‘911’… Suudi Arabistan’ın hacılara 24 saat boyunca çeşitli dillerde hizmet veren entegre sistemi

El-Gamidi: Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi, hacı adaylarının rahatı için 20’den fazla güvenlik ve hizmet birimini bünyesinde barındırıyor

Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi (911), Hac sezonu boyunca, esas olarak önceki yıllara ait verilerin ve istatistiksel raporların analizine dayanan, titiz ve ayrıntılı bir operasyon planı uyguluyor. (Şarku’l Avsat)
Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi (911), Hac sezonu boyunca, esas olarak önceki yıllara ait verilerin ve istatistiksel raporların analizine dayanan, titiz ve ayrıntılı bir operasyon planı uyguluyor. (Şarku’l Avsat)
TT

‘911’… Suudi Arabistan’ın hacılara 24 saat boyunca çeşitli dillerde hizmet veren entegre sistemi

Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi (911), Hac sezonu boyunca, esas olarak önceki yıllara ait verilerin ve istatistiksel raporların analizine dayanan, titiz ve ayrıntılı bir operasyon planı uyguluyor. (Şarku’l Avsat)
Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi (911), Hac sezonu boyunca, esas olarak önceki yıllara ait verilerin ve istatistiksel raporların analizine dayanan, titiz ve ayrıntılı bir operasyon planı uyguluyor. (Şarku’l Avsat)

Hızla gelişen teknoloji, akıllı sistemler ve yüksek hassasiyetli güvenlik kameraları ile farklı dünya dillerini konuşabilen nitelikli Suudi insan kaynağının birleşimi, Mekke’deki Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’ni (911) kalabalık yönetiminde öne çıkan gelişmiş bir güvenlik sistemi hâline getiriyor. Merkezin görevi yalnızca ihbarları almak ve müdahalede bulunmakla sınırlı kalmıyor. Sistem aynı zamanda olayları meydana gelmeden önce öngörmeyi ve yönetmeyi hedefleyerek hacı adaylarına güvenli, kolaylaştırılmış ve kapsamlı hizmetlerle desteklenen bir ibadet yolculuğu sunmayı amaçlıyor.

Güvenlik entegrasyonu ve uyum

Merkez, ihbarlara müdahale ve olay yönetiminde üstün bir kapasiteye sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Hacı adayları, vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancılardan gelen acil çağrılar, kesintisiz şekilde çalışan gelişmiş güvenlik iletişim sistemi sayesinde iki saniyeyi aşmayan rekor bir sürede yanıtlanıyor.

Dijital sistem, 20’den fazla güvenlik, kamu ve hizmet kurumunu tek çatı altında birbirine bağlıyor. İhbarlar en fazla 45 saniye içinde ilgili kuruma yönlendirilirken, bu yapı bilgi paylaşımını hızlandırıyor ve sahadaki koordinasyonun anlık şekilde yürütülmesini sağlıyor. Tüm vakalar, sonuçlanıncaya kadar yüksek hassasiyet ve profesyonellik içinde takip edilerek hacı adaylarına en iyi insani hizmetlerin sunulması hedefleniyor.

vbfrbt
Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi Sözcüsü Yüzbaşı Abdulaziz el-Gamidi (Şarku’l Avsat)

Merkez bünyesinde, Mekke ile kutsal bölgelerin tamamını kapsayan geniş ve yüksek çözünürlüklü kamera ağına sahip televizyon izleme salonu da bulunuyor. Gelişmiş sistem sayesinde görevliler, meydanlardaki insan yoğunluğunu, ana arterlerdeki trafik hareketliliğini ve acil durumları anlık olarak takip edebiliyor. Bu yapı, olayların resmi ihbar merkeze ulaşmadan önce tespit edilmesine, analiz edilmesine ve öngörülmesine imkân tanıyor. Merkez ayrıca, sahadaki ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hızlı ve önleyici tedbirlerin devreye alınmasını sağlayarak olası durumlara anında müdahale edilmesine katkı sunuyor.

Tüm imkânları seferber etmek

El-Gamidi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’nin bu yılki Hac sezonunda hacı adaylarına hizmet vermek amacıyla faaliyet gösterdiğini belirtti. El-Gamidi, Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi aracılığıyla güvenlik, hizmet ve insani yardım kapsamındaki tüm çağrıların tek numara olan ‘911’ üzerinden alındığını ifade etti.

El-Gamidi, sistemin yüksek düzeyde eğitimli ve nitelikli Suudi personel tarafından işletildiğini kaydetti. Farklı dünya dillerini konuşabilen ekiplerin, çeşitli milletlerden gelen hacıların ihtiyaçlarını karşılamak ve iletişimi kolaylaştırmak amacıyla görev yaptığını söyledi. Merkezde ayrıca 20’den fazla güvenlik, kamu ve hizmet kurumunun entegre biçimde faaliyet yürüttüğünü belirten el-Gamidi, kurumlar arasındaki sürekli koordinasyon sayesinde hizmetlerin en yüksek kalite ve verimlilik standartlarında sunulduğunu vurguladı.

gthyju9o
Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’ne (911) gelen ihbarlara iki saniyeden daha kısa sürede yanıt veriliyor. (Şarku’l Avsat)

El-Gamidi, operasyon merkezinin hac sezonu boyunca hassas ve kapsamlı bir çalışma planı uyguladığını belirtti. Planın, önceki yıllara ait veri analizleri ve istatistiksel raporlara dayandığını ifade eden el-Gamidi, bu doğrultuda izleme salonunun rolünün güçlendirildiğini ve güvenlik ile önleyici denetim faaliyetlerinin yoğunlaştırıldığını söyledi. El-Gamidi, Mescid-i Haram, kutsal alanlar ve Mekke’ye giriş noktalarının sürekli gözetim altında tutulduğunu kaydetti. Tespit edilen herhangi bir durumun anında sahadaki ilgili kurumlara iletildiğini belirten el-Gamidi, böylece gerekli müdahalelerin hızla yapıldığını ve herkesin güvenliğinin sağlanmasının hedeflendiğini vurguladı.

Gelişmiş dijital sistem

El-Gamidi, merkezin hacılara hizmet sunmak amacıyla tüm teknik ve insan kaynağı imkânlarını seferber ettiğini söyledi. El-Gamidi, gelişmiş teknolojik sistem sayesinde tüm çağrıların iki saniyeden kısa sürede yanıtlandığını, ilgili kurumlara yönlendirme işlemlerinin ise 45 saniyeyi aşmadığını belirtti. Modern teknolojik altyapının, yüksek düzeyde eğitimli, donanımlı ve farklı dünya dillerini konuşabilen özverili personel tarafından yönetildiğini ifade eden el-Gamidi, bu sayede hacılara hızlı ve etkili hizmet sunulduğunu kaydetti.

Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’nin, sahip olduğu gelişmiş insan kaynağı ve ileri teknolojik donanım sayesinde hac sezonunda stratejik ve merkezi bir rol üstlendiği belirtiliyor. Merkezin temel hedefinin, hacı adaylarının ibadetlerini güven ve kolaylık içinde yerine getirebilmeleri için gerekli tüm imkânları sağlamak olduğu vurgulanıyor.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi, ulusal şirket Ceer’in ilk otomobillerini tanıttı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, ulusal şirket Ceer’in ilk otomobillerini tanıttı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bugün Suudi Arabistan’ın ulusal otomobil şirketi Ceer’in ilk modellerini tanıttı. Lansman, Krallığın Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda ileri bir sanayi sektörünün geliştirilmesine yönelik stratejik yaklaşımının bir yansıması olurken, Suudi Arabistan’ın küresel otomotiv endüstrisindeki konumunun güçlendirilmesini de amaçlıyor.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, lansman dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Ceer’in ilk otomobillerinin piyasaya sürülmesi, Suudi Arabistan’ın sürdürülebilir ve gelişen bir sanayi ekosistemi oluşturma yolculuğunda attığı yeni bir adımdır. Otomotiv sektörünün yatırımları çekerek, ulusal yetkinlikleri destekleyerek ve özel sektörün rolünü güçlendirerek ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri haline getirilmesini amaçlıyoruz. Böylece Krallığın bu alanda bölgesel ve küresel ölçekte öncü bir merkez olmasını hedefliyoruz” dedi.

Sedan ve SUV olmak üzere iki farklı versiyona sahip Exobot, Ceer’in önümüzdeki beş yıl içinde aşamalı olarak piyasaya süreceği 7 modelden oluşan ürün paketinin ilk araçlarını oluşturuyor. Orta ve küçük boyutlu modellerin yanı sıra farklı çekiş sistemlerine sahip araçların da yer alacağı seri, müşterilerin çeşitli ihtiyaçlarına hitap edecek. Tüm modeller, Kral Selman Otomotiv Sanayi Kompleksi bünyesinde, Kral Abdullah Ekonomik Şehri’ndeki Ceer Sanayi Kompleksi’nde üretilecek. Tesisin Ortadoğu’daki türünün en büyük kompleksi olduğu ve dünya genelindeki en gelişmiş otomotiv üretim tesislerinden biri olduğu belirtiliyor.

Exobot, Suudi Arabistan topraklarından ilham alan, ülkenin kültürüne dayanan ve vizyonunu yansıtan özgün bir tasarıma sahip. Araçların tasarım ve mühendislik çalışmaları, en yüksek uluslararası standartlar doğrultusunda Suudi Arabistan’da gerçekleştirildi. Projenin, Krallığın otomotiv sektöründe yükselen bölgesel bir güç olarak konumunu pekiştirmesi bekleniyor.

THYJ
Suudi Arabistan’ın ulusal otomobil şirketi Ceer’in ilk modeli Exobot (SPA)

Ceer’in 2034 yılına kadar Suudi Arabistan’ın gayrisafi yurt içi hasılasına (GSYİH) 30 milyar riyalden (8 milyar dolar) fazla katkı sağlaması, dış ticaret dengesini yaklaşık 80 milyar riyal (21 milyar dolar) iyileştirmesi ve doğrudan ve dolaylı nitelikli istihdam olanakları oluşturması bekleniyor.

Ceer’in ilk otomobillerinin tanıtılması, Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) Suudi Arabistan’da entegre ve rekabetçi bir yerli otomotiv sanayi ekosistemi oluşturma çabalarıyla örtüşüyor. PIF, ülke ekonomisinin çeşitlendirilmesinde temel itici güç olarak üstlendiği rol çerçevesinde 2022 yılında Ceer’i, Suudi Arabistan’ın ilk yerli otomobil markası olarak kurmuştu. Şirketin kuruluşuyla ulusal sanayi ekosisteminin geliştirilmesi, yatırımların çekilmesi, özel sektör için yeni fırsatlar oluşturulması ve GSYİH’nin artırılması hedefleniyor.


El-Ula’nın ban ağaçları... Tarlalardan dünya pazarlarına

Suudi Arabistan, el-Ula’da ban ağacından elde edilen ürünlerin üretimini gerçekleştiriyor. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, el-Ula’da ban ağacından elde edilen ürünlerin üretimini gerçekleştiriyor. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Ula’nın ban ağaçları... Tarlalardan dünya pazarlarına

Suudi Arabistan, el-Ula’da ban ağacından elde edilen ürünlerin üretimini gerçekleştiriyor. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, el-Ula’da ban ağacından elde edilen ürünlerin üretimini gerçekleştiriyor. (Şarku’l Avsat)

El-Ula’da nesillerdir yerel çevreyle özdeşleşen ban ağacı, tarlalardan laboratuvarlara ve küresel pazarlara uzanan yeni bir süreçten geçiyor. Ban Al-Ula şirketi, yalnızca ham madde pazarlamak yerine, güzellik ve kişisel bakım alanlarında kullanılabilecek doğal yağlar, özler ve bileşenler geliştirerek yerel kaynağa dış pazarlara ulaşmadan önce ülke içinde katma değer kazandırmayı hedefliyor.

Al-Ula Kraliyet Komisyonu tarafından ağacın ve özlerinin ekonomik kullanım alanlarını geliştirmek amacıyla 2021 yılında kurulan Ban Al-Ula, halen cilt ve saç bakımı ile spa ürünlerindeki uygulamalarını genişletmeye ve dış pazarlardaki varlığını artırmaya odaklanıyor.

Bu hamle, yerel kaynakların katma değerini artırmanın ve petrol dışı ihracat tabanını genişletmenin önem kazandığı bir dönemde geliyor. Şirket, bileşenlerin Suudi Arabistan içinde geliştirilip işlenmesinin, ham madde ihraç etmeye kıyasla daha yüksek ekonomik getiri sağlayacağını ve Suudi bilgi birikimi ile teknolojisini taşıyan ürünlerin uluslararası pazarlara sunulmasına imkân tanıyacağını öngörüyor.

Ban Al-Ula CEO’su Mühendis Ebu Bekir el-Enezi, Şarku’l Avsat’a verdiği özel demeçte, şirketin hedefini el-Ula’dan bölgesel ve küresel pazarlara açılan, yüksek kaliteli ve etkili doğal bileşenler alanında öncü bir Suudi platformu haline gelmek ve özellikle cilt, saç ve kişisel bakım sektörlerindeki büyümeye odaklanmak olarak açıkladı.

Katma değer

El-Enezi’ye göre şirket; bilinen kaynaklara dayanan, bilimsel verilerle desteklenen doğal bileşenlere yönelik artan talebin yanı sıra sorumlu tedarik zincirlerine olan ilgiden de yararlanarak uluslararası pazarlarda kademeli bir varlık göstermeyi hedefliyor.

Sadece bir Suudi ürününü ihraç etmekle sınırlı kalmadıklarını belirten el-Enezi; amacın, yerel doğal kaynaklara dayanan, araştırma-geliştirme ve üretimi ülke içinde bir araya getiren bileşen ile ürünler geliştirmek ve böylece dış pazarlara sunulmadan önce ürünün katma değerini yükseltmek olduğunu ifade etti.

dvbt
Suudi Arabistan’ın batısında yer alan el-Ula vilayetindeki ban ağaçları (Şarku’l Avsat)

Geliştirme süreçlerinin Arap ban ağacı ve bünyesindeki seramidler, bitkisel eksozomlar, biyoaktif peptitler ile antioksidanlar gibi doğal bileşiklere odaklandığını açıklayan el-Enezi, şirketin cilt bakımında çeşitli uygulamalarda kullanılabilecek bir dizi yağ ve öz geliştirdiğini belirtti.

Bu ürünlerin geliştirilmesi, ticari uygulamalara geçilmeden önce etkinliklerinin doğrulanması amacıyla bilimsel araştırmalara, laboratuvar testlerine ve klinik değerlendirmelere dayanıyor. El-Enezi, bu çalışmalar sonucunda dört patent tescillendiğini ve bunun da şirketin ürünlerinin arkasındaki araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

Konaklama sektörü

Konaklama sektörüne de değinen el-Enezi; şirketin, Arap bakım geleneklerinden esinlenen ancak modern formüllerle geliştirilen, oteller ve spa merkezlerine özel ürün ve çözümler tasarladığını ifade etti. Tek tip bir ürün sunmak yerine her tesisin kimliğini yansıtacak biçimde özel formüller ve kokular hazırlandığını belirten el-Enezi, ürün geliştirme sürecinin pazarın ve iş ortaklarının ihtiyaçlarının belirlenmesiyle başladığını, nihai formüle ulaşılmadan önce bilimsel ve teknik değerlendirmelerden geçtiğini aktardı.

rnbgtynb
El-Ula’da ban ağacı ürünlerini ayıran ve temizleyen bir işçi (Şarku’l Avsat)

Sürdürülebilirlik konusuna ilişkin olarak el-Enezi; yerel çiftçilerle iş birliği içinde gerçekleştirilen tarım ve hasat süreçlerinden, bileşenlerin el-Ula’da işlenmesi ve geliştirilmesine kadar sorumlu uygulamaların, iş modelinin ve tedarik zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Şirket bu doğrultuda, sorumlu tedarik uygulamalarının yanı sıra ham maddelerin izlenebilirliğine, kaynaklarının ve üretim aşamalarındaki süreçlerinin takibine odaklanıyor.

El-Enezi, tedarik zincirinin sorumlu tedarik kapsamında Ahlaki Biyoçeşitlilik Ticareti Birliği (UEBT) tarafından uluslararası standartlara uygunluğunun doğrulandığına dikkat çekti. Ülke içindeki işleme ve üretim süreçlerinin geliştirilmesinin yerel katma değeri artırdığını belirten el-Enezi, bu durumun bölgede söz konusu faaliyet etrafında entegre bir ekonomik zincirin oluşmasını desteklediğini kaydetti.

Ayrıca şirketin, yerel çiftçilerin ve tedarikçilerin katılımını güçlendirmek, bilgi transferi sağlamak ve Suudi Arabistan'da doğal bileşenler sektörünün büyümesi için gerekli kapasiteyi geliştirmek adına çalışmalar yürüttüğünü sözlerine ekledi.

Ekonominin çeşitlendirilmesi

El-Enezi, Ban Al-Ula’nın iş modelinin; ekonominin çeşitlendirilmesi, yerel içeriğin artırılması, katma değere dayalı sanayilerin geliştirilmesi ve turizm ile konaklama sektörlerindeki büyümeden faydalanılması başta olmak üzere Vizyon 2030 hedefleriyle örtüştüğünü belirtti.

El-Enezi, “El-Ula’ya özgü doğal bir kaynağı, ülke içinde geliştirilip üretilen bileşenlere ve ürünlere dönüştürerek ham madde satışının ötesinde bir ekonomik değer yaratıyoruz” dedi. Suudi Arabistan’daki turizm ve konaklama sektörlerindeki büyümenin; oteller, spa merkezleri ve sağlık-yaşam sektörü için bölgenin kimliğiyle ve ziyaretçi deneyimiyle bağ kuran Suudi çözümleri geliştirilmesine imkân tanıdığını ekledi.

csdfvghyj
El-Ula vilayetindeki ban ağaçları (Şarku’l Avsat)

Doğal bileşenler ile bunların kişisel bakım ve güzellik alanındaki uygulamalarında uzmanlaşmış, iç pazarın ötesine geçebilecek bir sektörün geliştirilmesi için fırsat bulunduğuna dikkat çeken el-Enezi, bu yaklaşımın doğal kaynakları, bilimsel araştırmayı, üretimi ve turizm ile konaklama sektörlerine bağlı hizmetleri bir araya getirdiğini ifade etti.

Dışa doğru genişleme

El-Enezi, bilimsel verilerle desteklenen ve kaynağı izlenebilir doğal bileşenlere yönelik küresel talebin arttığı bir ortamda, ihracatın şirketin büyüme stratejisindeki temel unsurlardan birini oluşturduğunu ifade etti.

Sözlerini sürdüren el-Enezi, “Modelimizi ayrıcalıklı kılan husus; doğal ham maddeden araştırma-geliştirmeye, işleme ve üretimden dış pazarlara yönelik nihai ürün veya bileşenlerin hazırlanmasına kadar tüm katma değerin Suudi Arabistan içinde yaratılmasıdır” dedi. Şirketin yalnızca ham madde ihraç etmeyi değil, daha yüksek değere sahip uzmanlaşmış ürün ve bileşenler geliştirmeyi hedeflediğini vurguladı.

Fuar ve ihtisas platformları aracılığıyla ticari ilişkileri ve uluslararası pazarlardaki varlığı genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini, aynı zamanda küresel şirketler ve markalarla ortaklıklar kurduklarını açıklayan el-Enezi; yurt dışına açılmanın Suudi Arabistan’ın petrol dışı ihracatındaki büyümeyi destekleyebileceğini ve yerel olarak geliştirilen ürün ile bileşenlere yeni pazarlar kazandıracağını kaydetti.

El-Enezi, uzun vadeli hedeflerinin ise el-Ula’da geliştirilen ürünlerin ‘Suudi Arabistan’da üretilmiştir’ etiketiyle küresel pazarlara ulaşması olduğunu; bu etiketin menşe ülkenin yanı sıra ürüne yerel düzeyde kazandırılan geliştirme, bilgi birikimi ve üretim değerini de yansıtacağını sözlerine ekledi.


Suudi Arabistan, Çin öncülüğündeki sınır ötesi dijital para platformundan çekildi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Suudi Arabistan, Çin öncülüğündeki sınır ötesi dijital para platformundan çekildi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA), Çin öncülüğünde geliştirilen ve uluslararası ödemelerde dolara alternatif ödeme sistemi oluşturulmasını hedefleyen dijital platformdan çekildiğini bildirdi.

SAMA'dan, İngiliz Financial Times gazetesine konuyla ilgili açıklama yapıldı.

Suudi Arabistan'ın, Çin öncülüğünde geliştirilen ve merkez bankalarının dijital para birimleriyle doğrudan sınır ötesi işlem yapmasına imkan tanıyan mBridge platformuna katılımını sonlandırdığı belirtilen açıklamada, "Planlandığı üzere SAMA, mBridge (kavram kanıtlama) çalışmasını 13 Mayıs 2025'te başarıyla tamamladı. Çalışmanın tamamlanmasının ardından SAMA artık mBridge'in katılımcı üyesi değildir." ifadeleri kullanıldı.

Konuya yakın bir kaynak ise SAMA'nın ABD'nin baskısıyla platformdan çekilip çekilmediği konusunda, Suudi Arabistan'ın projedeki rolünün başından itibaren sınırlı olduğunu kaydederek, söz konusu karardan "daha geniş bir sonuç çıkarmanın yanlış olacağını" belirtti.

Blokzincir teknolojisini kullanan platform, merkez bankalarının kendi dijital para birimleri üzerinden doğrudan işlem yapabilmesini sağlayarak döviz işlemlerinin süresini ve maliyetini azaltmayı hedefliyor.

Suudi Arabistan Merkez Bankası, 2023'te Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank for International Settlements) çatısı altında mBridge'e "gözlemci üye" olarak katılmış, 2024’te ise Çin, Hong Kong, Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) de dahil olduğu aktif katılımcılar arasına girmişti.

Ticari kullanıma açılması planlanan platformun uluslararası para transferi sağlayan SWIFT gibi ödeme sistemlerine bağımlılığı ve doların işlemlerde aracı para birimi olarak rolünü azaltma potansiyeli taşıması, ABD'de tartışmalara yol açmıştı.

Independent Türkçe, Financial Times