Belkasım Hafter, hava seyrüsefer sistemini geliştirmek için bir Türk şirketiyle bir dizi sözleşme imzaladı

Doğu Libya ile Türkiye arasında sivil havacılık alanında iş birliği (Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu)
Doğu Libya ile Türkiye arasında sivil havacılık alanında iş birliği (Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu)
TT

Belkasım Hafter, hava seyrüsefer sistemini geliştirmek için bir Türk şirketiyle bir dizi sözleşme imzaladı

Doğu Libya ile Türkiye arasında sivil havacılık alanında iş birliği (Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu)
Doğu Libya ile Türkiye arasında sivil havacılık alanında iş birliği (Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu)

Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter'in oğlu Belkasım'ın başkanlığını yaptığı Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu, hava seyrüsefer sistemini geliştirmek üzere bir Türk şirketiyle bir dizi sözleşme imzaladı.

Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu, direktörü Belkasım tarafından Ankara'da imzalanan sözleşmelerin ‘Doğu, Güney ve Orta Libya'daki havalimanlarına (Bingazi, Sabha, Sirte, Ubari, el-Abrak, Mertuba ve Tobruk) hava seyrüsefer sistemleri ile hava ve yer haberleşme sistemlerinin kurulumunu ve geliştirilmesini’ içerdiğini belirtti.

fergty6u7
Derne'deki projelerden biri (sosyal medya)

Libya'nın doğusundaki yetkililer Türkiye ile ilişkilerinde daha önceki suskunluklarını bir kenara bırakarak, parlamento tarafından atanan Usame Hammad hükümetindeki yetkililerin ziyaretlerinin yanı sıra Hafter'in oğulları Belkasım ve Saddam'ın ‘yeniden yapılanma’ ve silahlı kuvvetlere destek konularında yaptığı görüşmelerle ilişkileri daha da genişletme eğilimine girdiler.

Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu pazar akşamı yaptığı resmî açıklamada, direktörü Belkasım Hafter'in ‘fonun sivil havacılık sektörünü geliştirme planlarının bir parçası olarak Albavvaba Hizmetleri Limited Şirketi ile bir dizi stratejik ve önemli sözleşme’ imzaladığını duyurdu. Açıklamada, bu sözleşmelerin ‘ülkenin altyapısını rehabilite etmek ve böylece Libya genelinde istikrarı artırmaya ve kalkınmayı teşvik etmeye katkıda bulunmak için Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu tarafından yönetilen kapsamlı bir ulusal vizyon’ bağlamında geldiğine dikkat çekildi.

Nisan 2024 başında Belkasım Hafter Bingazi'de genel müteahhitlik, ekipman ve altyapı ile ilgili çeşitli projeleri uygulamak üzere Türk şirketleriyle iş sözleşmeleri imzaladı.

Bu gelişme, Türkiye'nin Hafter liderliğindeki güçlerin başkent Trablus'taki savaşından sonra uzun süren bir rekabetin ardından, ülkenin doğu ve güneyinde konuşlu LUO Genel Komutanlığı’na açık olduğu bir dönemde gerçekleşti. Öte yandan Libya Temsilciler Meclisi (TM), eski Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac'ın 2019 yılında Ankara ile imzaladığı sınır belirleme anlaşmasını yakında görüşecek.

 



Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
TT

Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)

Güvenlik ve sağlık kaynakları, bugün Irak'ın batısındaki Anbar vilayetinde “Haşdi Şabi” güçlerinin karargahını hedef alan hava saldırıları sonucu, 30 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre « Haşdi Şabi güçleri, yaptıkları açıklamada, Anbar Operasyonları Komutanı Saad Baici ile bazı yardımcılarını öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı gerçekleştirmekle ABD’yi suçlayarak, «vatan görevlerini yerine getirirken komuta merkezinin» bir ABD hava saldırısı hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, bu saldırıların “Irak'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve Iraklıların kanına ciddi bir saygısızlık” olduğu belirtildi ve “uluslararası hukuka ve insani normlara hiç önem vermeyen saldırgan yaklaşımın doğasını bir kez daha ortaya koyduğu” ifade edildi.

Kaynaklar, “siyasi güçlerin, ABD’nin tekrarlanan bu ihlallerine karşı durma ve ülkenin egemenliğini koruyacak ve bu ciddi ihlallere son verecek açık ve kararlı tutumlar sergileme konusunda tam sorumluluk taşıdıklarını” belirtti.

Kaynaklar, saldırıların bir dizi üst düzey komutanın katıldığı güvenlik toplantısı sırasında “Haşdi Şabi” karargahını hedef aldığını ifade etti.

«Haşdi Şabi» güçleri, çoğu Şii olan yarı askeri grupları bünyesinde barındırmaktadır ve bu gruplar resmi olarak Irak güvenlik güçlerine dahil edilmiştir; bu gruplar arasında İran'a bağlı birçok örgüt de bulunmaktadır.

Şubat ayında ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Tahran destekli silahlı gruplar Irak'taki ABD üslerine saldırılar düzenliyor ve bu durum bölgede daha geniş çaplı bir tırmanma korkusunu artırıyor.


Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
TT

Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)

Şarku’l Avsat’a bilgi veren, konuyu yakından takip eden Lübnanlı kaynaklar, İran'ın Beyrut'taki bazı liderlere, ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmada Lübnan'ın da yer alacağına dair “açık bir taahhüt” verdiğini belirtti. Kaynaklar, Lübnanlı yetkililerin “diplomatik olmayan” kanallar aracılığıyla, Tahran'ın Lübnan'daki bazı müttefiklerine, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın “kesinlikle Lübnan'ı da kapsayacağını” bildirdiğini söyledi.

Lübnan, İran ile savaşın sona ermesinin ardından İsrail’in askeri gücünü ülkeye kaydırmasından endişe duyuyor; zira İsrail ordusunun gerçekleştirdiği saha tatbikatları, Lübnan topraklarında daha geniş çaplı operasyonlar ve olası bir kara işgali için bir başlangıç noktası olabilecek “köprü başları” kurduğunu düşündürüyor.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat ile yaptığı görüşmede, sızan bu bilgilerin doğru olmasını umduğunu belirterek, “İsrail'in Lübnan'a karşı savaşının sona ermesini içeren kapsamlı bir anlaşma” istediğini ifade etti.


İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sahil yolunda bulunan Kastmiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu saldırı, Litani Nehri üzerindeki köprülerin yıkılacağına dair yapılan açıkntehditlerin ardından gerçekleşti ve sınır şeridindeki köyleri Sur şehrine bağlayan en hayati arterlerden birini doğrudan etkiledi.

İsrail ordusu sözcüsü Avichaiy Adraee, "takviye birliklerinin ve savaş teçhizatının transferini engellemek için kıyı otoyolu köprüsü olan Kasımiye Köprüsü'ne saldırı düzenleneceğini" duyurdu ve bölge sakinlerini Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise bunu "bir tampon bölge oluşturma ve işgalin gerçekliğini pekiştirme yönündeki şüpheli planlar çerçevesinde gerçekleşen tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.

Bu arada, Lübnan-Amerikan ateşkes görüşmeleri "uzun süreli askıya" alındı.

Bu bağlamda, emekli Tuğgeneral Halil el-Hilu, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Güney Lübnan'daki köprüleri hedef almanın "kesin bir askeri hedef sağlamadığını" söyledi. "Hizbullah, mühimmatı karayolları veya köprüler üzerinden taşımaya güvenmez, bunun yerine İsrail'in hava üstünlüğü altında açık hareket etmenin tehlikesini bilerek, konuşlandığı bölgelerdeki yeraltı depolarında depolar" diye açıkladı. "Köprülerin yıkılmasının askeri ikmal hatlarını kestiği iddiası yanlıştır, çünkü parti kolayca bozulabilecek geleneksel bir ikmal hattı modeline göre hareket etmez" diye vurguladı.