'nı hedef alan önceki Husi saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
Aden Uluslararası Havalimanı'nı hedef alan önceki Husi saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Husilerin füze saldırıları Yemen’in hava ulaşımını tehdit ediyor

Aden Uluslararası Havalimanı'nı hedef alan önceki Husi saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
Aden Uluslararası Havalimanı'nı hedef alan önceki Husi saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)

Husilerin Aden Uluslararası Havalimanı’nı hedef alması, artık yalnızca hayati öneme sahip bir tesise yönelik saldırı olmaktan çıkarak Yemen’de sivil havacılığın güvenliğine ilişkin daha geniş çaplı endişelere yol açıyor. Ülkede sivillerin yurt dışına seyahat edebilmesi için başlıca güzergâhlardan biri olan havalimanına yönelik saldırıların tekrarlanması, sivil altyapıyı çevreleyen riskleri de artırıyor.

Havalimanının günler içinde ikinci kez iki balistik füzeyle hedef alınması, hava ulaşımını doğrudan tehdit altına soktu. Özellikle son saldırının, Yemen Havayolları’na ait bir uçağın Mısır’ın başkenti Kahire’ye hareket etmek üzere hazırlandığı ve Mısır’dan gelen Fly Aden şirketine ait başka bir uçağın da havada bulunduğu sırada gerçekleşmesi, ticari uçuşların hava sahasını ve sivil tesisleri kullanırken karşı karşıya kalabileceği tehlikelerin boyutunu gözler önüne serdi.

Yemen Ulaştırma Bakanlığı, iki füzenin havalimanının çevresine düştüğünü açıkladı. Füzelerden birinin pist yönündeki batı kapısına, diğerinin ise havalimanının kuzeybatısına isabet ettiği bildirildi. Kahire seferini gerçekleştirmeye hazırlanan Yemen Havayolları’na ait uçak tahliye edilirken, Fly Aden’e ait uçak ise Mısır’ın başkentinden Aden’e doğru seyir halindeydi.

v
Aden Havalimanı'nda Yemen Havayolları'na ait bir uçak

Saldırıların tehlikesi, doğrudan maddi hasarla sınırlı kalmıyor. Havalimanlarının tekrar tekrar hedef alınması; yolcuların, uçuş ekiplerinin ve çalışanların güvenliğini riske atarken Yemenlilerin tedavi, çalışma ve ülke içi ya da uluslararası seyahatler için ihtiyaç duyduğu uçuşların düzenliliğini de tehdit ediyor.

Havalimanının ötesine geçen tehdit

Yemen Ulaştırma Bakanlığı, Aden Havalimanı’nın hedef alınmasının uluslararası hukuk ve sözleşmeler kapsamında sivil tesislere ve ticari havacılığa tanınan korumayı ihlal ettiğini belirtti. Bakanlık, saldırıların sürmesinin hava ulaşımını ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyebileceği, havalimanlarını ulaşım amacıyla kullanan vatandaşların sıkıntılarını daha da artırabileceği uyarısında bulundu. Bu durumun, hastalar ve insani yardıma ihtiyaç duyan kişiler açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Bakanlık, Birleşmiş Milletler’e, uluslararası topluma ve başta Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) olmak üzere sivil havacılıkla ilgili kuruluşlara çağrıda bulunarak saldırıları kınamalarını ve sorumluların hesap vermesini sağlamalarını istedi. Açıklamada, havalimanının vatandaşlara hizmet veren sivil bir tesis olduğu ve kullanıcılarının güvenliğini tehdit eden askeri eylemlere maruz bırakılmaması gerektiği kaydedildi.

Yemenlilerin kullanabildiği seyahat güzergâhlarının sınırlı olması, bu endişeleri daha da önemli hale getiriyor. Büyük bir havalimanının faaliyetlerinin aksaması veya buradan gerçekleştirilen uçuşların tehlikeye girmesi, yalnızca belirli bir havayolu şirketini ya da destinasyonu etkilemiyor. Bunun sonuçları, vatandaşların ülke dışındaki sağlık hizmetlerine, ekonomik fırsatlara ve aile bağlarına erişim imkânlarına kadar uzanıyor.

Aden’in dayanıklılığı sınanıyor

Husi saldırısının ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirmek üzere Ulaştırma Bakanı Muhsin el-Umari ile Devlet Bakanı ve Aden Valisi Abdurrahman Şeyh, cumartesi günü havalimanını ziyaret etti. Yetkililer, meydana gelen hasarı inceleyerek yolcuların ve uçuş ekiplerinin durumuna ilişkin bilgi aldı.

fgthy
Husi milisleri, bir hafta içinde ikinci kez Aden Uluslararası Havalimanı'nı hedef aldı

Yetkililer ayrıca Kahire’ye gitmesi planlanan uçuşun yolcuları için uygun konaklama imkânlarının sağlanması, gerekli kolaylıkların sunulması ve yolcuların durumlarının takip edilmesi yönünde talimat verdi.

Aden Valisi Şeyh, saldırıların yerel yönetimi ve devlet kurumlarını çalışmalarını sürdürmekten alıkoyamayacağını belirtti. Aden’de güvenlik durumunun istikrarlı olduğunu ifade eden Şeyh, kentin karşı karşıya olduğu zorlukların ve güvenlik ile istikrarı hedef alan girişimlerin üstesinden gelebileceğini söyledi.

Şeyh ayrıca hayati öneme sahip tesislerin korunması, kamu düzeninin muhafaza edilmesi ve vatandaşların çıkarlarının gözetilmesi için teyakkuzun artırılması ve dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Aden Havalimanı’na yönelik saldırıların tekrarlanması, Yemen’de sivil altyapının korunması ve ticari havacılığı tehdit eden risklerle uluslararası kuruluşların ne ölçüde mücadele edebileceği meselesini yeniden gündeme taşıyor.

Yemenli yetkililer havalimanının faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtirken, uçuşların ve yolcuların güvenliğinin sağlanması, milyonlarca Yemenlinin seyahat ve ulaşım ihtiyaçları açısından doğrudan ya da dolaylı biçimde yararlandığı bu tesisin önündeki en önemli sınav olmaya devam ediyor.


Koalisyon, Riyad, Şarkiye ve güney bölgelerinde 4 İHA’yı imha etti

Koalisyon, Riyad, Şarkiye ve güney bölgelerinde 4 İHA’yı imha etti
TT

Koalisyon, Riyad, Şarkiye ve güney bölgelerinde 4 İHA’yı imha etti

Koalisyon, Riyad, Şarkiye ve güney bölgelerinde 4 İHA’yı imha etti

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, bugün (cumartesi) Suudi Arabistan’ın Riyad, Şarkiye ve güney bölgelerinde 4 insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini açıkladı. Operasyonun, Sada ilinde iki balistik füze fırlatma platformunun imha edilmesinin ardından gerçekleştirildiği belirtildi.

Koalisyon, X platformundaki hesabından iki video yayımladı. Görüntülerde, Suudi Arabistan’a yönelik balistik füze saldırılarında kullanıldıkları tespit edilen iki füze fırlatma platformunun hedef alınarak imha edilmesi yer aldı. Videolarda ayrıca, Husilere ait seyir füzeleri ve İHA’lara karşı hava savunma operasyonları ile terör örgütü olarak nitelendirilen Husilere ait balistik füze fırlatma platformlarına yönelik saldırılar da gösterildi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, cuma akşamı yaptığı açıklamada, Husilere silah kaçakçılığı amacıyla deniz yoluyla Yemen’in Hudeyde iline gerçekleştirilen sevkiyatların engellendiğini duyurmuştu.

El-Maliki, X hesabından Husilere yönelik silah kaçakçılığı girişimlerinin hedef alındığı anlara ilişkin bir video yayımlamış ve şu ifadeleri kullanmıştı: “Onları karada vuruyoruz... denizde ise batırıyoruz.”

BM Güvenlik Konseyi’nden Husilere kınama

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Suudi Arabistan’ı hedef alan ve giderek yoğunlaşan Husi saldırılarını en güçlü ifadelerle kınadı. Saldırıların sivil havacılığı ve enerji altyapısını da hedef aldığı, olaylarda sivillerin hayatını kaybettiği ve yaralandığı belirtildi.

Güvenlik Konseyi üyeleri, perşembe günü yayımladıkları açıklamada, Suudi Arabistan topraklarındaki sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılar karşısında ülkeyle dayanışma içinde olduklarını bildirdi. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın uluslararası hukuk çerçevesinde meşru müdafaa hakkına sahip olduğu vurgulandı.

Konsey açıklamasında Husilere, askeri gerilimi tırmandırmaya ve sivillerle sivil altyapıyı hedef alan saldırılara derhal son verme çağrısı yapıldı. Ayrıca Güvenlik Konseyi’nin Yemen hükümetine verdiği destek yinelenirken, üyelerin Yemen’in birliği, egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne yönelik güçlü bağlılığı bir kez daha teyit edildi.


Yemen ordusu Husilere yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı… Koalisyon İHA’ları ve füze fırlatma platformlarını imha etti

Yemen ordusu Husilere yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı… Koalisyon İHA’ları ve füze fırlatma platformlarını imha etti
TT

Yemen ordusu Husilere yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı… Koalisyon İHA’ları ve füze fırlatma platformlarını imha etti

Yemen ordusu Husilere yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı… Koalisyon İHA’ları ve füze fırlatma platformlarını imha etti

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, cumartesi günü Riyad, Şarkiye ve güney bölgelerinde 4 insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini açıkladı.

Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcülüğü, Husilerin fırlattığı seyir füzeleri ve İHA’lara yönelik hava savunma operasyonlarına ilişkin görüntüleri yayımladı. Görüntülerde ayrıca, balistik füzelerin Suudi Arabistan yönüne fırlatılmasında kullanıldıkları tespit edilen iki balistik füze fırlatma platformunun hedef alınarak imha edildiği anlar da yer aldı.

Öte yandan Yemen Silahlı Kuvvetleri, Yemen Şafağı operasyonu kapsamında sahadaki çatışma temposunu korudu. Yemen ordusu, son 24 saat içinde savaş uçakları, silahlı insansız hava araçları, sahra topçuları ve çok namlulu roketatarlarla 1417 hassas ve doğrudan hedef alma operasyonu gerçekleştirdi.

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid Abdullah en-Nüzeyli, operasyonların Husilere ait militan toplanma noktalarını, takviye birliklerini, tahkim edilmiş mevzileri, ateş kaynaklarını, zırhlı araçları, muharebe unsurlarını ve İHA fırlatma noktalarını hedef aldığını söyledi.

En-Nüzeyli, operasyonların Husilerin hareket kabiliyetini sekteye uğrattığını, cephelere yedek kuvvet sevk etmelerini ve sahada herhangi bir taktik hedefe ulaşmalarını engellediğini belirtti.

Operasyonlar sonucunda yaklaşık 800 Husinin öldürüldüğünü veya yaralandığını kaydeden En-Nüzeyli, 190’dan fazla zırhlı araç, silahlı araç ve lojistik destek aracının imha edildiğini ya da kullanılamaz hale getirildiğini bildirdi. Açıklamada, Husilere ait tahkimatların ve ateş mevzilerinin de hedef alınarak imha edildiği belirtildi.