Suudi Arabistan ve Mısır, İsrail'in Gazze'yi işgal planını reddetti

İki ülke dışişleri bakanları, derhal ateşkes çağrısında bulundu

Gazze'de yıkılan binaların bugün havadan çekilmiş görüntüsü (AFP)
Gazze'de yıkılan binaların bugün havadan çekilmiş görüntüsü (AFP)
TT

Suudi Arabistan ve Mısır, İsrail'in Gazze'yi işgal planını reddetti

Gazze'de yıkılan binaların bugün havadan çekilmiş görüntüsü (AFP)
Gazze'de yıkılan binaların bugün havadan çekilmiş görüntüsü (AFP)

Suudi Arabistan ve Mısır, İsrail'in Gazze'yi işgal planını reddettiklerini teyit etti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati ile yaptığı telefon görüşmesinde, Gazze'de ateşkesin derhal sağlanması gerektiği konusunda mutabık kaldı.

Bakanlar ayrıca, “insani yardım, acil yardım ve tıbbi yardımın engellenmeden acil ve derhal ulaştırılmasını, çatışmayı körükleyen ve aşırılığı güçlendiren sistematik açlık ve öldürme politikasının derhal durdurulması" konusunda mutabık kaldı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamaya göre, iki bakan dün akşam “kardeş ülkeler arasındaki düzenli istişare ve koordinasyon çerçevesinde, başta Gazze'deki durum olmak üzere bölgesel meseleleri takip etmek amacıyla” telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Bakanlar görüşmede, ülkeleri arasındaki yakın ikili ilişkileri ele alındı. Bakanlar, ilişkilerin her alanda giderek gelişmesinden memnuniyetlerini dile getirerek, “kardeş halkların kapsamlı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşması için” ortak iş birliğini güçlendirmeye devam etme kararlılıklarını vurguladılar. Ayrıca, bölgedeki siyasi ve güvenlik gelişmeleri ile bir dizi acil bölgesel mesele hakkında da görüş alışverişinde bulundular.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'na göre bakanlar “İsrail'in acımasız saldırılarının devam ettiği Gazze'deki felaket durumundaki gelişmeleri” görüştüler ve İsrail Bakanlar Kurulu'nun Gazze'yi işgal ve saldırıları genişletme planını kesin bir şekilde reddettiklerini vurguladılar. Bu kararın, Filistin topraklarının yasadışı işgalini pekiştirmek, savunmasız Filistin halkına karşı soykırım savaşını sürdürmek ve halkın kaderini tayin etme ve bağımsız devlet kurma hakkını açık bir şekilde ihlal ederek uluslararası hukuku ve uluslararası insani hukuku çiğnemek amacıyla alındığını" vurguladılar.

Abdulati, Mısır'ın Katar ve ABD ile rehinelerin ve bir dizi Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını, Filistinlilerin kanının akıtılmasının durdurulmasını ve yardımların tam ve koşulsuz olarak ulaştırılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varılması için sürdürdüğü çabaları anlattı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre iki bakan, sivillerin korunması ve Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve 4 Haziran 1967 sınırları içinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletini kurma hakkının sağlanmasının önemini vurguladı.

Telefon görüşmesinde ayrıca genel bölgesel durum ele alındı. Dışişleri bakanları, Sudan, Suriye ve Lübnan'da mevcut zorluklar ve krizlerle başa çıkma yolları konusunda görüş alışverişinde bulundular, iki ülke arasında yakın koordinasyonun sürdürülmesi konusunda mutabık kaldılar ve bölgesel güvenlik ve istikrarın temellerini desteklemek için bu konularda Arap koordinasyonunun önemini vurguladılar.



Libya’nın başkenti Tarablus'ta kendi vatandaşlarını kaçırıp işkence eden Somalili çete çökertildi

Güvenlik güçleri, cumartesi günü kendi vatandaşlarını kaçırmak ve işkence etmekle suçlanan bir Somaliliyi gözaltına alırken (Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi)
Güvenlik güçleri, cumartesi günü kendi vatandaşlarını kaçırmak ve işkence etmekle suçlanan bir Somaliliyi gözaltına alırken (Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi)
TT

Libya’nın başkenti Tarablus'ta kendi vatandaşlarını kaçırıp işkence eden Somalili çete çökertildi

Güvenlik güçleri, cumartesi günü kendi vatandaşlarını kaçırmak ve işkence etmekle suçlanan bir Somaliliyi gözaltına alırken (Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi)
Güvenlik güçleri, cumartesi günü kendi vatandaşlarını kaçırmak ve işkence etmekle suçlanan bir Somaliliyi gözaltına alırken (Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi)

Libya'nın başkenti Tarablus'taki güvenlik birimleri, Somalili göçmenlere yönelik kaçırma, şantaj ve vahşi işkence yapan Somalililerin üyesi olduğu örgütlü bir çete oluşumunun faaliyetlerine son verilmesiyle sonuçlanan nitelikli bir güvenlik operasyonunun ayrıntılarını açıkladı. Bu vaka, sınır ötesi kaçakçılık ve örgütlü suç ağlarının oluşturduğu zorluklara işaret etti.

CDFGTHYJ
Libya’daki Yasadışı Göçle Mücadele Birimi’ne teslim edilmeden önce, daha önceki bir operasyonda ‘özgürlüklerine kavuşturulan’ göçmenler (Adli Soruşturma Dairesi)

Başkent Tarablus'un 21 kilometre doğusundaki Tacura kentindeki Bölgesel Güvenlik Müdürlükleri Destek Birimi'ne göre dava, Somali vatandaşı yabancı göçmenlerden oluşan ve kendi vatandaşlarını kaçırıp insanlık dışı koşullarda alıkoymakla suçlanan örgütlü bir çete oluşumunun varlığına dair ‘kesin istihbarat bilgilerinin’ gelmesiyle başladı.

Birim, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, bu oluşumun suçunun yalnızca kaçırma ile sınırlı kalmadığını, ‘üyelerinin kurbanlara yönelik vahşi işkence görüntülerini kayda alarak, ailelerini baskı altına almak ve serbest bırakılmaları karşılığında büyük miktarda fidye transfer etmeye zorlamak amacıyla bu görüntüleri ailelere gönderdiğini’ açıkladı.

Birim, bu bilgiler doğrultusunda, Tacura'daki Müdürlükler Destek Birimi'ne bağlı ‘Beşinci Tugay’ olarak bilinen bir güvenlik gücünün harekete geçtiğini, gözetleme ve izleme çalışmalarının ardından sığınağa baskın düzenlendiğini ve bu baskının çete üyesi (Somali uyruklu) bir kişinin yakalanmasıyla sonuçlandığını, bunun yanı sıra ağır fiziksel işkenceye maruz kalan iki kurbanın kurtarıldığını ve acil sağlık müdahalesi yapılarak gerekli tıbbi bakımı almak üzere hastaneye nakledildiğini açıkladı.

Bu tür suçlar, düzensiz göç sorunuyla boğuşan Libya'da bilinen bir olgu. Geçtiğimiz mayıs ayında, Libya'nın doğusundaki Aczabiye kenti yakınlarındaki bir bölgede deniz kıyısına vurmuş 3 ceset bulunmuş, bu olay göçmenlerin sığınaklarda alıkonularak işkence ve açlığa maruz bırakılması trajedisini gün yüzüne çıkarmıştı.

Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi, diğer sanıkların, Libya topraklarını terk etmek için yasa dışı göç ağlarından yararlanarak sahil kentlerine doğru kaçmaya çalıştığını, ancak güvenlik birimlerinin kendilerini beklemekte olduğunu belirtti.

GTHYUJI
Kendi ülkelerine sınır dışı edilmeden önce fotoğrafı çekilmiş bir grup kaçak göçmen (Doğu Libya Göç İdaresi)

Birim, ilk sanıkla yürütülen kapsamlı sorguların tamamlanması ve dosyasının Başsavcılığa sevk edilmesinin ardından, güvenlik birimlerinin firarilerin peşini bırakmadığını, bu sürecin çete oluşumunda aranan ikinci önemli bir kişinin de yakalanmasıyla sonuçlandığını belirtti. Birim, bu kişinin belgelenen kaçırma ve işkence vakalarına doğrudan karışan kişi olduğunu vurguladı.

Birim, çetenin tüm üyelerini yakalayıp adalete teslim etme kararlılığını teyit ederek, vatandaşları, resmi platformlarında yayımlanan görüntülü materyallerde fotoğrafları ve eşkalleri paylaşılan aranan firarilerden herhangi birini görmeleri veya tanımaları halinde en yakın güvenlik birimine derhal bildirimde bulunmaya çağırdı.

BM’nin 17 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı bir raporda, Libya'daki göçmenler, mülteciler ve sığınma talep edenlerin ‘öldürme, işkence, cinsel şiddet ve insan ticareti de dahil olmak üzere sistematik ve ağır insan hakları ihlal ve suistimallerine’ maruz kaldığı tespit edildi.